Kavgaya Çağırmada Azmettirme – Yargıtay CGK 2026/423

Öğle arasında okul önünde başlayan bir “neden bakıyorsun” tartışması, akşam çıkışında iki grubun kavgasına dönüşür. Tartışmanın taraflarından biri, çıkış saatinde yanında olması için çocukluk arkadaşını ve birkaç kişiyi daha telefonla çağırır. Gelen arkadaş bıçağını çıkarır; ancak bıçak, sanığın tartıştığı kişiye değil, kavgaya sonradan karışan ve kimseyle önceden sorunu olmayan bir öğrenciye isabet eder. Arkadaşını çağıran kişi, hiç tanımadığı bu öğrencinin ağır yaralanmasından ceza hukuku bakımından sorumlu mudur?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 24.06.2026 tarihli ve E.2024/265, K.2026/423 sayılı kararıyla, bu soruya oy çokluğuyla olumlu cevap vermiştir. Kurul, sanığı beraat ettiren bölge adliye mahkemesinin direnme hükmünü bozmuş; sanığın, çağırdığı arkadaşının katılana yönelik eylemi nedeniyle neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçuna azmettiren sıfatıyla sorumlu tutulması gerektiğine hükmetmiştir.
🏫 Öğle tartışmasından çıkıştaki kavgaya
Karardaki kabule göre sanık, öğrencisi olduğu etüt merkezinden bir arkadaşıyla öğle yemeğine çıktığı sırada, arka arkaya konumlu bir lisenin öğrencisi olan inceleme dışı mağdur ve arkadaşıyla karşılaşmıştır. Taraflar arasında “yan bakma” meselesinden tartışma çıkmış, çevredekiler ve öğretmenler tarafları ayırmıştır. Ayrılırken her iki taraf da birbirine okul çıkışında görüşeceklerini söylemiştir.
Sanık, okul çıkışında karşı tarafın kalabalık geleceği düşüncesiyle kavgaya hazırlanmak için çocukluk arkadaşı olan inceleme dışı sanığı ve başka bir arkadaşını telefonla aramış, çıkışta hazırlıklı gelmelerini istemiştir. İnceleme dışı sanık, öğleden sonra araçla ve yanında iki kişiyle okula gelmiş, kimseyi göremeyince dönmüş; çıkış saatinde aynı araçla tekrar gelmiştir.
Tanık beyanlarına göre bu arada sanık, kendisiyle konuşmak isteyen inceleme dışı mağdura “Bir yere gitme, adamlarım geliyor, seni keseceğim, doğrayacağım” şeklinde sözler sarf etmiştir. Araçtan inen inceleme dışı sanık doğrudan kalabalığa yönelmiş, sanıkla tartışan mağdurun çenesine cebinden çıkardığı bıçağı dayayarak “Senin sesin çok çıkıyor” demiştir. Ardından iki grup birbirine girmiştir.
Kavga sırasında, bıçak dayanmasını engellemeye çalışanlar arasında, öğle saatlerindeki tartışmada bulunmayan ve sanıkla hiçbir husumeti olmayan katılan da vardır. İnceleme dışı sanık, kendisine müdahale eden katılanı göğsünden bıçaklamış; katılan hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmıştır. Sanık ve inceleme dışı mağdur da kavgada basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek şekilde yaralanmıştır.
Sanık savunmasında, arkadaşını kavga için değil, okuldan güvenle uzaklaşabilmek için çağırdığını, katılanı tanımadığını ve onunla bir sorunu bulunmadığını ileri sürmüştür.
⚖️ Mahkûmiyet, beraat ve direnme
Dosya, ceza muhakemesinin hemen bütün kanun yollarından geçmiştir:
- İlk derece: Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesi (09.01.2019, 116-6), sanığı teşebbüs aşamasında kalan kasten öldürme suçuna azmettirmeden TCK m.38 delaletiyle m.81/1, 35 ve 62/1 uyarınca 10 yıl hapis cezasıyla cezalandırmıştır.
- İstinaf: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi (03.04.2019, 574-1003), duruşma açarak hükmü kaldırmış ve sanığın CMK m.223/2-e uyarınca beraatine karar vermiştir.
- Temyiz: Yargıtay 1. Ceza Dairesi (12.09.2022, 1854-6793) beraat hükmünü oy çokluğuyla onamıştır.
