Okuyucularımızın sorularını Av. Veli Savun yanıtlıyorSorularınızı Av. Veli Savun yanıtlıyorSoru sorun →
Emsal KararlarTüketici Hukuku

Onarım Yerine Misliyle Değişim – Yargıtay 3. HD 2026/4107

Yeni alınmış bir araç, ilk yılında on kez servise girer; fren balataları ve diskleri birkaç ay arayla değiştirilir, start-stop sistemi kendiliğinden devre dışı kalır, araç yüksek hızda yoldan kayar. Tüketici aracın ayıpsız bir misliyle değiştirilmesini ister. Bölge adliye mahkemesi ise arızaların onarılabilir olduğunu, onarım bedelinin araç değerine göre düşük kaldığını söyleyerek değişim yerine ücretsiz onarıma hükmeder. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi bu dosyada hem orantılılık değerlendirmesini hem de davaya sonradan “dahili davalı” olarak eklenen ithalatçının konumunu ele almıştır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 25.06.2026 tarihli ve E.2026/221, K.2026/4107 sayılı kararıyla, misliyle değişim talebini reddederek ücretsiz onarıma hükmeden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi kararını iki ayrı yönden oy birliğiyle bozmuştur.

Kısa özet: 29.08.2018’de satın alınan ve engelli aparatıyla kullanılan araç, 3.315 km’de iken 17.01.2019’da arızalanmış, sonraki yedi ay içinde dokuz kez daha servise teslim edilmiştir. Tüketici mahkemesi gizli ayıp nedeniyle aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesine karar vermiş; bölge adliye mahkemesi, arızaların onarılabilir olduğunu ve değişimin 6502 sayılı Kanun m.11/3’teki orantılılık ilkesine aykırı olacağını belirterek ücretsiz onarıma hükmetmiştir. Yargıtay, değişim talebinin hakkaniyete ve menfaat dengesine uygun olduğunu; ayrıca davaya sonradan dahil edilen ithalatçı hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından onun sorumluluğuna hüküm kurulamayacağını belirtmiştir.

🔧 On servis kaydı: arıza geçmişi

Davacı tüketici, davalı bayiden 29.08.2018 tarihinde sıfır kilometre bir araç satın almıştır. Araç engelli aracıdır; davacı gaz ve freni elle kullanmaktadır. Dava dilekçesinde sayılan şikâyetler şunlardır: geri geri giderken gelen gıcırtı sesi, yakıt göstergesindeki sorunlar, start-stop sisteminin kendiliğinden devre dışı kalması, amortisörlerin tam çalışmaması, aracın marşı geç alması ve son işlemden sonra 80-90 km hızla giderken aracın sağa sola kayması.

Yargıtay’ın tespitine göre araç 3.315 km’de iken 17.01.2019 tarihinde arızalanarak bayiye teslim edilmiş, ardından yedi ay içinde dokuz kez daha arızalanarak servise götürülmüştür. Bu süreçte:

  • 28.04.2019 tarihinde ön fren balataları,
  • 01.07.2019 tarihinde ön fren diskleri,
  • 05.08.2019 tarihinde yeniden ön disk ve fren balataları değiştirilmiştir.

Davacı, arızaların her tamirden sonra devam ettiğini ileri sürerek aracın ücretsiz olarak aynı marka ve tipte yenisiyle değiştirilmesini istemiş; 25.09.2019 tarihli dilekçesiyle aracın ithalatçısının da davaya davalı olarak katılmasını talep etmiştir. Dava İstanbul Anadolu 4. Tüketici Mahkemesinde görülmüştür.

🗣️ Bayi ve ithalatçının savunmaları

Davalı bayi; misliyle değişim talebinden satıcı olarak sorumlu olmadığını, husumetin ithalatçıya yöneltilmesi gerektiğini, araçta ayıp bulunmadığının teknik servisçe tespit edildiğini, geri vitesteki ses ile ilgili parçaların yenisiyle değiştirildiğini savunmuştur. Ayrıca aracın engelli aparatıyla kullanılan muafiyetli bir araç olması nedeniyle değişimin kendisi için orantısız güçlük doğuracağını ileri sürmüştür.

Dahili davalı ithalatçı da araçta üretimden kaynaklanan bir sorun bulunmadığını ve muafiyetli araçta değişimin orantısız güçlük yaratacağını savunmuştur. Temyiz aşamasında ise ek bilirkişi raporlarının eksik incelemeye dayandığını, aracın kullanıldığını ve beklenen faydanın sağlandığını, değişim talebi reddedildiği hâlde lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini ileri sürmüştür.

🧾 Tüketici mahkemesi: değişim

İstanbul Anadolu 4. Tüketici Mahkemesi (2023/343 E., 2024/399 K.) bilirkişi raporuna dayanarak şu tespitleri yapmıştır: araçta gizli ayıp vardır ve bu ayıp değer düşüklüğüne yol açmıştır; nispi metotla hesaplanan değer kaybı 9.371,51 TL‘dir; arıza hâlen devam etmektedir; arızalar giderilebilir niteliktedir ve giderim bedeli dava tarihi itibarıyla 23.200,00 TL‘dir.

Mahkeme, tarafların hak ve yarar dengesini, aracın satın alındığı tarih ile dava tarihindeki değerleri gözeterek değişim talebini yerinde bulmuştur. Davanın kabulüne, aracın ayıpsız mislinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının elindeki aracın ari şekilde davalıya iadesine ve infaz aşamasında İİK m.24’ün dikkate alınmasına karar vermiştir.

📉 İstinaf: orantılılık gerekçesiyle onarım

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi (2024/2126 E., 2025/1432 K.) davalıların istinaf başvurularını kabul etmiştir. Daireye göre nispi metotla hesaplanan değer kaybı, ayıpların onarımla giderilebilmesi ve onarım bedelinin seviyesi birlikte düşünüldüğünde, onarılabilir parçalardaki giderilebilir bir arıza nedeniyle değişime karar verilmesi 6502 sayılı Kanun m.11/3’teki orantılılık ilkesine aykırıdır.

Bu gerekçeyle ilk derece kararı kaldırılmış; değişim talebi reddedilmiş, start-stop aksamı, ön disk ve balata değişimi ile rot, balans ve fonksiyon kontrolüne ilişkin arızaların, davalılar müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak ve tüm masraflar onlara ait olmak üzere ücretsiz onarılmasına hükmedilmiştir. Kararı davacı vekili ve dahili davalı ithalatçı vekili temyiz etmiştir.

🚫 Birinci bozma: dahili davalı olmaz

Yargıtay önce usule ilişkin bir sorunu ele almıştır. Daireye göre zorunlu dava arkadaşlığı ilke olarak kanunlarda özel olarak düzenlenir; birden fazla kişinin birlikte dava açması veya dava edilmesi maddi ya da şekli bakımdan zorunlu değilse, dava arkadaşlığı mecburi değildir.

Bayi ile ithalatçı, HMK m.57 kapsamında ihtiyari dava arkadaşıdır. Bu nedenle ithalatçı hakkında ihbar yoluyla veya dahili davalı gösterilerek dava ikame edilemez. Sorumlulardan biri aleyhine dava açıldıktan sonra diğerine dava ihbar edilerek davaya dahil edilmesi ve onun hakkında karar verilmesi mümkün değildir. Daire, bu ilkeyi 3. Hukuk Dairesinin 20.10.1987 tarihli, 600 E., 10095 K. sayılı eski bir kararına da dayandırmıştır.

Daire bir kapıyı da açık bırakmıştır: dava harcının ikmali hâlinde, ithalatçıya yönelik talebin müstakil bir dava olarak esasa kaydı suretiyle davanın ikamesine engel yoktur. Somut olayda ise ithalatçı hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığı ve ithalatçı davada taraf olmadığı hâlde onun sorumluluğuna hüküm kurulması bozma sebebi sayılmıştır.

🚗 İkinci bozma: değişim hakkaniyete uygun

Esasa ilişkin değerlendirmede Daire, arızaların sürekli tekrarlandığını, bayinin müdahalesine rağmen giderilemediğini, yeni alınan aracın fren balata ve disklerinin değiştiğini ve sorunun yetkili servis tarafından çözülemeyip devam ettiğini vurgulamıştır. Buna göre araçtan istenen randıman alınamamaktadır. Bilirkişi raporlarında da giderilemeyen arızaların gizli ayıptan kaynaklandığı ve kullanıcı hatası bulunmadığı belirtilmiştir.

Daireye göre bölge adliye mahkemesinin göz önünde tutması gereken olgular şunlardır:

  • Denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli raporlarda ayıbın gizli ayıp olduğu ve kullanıcı hatasına dayanmadığı tespit edilmiştir.
  • Araçta ayıp bulunmadığını ispat yükü davalı taraftadır.
  • Arızalar hâlen devam etmekte, sıfır kilometre araçtan beklenen fayda elde edilememektedir.
  • Tüketici, aracı mevcut ayıplarıyla kabul etmeye zorlanamaz; araca duyulan güven de sarsılmıştır.

Bu olgular birlikte değerlendirildiğinde davacının seçimlik hakkını misliyle değişim şeklinde kullanmasının hakkaniyete ve taraflar arasındaki hak ve menfaat dengesine uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Yanılgılı değerlendirmeyle ücretsiz onarıma hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuş, karar HMK m.371/1 uyarınca bozulmuştur. Davacı tüketici harçtan muaf olduğundan peşin alınan harcın istek hâlinde iadesine, temyiz eden dahili davalının yatırdığı harcın da iadesine karar verilmiştir.

📎 Kararın tam metni: Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 25.06.2026 tarihli, E.2026/221, K.2026/4107 sayılı bozma kararı PDF olarak buradan okunabilir.

📘 Seçimlik haklar ve orantısızlık ölçütü

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.11/1, malın ayıplı çıkması hâlinde tüketiciye dört seçimlik hak tanır: sözleşmeden dönme, bedelden indirim, ücretsiz onarım ve imkân varsa ayıpsız misliyle değişim. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği talebi yerine getirmekle yükümlüdür.

Maddenin üçüncü fıkrası ise ücretsiz onarım veya misliyle değişimin satıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getirmesi hâlinde tüketicinin sözleşmeden dönme veya bedelden indirim haklarından birini kullanabileceğini düzenler. Orantısızlığın tayininde malın ayıpsız değeri, ayıbın önemi ve diğer seçimlik haklara başvurmanın tüketici açısından sorun teşkil edip etmeyeceği dikkate alınır.

Bölge adliye mahkemesi bu ölçütü, onarım bedeli ile değer kaybının düşüklüğü üzerinden okumuştur. Yargıtay ise yalnızca rakamlara bakılmasını yeterli görmemiş; arızanın tekrarlama sıklığını, servis müdahalelerinin sonuçsuz kalmasını, aracın yeni olmasını ve tüketicinin araca güveninin sarsılmasını da tartıya koymuştur. Ayrıca m.11/2, ücretsiz onarım ve değişim haklarının üretici veya ithalatçıya karşı da kullanılabileceğini ve bu konuda satıcı, üretici ve ithalatçının müteselsilen sorumlu olduğunu öngörür. Karar, bu müteselsil sorumluluğun, davaya usulüne uygun biçimde taraf olmayan ithalatçı hakkında hüküm kurmaya imkân vermediğini göstermektedir.

Benzer bir arıza tablosunda üretici ve satıcının birlikte sorumluluğu için sıfır araçta gizli ayıp kararına, sözleşmeden dönmede malın iadesi için ayıplı malda bedel ve mal iadesi kararına bakılabilir.

💬 Sorular ve cevaplar

Arıza onarılabiliyorsa değişim talebi her zaman reddedilir mi?

Bu kararda reddedilmemiştir. Bölge adliye mahkemesi arızaların onarılabilir ve onarım bedelinin düşük olduğunu esas almış; Yargıtay ise arızaların sürekli tekrarlandığını, servis müdahalelerine rağmen giderilemediğini ve aracın yeni olduğunu gözeterek değişim talebini hakkaniyete uygun bulmuştur. Sonuç, her dosyada arızanın niteliğine ve seyrine göre değişebilir.

İthalatçı davaya sonradan dahil edilebilir mi?

Yargıtay’a göre bayi ile ithalatçı ihtiyari dava arkadaşıdır; ithalatçı hakkında ihbar yoluyla veya dahili davalı gösterilerek dava ikame edilemez. Daire, dava harcının ikmali hâlinde talebin müstakil bir dava olarak esasa kaydedilmesine engel bulunmadığını da belirtmiştir.

Araçta ayıp bulunmadığını kim ispat eder?

Kararda, araçta ayıp bulunmadığını ispat yükünün davalı tarafa ait olduğu belirtilmiştir. Somut olayda bilirkişi raporları ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğunu ve kullanıcı hatasına dayanmadığını tespit etmiştir.

Engelli aparatı bulunan araçta değişim orantısız güçlük sayılır mı?

Bayi ve ithalatçı, muafiyetli ve engelli aparatlı araçta değişimin orantısız güçlük doğuracağını savunmuştur. Yargıtay bu savunmayı ayrıca tartışmamış; tekrarlayan ve giderilemeyen arızalar karşısında değişim talebinin taraflar arasındaki menfaat dengesine uygun olduğu sonucuna varmıştır.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında yer almaktadır; tüketici uyuşmazlıklarına ilişkin diğer kararlar Emsal Kararlar sayfasından izlenebilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan bozma kararından derlenmiştir. Karar bölge adliye mahkemesine gönderilmiş olup yeniden yapılacak incelemede verilecek hüküm farklı ayrıntılar içerebilir. Benzer görünen bir uyuşmazlıkta sonuç; arızaların sayısına ve niteliğine, servis kayıtlarına, bilirkişi raporlarına, aracın kullanım amacına ve davanın kime karşı nasıl açıldığına göre farklılaşabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Av. Veli Savun

Soru & Cevap · İstanbul Barosu 75235

Bu konuda sorunuz mu var?

Sorunuzu yazın, Av. Veli Savun bu sayfada yanıtlasın. Adınızı yazmanız gerekmez.

Örnek sorular — birine dokunun, kendi durumunuza göre düzenleyin:

Kişisel verileriniz hakkında

Savun Hukuk & Danışmanlık, soru ve yorumunuzu sitede yayımlamak ve yanıtlamak; "beni arasın" seçeneğini işaretlerseniz telefon numaranızı yalnız sizi aramak için işler (6698 s. KVKK m.5/2-c ve f). Rumuzunuz ve metniniz yayımlanır; telefonunuz, IP adresiniz ve metnin temizlenmeden önceki hali yayımlanmaz. Telefon kaydı talebiniz sonuçlandıktan sonra en geç 12 ay içinde silinir. Haklarınız (m.11) için büromuza başvurabilirsiniz.

Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir; avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz ve somut dosyanız için hukuki görüş yerine geçmez. Tüm soru ve cevaplar →

Başa dön tuşu
🌐 English — international victims of online investment fraud