Okuyucularımızın sorularını Av. Veli Savun yanıtlıyorSorularınızı Av. Veli Savun yanıtlıyorSoru sorun →
Emsal KararlarGayrimenkul Hukuku

Kamulaştırma Bedelinde Geciken Faiz – AYM 2023/32474

İdare, uzlaşamadığı malike karşı kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davası açtığında bedel dava tarihine göre belirlenir. Bedele işleyecek faizin ise hangi günden başlayacağı uzun süre ayrı bir kurala bağlıydı: dava dört ay içinde bitmezse faiz, ancak bu dört ayın sonundan itibaren işliyordu. Arada geçen süre, malikin cebinden çıkan ama hiçbir yerde karşılanmayan bir enflasyon payı anlamına geliyordu. Anayasa Mahkemesi bu kuralı önce norm denetiminde iptal etti; ardından iptalden önce bu kurala göre kesinleşmiş bir dosyada bireysel başvuruyu inceledi.

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, 17.06.2026 tarihli ve 2023/32474 başvuru numaralı kararıyla, kamulaştırma bedeline faizin dava tarihinden dört ay sonra başlatılmasının kamulaştırmada gerçek karşılığın ödenmesi güvencesine aykırı olduğunu belirterek Anayasa’nın 35. maddesindeki mülkiyet hakkının ihlal edildiğine oybirliğiyle karar vermiş ve yeniden yargılama yolunu açmıştır.

Kısa özet: Ankara-Sivas Hızlı Tren Projesi için acele kamulaştırılan hisseli taşınmazlar nedeniyle TCDD, 02.08.2018’de bedel tespiti ve tescil davası açmıştır. Bedel 1.016.823,20 TL olarak belirlenmiş; bölge adliye mahkemesi, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 10. maddesinin dokuzuncu fıkrasına dayanarak fark bedele faizi davanın dört ay sonrasına denk gelen 03.12.2018’den başlatmış, karar Yargıtayca onanmıştır. Anayasa Mahkemesi, bu fıkrayı 05.04.2023 tarihli kararıyla iptal ettiğini hatırlatarak ihlal tespit etmiş, dosyayı yeniden yargılama için ilk derece mahkemesine göndermiştir.

🚄 Hızlı tren hattı ve iki ayrı dava

Başvurucunun murisi, Ankara’nın Mamak ilçesinde bulunan iki parseldeki taşınmazların hissedar malikidir. Bu taşınmazlar Ankara-Sivas Hızlı Tren Projesi kapsamında acele kamulaştırma kararına konu olmuştur. Süreç, kamulaştırmada sık görülen iki aşamalı yapıyla ilerlemiştir:

  • Acele el koyma davası: TCDD, Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesinde acele kamulaştırma nedeniyle dava açmış; burada bedel bilirkişi raporuyla 251.514 TL olarak belirlenmiş ve bloke edilmiştir.
  • Bedel tespiti ve tescil davası: Malikle uzlaşma sağlanamayınca TCDD, 02.08.2018 tarihinde Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesinde kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davası açmıştır.

İkinci davada keşif yapılmış, bilirkişi incelemesi sonucunda kamulaştırma bedeli 1.016.823,20 TL olarak tespit edilmiştir. Mahkeme davayı bu bedel üzerinden kabul etmiş; depo ettirilen fark bedel olan 251.514 TL’nin başvurucuya derhâl ödenmesine ve belirlenen bedele 03.12.2018 tarihinden karar tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına hükmetmiştir.

📅 03.12.2018: faizin başladığı gün

Taraflar kararı istinaf etmiştir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, tapuda tescil ve terkin edilecek kısmın hatalı belirlenmesi ve başvurucu aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesi nedeniyle ilk derece kararını kaldırmış, yeniden hüküm kurmuştur. Yeni hükümde:

  • Taşınmazların başvurucu adına kayıtlı hisselerinin tapu kaydı iptal edilmiş, TCDD adına tescile karar verilmiştir.
  • Kamulaştırma bedeli yine 1.016.823,20 TL olarak tespit edilmiş, acele el koyma dosyasında bloke edilen bedel mahsup edilmiştir.
  • Fark bedel olan 251.514 TL’nin başvurucuya derhâl ödenmesine karar verilmiştir.
  • Fark kamulaştırma bedeline 03.12.2018’den karar tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına hükmedilmiştir.

Bu tarih tesadüf değildir. 03.12.2018, davanın açıldığı 02.08.2018 tarihinin dört ay sonrasına denk gelir. Mahkeme, o tarihte yürürlükte olan 2942 sayılı Kanun’un 10. maddesinin dokuzuncu fıkrasını uygulamıştır. 6459 sayılı Kanun’la 2013’te eklenen bu fıkra şöyleydi: “Kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılamaması hâlinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren kanuni faiz işletilir.”

Tarafların temyiz başvurusu Yargıtay 5. Hukuk Dairesince reddedilmiş ve karar onanarak kesinleşmiştir. Başvurucu nihai kararı 12.04.2023’te öğrenmiş, 19.04.2023 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucunun iddiası tekti: faizin dava tarihinden dört ay sonra başlatılması, gerçek karşılığın peşin ödenmesi güvencesine aykırıdır ve mülkiyet hakkının özüne dokunur.

📜 Norm denetimi: fıkra neden iptal edildi?

Bireysel başvurunun sonucunu belirleyen asıl metin, Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli, E.2022/83, K.2023/69 sayılı norm denetimi kararıdır. Mahkeme bu kararla dokuzuncu fıkrayı Anayasa’nın 13., 35. ve 46. maddelerine aykırı bularak iptal etmiştir. Bireysel başvuru kararında aktarılan gerekçe iki ayrı sorun üzerine kuruludur:

  • Faiz oranının yetersizliği: 3095 sayılı Kanun’a göre kanuni faiz yıllık yüzde 12’dir; Cumhurbaşkanı bu oranı en fazla bir katına kadar artırabilir. Dolayısıyla kanuni faiz yüzde 24’ü aşamaz. Fıkra, geç ödenen bedel için yalnız kanuni faiz öngörmüş, enflasyon nedeniyle kanuni faizi aşan kayıplar için hiçbir düzenleme yapmamıştır. Yüksek enflasyon dönemlerinde bu fark kapanmaz.
  • Faizin başlangıç tarihi: Bedel tespiti ve tescil davasında bedel dava tarihine göre belirlenir. Faizin ise dördüncü ayın sonunda başlaması, bedelin belirlendiği gün ile faizin başladığı gün arasında dört aylık korumasız bir dönem bırakır. Bu sürede malik, enflasyon etkisiyle makul olanın ötesinde ekonomik kayba uğrayabilir.

Norm denetimi kararında, Anayasa’nın 46. maddesindeki “gerçek karşılık” şartının maliklerin lehine getirilmiş özel bir güvence olduğu, aynı zamanda ölçülülük ilkesinin de gereği sayıldığı vurgulanmıştır. Kanuni faiz, geç ödenen bedelin ekonomik değerini korumanın araçlarından biridir; ancak Anayasa’ya uygun sayılabilmesi için bedelin enflasyon karşısında yitirdiği değeri karşılaması gerekir.

⚖️ Bireysel başvuru: ihlal gerekçesi

Mahkeme önce başvuruyu kabul edilebilir bulmuştur. Esasa ilişkin incelemede şu basamakları izlemiştir:

  • Mülk ve müdahale: Kamulaştırılan taşınmazlar başvurucunun mülkiyetindedir; kamulaştırma, mülkten yoksun bırakma niteliğinde bir müdahaledir.
  • Kanunilik ve kamu yararı: Kamulaştırma 2942 sayılı Kanun’a dayanmaktadır ve hızlı tren yapımına ilişkin olduğundan kamu yararı amacı tartışmasızdır.
  • Anayasa’nın sözüne uygunluk: Anayasa’nın 13. maddesi, hak sınırlamalarının Anayasa’nın sözüne aykırı olamayacağını söyler. Mahkemeye göre bu ölçüt, Anayasa’nın belirli bir hakka ek güvence getirdiği durumlarda özellikle önem taşır; 46. maddedeki gerçek karşılığın peşin ödenmesi şartı da böyle bir ek güvencedir.