- İtiraz: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 22.11.2022 tarihinde sanık aleyhine itiraz etmiş; 1. Ceza Dairesi (27.03.2023, 12604-1303) bu kez beraat hükmünü oy çokluğuyla bozmuştur. Daireye göre sanık, kasten yaralama suçuna azmettirmeden cezalandırılmalıydı.
- Direnme: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi (13.10.2023, 2059-2926) önceki gibi beraat kararı vermiştir.
Bölge adliye mahkemesinin direnme gerekçesi şuydu: Sanığın sorun yaşadığı kişi katılan değil, inceleme dışı mağdurdur; katılanla sanık arasında herhangi bir tartışma yoktur; katılanın olaya müdahalesi sırasında sanığın arkadaşına yönelik bir talimatı olduğuna dair delil bulunmamaktadır. Olayın gelişimine göre sanığın hedefi belliydi; çağırdığı arkadaşın, gelişen olaylar nedeniyle başka bir kişiye karşı işlediği fiillerden sanığın sorumlu tutulması hukuka aykırıdır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesi üzerine dosyayı inceleyen 1. Ceza Dairesi (24.04.2024, 304-2764), direnme gerekçesini oy çokluğuyla yerinde görmemiş ve dosyayı Ceza Genel Kuruluna göndermiştir.
❓ Kurulun önündeki soru
İnceleme dışı sanığın katılana yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan mahkûmiyeti kesinleşmiş olduğundan, Kurulun incelemesi yalnız sanık hakkındaki beraat hükmüyle sınırlıdır. Kurul uyuşmazlığı şöyle belirlemiştir: Sanık, inceleme dışı sanığın katılana yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçuna azmettiren veya müşterek fail sıfatıyla iştirak etmiş midir?
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı müşterek faillik (TCK m.37/1) üzerinden kurulmuşken, Özel Daire ve Ceza Genel Kurulu meseleyi azmettirme (TCK m.38) ekseninde çözmüştür. Müşterek faillik ile yardım etme arasındaki ayrımın farklı bir görünümü için silahsız sanığın fail mi yardımcı mı olduğu kararına bakılabilir.
📚 Azmettirmenin unsurları
Kurul, önceki içtihatlarına atıfla azmettirmeyi, belli bir suçu işleme hususunda henüz bir düşüncesi olmayan kişide, bir başkası tarafından suç işleme kararının oluşturulması olarak tanımlamıştır. Kararda öne çıkan unsurlar şunlardır:
- Karar henüz oluşmamış olmalı: Kişi suçu işlemeye önceden karar vermişse azmettirmeden değil, TCK m.39/2 kapsamında manevi yardımdan söz edilir.
- Azmettiren kasten hareket etmeli: Kast, failde belli bir suçu işleme kararını oluşturmayı, suçun o kişi tarafından işlenmesini ve suçun kanuni tanımındaki unsurları kapsamalıdır.
- Kast somut olmalı: İşlenecek suç ve mağdur somut olarak belirlenmiş olmalı; fiilin esaslı unsurları veya ana hatları somutlaşmış olmalıdır.
- Ayrıntı aranmaz: Eylemin yeri, zamanı ve icra tarzına ilişkin ayrıntıların belirlenmesi gerekmez.
- Yalnız kasıtlı suçlar: Azmettirme ancak kasten işlenen bir suça yönelik olabilir.
TCK m.38/1 uyarınca başkasını suç işlemeye azmettiren kişi, işlenen suçun cezası ile cezalandırılır. Bu nedenle sanığın sıfatının belirlenmesi, doğrudan uygulanacak cezayı da belirler.
🏛️ Ceza Genel Kurulunun değerlendirmesi
Kurul, sanığın “arkadaşımı güvenle eve dönmek için çağırdım” savunmasını, olayın akışıyla bağdaşır bulmamıştır. Gerekçede dayanılan olgular şunlardır:
- Sanığın okul çıkışında arkadaşlarıyla eve gitme imkânı varken olay yerinde beklemesi,
- Karşı gruba yönelik “adamlarım geliyor, seni keseceğim, doğrayacağım” şeklindeki sözleri,
- Arkadaşının geldiğini görmesine rağmen olay yerinden ayrılmak yerine karşı grupla kavgaya girişmesi,
- İnceleme dışı sanığın olay yerine, öncesinde hiçbir suç işleme düşüncesi bulunmaksızın, sanığın çağrısıyla kavga için gelmiş olması.
Bu olgulardan Kurul, sanığın amacının inceleme dışı mağduru dövmek ve aynı zamanda çağırdığı arkadaşını, karşı gruptaki kişilere göz dağı vermeye ve kasten yaralama suçunu işlemeye azmettirmek olduğu sonucuna varmıştır. Kurula göre sanık, kullandığı sözlerden arkadaşının eli boş gelmeyeceğini biliyor ve çıkacak kavgada yalnız tehdit değil, bıçakla veya silahla yaralama gibi neticelerin de doğabileceğini göze alıyordu.
Karar 10.06.2026 tarihli ilk müzakerede yasal çoğunluk sağlanamadığından 24.06.2026 tarihli ikinci müzakerede verilmiştir. On bir Ceza Genel Kurulu üyesi, bölge adliye mahkemesinin direnme gerekçesinin isabetli olduğu görüşüyle karşı oy kullanmıştır. Bu dağılım, meselenin Kurul içinde de güçlü biçimde tartışıldığını göstermektedir.
🎯 Hedef dışı mağdur ve sınırın aşılması
Direnme kararının ağırlık merkezi, katılanın sanığın “hedefi” olmamasıydı. Kurul bu itirazı iki açıdan karşılamıştır.
Birincisi, mağdurun kimliği: Katılanın olay öncesinde sanıkla veya arkadaşlarıyla husumetinin bulunmaması ve kavgaya sonradan dahil olması, Kurula göre sanığın katılana yönelik azmettirme iradesinin bulunmadığı ya da azmettirmede sınırın aşıldığı şeklinde nitelendirilemez. Kurul, katılanın inceleme dışı mağdurun arkadaşı ve onun safında yer alan kişi olduğunu vurgulamıştır. Sanık asıl hedefi olan kişiyle bizzat kavgaya tutuşmuş, çağırdığı arkadaşı ise karşı gruptan katılanı yaralamıştır. Kalabalık iki grubun kavgasında başka bir kişinin yaralanmamış olması da Kurulun ifadesiyle azmettiren sanığın “her iki amacına da” ulaştığını göstermektedir.
İkincisi, neticenin ağırlığı: Katılanın hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanması, sanığın azmettirdiği yaralama suçunun niteliği veya niceliği bakımından önemli ölçüde aşılması olarak yorumlanmamıştır. Kurul, sanığın katılanın da kavgaya girmesini ve ağır yaralanma neticesini öngöremediğinden söz edilemeyeceğini kabul etmiştir.
Bu iki tespitle Kurul, sanığın katılana yönelik eylem nedeniyle neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçuna azmettiren sıfatıyla sorumlu olduğuna; beraat kararının bu nedenle bozulmasına ve dosyanın CMK m.304/2 uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmesine karar vermiştir.
Kararın sınırlarını da not etmek gerekir. İlk derece mahkemesi eylemi öldürmeye teşebbüse azmettirme olarak nitelendirmişti; Kurul ise azmettirmenin konusunu kasten yaralama olarak belirlemiştir. Ayrıca karar, katılanın karşı grupta ve inceleme dışı mağdurun yanında yer aldığı olgusuna dayanır. Kavgayla ilgisi bulunmayan bir kişinin zarar gördüğü veya fiilin azmettirilen suçtan nitelik olarak farklılaştığı olaylarda değerlendirme farklı olabilir. Kastın yaralama mı öldürme mi olduğu tartışmasının başka bir örneği için öldürme kastı mı yaralama mı kararına bakılabilir.
💬 Sık sorulan sorular
Kavga için arkadaşını çağıran kişi, arkadaşının yaptığından sorumlu olur mu?
Yaralanan kişi sanığın tartıştığı kişi değilse sonuç değişir mi?
Azmettirme ile manevi yardım arasındaki fark nedir?
Ceza Genel Kurulu sanığı hangi suçtan sorumlu tuttu?
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında yer almaktadır; ceza hukukuna ilişkin diğer güncel kararlar Emsal Kararlar sayfasından izlenebilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan direnme üzerine verilmiş bozma kararından derlenmiştir. Karar oy çokluğuyla verilmiş olup dosya yeniden hüküm kurulmak üzere bölge adliye mahkemesine gönderilmiştir. Benzer görünen bir olayda sonuç; tarafların önceki ilişkisine, olay yerindeki sözlere, çağrının içeriğine, kullanılan araca, yaralanan kişinin olaydaki konumuna ve delillerin değerlendirilmesine göre farklılaşabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.




