Emsal KararlarTazminat Hukuku

Sıfır Araçta Gizli Ayıp – Yargıtay 11. HD 2026/3122

Sıfır kilometre alınan bir araç aynı arızayı üst üste verdiğinde tartışma tek bir noktada düğümlenir: onarım hakkı kullanıldı diye diğer seçimlik haklar tükenir mi? Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 02.06.2026 tarihli ve E.2025/6373, K.2026/3122 sayılı kararıyla aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesine ilişkin hükmü onamıştır.

Karar, ticari satıma konu bir araçta gizli ayıp değerlendirmesinin hangi olgular üzerinden yapıldığını ve üretici ile satıcının sorumluluğunun nasıl kurulduğunu göstermektedir.

Kısa özet: 09.11.2018 tarihli faturayla sıfır kilometre satın alınan 2018 model pikap, garanti süresi içinde 17.04.2020 tarihinden itibaren tekrarlayan arızalar vermiş; krank keçesi birden fazla kez değiştirilmiş, direksiyon kolu yenilenmiş, aracın motoru komple indirilerek 32 gün serviste kalmıştır. İlk derece mahkemesi aracı gizli ayıplı sayarak ayıpsız misliyle değiştirilmesine, mümkün olmazsa İİK’nın 24. maddesine göre işlem yapılmasına hükmetmiş; üretici ve satıcı birlikte sorumlu tutulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurularını esastan reddetmiş, Daire 02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle onamıştır.

🚗 Arıza geçmişi ve dava süreci

Karara göre davacı, 09.11.2018 tarihli faturayla bir bayiden 2018 model, sıfır kilometre tek kabin pikap satın almıştır. Aracın garanti süresi üç yıldır ve arızalar bu süre içinde ortaya çıkmıştır.

Dava dilekçesinde aktarılan süreç şu şekildedir: 17.04.2020 tarihinde ilk arıza görülmüş ve krank keçesi değiştirilmiş; birkaç gün sonra aynı arıza tekrarlamış, 24.04.2020 tarihinde krank keçesi yeniden değiştirilmiş ve direksiyondan gelen ses için direksiyon kolu siparişi verilmiştir. Araç birkaç ay sonra motordan anormal sesler vermiş, 16.07.2020 tarihinde çekici ile servise götürülmüş ve 18.08.2020 tarihine kadar serviste kalmıştır. Bu sürede motor komple indirilmiş, krank kelepçeleri ve yatakları ile EGR ve termostat değiştirilmiştir. Yaklaşık iki ay sonra krank keçelerinden yağ kaçırma yeniden başlamış, bu kez vites kutusu sökülerek keçe değiştirilmiştir.

Davacı, noter aracılığıyla ihtarname göndererek aracın ayıplı olduğunu ve arızanın süreklilik arz ettiğini belirterek misliyle değiştirilmesini istemiş; talep kabul edilmeyince dava açılmıştır.

🛡️ Davalıların savunmaları

Üretici şirket vekili; talebin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin satım akdinin tarafı olmadığını, araçta üretimden kaynaklanan bir ayıp bulunmadığını, aracın onarılarak sorunsuz teslim edildiğini ve davacının seçimlik hakkını onarım yönünde kullanarak tükettiğini, bu nedenle başka bir seçimlik hakkın kullanılamayacağını savunmuştur.

⚖️ İlk derece mahkemesinin gerekçesi

Mahkeme, sıfır araç alan tüketicinin yüksek meblağ ödeyerek aldığı aracın ayıpsız ve kusursuz olduğu kanaatiyle satın alma işlemini gerçekleştirdiğini ve en üst düzeyde ekonomik fayda sağlamak istediğini belirtmiştir.

Karara göre dava konusu araçta belirlenen ayıp gizli ayıptır; bu ayıp aracın ekonomik değerini azaltmaktadır ve alıcının böyle bir ayıba katlanmasının beklenmesi hakkaniyete uygun değildir. Mahkeme, seçimlik hakkın ayıpsız misliyle değişim yönünde kullanılmasının iyi niyet kurallarına aykırı olmadığı ve talebin hakkaniyete uygun düştüğü sonucuna varmıştır.

Hüküm, aracın takyidatlardan ari şekilde ayıpsız misliyle değiştirilmesi, dava konusu aracın davalılara iadesi; aynı marka, model ve özellikte ayıpsız misli ile değiştirilmesi mümkün olmazsa 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 24. maddesine göre işlem yapılması şeklinde kurulmuştur.

📎 Kararın tam metni: Karar, Yargıtay Başkanlığı Yargıtay Karar Arama sisteminde esas ve karar numarasıyla doğrulanmıştır.

🧩 Üretici ve satıcının birlikte sorumluluğu

Bölge Adliye Mahkemesi, alınan bilirkişi raporunun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğunu; davalı şirketlerden birinin üretici firma, diğerinin satıcı firma olarak zarardan sorumlu bulunduğunu belirterek istinaf başvurularını esastan reddetmiştir.

Böylece satım sözleşmesinin tarafı olmadığı savunmasının, ayıplı maldan doğan sorumluluk bakımından üreticiyi dışarıda bırakmadığı kabul edilmiştir.

📌 Temyiz sonucu

Daire, uyuşmazlığı “ticari satıma konu aracın ayıp nedeniyle ayıpsız misli ile değişimi istemi” olarak nitelendirmiş; yapılan yargılama ve uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde ilk derece mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığını belirtmiştir.

Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca onanmasına, 02.06.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verilmiştir.

Satış ve teslim ilişkilerinden doğan benzer uyuşmazlıklar için serideki vekâletle satışta ispat yükü kararı ile noter devriyle araç satışına ilişkin karar incelenebilir.

Bu karara konu türden bir uyuşmazlık hakkında detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Serideki diğer kararlar Emsal Kararlar bölümünde yer almaktadır.

❓ Sıkça Sorulan Sorular

Onarım yapılması diğer seçimlik hakları ortadan kaldırır mı?

Dosyada bu yönde savunma yapılmış, ancak mahkeme arızanın süreklilik arz ettiği ve ayıbın gizli ayıp niteliği taşıdığı gerekçesiyle ayıpsız misliyle değişim talebini kabul etmiştir. Karar Daire tarafından onanmıştır.

Gizli ayıp kararda nasıl değerlendirildi?

Kararda, tespit bilirkişi raporu esas alınarak ayıbın gizli ayıp olduğu, aracın ekonomik değerini azalttığı ve alıcıdan böyle bir ayıba katlanmasının beklenemeyeceği belirtilmiştir.

Üretici, satım sözleşmesinin tarafı olmadığını ileri sürebilir mi?

Dosyada bu savunma yapılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi, davalılardan birinin üretici, diğerinin satıcı sıfatıyla zarardan sorumlu olduğunu belirterek istinaf başvurularını esastan reddetmiş; karar onanmıştır.

Aynı model araç bulunamazsa ne olur?

Hükümde, aynı marka, model ve özellikte ayıpsız misli ile değiştirilmesi mümkün olmazsa 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 24. maddesine göre işlem yapılmasına karar verilmiştir.

Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır; karar özeti ilgili Yargıtay 11. Hukuk Dairesi kararının yayımlanmış metninden aktarılmıştır ve her somut olay kendi delilleriyle değerlendirilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu