Noter Devriyle Araç Dolandırma – Yargıtay 11. CD 2024/5789

İnternet ilanıyla satışa çıkarılan bir otomobil, noterde devredilmiş ancak parası hiç ödenmemiştir. Alıcı rolündeki kişiler “parayı birazdan getireceğiz” diyerek satıcıyı oyalamış, anahtarı alıp uzaklaşmıştır. Böyle bir dolandırılma olayında ilk soru şudur: devir noterde yapıldığına göre suç, “kamu kurumunun araç olarak kullanılması” yoluyla işlenmiş nitelikli dolandırıcılık mıdır, yoksa basit dolandırıcılık mı? Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 30.04.2024 tarihli, 2022/8620 E. ve 2024/5789 K. sayılı kararı, bu sorunun iki dereceli bir Yargıtay serüveninden sonra nasıl yanıtlandığını göstermektedir.
Dosya, Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nin suç vasfı nedeniyle verdiği bozma kararı ve bozmaya uyularak kurulan yeni hükmün 11. Ceza Dairesi’nce onanmasıyla tamamlanmıştır. Kararın omurgası, noterin sadece devir işlemi için kullanılmasının TCK 158/1-d kapsamına girmediği, eylemin TCK 157/1‘deki temel dolandırıcılık suçunu oluşturduğu ve bu suçun 2016 sonrasında uzlaştırma kapsamına alındığı tespitidir. Dolandırılma iddiasıyla başlayan yargılamalarda suç vasfının cezayı nasıl belirlediğini gösteren bir örnektir.
- Olay: ilan, noter ve parasız giden araç
- İlk hüküm: TCK 158/1-d ile nitelikli dolandırıcılık
- 6. Ceza Dairesi’nin bozması: suç vasfında yanılgı
- Bozma sonrası hüküm ve 11. Ceza Dairesi’nin onaması
- Hukuki nitelendirme: noter ne zaman “araç” olur?
- Sanık savunmaları ve iştirak tartışması
- Uzlaştırma, etkin pişmanlık ve tekerrür
- Sıkça sorulan sorular
🚗 Olay: İlan, Noter ve Parasız Giden Araç
Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nin bozma kararında aktarılan olay örgüsü şöyledir: Katılan, aracını satmak için internet üzerinden ilan vermiştir. Sanıklardan biri alıcı sıfatıyla katılanla irtibat kurmuş ve yaptığı görüşme sonucunda aracı alacağını söylemiştir. Suç tarihinde aracın satım işlemleri için sanıklardan ikisi katılanla buluşmuştur. Bu sanıklardan biri, aracın parasını birazdan getireceklerini ve kendisinin bir işi olduğunu söyleyerek katılan ile diğer sanığı devir işlemleri için notere yönlendirmiştir.
Katılan ile o sanık devir işlemlerini yaptıktan sonra paranın gelmesini beklerken, bir başka sanık hile ile aracın anahtarlarını alarak katılanın yanından ayrılmış; diğer sanık da bir süre katılanın yanında kalarak onu oyalamıştır. Sonuçta katılanın aracı, para ödenmeksizin hem fiilen hem de resmen elinden çıkmıştır. Devir noter vekâletnamesiyle yapıldığından ilk hüküm, eylemi “kamu kurumu niteliğindeki noterin aracı kılınması suretiyle nitelikli dolandırıcılık” olarak nitelendirmiştir.
⚖️ İlk Hüküm: TCK 158/1-d ile Nitelikli Dolandırıcılık
Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesi, 05.05.2016 tarihli ve 2014/417 E., 2016/226 K. sayılı kararıyla sanıkları, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan TCK 158/1-d ile 62, 52 ve 53. maddeleri uyarınca 1’er yıl 8’er ay hapis ve 80,00’er TL adli para cezası ile cezalandırmış, hak yoksunluklarına hükmetmiş; sanıklardan biri hakkında ayrıca tekerrür hükümlerini uygulamıştır.
TCK 158/1-d, dolandırıcılık suçunun kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesini nitelikli hâl sayar ve üç yıldan on yıla kadar hapis öngörür. Mahkeme, devrin noterde yapılmış olmasını bu bendin uygulanması için yeterli görmüş; sanık müdafileri hükmü temyiz etmiştir.
🔁 6. Ceza Dairesi’nin Bozması: Suç Vasfında Yanılgı
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, 04.02.2021 tarihli ve 2018/2892 E., 2021/1680 K. sayılı kararıyla iki tespit yapmıştır. Birincisi, suçun sanıklar tarafından işlendiğinin kabulünde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığıdır. İkincisi ise suç vasfına ilişkindir: Daire, sanıkların eylemlerinin “kamu kurum ve kuruluşlarının maddi varlığı kullanılmaksızın haksız menfaat temin etmekten ibaret” olduğunu belirtmiştir.
Bu tespite göre noterde devir yapılması, noterin “araç olarak kullanılması” anlamına gelmemektedir. Katılanı aldatan unsur, noter işlemi değil; paranın birazdan geleceği yönündeki hileli beyan ve oyalama davranışıdır. Daire, eylemin TCK 157/1’de düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğunu, ayrıca hükümden sonra 02.12.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle CMK 253 ve 254’ün değiştirilmesi sonucu bu suçun uzlaştırma kapsamına alındığını gözeterek, suç vasfında yanılgıya düşülmesi nedeniyle hükmü bozmuştur.
🏛️ Bozma Sonrası Hüküm ve 11. Ceza Dairesi’nin Onaması
Bozmaya uyan Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesi, 26.11.2021 tarihli ve 2021/89 E., 2021/647 K. sayılı kararıyla sanıkları bu kez TCK 157/1, 62, 52 ve 53. maddeleri uyarınca 10’ar ay hapis ve 80,00’er TL adli para cezası ile cezalandırmış, hak yoksunluklarına hükmetmiş ve bir sanık hakkında tekerrür hükümlerini yeniden uygulamıştır. Karar metnine göre dosya uzlaştırmacıya tevdi edilmiş ancak taraflar arasında uzlaşma sağlanamamıştır. Erteleme, seçenek yaptırımlara çevirme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması takdiren uygulanmamış; sanıklar aracı rızaen teslim etmediklerinden etkin pişmanlık hükümlerine de gidilmemiştir.
Karar üç ayrı temyizle Yargıtay’a taşınmış; hükümler, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK hükümlerine göre, yani “eski usul” temyiz rejimi çerçevesinde incelenmiştir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, yargılama işlemlerinin usul ve kanuna uygun yapıldığını, iddia ve savunmaların tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda tartışıldığını, eylemin sanıklarca gerçekleştirildiğinin saptandığını ve eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru belirlendiğini belirterek temyiz sebeplerini reddetmiş; hükümleri Tebliğname’ye uygun olarak 30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle onamıştır.
🧭 Hukuki Nitelendirme: Noter Ne Zaman “Araç” Olur?
TCK 157/1, hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp onun veya başkasının zararına olarak kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası öngörür. İki hüküm arasındaki fark, bu dosyada hapis cezasının 1 yıl 8 aydan 10 aya inmesi kadar somuttur. Karardan çıkan ölçütler şöyle özetlenebilir:
- Nitelikli hâl için kamu kurumunun maddi varlığının hilenin bir parçası olarak kullanılması gerekir; kurumun sırf işlemin yapıldığı yer olması yetmez,
- Aldatıcı davranış, noter işleminden bağımsız olarak ortaya çıkmışsa – burada “parayı birazdan getireceğiz” beyanı ve oyalama – eylem TCK 157/1 kapsamındadır,
- Noter devri, hilenin sonucu olan mal varlığı aktarımının şekli olabilir; ancak bu şekil, mağdurun aldatılmasında rol oynamamışsa 158/1-d’yi tetiklemez,
- Suç vasfının değişmesi, ceza miktarı yanında uzlaştırma gibi usul kurumlarını da devreye sokar.
Bozma sonrası cezanın ilk hükümdeki cezadan hafif olması doğal sonuçtur; tersi durumun sınırını ele alan bozma sonrası ağırlaşan ceza ve aleyhe bozma yasağı konulu inceleme bu yazıyla birlikte okunabilir.
🗣️ Sanık Savunmaları ve İştirak Tartışması
Temyiz dilekçeleri üç farklı savunma hattı içermektedir. Sanıklardan birinin müdafii, müvekkilinin dolandırıcılığa iştirak ettiğine ve diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içinde olduğuna ilişkin somut delil bulunmadığını; araç satışı için anlaşan diğer sanık ile katılana yardımcı olmak amacıyla devrin kendi üzerine yapılmasını kabul ettiğini; diğer sanıkların dolandırıcılık kastıyla hareket ettiğini anlayınca katılanın dolandırılmasına engel olmaya çalıştığını ve aslında kendisinin de mağdur olduğunu ileri sürmüştür.
Diğer sanığın müdafii, satışın katılan ile öbür sanıklar arasında gerçekleştiğini ve suçun unsurlarının oluşmadığını savunmuş; üçüncü sanık ise alışverişin rızaya dayalı olduğunu belirterek beraatini istemiştir. Karar metninde sanıkların aşamalarda birbirlerine suç isnat ettikleri ancak bu savunmalara dosya kapsamı karşısında itibar edilmediği kaydedilmiştir. Yargıtay, sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek suçu işlediklerinin kabul edildiğini belirtmiş; iştirak iradesinin eylem bölüşümünden – birinin notere gitmesi, birinin anahtarı alması, birinin oyalaması – çıkarılmasını hukuka uygun bulmuştur.
🆕 Uzlaştırma, Etkin Pişmanlık ve Tekerrür
Kararın pratik sonuçlarından ilki uzlaştırmaya ilişkindir. CMK 253/1-b’ye 6763 sayılı Kanun’la eklenen bent uyarınca TCK 157’deki dolandırıcılık suçu, şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın uzlaştırma kapsamındadır; nitelikli dolandırıcılık ise bu kapsamda değildir. Suç vasfının 158/1-d’den 157/1’e dönmesi, ilk hükümde gündeme gelmeyen uzlaştırma aşamasını zorunlu kılmış; 11. Ceza Dairesi, temyiz incelemesinde önce bu koşulun yerine getirildiğini tespit etmiştir.
İkinci sonuç etkin pişmanlığa ilişkindir. TCK 168, dolandırıcılık suçunda zararın aynen geri verme veya tazmin yoluyla giderilmesi hâlinde cezada indirim öngörür. Bu dosyada sanıklar aracı rızaen teslim etmediklerinden bu hükümler uygulanmamıştır; kısmen iade ve mağdur rızası ilişkisini tartışan maketten satışta etkin pişmanlık konulu inceleme, bu yönüyle karşılaştırmalı bir örnek sunar. Üçüncü olarak, sanıklardan biri hakkında her iki hükümde de tekerrür hükümleri uygulanmış; Yargıtay bu takdirlerde hukuka aykırılık görmemiştir.
Bu karara konu türden bir uyuşmazlık hakkında detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Serideki diğer kararlar Emsal Kararlar bölümünde yer almaktadır.
❓ Sıkça Sorulan Sorular
İnternet ilanıyla araç satarken dolandırılma hâlinde noterde yapılan devir suçu nitelikli hâle getirir mi?
İncelenen karara göre tek başına getirmez. Yargıtay 6. Ceza Dairesi, devrin noterde yapılmış olmasını “kamu kurumunun araç olarak kullanılması” saymamış; kamu kurumunun maddi varlığı hilenin parçası olarak kullanılmadığından eylemi TCK 157/1’deki basit dolandırıcılık olarak nitelendirmiş, 11. Ceza Dairesi de bu vasfı doğru bulmuştur.
Suç vasfının 158/1-d’den 157/1’e dönmesi cezayı nasıl etkiledi?
İlk hükümde sanıklara 1’er yıl 8’er ay hapis ve 80,00’er TL adli para cezası verilmişken, bozma sonrası TCK 157/1 uyarınca kurulan hükümde ceza 10’ar ay hapis ve 80,00’er TL adli para cezası olarak belirlenmiştir. TCK 158/1-d üç yıldan on yıla kadar, TCK 157/1 ise bir yıldan beş yıla kadar hapis öngörmektedir; ceza TCK 62 indirimiyle bu çerçevede hesaplanmıştır.
Basit dolandırıcılıkta uzlaştırma neden zorunlu aşama oldu?
6763 sayılı Kanun’la CMK 253/1-b’ye eklenen bent, TCK 157’deki dolandırıcılık suçunu uzlaştırma kapsamına almıştır. Bu değişiklik ilk hükümden sonra, 02.12.2016’da yürürlüğe girdiğinden Yargıtay bozma kararında bu hususu da gözetmiş; bozma sonrası dosya uzlaştırma bürosuna gönderilmiş, ancak uzlaşma sağlanamayınca hüküm kurulmuştur.
“Sadece devir üzerime yapıldı, ben de mağdurum” savunması neden kabul görmedi?
Karar metnine göre sanıklar aşamalarda birbirlerine suç isnat etmiş, ancak mahkeme bu savunmalara dosya kapsamı karşısında itibar etmemiştir. Yargıtay, notere gitme, anahtarı alma ve katılanı oyalama biçimindeki iş bölümünden fikir ve eylem birliğinin kabul edilmesini hukuka uygun bulmuştur. Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.
Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır; karar özeti ilgili Yargıtay kararının yayımlanmış metninden aktarılmıştır ve her somut olay kendi delilleriyle değerlendirilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



