Emsal KararlarKamulaştırma ve İmar Hukuku

Kamulaştırma Bedelinde Enflasyon Kaybı – AYM 2022/79364

Kamulaştırma bedeli ya da kamulaştırmasız el atma tazminatı, dava açıldığı tarihte belirlenip yıllar sonra ödendiğinde alım gücünün önemli bölümünü yitirir. Anayasa Mahkemesi, 22.04.2026 tarihli ve 2022/79364 başvuru numaralı kararıyla bu sonucu mülkiyet hakkının ihlali saymış ve yeniden yargılama yolunu açmıştır.

Karar, aynı dosyada iki farklı şikâyetin ayrı ayrı değerlendirilmesi bakımından da öğreticidir: bedelin düşük belirlenmesi ile bedelin enflasyon karşısında erimesi farklı sonuçlara bağlanmıştır.

Kısa özet: Bağlantılı çok sayıda başvuru birleştirilerek incelenmiştir. Anayasa Mahkemesi, kamulaştırma bedelleri ile kamulaştırmasız el atma karşılığında hükmedilen tazminatların enflasyon karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılmasının başvuruculara şahsi olarak aşırı ve olağan dışı külfet yüklediğini belirterek Anayasa’nın 35. maddesindeki mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir. Bedelin düşük belirlendiğine ilişkin şikâyet açıkça dayanaktan yoksun, makul sürede yargılanma şikâyeti ise başvuru yolları tüketilmediğinden kabul edilemez bulunmuştur. Karar 22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle verilmiştir.

🏗️ Başvurunun konusu ve birleştirme

Başvuru; kamulaştırma bedelinin veya kamulaştırmasız el atma tazminatının düşük belirlenmesi ve enflasyon karşısında değer kaybına uğratılması nedeniyle mülkiyet hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

Aralarında bağlantı bulunması nedeniyle çok sayıda bireysel başvuru, 2022/79364 numaralı başvuru ile birleştirilerek incelenmiştir. Birleşen iki dosyada adli yardım talepleri kabul edilmiştir.

📉 Enflasyon kaybı neden ihlal sayıldı?

Anayasa Mahkemesi, olay ve olguları benzer nitelikte olan önceki kararlarına atıf yaparak uygulanacak anayasal ilkeleri belirlemiştir. Kararda anılan içtihat arasında Mehmet Akdoğan ve diğerleri (B. No: 2013/817), Ali Şimşek ve diğerleri (B. No: 2014/2073), Kadir Çakar (B. No: 2015/18908), Hanım Çeyiz ve Mehmet Gündüz (B. No: 2015/19289), Türkan Poyraz (B. No: 2015/15388) ve Emine Dilek Onaran ve diğerleri (B. No: 2017/19987) kararları yer almaktadır.

Bu çerçevede Mahkeme, kamulaştırma bedellerinin ve kamulaştırmasız el atma karşılığında hükmedilen tazminatların enflasyon karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılmasının veya uğratılarak ödenmesinin başvuruculara şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklediğini belirterek mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşmıştır. Somut başvuruda da bu ilkelerden ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmadığı ifade edilmiştir.

🧩 Bedelin düşük belirlenmesi iddiası

Kararda, bedelin taşınmazın gerçek değerini yansıtmadığı yönündeki şikâyetlerin ayrı bir başlık altında incelendiği görülmektedir. Mahkeme, taşınmaz bedelinin tespitinin teknik ve uzmanlık gerektirmesi nedeniyle bu tespitin uzman mahkemelerin ve Yargıtayın ilgili dairelerinin yetki ve görevinde olduğunu; kendi görevinin, bedel tespiti yönteminin gerçek bedelin ödenmesini temin edip etmediğini incelemekten ibaret bulunduğunu vurgulamıştır.

