Emsal KararlarEstetik ve Malpraktis Hukuku

Doğumda Komplikasyon mu Hata mı? – Yargıtay 3. HD 2026/3291

Tıbbi sorumluluk davalarının çoğu tek bir ayrımda düğümlenir: ortaya çıkan zarar, her türlü dikkat ve özene rağmen gelişebilen bir komplikasyon mudur, yoksa önlenebilir bir tıbbi uygulama hatası mı? Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 21.05.2026 tarihli ve E.2025/6019, K.2026/3291 sayılı kararında bu ayrımın nasıl kurulduğunu göstermektedir.

Dosyanın ayırt edici yönü, zararın kaynağı hakkında adli tıp raporunun kesin bir ayrım yapılamadığını belirtmesine rağmen, kusurun bulunmadığı sonucuna varılmış olmasıdır.

Kısa özet: Özel bir hastanede doğan bebeğin doğumdan üç gün sonra sağ elini kullanamadığı fark edilmiş; ameliyat sonrası kısmi düzelme sağlansa da elin belirli oranda işlev gördüğü belirtilerek maddi ve manevi tazminat istenmiştir. Adli Tıp Kurumu raporunda brakiyal pleksus hasarının doğum sırasındaki tıbbi manevralara bağlı olarak her türlü dikkat ve özene rağmen gelişebilen bir komplikasyon olarak değerlendirildiği, hasarın etyolojisi hakkında kesin ayrım yapılamadığı belirtilmiştir. İlk derece mahkemesi davayı reddetmiş, istinaf başvurusu esastan reddedilmiş; Daire 21.05.2026 tarihinde kararı onamıştır.

🏥 Dava ve savunma

Karara göre davacılar, çocuklarının 27.05.2018 tarihinde davalı hastanede dünyaya geldiğini, doğumdan üç gün sonra sağ elini kullanamadığını fark ettiklerini, doğumu yaptıran hekimle görüştüklerinde doğum esnasında çocuğun hızlı çekildiğinin belirtildiğini, yapılan ameliyat sonrasında kısmen düzelme olsa da sağ elin belirli oranda işlev gördüğünü ileri sürerek maddi ve manevi tazminat istemiştir.

Davalı vekili; doğumda herhangi bir problem yaşanmadığını, hekim hatası bulunmadığını, eylem ile sonuç arasında illiyet bağı olmadığını, uygulanan teşhis ve tedavilerde her türlü dikkat ve özene rağmen sonradan gelişebilecek komplikasyonlardan hekimin sorumlu tutulamayacağını savunmuştur.

Dava, Şanlıurfa 3. Tüketici Mahkemesinde görülmüş ve uyuşmazlık, özel hastanenin vekâlet sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırı davrandığı iddiasına dayalı tazminat istemi olarak nitelendirilmiştir.

🔬 Adli Tıp raporunun içeriği

Karara esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunda şu tespitlere yer verilmiştir:

  • Brakiyal pleksus hasarının bebeklerde doğum sonrası erken dönemde tespit edilemeyebileceğinin tıbben bilindiği.
  • Bebekte doğumda brakiyal pleksus hasarı gelişebileceği gibi, tanı konulana kadar geçen üç aylık süre içinde koldan çekme gibi bir travmayla da aynı hasarın gelişebileceği.
  • Bu ihtimaller arasında tıbben ayrım yapılamayacağı ve hasarın etyolojisi hakkında değerlendirme yapılamadığı.
  • Normal doğum eylemi sonrasında tespit edilen hasarın, bebeğin vajinal yoldan çıkarılması sırasındaki tıbbi manevralara bağlı olarak her türlü dikkat ve özene rağmen gelişebilen bir komplikasyon olarak değerlendirildiği.

⚖️ Kusur, zarar ve illiyet bağı

Kararda, tazminata hükmedilebilmesi için kusur, zarar ve illiyet bağının bir arada bulunması gerektiği vurgulanmıştır. Bebekte ortaya çıkan durum yönünden ortada kusur bulunmadığının açık olduğu belirtilerek tazminat talebinin reddi yerinde görülmüştür.

Bölge Adliye Mahkemesi de tedaviye katılan sağlık görevlilerinin uygulamalarının tıp bilimince genel kabul görmüş ilke ve kurallara uygun olduğunu, davalılara atfedilecek bir hata ve kusur bulunmadığını; birbirini teyit eden, gerekçeli, detaylı ve yargı denetimine elverişli raporlarla iddia, savunma ve delillerin gereği gibi değerlendirildiğini belirtmiştir.

📎 Kararın tam metni: Karar, Yargıtay Başkanlığı Yargıtay Karar Arama sisteminde esas ve karar numarasıyla doğrulanmıştır.

🧩 Temyiz sebepleri ve Dairenin değerlendirmesi

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; adli tıp raporuna yapılan itirazların göz önünde bulundurulmadığını, raporda sağlık sorunlarının neden kaynaklandığı yönünde bir mütalaa bulunmadığını ve raporun hastane kayıtları detaylı incelenmeden hazırlandığını ileri sürmüştür.

Daire, dosya kapsamında bulunan ve karara esas alınan raporların içeriğini aktardıktan sonra, kusur unsurunun gerçekleşmediğinin açık olduğu sonucuna vararak temyiz itirazlarının reddine karar vermiştir.

📌 Karar ve pratikteki anlamı

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca 21.05.2026 tarihinde onanmıştır.

Kararın taşıdığı ölçüt şudur: zararın varlığı tek başına sorumluluk doğurmaz; hasarın hangi aşamada ve hangi nedenle oluştuğunun tıbben ortaya konulamadığı hâllerde, tıbbi standartlara uygunluk tespit edilmişse kusur unsuru gerçekleşmemiş sayılmaktadır. Sağlık hizmetinden doğan uyuşmazlıkların farklı görünümleri için serideki diğer kararlara Emsal Kararlar bölümünden ulaşılabilir.

Bu karara konu türden bir uyuşmazlık hakkında detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.

❓ Sıkça Sorulan Sorular

Komplikasyon ile tıbbi uygulama hatası arasındaki fark kararda nasıl kuruldu?

Kararda komplikasyon, her türlü dikkat ve özene rağmen gelişebilen sonuç olarak tanımlanmıştır. Adli Tıp raporunda hasarın bu nitelikte değerlendirilmesi ve etyoloji hakkında kesin ayrım yapılamaması karşısında kusur unsurunun gerçekleşmediği kabul edilmiştir.

Tazminat için hangi üç unsur arandı?

Kararda kusur, zarar ve illiyet bağının bir arada bulunması gerektiği belirtilmiştir. Somut olayda zarar bulunmakla birlikte kusur unsurunun gerçekleşmediği sonucuna varılmıştır.

Adli tıp raporuna itiraz edilmesi sonucu değiştirdi mi?

Hayır. Daire, birbirini teyit eden, gerekçeli ve yargı denetimine elverişli raporların karara esas alınmasında isabetsizlik görmemiş ve temyiz itirazlarını reddetmiştir.

Dava neden tüketici mahkemesinde görüldü?

Karara göre uyuşmazlık, özel hastanenin vekâlet sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırı davrandığı iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir; ilk derece yargılaması tüketici mahkemesinde yapılmıştır.

Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır; karar özeti ilgili Yargıtay 3. Hukuk Dairesi kararının yayımlanmış metninden aktarılmıştır ve her somut olay kendi delilleriyle değerlendirilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu