Okuyucularımızın sorularını Av. Veli Savun yanıtlıyorSorularınızı Av. Veli Savun yanıtlıyorSoru sorun →
Emsal Kararlarİdare ve Kamu Personeli Hukuku

Pandemide Kolonya Fiyatına Ceza – AYM 2021/24689

Mart 2020’nin ilk haftalarında kolonya, raflardan en hızlı tükenen ürünlerden biriydi. Ticaret il müdürlükleri bu dönemde fahiş fiyat şikâyetleri üzerine yoğun denetim yaptı; Reklam Kurulu da pek çok satıcıya “pandemiden faydalanarak fiyat artırma” gerekçesiyle idari para cezası verdi. Bu yazıya konu dosyada ceza, hem dükkânda hem de bir internet pazaryerinde satış yapan küçük bir işletmeye kesildi. İşletme sahibi, internet satışındaki komisyon, kargo ve paketleme giderlerini kalem kalem gösterip artışın kâr değil maliyet olduğunu savundu; mahkemeler bu hesabı tartışmadan davayı reddetti.

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, 6.5.2026 tarihli ve 2021/24689 başvuru numaralı kararıyla (Resmî Gazete: 16.10.2026, sayı 33402), satıcının maliyet savunmasının ve bilirkişi talebinin karşılanmamasını, ayrıca durdurma yaptırımının gerekçesiz bırakılmasını mülkiyet hakkının usule ilişkin güvencelerine aykırı bulmuş ve Anayasa’nın 35. maddesinin ihlal edildiğine oybirliğiyle karar vermiştir.

Kısa özet: 25.3.2020’deki denetimde 200 ml’lik bir kolonyanın birim alış bedelinin 7,04 TL, satış bedelinin 24,55 TL olduğu tespit edildi. Reklam Kurulu 14.4.2020’de 6502 sayılı Kanun m.77/12-(e) uyarınca 104.781 TL idari para cezası ve ticari uygulamanın durdurulmasına karar verdi. Ankara 10. İdare Mahkemesi davayı reddetti, istinaf başvurusu da reddedildi. AYM, satıcının internet satışına özgü maliyet kalemlerini ve bilirkişi talebini yargı mercilerinin hiç tartışmadığını, durdurma yaptırımının neden gerekli görüldüğünün de açıklanmadığını belirterek mülkiyet hakkının ihlal edildiğine hükmetti ve dosyayı yeniden yargılama için idare mahkemesine gönderdi. Tazminat talebi reddedildi.

🧴 Denetim tutanağı ve 104.781 TL’lik ceza

Başvurucu, internet platformu üzerinden de satış yapan bir işletmenin sahibidir. Konya Ticaret İl Müdürlüğü 25.3.2020 tarihinde işyerinde denetim yapmış; tutanağa, bir markaya ait 200 ml’lik kolonyanın fatura tarihinin 11.3.2020, birim alış bedelinin 7,04 TL, birim satış bedelinin ise 24,55 TL olduğu yazılmıştır.

Başvurucu aynı tutanakta, toplam 48 adet aldığı üründen 22’sini 8,32 TL’den, 7’sini 25,00 TL’den sattığını; internet satışlarında platforma %15 komisyon ödediğini, ayrıca kargo ve reklam kesintileri yapıldığını; 8,32 TL’lik satışlardan zarar ettiğini, 25,00 TL’lik satışlardan ise yaklaşık 5-6 TL kâr sağladığını beyan etmiştir.

Dosya Reklam Kurulu Başkanlığına gönderilmiştir. Kurul 14.4.2020 tarihli toplantısında, satıcının mesleki özenin gereklerine aykırı olarak COVID-19 salgınının tüketiciler üzerindeki olumsuz etkisinden faydalanarak fiyatı piyasa mekanizmasının olağan işleyişi dışında artırdığı sonucuna varmıştır. Yaptırımın dayanağı, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un kabahat tarihinde yürürlükte olan 77. maddesinin 12. fıkrasının (e) bendi (internet aracılığıyla gerçekleşen aykırılık) ve 2020 yılı ceza tutarlarını belirleyen tebliğdir. Sonuç: 104.781 TL idari para cezası ve ticari uygulamanın durdurulması.