Anayasa’nın 46. maddesi uyarınca kamulaştırma bedeli olarak gerçek değerin ödenmesi anayasal bir güvencedir. Ancak somut başvuruda başvurucuların bedelin belirlenmesi sürecine katılarak savunma ve itirazlarını ortaya koyma imkânına sahip olduğu, usule ilişkin güvencelerin sağlandığı ve şikâyetlerin ilgili ve yeterli gerekçelerle karşılandığı tespit edilerek bu kısım açıkça dayanaktan yoksun bulunmuştur.

📎 Kararın tam metni: Karar, Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankasında başvuru numarasıyla yayımlanmıştır.

📄 Başvuru sonrası vefat hâlinde usul

Kararda, başvurucunun bireysel başvuru tarihinden sonra vefat etmesi hâlinde izlenecek usule ilişkin ilkeler de aktarılmıştır. Abdurrahman Beycur ve diğerleri ([GK], B. No: 2023/76490) kararına atıfla, bu hâlde ilgili kişi yönünden başvurunun işlemden kaldırılmasına karar verilmesinin uygun olacağı belirtilmiştir.

Buna karşılık mirasçı olduğunu bilgi ve belgeleriyle ispat eden kişilerin makul bir süre içinde başvuruyu takip etme iradesini ortaya koymaları hâlinde incelemeye devam edilebileceği; bu talebi Mahkemeye iletme yükümlülüğünün mirasçılarda olduğu vurgulanmıştır. Ayrıca temel hakların kapsam ve sınırlarının belirlenmesi gibi hâllerde başvurunun incelenmeye devam edilebileceği kaydedilmiştir.

📌 Giderim ve sonuç

Anayasa Mahkemesi, tespit edilen mülkiyet hakkı ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunduğunu belirtmiş; kararın bir örneğinin ilgili mahkemelere gönderilmesine hükmetmiştir. Yeniden yargılamanın yeterli giderim sağlayacağı kabul edildiğinden tazminat talepleri reddedilmiştir.

Makul sürede yargılanma hakkına ilişkin şikâyet ise 7499 sayılı Kanun’la 6384 sayılı Kanun’a eklenen 5/A maddesi çerçevesinde Tazminat Komisyonuna başvuru yolu tüketilmediğinden kabul edilemez bulunmuştur.

Taşınmaz mülkiyetine yönelik müdahalelerin diğer görünümleri için serideki imar kısıtlılığında tazminat kararı ile icradaki paranın nemalandırılmamasına ilişkin karar incelenebilir.

Bu karara konu türden bir uyuşmazlık hakkında detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Serideki diğer kararlar Emsal Kararlar bölümünde yer almaktadır.

❓ Sıkça Sorulan Sorular

Enflasyon kaybı neden mülkiyet hakkı ihlali sayılıyor?

Kararda, bedelin veya tazminatın enflasyon karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılmasının başvuruculara şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklediği; bu nedenle Anayasa’nın 35. maddesindeki mülkiyet hakkının ihlal edildiği belirtilmiştir.

Bedelin düşük belirlendiği iddiası neden kabul edilemez bulundu?

Kararda, bedel tespitinin teknik ve uzmanlık gerektirdiği, bu görevin uzman mahkemelere ait olduğu; somut olayda usule ilişkin güvencelerin sağlandığı ve şikâyetlerin ilgili ve yeterli gerekçelerle karşılandığı tespit edilerek bu kısım açıkça dayanaktan yoksun bulunmuştur.

İhlal kararının sonucu nedir?

Kararda, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunduğu belirtilerek kararın bir örneğinin ilgili mahkemelere gönderilmesine hükmedilmiş; yeniden yargılama yeterli giderim sayıldığından tazminat talebi reddedilmiştir.

Başvurucu vefat ederse başvuru düşer mi?

Kararda, bu hâlde ilgili kişi yönünden başvurunun işlemden kaldırılmasına karar verileceği; mirasçıların bilgi ve belgeleriyle mirasçılıklarını ispat ederek makul sürede takip iradelerini ortaya koymaları hâlinde incelemeye devam edilebileceği belirtilmiştir.

Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır; karar özeti ilgili Anayasa Mahkemesi kararının yayımlanmış metninden aktarılmıştır ve her somut olay kendi delilleriyle değerlendirilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu