Aileden Zorla Para Almak Tek Yağma – Yargıtay CGK 2026/295

Akşam saat dokuzda evde anne, baba ve abla birlikte oturmaktadır. Evin oğlu önce babasından para ister, alamayınca bütün aileyi ölümle ve evi yakmakla tehdit eder; baba onu kapı dışarı eder. İki saat sonra, baba işe gittiğinde, aynı kişi geri döner ve bu kez annesi ile ablasından para ister; korkan iki kadın yaklaşık 600 TL verir. Bu tablo kaç yağma suçu demektir? Yerel mahkeme “iki” demiş, Yargıtay Ceza Genel Kurulu ise “bir” demiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 13.05.2026 tarihli ve E.2025/700, K.2026/295 sayılı kararıyla, sanığın iradesinin baştan itibaren belirli bir miktar para elde etmeye yönelik olduğunu, paranın aynı evde yaşayan ve ortak ekonomik değerlere sahip aile bireylerinden istendiğini belirterek eylemlerin katılan sayısınca değil, tek bir yağma suçu oluşturduğuna hükmetmiş ve yerel mahkemenin iki ayrı mahkûmiyet kuran direnme hükümlerini oy çokluğuyla bozmuştur.
🌙 Bir gecede iki tehdit, üç katılan
Kararda kabul edilen olaya göre sanık, olay günü saat 21.00 sıralarında evde annesi, babası ve ablası bulunduğu sırada önce babasından para istemiştir. Baba para vermeyince sanık, “Sizi öldüreceğim, hepinizi yakarım, bu evi yıkarım, bana yaptığınız her şeyin hesabını soracağım!” sözleriyle ev halkını tehdit etmiş, bunun üzerine baba sanığı dışarı çıkarmıştır.
Baba işe gittikten sonra, saat 23.00 sıralarında sanık yeniden eve gelmiş ve bu kez evde bulunan annesi ile ablasından para istemiştir. Anne ve abla yaklaşık 600 TL’yi sanığa vermiştir. Yargıtay 6. Ceza Dairesinin bozma kararında aktarıldığına göre sanık, parayı uyuşturucu almak amacıyla istemiştir.
Tehdit iki ayrı zaman diliminde gerçekleşmiş, ilkinde para alınamamış, ikincisinde para teslim edilmiştir. Uyuşmazlığın düğüm noktası bu parçalı görünümdür.
🔁 İlk derece, istinaf ve direnme süreci
Dosyanın geçirdiği aşamalar şöyle özetlenebilir:
| Aşama | Tarih ve sayı | Sonuç |
|---|---|---|
| Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi | 14.08.2024, 178-282 | TCK 149/1-d-h ve 150/2 uyarınca iki kez 6’şar yıl hapis |
| Antalya BAM 8. Ceza Dairesi | 29.11.2024, 3581-2899 | İstinaf başvurularının esastan reddi |
| Yargıtay 6. Ceza Dairesi | 13.03.2025, 510-2978 | Bozma (tek yağma suçu ve değer azlığı yönünden) |
| Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi | 23.05.2025, 188-333 | Bozmaya direnme |
| Yargıtay 6. Ceza Dairesi (CMK 307) | 18.12.2025, 6589-11552 | Değer azlığına ilişkin direnme yerinde, suç sayısına ilişkin kısım yerinde değil |
| Ceza Genel Kurulu | 13.05.2026, 2025/700-2026/295 | Direnme hükümlerinin bozulması (oy çokluğu) |
Özel Dairenin ilk bozma kararında iki gerekçe vardı: Birincisi, sanığın tek bir alacağı almak için özgülediği iradesinde üç katılan bulunsa da kastın özgülenmesi nedeniyle tek yağma suçu oluşacağının gözetilmemesi; ikincisi, şartları oluşmadığı hâlde TCK m.150/2’deki değer azlığı indiriminin uygulanmasıydı. Yerel mahkeme her iki noktada da direnmiştir. Özel Daire, CMK m.307 uyarınca yaptığı incelemede değer azlığına ilişkin direnmeyi yerinde bulmuş, suç sayısına ilişkin kısmı ise yerinde görmeyerek dosyayı Ceza Genel Kuruluna göndermiştir. Böylece Genel Kurulun önüne yalnızca “kaç yağma suçu” sorusu gelmiştir.
