Okuyucularımızın sorularını Av. Veli Savun yanıtlıyorSorularınızı Av. Veli Savun yanıtlıyorÜcretsiz sorun →
Boşanma HukukuEmsal Kararlar

Çocuk Fiilen Babada: Velayet – Yargıtay 2. HD 2026/6615

Boşanma davası yıllar sürebilir. Dava açıldığında annenin yanında kalan bir çocuk, yargılama ilerledikçe babasının evine taşınmış olabilir. İlk derece mahkemesi velayeti dosyadaki ilk tabloya göre anneye verir; baba ise istinaf ve temyiz dilekçelerinde çocuğun artık fiilen kendisiyle yaşadığını söyler. Kanun yolu aşamasında ortaya atılan bu yeni durum dikkate alınabilir mi, yoksa velayet hükmü ilk derece mahkemesinin kurduğu hâliyle mi kalır?

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 15.06.2026 tarihli ve E.2025/10348, K.2026/6615 sayılı kararıyla bu soruya açık bir cevap vermiştir: Velayet kamu düzenine ilişkindir ve yargılamanın her aşamasında ortaya çıkan koşullar hâkim tarafından re’sen değerlendirilmelidir. Çocuğun fiilen yaşadığı yer gözetilmeden ve çocukla yeniden görüşülmeden kurulan velayet hükmü, eksik inceleme gerekçesiyle bozulmuştur.

Kısa özet: Karşılıklı boşanma davasında İstanbul Anadolu 23. Aile Mahkemesi, ortak çocuğun velayetini anneye vermiştir. Baba, istinaf ve temyiz dilekçelerinde çocuğun fiilen kendisiyle yaşadığını belirterek velayet talep etmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; velayetin kamu düzenine ilişkin olduğunu, yargılama sırasında ortaya çıkan koşulların re’sen dikkate alınması gerektiğini belirterek, çocuğun fiilen yaşadığı yer de gözetilip her iki ebeveynin ortamını kapsayan ve çocukla görüşülerek hazırlanan yeni bir sosyal inceleme raporu alınmadan karar verilmesini bozma nedeni saymıştır. Boşanmaya ilişkin diğer temyiz itirazları reddedilmiştir.

🏠 Dosyanın seyri: karşılıklı boşanma ve velayet

Uyuşmazlık, eşlerin birbirine karşı açtığı boşanma davalarından doğmuştur. Davaya ilk derece mahkemesi sıfatıyla İstanbul Anadolu 23. Aile Mahkemesi (E.2021/601, K.2023/128) bakmıştır. Mahkeme boşanmaya karar vermiş, nafaka ve tazminat taleplerini değerlendirmiş ve tarafların küçük yaştaki ortak çocuğunun velayetini anneye bırakmıştır.

Karar istinaf edilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi (E.2023/615, K.2025/1000) istinaf incelemesini tamamlamış, ardından bu karar her iki tarafça temyiz edilmiştir. Babanın istinaf dilekçesinde ve temyiz dilekçesinde dile getirdiği temel olgu aynıdır: Ortak çocuk artık fiilen babasıyla yaşamaktadır ve velayetin bu yeni duruma göre düzenlenmesi gerekir.

Kararda çocuğun babanın yanına hangi tarihte ve hangi koşullarla geçtiğine ilişkin ayrıntıya yer verilmemiştir. Yargıtay, bu iddianın doğruluğu hakkında bir tespit yapmamış; iddianın araştırılmadan bırakılmasını usule aykırı bulmuştur.

📝 Kim, neyi temyiz etti?

Karar metnine göre temyiz kapsamı geniştir. Kadın vekili; kusur belirlemesine, hayata kast ve pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebine dayalı boşanma davasının reddine, karşı davanın kabulüne, erkek lehine hükmedilen manevi tazminata, tedbir ve iştirak nafakası miktarlarına ve reddedilen tazminat ile yoksulluk nafakası taleplerine itiraz etmiştir. Erkek vekili ise kusur belirlemesine, asıl davanın kabulüne, manevi tazminat miktarına, velayete ve kendi aleyhine hükmedilen tedbir ve iştirak nafakasına itiraz etmiştir.

Daire, bu itirazların büyük bölümünü tek cümleyle karşılamıştır: Tarafların iddia ve savunmaları, delilleri, uyuşmazlığın nitelendirilmesi ve kararın gerekçesi gözetildiğinde, velayete ilişkin bent dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Böylece boşanma, kusur, tazminat ve eşlere ilişkin nafaka yönlerinden bölge adliye mahkemesi kararı onanmış; inceleme velayet noktasında yoğunlaşmıştır.

📎 Karar metni: Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 15.06.2026 tarihli, E.2025/10348, K.2026/6615 sayılı kısmen bozma kararının tam metni PDF olarak buradan incelenebilir. Metinde taraf ve çocuk adları anonimdir.

