Belgesiz Akaryakıtta Bayiye ÖTV – Danıştay 7. D 2026/4

Özel tüketim vergisi akaryakıtta tek aşamada, rafineri ya da lisanslı ithalatçı düzeyinde alınır; istasyon pompasındaki bayi bu verginin mükellefi değildir. Peki bir bayinin kayıtlarında, alışını belgeleyemediği akaryakıt bulunduğu ortaya çıkarsa vergi idaresi doğrudan bayi adına özel tüketim vergisi salabilir mi? Bölge idare mahkemesi bu soruya “hayır” demiş, bayi adına yapılan cezalı tarhiyatı kaldırmıştı. Danıştay Yedinci Dairesi ise kanun maddesindeki “mükellef” kelimesini farklı okumuştur.
Danıştay 7. Dairesi, 19.01.2026 tarihli ve E.2025/1611, K.2026/4 sayılı kararıyla, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 4. maddesinin (3) numaralı fıkrası kapsamında belgesiz akaryakıt bulundurduğu tespit edilen akaryakıt bayii adına da özel tüketim vergisi tarhiyatı yapılabileceğine hükmetmiş ve aksi yöndeki vergi dava dairesi kararını oybirliğiyle bozmuştur.
⛽ Silinen satışlar ve kayıt dışı alışlar
Davacı, akaryakıt bayi işletmeciliği yapan bir limited şirkettir. Şirketin 2017 yılına ilişkin hesap ve işlemleri incelenmiş, düzenlenen vergi tekniği raporunda üç tespit öne çıkmıştır:
- İstasyondaki otomasyon sisteminin manipüle edilerek bir kısım satışların silindiği,
- bu nedenle alışların bir kısmının kayıt ve beyan dışı bırakıldığı,
- şirketin belgesiz mal bulundurduğu.
Bu tespitlere dayanılarak ÖTV Kanunu’nun 4. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 2017 yılının Ocak-Ağustos aylarının 1. ve 2. dönemleri için re’sen özel tüketim vergisi tarh edilmiş ve vergilerin üç katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilmiştir. Şirket, vergi ve cezaların iptali istemiyle dava açmıştır.
⚖️ Vergi mahkemesi ile istinafın ayrıldığı nokta
Vergi mahkemesi davayı reddetmiştir. Mahkeme; Cumhuriyet başsavcılığınca yürütülen bir soruşturmada alınan bilirkişi raporunun değerlendirilmesi sonucunda düzenlenen görüş ve öneri raporunu, vergi tekniği raporundaki kaydi envanter sonuçlarını, karşıt tespitleri, Ba-Bs bildirimlerini ve muhasebe kayıtlarını birlikte değerlendirmiştir. Bu inceleme sonunda muhasebe hilesiyle kayıt dışı alış ve satışa sebebiyet verildiği, ayrıca casus yazılım kullanılarak bir kısım akaryakıt satış verilerinin silindiği bilirkişi raporuyla tespit edilmiş kabul edilmiştir.
Vergi dava dairesi ise istinaf başvurusunu kabul ederek vergi ve cezaları kaldırmıştır. Gerekçenin halkaları şöyledir:
- Kanuna ekli (I) sayılı listedeki akaryakıtın ÖTV mükellefi, EPDK’dan lisans almış ithalatçılar ile rafineriler dâhil imal edenlerdir.
- 4/3. madde uyarınca belgesiz mal tespitine dayalı tarhiyat ancak bu mükellefler nezdinde yapılabilir; bayiler ÖTV uygulamasında mükellef sayılmaz.
- Bayiler hakkında ancak kaçak akaryakıt bulundurdukları tespit edilirse müteselsil sorumlu sıfatıyla tarhiyat yapılabilir.
- Kayıt dışı bırakıldığı kabul edilen satışlara ilişkin akaryakıtın ÖTV’siz alındığı yolunda bir araştırma da yapılmamıştır.
Davalı idare bu karara karşı temyiz yoluna başvurmuş; bayinin belgesiz akaryakıt bulundurduğunu ve kaçak yoldan temin ettiği alışlar için fatura almadığını ileri sürmüştür. Danıştay Tetkik Hâkimi de kararın bozulması gerektiği görüşünü bildirmiştir.
🧪 13/4 ile 4/3: marker ile belge arasındaki fark
Daire, değerlendirmesine ÖTV Kanunu’nda belgesizlik ve kaçaklık hâllerini düzenleyen hükümleri karşılaştırarak başlamıştır. Kanun’un 13. maddesinin (4) numaralı fıkrası, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca kullanılması zorunlu olan ulusal markeri bulunmayan ya da standartlara uygun olmayan ÖTV’ye tabi malların bulundurulmasının sonuçlarını düzenler. (5) numaralı fıkra ise Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 257. maddesi uyarınca zorunlu kılınan özel etiketi veya işareti olmayan malları kapsar.
Daireye göre 13/4. maddede tarhiyat için mükellefiyet koşulu aranmamıştır; markerin bulunmaması ya da malın standart dışı olması yeterlidir. 4/3. madde ise tarhiyatı, belgesiz mal bulunduranın “mükellef” olması koşuluna bağlamıştır. Bu iki kural birlikte okunduğunda şu tablo ortaya çıkar:
Akaryakıtın markeri yerinde ve standartlara uygun, ancak alışı belgelenemiyorsa 13/4. madde uygulanamaz. O hâlde uyuşmazlığın asıl sorusu, bu durumda 4/3. maddeye göre tarhiyat yapılıp yapılamayacağı ve maddedeki mükellefiyet şartının nasıl yorumlanacağıdır.
🔍 “Mükellef” kelimesi nasıl okundu?
4/3. madde, 4/6/2008 tarihli ve 5766 sayılı Kanun’un 19. maddesiyle eklenmiştir. Maddenin birinci paragrafına göre fiilî veya kaydi envanter sırasında Kanun’a ekli listelerdeki malların belgesiz bulundurulduğu tespit edilirse, belgesiz mal bulunduran mükellefe alış belgelerini ibraz etmesi için tespit tarihinden itibaren 10 gün süre verilir. Bu süre içinde belge ibraz edilemezse, malın tespit tarihindeki emsal bedeli üzerinden hesaplanan ÖTV, alışını belgeleyemeyen mükellef adına re’sen tarh edilir; vergi asgari maktu tutarın altında olamaz ve tarhiyata vergi ziyaı cezası uygulanır. İkinci paragraf ise belgesiz mal bulunduranlara bu malları satanlar adına vergi inceleme raporuna dayanılarak ÖTV tarhiyatı yapılmışsa, alıcıdan ayrıca vergi ve ceza aranmayacağını düzenler.
Daire, kabul ettiği yorumu üç adımda kurmuştur:
Birinci adım, sistematik ve amaç. Madde 4’ün birinci fıkrası ÖTV mükellefini, ikinci fıkrası vergi sorumlusunu düzenler. Sonradan eklenen üçüncü fıkra ise bu başlıklandırma ve sistematikten bağımsız olarak, belgesiz mal dolaşımını önlemek ve verginin tahsilini güvence altına almak amacıyla getirilmiştir.
İkinci adım, tek aşamalı vergi. ÖTV ilk aşamada bir kez alınır; (I) sayılı listedeki mallar için kanuni mükellef yalnız lisanslı ithalatçılar ile rafineriler dâhil imal edenlerdir. Daire bunu tartışmasız kabul etmiştir.
Üçüncü adım, ikinci paragrafın işlevi. İkinci paragraf, belgesiz mal bulunduran “alıcı konumundaki mükellef”ten söz etmektedir. Eğer “mükellef” yalnız ÖTV mükellefini ifade etseydi, bu paragraf ancak hem satıcının hem alıcının lisanslı ithalatçı ya da rafineri olduğu ender durumlarda işleyebilirdi. Daireye göre böyle bir yorum, vergi alacağının tahsilini güvenceye almak için konulan kuralın ihdas amacına aykırı düşer. ÖTV mükellefi olmasa da işletmesinde fiilî ya da kaydi envanter yapılabilen ticari, sınai, zirai veya serbest meslek faaliyeti kapsamındaki gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, markerli akaryakıtı belgesiz bulundurması hâlinde de verginin tahsili güvence altına alınmalıdır.
Varılan sonuç kararın özünü oluşturur: Fiilî veya kaydi envanter sırasında belgesiz akaryakıt bulundurduğu tespit edilen dağıtıcı, akaryakıt bayii ya da diğer gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri adına, verilen süre içinde alış belgeleri ibraz edilmezse ÖTV tarhiyatı yapılabilir.
📌 Bozmanın kapsamı ve sınırı
Bozma kararı, bayinin vergi borcunu kesin olarak tespit etmemektedir. Daire yalnızca, 4/3. madde kapsamında davacının sorumluluğuna gidilebileceğini açıkça belirtmiş; dosyanın, hakkında düzenlenen vergi inceleme raporundaki tespitler dikkate alınarak uyuşmazlığın esası incelenmek üzere vergi dava dairesine gönderilmesine karar vermiştir. Karar 19.01.2026 tarihinde oybirliğiyle ve kesin olarak verilmiştir; yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması öngörülmüştür.
Dolayısıyla istinaf merciinin önünde artık “bayi mükellef değil” gerekçesi bulunmamaktadır. Bundan sonraki inceleme; otomasyon kayıtlarının silindiğine ilişkin tespitlerin, kaydi envanter sonuçlarının ve belgesiz bulundurulduğu ileri sürülen akaryakıt miktarının dosyadaki delillerle ne ölçüde desteklendiği üzerinde yoğunlaşacaktır. Vergi dava dairesinin ilk kararında değindiği, kayıt dışı satışlara ilişkin akaryakıtın ÖTV’siz alınıp alınmadığına dair araştırma eksikliği de bu esas incelemesi içinde değerlendirilebilecek bir husustur. Bozma kararında vergi ziyaı cezasının üç kat oranı ayrıca tartışılmamıştır.
🛢️ Akaryakıt sektörü için çıkan sonuçlar
Karar, akaryakıt zincirinde vergisel sorumluluğun sınırlarını belirlemesi bakımından dikkat çekicidir. Daire’nin yaklaşımından şu ölçütler çıkarılabilir:
- Markerli ama belgesiz akaryakıt 13/4. madde kapsamında değildir; bu hâlde dayanak 4/3. maddedir.
- 4/3. maddedeki “mükellef”, yalnız ÖTV’nin kanuni mükellefi olan lisanslı ithalatçı ve rafinerileri değil, envanter yapılabilen gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerini de kapsayacak şekilde yorumlanmıştır.
- On günlük süre, tarhiyatın ön koşuludur: Belgesiz mal tespitinden sonra alış belgelerinin ibrazı için süre verilmesi ve bu sürede ibraz yapılmaması gerekir.
- Satıcı adına tarhiyat yapılmışsa, aynı mallar için alıcıdan ayrıca ÖTV ve ceza aranmaz.
Akaryakıt ve ÖTV uyuşmazlıklarında zamanaşımı ve takdir süreçleri de sıkça gündeme gelmektedir; takdir komisyonuna sevkin ÖTV’de tarh zamanaşımına etkisi Danıştay 7. Dairesinin bir başka kararında ele alınmıştır. Kaçak akaryakıtın ceza hukuku boyutu ise Ceza Genel Kurulunun lehe kanun değerlendirmesinde incelenmiştir.
💬 Sorular ve cevaplar
Akaryakıt bayii özel tüketim vergisinin mükellefi midir?
Ulusal markeri olan akaryakıtta neden 13/4. madde uygulanmadı?
Belgesiz mal tespitinden sonra hangi süre işler?
Danıştay bayinin vergi borcunu kesinleştirdi mi?
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgilerine iletişim sayfasından ulaşılabilir; vergi uyuşmazlıklarına ilişkin diğer karar değerlendirmeleri Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Danıştay 7. Dairesinin mevzuat.adalet.gov.tr üzerinden yayımlanan bozma kararından derlenmiştir. Kaynakta taraf ve mahkeme bilgileri anonimleştirilmiştir. Karar 2017 yılına ilişkin bir tarhiyata ve dosyadaki tespitlere dayanır; bozma sonrasında verilecek karar bu yazının kapsamında değildir. Benzer görünen bir uyuşmazlıkta sonuç, envanter tespitlerine, ibraz süresinin işletilip işletilmediğine ve satıcı adına tarhiyat yapılıp yapılmadığına göre farklılaşabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.