⚖️ Ceza Genel Kurulunun değerlendirmesi
Genel Kurul önce yağma suçunun yapısını hatırlatmıştır. TCK m.148’e göre yağma; bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceğinden ya da mal varlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratılacağından bahisle tehdit edilerek veya cebir kullanılarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılınmasıdır.
Gerekçede yağma suçu, tehdit veya cebir ile hırsızlık suçlarından oluşan “mürekkep bir bileşik suç” olarak tanımlanmış (CGK’nın 01.03.2016 tarihli ve 263-107 sayılı kararı), suçun malın teslim edilmesi veya alınmasıyla tamamlandığı vurgulanmıştır (CGK’nın 03.12.2025 tarihli ve 248-557 sayılı kararı). Yağma, araç hareketleri bakımından kişiye; amacı bakımından ise zilyetlik ve mülkiyete yönelik bir saldırıdır.
Kararın taşıyıcı cümlesi Genel Kurulun 07.02.2012 tarihli ve 332-21 sayılı ile 04.05.2010 tarihli ve 63-102 sayılı kararlarına dayanmaktadır: Sanığın iradesi baştan itibaren belirli bir miktar parayı veya taşınır malı almaya özgülenmişse, bu amaçla gerçekleştirilen fiiller amaçlanan tek yağma suçuna yöneliktir ve sanığın eylemleri mağdur sayısınca değil, yalnızca bir yağma suçu oluşturur.
Somut olayda Genel Kurul, sanığın iradesinin baştan itibaren uyuşturucu madde satın alabilmek için belirli bir miktar para teminine yönelik olduğunu, tehditlerin aynı evde yaşayan ve ortak ekonomik değerlere sahip aile bireylerine yöneltildiğini tespit etmiştir. Sonuç olarak sanığın iki ayrı yağma suçundan değil, tek bir yağma suçundan sorumlu tutulması gerektiği kabul edilmiştir.
🏠 “Ekonomik aidiyet” ölçütü ne anlama geliyor?
Kararın uygulamaya en çok yansıyacak kısmı, tek suç kabulünün bir şarta bağlanmasıdır. Genel Kurula göre tek yağma suçu sonucuna ulaşılabilmesi için suça konu para ya da taşınır malın aynı gerçek veya tüzel kişilere ait olması, başka bir deyişle aynı ekonomik aidiyet kapsamında değerlendirilebilmesi gerekir.
- Özgülenmiş irade: Fail, baştan belirli bir para veya mal elde etmeyi hedeflemiş olmalıdır.
- Ortak ekonomik değer: Paranın veya malın, cebir ya da tehdide maruz kalan kişiler bakımından ortak bir ekonomik değer olarak görülebilmesi gerekir.
- Zaman ve kişi farklılığı engel değildir: Gerekçeye göre bu şartlar varsa zilyetlerden kimilerine aynı ya da farklı zamanlarda yöneltilen cebir veya tehdit eylemleri tek yağma suçunu oluşturur.
Bu ölçüt, olaydaki iki saatlik arayı ve para isteğinin ilk seferde babaya, ikinci seferde anne ile ablaya yöneltilmesini belirleyici olmaktan çıkarmıştır.
🔗 Zincirleme suç neden uygulanamadı?
Genel Kurul, aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda aynı nevi fikri içtimadan söz edileceğini ve TCK m.43/2 uyarınca cezanın artırılacağını hatırlatmıştır. Ne var ki aynı maddenin üçüncü fıkrası açıktır: Kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve yağma suçlarında zincirleme suç hükümleri uygulanmaz.
Bu nedenle yağma suçlarında zincirleme suç kurumu üzerinden tek cezaya ulaşmak mümkün değildir. Ceza Genel Kurulunun kararı ise farklı bir yoldan, failin özgülenmiş iradesi ve suç konusunun ortak ekonomik niteliği üzerinden ilerlemiştir. Sonuç, zincirleme suç artırımı içermeyen tek bir yağma suçudur.
Yağma suçunun tamamlanma anına ilişkin farklı bir Genel Kurul kararı için kaçarken yakalanan yağmacı yazısı, alacak tahsili amacıyla yapılan tehditlerin nitelendirilmesi için de alacak için tehdit yağma mı? yazısı incelenebilir.
👪 Aile içinde mal varlığına karşı suçlar ve TCK 167
Olayın aile içinde geçmesi, akla TCK m.167’deki şahsi cezasızlık sebebini getirebilir. Bu hüküm, mal varlığına karşı bazı suçların ayrılık kararı verilmemiş eş, üstsoy, altsoy veya aynı konutta yaşayan kardeş zararına işlenmesi hâlinde ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmayacağını düzenler.
Ancak madde metni, kapsamı en baştan sınırlar: “Yağma ve nitelikli yağma hariç”. Dolayısıyla anne, baba veya kardeşe karşı işlenen yağma suçunda aile bağı cezasızlık sonucu doğurmaz. Nitekim incelenen dosyada sanık, katılanların çocuğu ve kardeşi olmasına rağmen nitelikli yağma suçundan yargılanmış; tartışma cezasızlık üzerinde değil, suç sayısı üzerinde yoğunlaşmıştır.
Olayın konutta ve gece vaktinde gerçekleşmesi, ilk derece mahkemesinin TCK m.149/1-d ve h bentlerini uygulamasına yol açmıştır; bu nitelikli hâller için on yıldan on beş yıla kadar hapis cezası öngörülür. Yerel mahkeme ayrıca TCK m.150/2’deki değer azlığı indirimini uygulamıştır.
📊 Kararın ceza miktarına yansıması
Yerel mahkemenin kabulünde sanık hakkında iki ayrı nitelikli yağma suçundan 6’şar yıl, toplamda 12 yıl hapis cezası söz konusuydu. Ceza Genel Kurulunun tek suç kabulü, mahkûmiyetin tek bir yağma suçu üzerinden kurulması sonucunu doğurmaktadır. Dosya yeniden yargılama için mahalline gönderilmiştir; yeni hükmün nasıl kurulacağı yerel mahkemenin bozma doğrultusundaki değerlendirmesine bağlıdır.
Kararın oy çokluğuyla verildiğini ve beş Genel Kurul üyesinin yerel mahkemenin direnme gerekçesini isabetli bulduğunu da not etmek gerekir. Bu dağılım, farklı zaman dilimlerinde farklı kişilere yöneltilen tehditlerin tek suç sayılıp sayılmayacağı konusunda Yargıtay içinde de tartışmanın sürdüğünü göstermektedir.
❓ Sık sorulan sorular
İlk seferde para alınamaması sonucu değiştirdi mi?
Genel Kurul, iki ayrı zaman dilimini ayrı suçlar olarak ele almamıştır. Sanığın iradesi baştan belirli bir para miktarını elde etmeye yönelik kabul edildiğinden, babaya yöneltilen ilk tehdit ile anne ve ablaya yöneltilen ikinci tehdit, amaçlanan tek yağma suçunun parçaları olarak değerlendirilmiştir.
Mağdur sayısı arttıkça yağma suçu sayısı da artar mı?
Karara göre her durumda değil. Genel Kurul, failin iradesi belirli bir mala özgülenmişse ve suç konusu aynı ekonomik aidiyet içinde kalıyorsa eylemlerin mağdur sayısınca değil, tek yağma suçu olarak değerlendirileceğini belirtmiştir. Farklı kişilere ait ve birbirinden bağımsız mal varlıkları söz konusu olduğunda ayrı bir değerlendirme gerekir.
Aile bireyine karşı işlenen yağmada ceza verilmeyebilir mi?
TCK m.167’deki şahsi cezasızlık sebebi yağma ve nitelikli yağma suçlarını açıkça kapsam dışında bırakmaktadır. Bu nedenle anne, baba veya kardeşe karşı işlenen yağmada aile bağı tek başına cezasızlık sonucu doğurmaz; incelenen dosyada da sanık nitelikli yağmadan yargılanmıştır.
Değer azlığı indirimi Genel Kurulda tartışıldı mı?
Hayır. Özel Daire, direnme sonrası CMK m.307 kapsamında yaptığı incelemede TCK m.150/2’ye ilişkin direnmeyi yerinde bulmuştur. Genel Kurulun önüne yalnızca eylemlerin tek yağma suçu kapsamında kalıp kalmadığı sorusu gelmiştir.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Ulaşım bilgileri iletişim sayfasında, serinin diğer yazıları ise Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Değerlendirme, aile bireylerine yöneltilen tehditlerle para alınmasına ilişkin tek bir direnme kararına dayanır; karar oy çokluğuyla verilmiş ve dosya yeniden yargılama için yerel mahkemeye gönderilmiştir. Failin iradesi, suç konusu malın aidiyeti ve olayın gelişimi farklı olan dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