📦 Satıcının maliyet tablosu

Başvurucu Ankara 10. İdare Mahkemesinde iptal davası açmış ve tutanaktaki fiyat karşılaştırmasının internet satışının gerçek maliyetini yansıtmadığını ileri sürmüştür. Dava dilekçesinde sunduğu hesap şöyledir:

  • Alış bedeli: 7,65 TL
  • Paketleme: 1,85 TL
  • Kargo: 10,44 TL
  • İnternet sitesi komisyonu: 4,43 TL
  • Kira, personel gibi dolaylı giderler: 0,96 TL
  • Toplam gerçek maliyet: 24,60 TL — 24,55 TL’ye satışta 0,05 TL zarar

Başvurucuya göre aynı ürünün yüz yüze satışta maliyeti 8,61 TL’dir ve 9,82 TL’ye satıldığında 1,21 TL kâr edilmektedir. Ayrıca aynı ürünün 15.5.2020 itibarıyla aynı internet sitesinde 24,99 TL ile 40 TL arasında fiyatlarla satışa sunulduğunu gösteren ilanları dosyaya koymuş, gerçek maliyet konusunda tereddüt oluşursa bilirkişi incelemesi yapılmasını istemiş ve faturaları ibraz etmiştir.

Davalı idare ise ürünün 11.3.2020 tarihli faturaya göre 7,64 TL’ye alındığını, 18.3.2020 tarihli faturalarda 29,5 TL’ye satıldığını, ülkedeki ilk vakanın açıklandığı 11.3.2020 tarihli faturalarda satış bedelinin 8,32 TL olduğunu, ürünün döviz kurundan etkilenmediğini ve komisyon ile maliyetlerin satış fiyatına eklenmeden fiyat belirlendiği iddiasının ticari hayatın olağan akışına uymadığını savunmuştur.

🏛️ İdare mahkemesi ve istinaf

İdare Mahkemesi 12.11.2020 tarihli kararıyla davayı reddetmiştir. Gerekçeye göre ileri sürülen husus sabittir; başvurucunun açıklamaları alım ve satım fiyatı arasındaki “mühim sayılacak farkı izaha yetmemektedir”; pandemi koşulları da dikkate alındığında eylem, ortalama tüketicinin ekonomik davranışını bozan veya bozma ihtimali olan bir haksız ticari uygulamadır.

Ankara Bölge İdare Mahkemesi 9. İdari Dava Dairesi 7.4.2021 tarihinde, kararın aynı gerekçe ve nedenlerle isabetli olduğunu belirterek istinaf başvurusunu reddetmiştir. Nihai karar 27.4.2021’de tebliğ edilmiş, bireysel başvuru 7.5.2021’de yapılmıştır.

⚖️ AYM’nin ölçülülük incelemesi

Başvurucu adil yargılanma, özel hayata saygı ve çalışma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş; AYM ise şikâyetin özünün idari para cezasıyla mal varlığının eksilmesi olduğunu belirterek başvuruyu mülkiyet hakkı kapsamında incelemiştir. Tahsil edilen para mülk niteliğindedir; müdahale, mülkiyetin kamu yararına kullanılmasının kontrolü niteliğindedir.

İncelemenin ilk iki basamağında başvurucu aleyhine bir sonuç çıkmıştır:

  • Kanunilik: 6502 sayılı Kanun m.77/12-(e) açık, ulaşılabilir ve öngörülebilirdir; müdahale kanuna dayanmaktadır.
  • Meşru amaç: Tüketicinin korunması ve piyasa düzeninin sağlanması kamu yararı amacıdır.
  • Elverişlilik ve gereklilik: İdari yaptırım bu amaca elverişlidir; gerekli olmadığı söylenemez.

Belirleyici olan orantılılık basamağıdır. AYM’ye göre Anayasa’nın 35. maddesi, açıkça yazılmasa da mülk sahibine müdahalenin keyfî veya makul olmayan biçimde uygulandığına ilişkin itirazlarını yetkili makamlar önünde etkin biçimde ileri sürme imkânını da güvence altına alır. Bu güvence, yalnız savunma hakkının tanınmasıyla yerine gelmez; sonuca doğrudan etki edebilecek iddiaların değerlendirilmesi ve kararda açık, ilgili ve yeterli bir gerekçeyle karşılanması gerekir.

AYM, bilirkişi incelemesi yaptırmanın kural olarak derece mahkemesinin takdirinde olduğunu ve kendi görevinin bilirkişi raporunun gerekli olup olmadığına karar vermek olmadığını hatırlatmıştır. Ancak somut olayda şu eksiklikleri tespit etmiştir:

  • Başvurucu, e-ticaret satışı ile fiziki satış arasındaki maliyet farkını tutarlarıyla göstermiş, fiyat artışının haksız ticari uygulama olmadığını savunmuştur; yargı mercileri bu iddiayı hiç tartışmamıştır.
  • Açıklamaların hangi yönden yetersiz görüldüğü belirtilmemiştir.
  • Bilirkişi talebine neden ihtiyaç duyulmadığı açıklanmamıştır.
  • Kanun, durdurma yaptırımının “gerekli görülen hâllerde” uygulanabileceğini öngörmesine karşın durdurmanın neden gerekli görüldüğüne dair hiçbir değerlendirme yapılmamıştır.

Bu nedenlerle başvurucunun itiraz ve savunmalarını etkin biçimde ortaya koyamadığı, usule ilişkin güvencelerin sağlanmadığı ve müdahalenin başvurucuya aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklediği sonucuna varılmıştır.

Hüküm: Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine; kararın yeniden yargılama yapılmak üzere Ankara 10. İdare Mahkemesine (E.2020/944, K.2020/1662) gönderilmesine; 200.000 TL’lik tazminat talebinin reddine; 487,60 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan 40.487,60 TL yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmiştir. AYM ayrıca ihlal kararının davanın kabulü veya reddi yönünde bir tutum anlamına gelmediğini, delilleri değerlendirme yetkisinin yeniden yargılamayı yapacak mahkemeye ait olduğunu vurgulamıştır.

📎 Kararın tam metni: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümünün 6.5.2026 tarihli, 2021/24689 başvuru numaralı ihlal kararı PDF olarak buradan okunabilir.

🔎 Karardan çıkan ölçütler

Karar, pandemi dönemi fiyat cezalarının hukuka uygun olup olmadığına dair bir hüküm kurmaz; AYM’nin denetimi, yargılamanın usule ilişkin güvenceleriyle sınırlıdır. Bununla birlikte kararda üç ölçüt belirginleşmektedir:

  • Satış kanalı maliyeti esaslı iddiadır: Aynı ürünün internetten satışında komisyon, kargo ve paketleme gibi kalemlerin fiyata yansıdığı ileri sürülmüşse, alış ve satış fiyatı arasındaki farkı tek başına “mühim” saymak gerekçe için yeterli görülmemiştir.
  • İspat yükü ile gerekçe yükümlülüğü ayrıdır: 6502 sayılı Kanun m.62/2, uygulamanın haksız olmadığını ispat yükünü ticari uygulamada bulunana yükler. Karar, bu yükün varlığını tartışmaz; ancak ispat için sunulan somut delillerin mahkemece değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyar.
  • Her yaptırım ayrı gerekçe ister: İdari para cezası ile durdurma birlikte verilmişse, isteğe bağlı olan durdurmanın neden gerekli görüldüğü de açıklanmalıdır.

Ticaret Bakanlığının dayandığı Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği ekinin A-19. maddesi, girdi maliyeti ve kur artışından etkilenmediği hâlde etkileniyormuş gibi davranarak haklı gerekçe olmaksızın fiyat artırmayı aldatıcı uygulama saymaktadır. Bu düzenleme karşısında satıcının “haklı gerekçe” olarak sunduğu maliyet kalemlerinin incelenmesi, uyuşmazlığın çekirdeğini oluşturur.

İdari yaptırım davalarında gerekçe eksikliğinin AYM önündeki başka görünümleri için trafik cezasına itirazda gerekçesiz ret ve gece alkol satışında kamera kaydı kararlarına bakılabilir. Bu dosyanın farkı, sorunun tespitin kendisinde değil, satıcının fiyatı açıklayan maliyet savunmasının hiç karşılanmamasında düğümlenmesidir.

❓ Sık sorulan sorular

AYM pandemide fiyat artırmanın serbest olduğuna mı karar verdi?

Hayır. AYM, 6502 sayılı Kanun m.77/12-(e) hükmünün yeterince açık ve öngörülebilir olduğunu, tüketicinin korunması amacıyla yaptırım uygulanmasında kamu yararı bulunduğunu kabul etmiştir. İhlal, yaptırımın kendisinden değil, satıcının esaslı maliyet iddialarının ve bilirkişi talebinin yargı mercilerince karşılanmamasından kaynaklanmıştır.

Ceza iptal edildi mi?

AYM cezayı iptal etmemiştir. Kararın bir örneği yeniden yargılama yapılmak üzere Ankara 10. İdare Mahkemesine gönderilmiştir. AYM, ihlal kararının davanın kabul veya reddi gerektiği anlamına gelmediğini ve delilleri değerlendirme yetkisinin yeniden yargılamayı yapacak mahkemeye ait olduğunu açıkça belirtmiştir.

Başvurucu neden tazminat alamadı?

Başvurucu 200.000 TL tazminat istemiştir. AYM, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasının yeterli giderim sağlayacağını değerlendirerek tazminat talebini reddetmiş; yalnız 40.487,60 TL yargılama giderinin ödenmesine hükmetmiştir.

Başvuru neden adil yargılanma değil mülkiyet hakkı yönünden incelendi?

Başvurucu adil yargılanma, özel hayata saygı ve çalışma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. AYM, olayların hukuki nitelendirmesiyle bağlı olmadığını, idari para cezasının mal varlığını eksilttiğini ve şikâyetin özünün mülkiyet hakkına ilişkin olduğunu belirterek gerekçe eksikliğini mülkiyet hakkının usule ilişkin güvenceleri içinde değerlendirmiştir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında yer almaktadır; idari yaptırım ve anayasa şikâyetine ilişkin diğer kararlar Emsal Kararlar sayfasından izlenebilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Anayasa Mahkemesinin Resmî Gazete’de ve Kararlar Bilgi Bankasında yayımlanan bireysel başvuru kararından derlenmiştir. Kararda AYM, yaptırımın esasına değil, yargılamadaki gerekçe ve usul güvencelerine ilişkin bir değerlendirme yapmıştır; yeniden yargılamanın sonucu bu yazının kapsamı dışındadır. Benzer görünen bir uyuşmazlıkta sonuç; satış kanalına, fatura ve maliyet kayıtlarına, denetim tutanağının içeriğine ve derece mahkemelerinin gerekçesine göre farklılaşabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

Avukat Veli Savun

İstanbul Barosu'na kayıtlı avukat (sicil no 75235) ve arabulucu (sicil no 50392). Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2013 mezunu. Savun Hukuk & Danışmanlık'ın kurucu avukatı. Çalışma alanları: forex ve kripto para dolandırıcılığından doğan ceza ve alacak davaları, bilişim, icra ve aile hukuku.

İlgili Makaleler

Av. Veli Savun

Soru & Cevap · İstanbul Barosu 75235

Bu konuda sorunuz mu var?

Sorunuzu yazın, Av. Veli Savun bu sayfada yanıtlasın. Adınızı yazmanız gerekmez.

Örnek sorular — birine dokunun, kendi durumunuza göre düzenleyin:

Kişisel verileriniz hakkında

Savun Hukuk & Danışmanlık, soru ve yorumunuzu sitede yayımlamak ve yanıtlamak; "beni arasın" seçeneğini işaretlerseniz telefon numaranızı yalnız sizi aramak için işler (6698 s. KVKK m.5/2-c ve f). Rumuzunuz ve metniniz yayımlanır; telefonunuz, IP adresiniz ve metnin temizlenmeden önceki hali yayımlanmaz. Telefon kaydı talebiniz sonuçlandıktan sonra en geç 12 ay içinde silinir. Haklarınız (m.11) için büromuza başvurabilirsiniz.

Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir; avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz ve somut dosyanız için hukuki görüş yerine geçmez. Tüm soru ve cevaplar →

Başa dön tuşu
🌐 English — international victims of online investment fraud