Uyuşturucu Ticareti mi Kullanma mı? – Yargıtay CGK 2025/549

Aynı araçta yakalanan üç kişiden ikisinin üzerinden paketlenmiş, birinin kullandığı aracın bagajından ise toplu hâlde sentetik uyuşturucu madde çıkar. Bagajdaki maddeyi görevlilere teslim eden kişi, yalnızca arkadaşlarını arabayla götürdüğünü, maddeyi kullanmak amacıyla sakladığını söyler. Mahkeme onu uyuşturucu madde ticaretinden cezalandırır; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise eylemin kullanmak için bulundurma olduğu görüşüyle itiraz yoluna gider. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.12.2025 tarihli, 2023/70 E. ve 2025/549 K. sayılı kararı, bu ayrımın hangi ölçütlerle yapıldığını adım adım göstermektedir.
Uyuşmazlığın çekirdeği tek bir sorudadır: bulundurma eylemi kullanmaya mı, ticarete mi yöneliktir? Yanıt, suç vasfını ve dolayısıyla TCK 188 ile TCK 191 arasındaki devasa yaptırım farkını belirler. Genel Kurul, yerleşik dört ölçütü somut olaya uygulayarak itirazı oy birliğiyle reddetmiştir.
🚓 Devriye Sırasında Yakalanma: Olayın Seyri
Karar metnine göre olay, 18.10.2019 günü saat 18.30 sıralarında İstanbul Arnavutköy’de geçmiştir. Görevliler, geçmiş tarihli birçok ihbarda uyuşturucu madde satışının yapıldığı yer olarak belirtilen bir boş arazide devriye görevi yürütmekteyken, park hâlindeki aracın yanında oturan üç kişinin durumundan şüphelenmiştir.
Üst yoklamasında sanığın üzerinde suç unsuruna rastlanmamış, yalnızca bir cep telefonu ele geçirilmiştir. Buna karşılık inceleme dışı sanıklardan birinin montunun sağ iç cebinde 29 paket hâlinde, her biri beyaz kâğıda sarılı ve toplam daralı ağırlığı 28,05 gram gelen madde; diğerinin çorabında ise daralı ağırlığı 0,83 gram olan bir paket bulunmuştur. Araçta suç unsuru olup olmadığı sorulduğunda sanık, bagajdan çıkardığı daralı ağırlığı 20,41 gram olan maddeyi görevlilere teslim etmiştir.
İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarının 12.11.2019 tarihli raporuna göre ele geçirilen bitki parçaları, sentetik kannabinoidler grubunda yer alan 5F-MDMB-PICA etken maddesini içermekte; net ağırlıklar sırasıyla 15,4, 0,5 ve bagajdakiler için 15,3 gram olarak belirlenmiştir. Kovuşturmada sunulan 28.04.2020 tarihli bilirkişi raporu ise sanığın telefonunda, olay tarihinden önceki haftalara yayılan ve madde temini üzerine kurulu bir yazışma trafiği bulunduğunu ortaya koymuştur.
⚖️ Bozma, Yeniden Hüküm ve Onama: Uzun Yargısal Süreç
İstanbul 39. Ağır Ceza Mahkemesi 12.10.2020 tarihli hükmüyle sanığı, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan TCK’nın 188/3-4(a), 62, 52/2-4, 53 ve 54. maddeleri uyarınca hapis ve 25.000 TL adli para cezasıyla cezalandırmış, müsadere ve mahsuba hükmetmiştir. İstinaf başvurusu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince 24.12.2020 tarihinde esastan reddedilmiştir.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 17.06.2021 tarihli kararıyla hükmü bozmuştur. Bozma sebebi esasa değil gerekçeye ilişkindir: Anayasa’nın 141/3. maddesi ile CMK’nın 34. maddesi gereğince her sanık bakımından lehe ve aleyhe delillerin ayrı ayrı tartışılması ve hükme esas alınan ile reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi gerekirken yetersiz gerekçeyle hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesi bozmaya uyarak 01.03.2022 tarihinde aynı maddeler uyarınca yeniden mahkûmiyet hükmü kurmuş; bu hüküm de 16.06.2022 tarihinde temyiz isteminin esastan reddi suretiyle onanmıştır. Bozma sonrası yeniden kurulan hükümlerin sınırları için bozma sonrası ağırlaşan ceza ve aleyhe bozma yasağı konulu inceleme karşılaştırmalı okunabilir.
📌 Başsavcılık İtirazının Dayanağı
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 20.10.2022 tarihli itiraz yazısında özetle şu değerlendirmeyi yapmıştır: sanık, arkadaşlarını araçla madde satın alınacak yere götürmüş, alım sırasında araçta beklemiş; aşamalardaki beyanlarında o gün kullanmak amacıyla madde almak üzere bir araya geldiklerini söylemiştir. Telefon kayıtları ile diğer kişilerin anlatımları da bu savunmayı doğrulamaktadır. Bu nedenle sanığın diğerlerinin suçuna iştirak ettiğine dair kuşku sınırını aşan kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde kabul etmek veya bulundurmak suçunu oluşturduğu ileri sürülmüştür.
İtiraz üzerine dosya, CMK 308/2-3 uyarınca kararına itiraz edilen daireye gönderilmiş; Yargıtay 10. Ceza Dairesi 08.12.2022 tarihinde itiraz nedenlerini yerinde görmeyerek dosyayı Ceza Genel Kuruluna iletmiştir. Bu olağanüstü kanun yolunun yapısı, onama sonrası CMK 308 itirazı konulu incelemede ayrıca ele alınmıştır.
🔍 Ticaret mi Kullanma mı? Dört Ölçüt
Genel Kurul, ayrımın yerleşik ölçütlerini kararında yeniden sıralamıştır. Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 15.06.2004 tarihli ve 107-136 ile 2012 tarihli 387-75 sayılı kararlarında vurgulandığı üzere, eylemin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu mu yoksa kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu mu oluşturduğunun tayininde şu hususlar her somut olay özelinde ayrıca tartışılmalıdır:
- Failin bulundurduğu maddeyi başkasına satma, devir veya tedarik etmek hususunda herhangi bir davranış içine girip girmediği,
- Maddenin bulundurulduğu yer ve bulunduruluş biçimi (kolay erişilebilir bir yerde mi, gizlenmiş mi; özenle hazırlanmış eşit paketçikler hâlinde mi),
- Bulundurulan maddenin çeşidi ve miktarı,
- Failin madde kullandığının tıbbi raporla tespit edilip edilmediği.
Ölçütler bir bütün hâlinde değerlendirilir: tek başına miktarın kişisel kullanım sınırında kalması ticareti dışlamadığı gibi, tek başına paketleme de her hâlde ticareti kanıtlamaz. Suç vasfının delillerin bütünü üzerinden belirlenmesi yaklaşımına benzer bir tartışma için öldürme kastı mı yaralama mı konulu inceleme okunabilir.
🧭 Genel Kurulun Somut Olaya Uyguladığı Gerekçe
Genel Kurul, ölçütleri dosyadaki olgularla birleştirmiştir. İlk olarak, maddenin ele geçirildiği bölge olay tutanağına göre geçmiş tarihli birçok ihbarda satış yeri olarak bilinen bir yerdir. İkinci olarak tutanak içeriği, telefon kayıtları ve ikrarlar birlikte değerlendirildiğinde tarafların olay günü öğle saatlerinden itibaren beraber oldukları ve maddeyi birlikte veya birbirlerinden haberdar şekilde temin ettikleri anlaşılmaktadır; ele geçirilen maddenin aynı türde olması da bunu desteklemektedir.
Genel Kurula göre bu tablo, sanığın yalnızca bagajdaki maddeden değil, diğerlerinin üzerinden ele geçirilen otuz paket hâlindeki ve günlük kullanım miktarının oldukça üzerindeki maddeden de sorumlu olduğunun kabulünü gerektirir. Üçüncü olarak bilirkişi raporundaki yazışmalar dikkate alındığında sanığın, satıcılar ile madde almak isteyen kişiler arasında uzun zamana yayılan bir aracılık/temin rolü üstlendiği hususunda kuşku bulunmamaktadır. Son olarak tarafların gerek kendi içinde gerekse birbirleriyle çelişki arz eden aşamalardaki savunmaları da gözetilmiştir.
Bu nedenlerle sabit olan eylemin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturduğu kabul edilmiş ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Başsavcılığa tevdiine 03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.