⚖️ Dairenin gerekçesi: kamu düzeni ve re’sen inceleme

Daire, gerekçeye velayet düzenlemesinin temel ilkesini hatırlatarak başlamıştır: Velayetin düzenlenmesinde asıl olan çocuğun üstün yararıdır. Mahkemenin; psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan bir heyetten, her iki ebeveynin yaşadığı yerde ve çocukla görüşmek suretiyle inceleme ve rapor alması gerekir. Bu raporda tarafların barınma, gelir, sosyal ve psikolojik durumları ile velayeti üstlenmeye engel bir hâlin bulunup bulunmadığı araştırılmalı; diğer delillerle birlikte çocuğun hangi ebeveynin yanında kalmasının menfaatine olacağı tespit edilmelidir.

Somut olaya geçen Daire, şu tespitleri yapmıştır:

  • İlk derece mahkemesi ortak çocuğun velayetini anneye vermiştir.
  • Baba vekili hem istinaf hem temyiz dilekçesinde çocuğun fiilen babayla yaşadığını belirterek velayet talep etmiştir.
  • Velayet kamu düzenine ilişkindir; bu nedenle yargılamanın her aşamasında ortaya çıkan koşullar hâkim tarafından değerlendirilmeli ve re’sen dikkate alınmalıdır.
  • Çocuğun menfaati gerektirdiğinde velayet sahibi değiştirilebilir.

Bu tespitlerden hareketle Daire, mevcut tablo ile karar verilmesini yeterli görmemiştir. Velayet yönünden yazılı şekilde hüküm kurulması, eksik inceleme ve araştırmaya dayandığı için usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.

Kararın Türk Medeni Kanunu’ndaki dayanağı da bu yaklaşımla uyumludur. TMK m.182, boşanmaya karar veren mahkemenin ana ve babanın haklarını ve çocukla kişisel ilişkilerini düzenleyeceğini öngörür. TMK m.183 ise ana veya babanın başka bir yere gitmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkimin re’sen veya ana babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alacağını düzenler. Daire bu maddeleri anmamış olsa da, çocuğun yaşam düzenindeki değişikliğin hâkimce kendiliğinden gözetilmesi gerektiği fikri, kanunun bu sisteminden beslenmektedir.

🔎 Yeni raporun içeriği: üç ölçüt

Kararın uygulamaya dönük en somut kısmı, bozmadan sonra yapılması gereken incelemenin kapsamını çizmesidir. Daireye göre yeni rapor:

  • Çocuğun fiilen yaşadığı yeri gözetmelidir: Raporun, dosyadaki eski duruma değil, çocuğun bugünkü yaşam düzenine dayanması beklenmektedir.
  • Anne ve babanın bulunduğu ortamların her ikisini kapsamalıdır: İnceleme, yalnız bir ebeveynin evinde değil, her iki ebeveynin yaşadığı yerde yapılmalıdır.
  • Çocukla görüşülerek hazırlanmalıdır: Çocuğun kendisi inceleme heyetince dinlenmeli, rapor bu görüşmeyi de yansıtmalıdır.

Daire, raporun bu şekilde yeniden düzenlenmesi sağlandıktan sonra, belirtilen kıstaslar dikkate alınarak karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Karar, velayetin babaya verilmesi gerektiğini söylememektedir. Bozma, sonucu değil inceleme yöntemini hedef almaktadır; yeni rapor ve delillere göre velayetin kimde kalacağı yeniden değerlendirilecektir.

Boşanma sonrası çocukla ilişkinin düzenlenmesine dair bir başka karar telefonla kişisel ilişki yazısında, istinaf mahkemesinin velayet hükmünü gerekçesiz değiştirmesinin anayasal boyutu ise velayet değişikliğinde gerekçesiz kaldırma yazısında ele alınmıştır. Eldeki karar, bunlardan farklı olarak kanun yolu aşamasında ileri sürülen fiili yaşam değişikliğinin nasıl karşılanacağına odaklanmaktadır.

🚦 Yeni vakıa yasağı velayette nasıl işler?

Hukuk yargılamasında istinaf aşamasında yeni iddia ve delil ileri sürülmesi kural olarak sınırlıdır. HMK m.357/1’e göre bölge adliye mahkemesince re’sen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz.

Kararın önemi, bu kuralın istisnasının velayette nasıl işlediğini göstermesidir. Daire velayeti kamu düzenine ilişkin saydığı ve hâkimin her aşamada re’sen değerlendirme yapmasını zorunlu gördüğü için, babanın istinaf ve temyiz dilekçelerinde dile getirdiği fiili yaşam değişikliği “yeni vakıa” gerekçesiyle bir kenara bırakılmamıştır. Kararın mantığına göre, çocuğun yaşam düzeninde yargılama sırasında meydana gelen değişiklik, velayet hükmü kurulurken araştırılması gereken bir olgudur.

Bu yaklaşım, velayet hükmünün geçmişe değil bugüne ve geleceğe dönük olmasının doğal sonucudur. Çocuğun üstün yararı, karar anındaki koşullar bilinmeden değerlendirilemez.

📋 Hüküm fıkrası ve nafakaya etkisi

Daire hüküm fıkrasında şu sonuçlara ulaşmıştır:

  • Bölge adliye mahkemesi kararı velayet yönünden bozulmuştur.
  • Bozma sebebine göre, ortak çocuğa ilişkin tedbir ve iştirak nafakasına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
  • Tarafların diğer temyiz itirazları reddedilmiş; bozma kapsamı dışında kalan bölümler HMK m.370/1 uyarınca onanmıştır.
  • Dosya kararı veren bölge adliye mahkemesine gönderilmiş; karar oy birliğiyle verilmiştir.

Çocuğa ilişkin nafakanın “şimdilik” incelenmemesi, velayet ile iştirak nafakası arasındaki bağın doğal bir sonucudur. Velayetin kimde kalacağı değişirse, çocuk için kimin nafaka ödeyeceği de yeniden belirlenecektir. Bu nedenle Daire, velayet sorusu çözülmeden nafaka miktarına ilişkin itirazları değerlendirmemiştir.

💡 Okuyucuların sorabileceği sorular

Yargıtay velayeti babaya mı verdi?

Hayır. Daire velayet hakkında yeni bir karar kurmamıştır. Çocuğun fiilen yaşadığı yer de gözetilerek, her iki ebeveynin ortamını kapsayan ve çocukla görüşülerek hazırlanan yeni bir sosyal inceleme raporu alınmadan karar verilmesini eksik inceleme saymış ve velayet yönünden bozma kararı vermiştir.

İstinafta ileri sürülen fiili durum neden dikkate alınmalıydı?

Daireye göre velayet kamu düzenine ilişkindir; yargılamanın her aşamasında ortaya çıkan koşulların hâkim tarafından değerlendirilmesi ve re’sen dikkate alınması gerekir. HMK m.357/1 de re’sen göz önünde tutulacak hususları yeni iddia yasağının dışında bırakmaktadır.

Boşanma ve kusur hükmü de bozuldu mu?

Hayır. Tarafların velayet dışındaki temyiz itirazları reddedilmiş ve bozma kapsamı dışında kalan bölümler HMK m.370/1 uyarınca onanmıştır. Bozma yalnız velayet yönündendir.

Çocuk için hükmedilen nafakaya ne oldu?

Ortak çocuğa ilişkin tedbir ve iştirak nafakasına yönelik temyiz itirazlarının, bozma sebebine göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Velayetin yeniden değerlendirilmesinin sonucu, çocuğa ilişkin nafaka düzenlemesini de etkileyebilecektir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgilerine iletişim sayfasından ulaşılabilir; aile hukukuna ilişkin diğer karar değerlendirmeleri Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kısmen bozma kararından derlenmiştir. Kaynakta tarafların ve çocuğun kimlikleri anonimdir; kişi adları ve çocuğa ilişkin kimlik ayrıntıları yazıya alınmamıştır. Karar, bozma sonrasında alınacak sosyal inceleme raporu ve delillerle velayetin yeniden değerlendirilmesini öngörür; velayetin kime verileceğine ilişkin bir sonuç içermez. Velayet uyuşmazlıklarında sonuç her dosyada çocuğun üstün yararına, sosyal inceleme raporlarına ve somut yaşam koşullarına göre farklılaşabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Av. Veli Savun

Soru & Cevap · İstanbul Barosu 75235

Bu konuda sorunuz mu var?

Sorunuzu yazın, Av. Veli Savun bu sayfada yanıtlasın. Adınızı yazmanız gerekmez.

Örnek sorular — birine dokunun, kendi durumunuza göre düzenleyin:

Kişisel verileriniz hakkında

Savun Hukuk & Danışmanlık, soru ve yorumunuzu sitede yayımlamak ve yanıtlamak; "beni arasın" seçeneğini işaretlerseniz telefon numaranızı yalnız sizi aramak için işler (6698 s. KVKK m.5/2-c ve f). Rumuzunuz ve metniniz yayımlanır; telefonunuz, IP adresiniz ve metnin temizlenmeden önceki hali yayımlanmaz. Telefon kaydı talebiniz sonuçlandıktan sonra en geç 12 ay içinde silinir. Haklarınız (m.11) için büromuza başvurabilirsiniz.

Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir; avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz ve somut dosyanız için hukuki görüş yerine geçmez. Tüm soru ve cevaplar →

Başa dön tuşu
🌐 English — international victims of online investment fraud