Mahkeme, somut olayda bölge adliye mahkemesinin faizi davanın açıldığı 02.08.2018 tarihinin dört ay sonrasına denk gelen 03.12.2018’den başlattığını tespit etmiştir. Bu uygulamanın dayanağı olan fıkra iptal edilmiş, iptal gerekçesinde hem kanuni faizin yüzde 24’lük üst sınırı hem de dört aylık süreçteki enflasyon kaybı Anayasa’ya aykırı bulunmuştur.

Bu gerekçeler ışığında Mahkeme, faiz ödemesinin dava tarihinden dört ay sonra başlatılması yönündeki müdahalenin gerçek karşılığın ödenmesi güvencesine aykırı olduğu, dört aylık süreçte enflasyon etkisiyle oluşabilecek değer kaybının başvurucuya aşırı bir külfet yüklediği ve müdahalenin ölçüsüz olduğu sonucuna ulaşmıştır. Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkı ihlal edilmiştir.

🔁 Giderim: yeniden yargılama

Başvurucu yalnızca ihlalin tespitini istemiştir. Mahkeme, ihlalin sonuçlarının giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğunu belirtmiş ve 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesine dayanarak şu hükümleri kurmuştur:

  • Kararın bir örneği, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesine (E.2021/1377, K.2022/1539) iletilmek üzere Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesine (E.2018/499, K.2021/337) gönderilmiştir.
  • 1.480,40 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan 41.480,40 TL yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmiştir.
  • Ödeme, başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvurusundan itibaren dört ay içinde yapılacak; gecikme hâlinde bu sürenin bitiminden ödemeye kadar yasal faiz işleyecektir.

Ayrı bir manevi tazminat talebi bulunmadığından bu yönde hüküm kurulmamıştır. Yeniden yargılamayı yapacak mahkemenin görevi, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirttiği ilke ve gerekçelere uygun yeni bir karar vermektir.

📎 Kararın tam metni: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümünün 17.06.2026 tarihli, 2023/32474 başvuru numaralı ihlal kararı PDF olarak buradan okunabilir.

🔍 Karar neyi değiştiriyor?

Karar, norm denetiminde verilen bir iptal kararının, iptalden önce kesinleşmiş dosyalara bireysel başvuru yoluyla nasıl yansıyabileceğini gösteren tipik bir örnektir. Bölge adliye mahkemesi kararı 2022’de verilmiştir ve o tarihte dokuzuncu fıkra yürürlüktedir; buna rağmen Anayasa Mahkemesi, fıkranın iptal gerekçesini somut olaya uygulayarak ihlal tespit etmiştir.

Kararın bir başka önemli yönü, ihlalin dört aylık faizsiz dönem üzerine kurulmasıdır. Kamulaştırma bedelinin enflasyon karşısında genel olarak değer kaybetmesi, Mahkemenin daha önce farklı başvurularda incelediği ayrı bir sorundur. Bu konudaki bir örnek için kamulaştırma bedelinde enflasyon kaybı kararına bakılabilir. Faiz başlangıcının dava ve ıslah tarihlerine bölünmesi ise ıslah edilen bedele kademeli faiz kararında incelenmiştir. Kamulaştırmasız el atmada faiz türüne ilişkin Yargıtay yaklaşımı için de kamulaştırmasız el atmada faiz yazısı incelenebilir.

Güncel mevzuat bakımından 2942 sayılı Kanun’un 10. maddesinde dokuzuncu fıkranın yerinde “İptal fıkra” kaydı bulunmakta, yerine yeni bir faiz başlangıç kuralı yer almamaktadır. Anayasa’nın 46. maddesinin son fıkrası ise taksitlendirmelerde ve herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizin uygulanacağını hükme bağlamaktadır. Bedel tespiti davalarında faizin hangi tarihten ve hangi oranda işletileceği, bu çerçevede ve her dosyanın özelliğine göre değerlendirilmektedir.

❓ Sık sorulan sorular

Dört aylık faiz kuralı hâlâ uygulanıyor mu?

Hayır. 2942 sayılı Kanun’un 10. maddesinin dokuzuncu fıkrası, Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve E.2022/83, K.2023/69 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Güncel kanun metninde bu fıkranın yerinde iptal kaydı bulunmaktadır.

İptalden önce kesinleşen dosyalar ne olacak?

Bu başvuruda bölge adliye mahkemesi kararı iptalden önce, fıkra yürürlükteyken verilmişti. Anayasa Mahkemesi yine de faizin dört ay sonra başlatılmasını mülkiyet hakkı ihlali saymış ve yeniden yargılamaya hükmetmiştir. Her dosyanın sonucu, başvurunun süresinde yapılıp yapılmadığına ve dosyanın kendine özgü koşullarına bağlıdır.

Mahkeme yalnız dört aylık süreyi mi değerlendirdi?

Bireysel başvuru kararında ihlal, faizin dava tarihinden dört ay sonra başlatılmasına dayandırılmıştır. Bununla birlikte Mahkeme, iptal kararındaki gerekçeleri aktarırken yüzde 24’ü aşamayan kanuni faizin enflasyon kaybını karşılamadığı tespitine de yer vermiştir.

Başvurucuya tazminat ödenmesine karar verildi mi?

Başvurucu yalnız ihlalin tespitini istediği için tazminata hükmedilmemiştir. Mahkeme yeniden yargılama yapılmasına ve 41.480,40 TL yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar vermiştir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgilerine iletişim sayfasından ulaşılabilir; kamulaştırma ve mülkiyet hakkına ilişkin diğer kararlar Emsal Kararlar sayfasında yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankasında yayımlanan bireysel başvuru kararından derlenmiştir. Karar, belirli bir kamulaştırma dosyasına ve iptal edilen bir kanun hükmünün o dosyadaki uygulamasına ilişkindir. Başka bir kamulaştırma uyuşmazlığında sonuç; kamulaştırmanın türüne, dava ve karar tarihlerine, uygulanan faiz türüne, bireysel başvuru süresine ve dosyanın diğer özelliklerine göre farklılaşabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

Avukat Veli Savun

İstanbul Barosu'na kayıtlı avukat (sicil no 75235) ve arabulucu (sicil no 50392). Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2013 mezunu. Savun Hukuk & Danışmanlık'ın kurucu avukatı. Çalışma alanları: forex ve kripto para dolandırıcılığından doğan ceza ve alacak davaları, bilişim, icra ve aile hukuku.

İlgili Makaleler

Av. Veli Savun

Soru & Cevap · İstanbul Barosu 75235

Bu konuda sorunuz mu var?

Sorunuzu yazın, Av. Veli Savun bu sayfada yanıtlasın. Adınızı yazmanız gerekmez.

Örnek sorular — birine dokunun, kendi durumunuza göre düzenleyin:

Kişisel verileriniz hakkında

Savun Hukuk & Danışmanlık, soru ve yorumunuzu sitede yayımlamak ve yanıtlamak; "beni arasın" seçeneğini işaretlerseniz telefon numaranızı yalnız sizi aramak için işler (6698 s. KVKK m.5/2-c ve f). Rumuzunuz ve metniniz yayımlanır; telefonunuz, IP adresiniz ve metnin temizlenmeden önceki hali yayımlanmaz. Telefon kaydı talebiniz sonuçlandıktan sonra en geç 12 ay içinde silinir. Haklarınız (m.11) için büromuza başvurabilirsiniz.

Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir; avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz ve somut dosyanız için hukuki görüş yerine geçmez. Tüm soru ve cevaplar →

Başa dön tuşu
🌐 English — international victims of online investment fraud