📘 TCK 188 ile TCK 191 Arasındaki Fark
TCK’nın 188/3. maddesi, uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden veya bulunduran kişinin on yıldan az olmamak üzere hapis ve adli para cezası ile cezalandırılacağını öngörür. Aynı maddenin 4/a bendine göre maddenin eroin, kokain, morfin, sentetik kannabinoid ve türevleri, sentetik katinon, sentetik opioid veya amfetamin türevlerinden olması hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır. Dosyada ele geçirilen 5F-MDMB-PICA bu kapsamda değerlendirilmiştir.
Buna karşılık TCK’nın 191/1. maddesi, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da madde kullanan kişi için iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörür. Dahası 191/2 uyarınca bu suçtan başlatılan soruşturmada CMK 171’deki şartlar aranmaksızın beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir; erteleme süresi zarfında asgari bir yıl denetimli serbestlik uygulanır ve yükümlülükler ihlal edilmezse kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.
Aradaki uçurum, nitelendirmenin neden bu kadar tartışıldığını açıklar: aynı maddi olgu, ölçütlerin değerlendirilmesine göre ya on yılın altına inmeyen bir hapis cezasına ya da erteleme rejimine tabi bir sürece yol açabilmektedir.
🆕 CMK 308’de 2026 Değişikliği
Genel Kurulun devreye girmesini sağlayan yol, CMK’nın 308. maddesindeki Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisidir. Bu hüküm 16.07.2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanun’un 17. maddesiyle değiştirilmiştir. Yürürlükteki metne göre Yargıtay ceza dairelerinin yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları hariç olmak üzere tüm kararlarına karşı Başsavcı, re’sen veya istem üzerine, dosyanın kendisine teslim edildiği tarihten itibaren üç ay içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir; sanığın lehine itirazda süre aranmaz. Aynı değişiklikle eklenen dördüncü fıkra, istemin kimler tarafından yapılabileceğini saymıştır: sanık veya sanık adına kanun yoluna başvurma hakkı olanlar ile katılan, katılma isteği karara bağlanmamış ya da katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar.
Maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları değişmeden kalmıştır: itiraz üzerine dosya kararına itiraz edilen daireye gönderilir, daire yerinde görürse kararını düzeltir, görmezse dosyayı Ceza Genel Kuruluna gönderir. İncelenen dosyada işleyen mekanizma tam olarak budur.
Bu karara konu türden bir uyuşmazlık hakkında detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Serideki diğer kararlar Emsal Kararlar bölümünde yer almaktadır.
❓ Sıkça Sorulan Sorular
Uyuşturucu madde ticareti ile kullanmak için bulundurma nasıl ayrılır?
Kararda dört ölçüt sayılmaktadır: failin maddeyi satma, devir veya tedarik etme yönünde bir davranışa girip girmediği; maddenin bulundurulduğu yer ve bulunduruluş biçimi; maddenin çeşidi ve miktarı; failin madde kullandığının tıbbi raporla tespit edilip edilmediği. Bu ölçütler her somut olay özelinde ayrı ayrı tartışılır.
Üzerinde madde bulunmayan kişi ticaretten sorumlu tutulabilir mi?
İncelenen kararda sanığın üzerinde madde ele geçirilmemiş, yalnızca kullandığı aracın bagajından madde çıkmıştır. Genel Kurul, maddenin birlikte veya birbirlerinden haberdar şekilde temin edildiğini ve ele geçen maddelerin aynı türde olduğunu tespit ederek, sanığın diğerlerinin üzerinden çıkan otuz paketten de sorumlu olduğunu kabul etmiştir.
Yargıtay onadıktan sonra kararın yeniden incelenmesi mümkün müdür?
CMK 308 uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, ceza dairelerinin kararlarına karşı Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir. İtiraz önce kararı veren daireye gönderilir; daire yerinde görürse kararını düzeltir, görmezse dosya Genel Kurula gider. İncelenen dosyada bu yol işletilmiş, Genel Kurul itirazı reddetmiştir.
Sentetik kannabinoid ele geçmesi cezayı nasıl etkiler?
TCK 188/4-a uyarınca maddenin sentetik kannabinoid ve türevlerinden olması hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır. İncelenen dosyada kriminal raporla 5F-MDMB-PICA etken maddesi tespit edilmiş ve hüküm TCK 188/3-4(a) üzerinden kurulmuştur. Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.
Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır; karar özeti ilgili Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararının yayımlanmış metninden aktarılmıştır ve her somut olay kendi delilleriyle değerlendirilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



