Okuyucularımızın sorularını Av. Veli Savun yanıtlıyorSorularınızı Av. Veli Savun yanıtlıyorSoru sorun →
Boşanma HukukuEmsal Kararlar

Evlilik Belgesi Yoksa Boşanma – Yargıtay 2. HD 2026/2629

Boşanma davasında mahkemenin önündeki ilk soru çoğu zaman sorulmaz bile: Taraflar gerçekten evli mi? Türk vatandaşları için bu sorunun cevabı nüfus kaydında hazır durur. Ancak eşlerin ikisi de yabancı olduğunda, üstelik biri uluslararası koruma başvurusuyla Türkiye’de bulunuyor, diğerinin hangi statüde olduğu bile anlaşılamıyorsa, evliliğin varlığı kendiliğinden kabul edilebilecek bir olgu olmaktan çıkar. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin incelediği dosya tam olarak bu boşluğu gösteriyor: Tarafları boşayan, tedbir ve yoksulluk nafakasına hükmeden bir karar, evlilik belgesi dosyaya hiç girmeden verilmiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 09.03.2026 tarihli ve E.2025/7884, K.2026/2629 sayılı kararıyla, Irak uyruklu eşler arasındaki karşılıklı boşanma davasında evliliğe ilişkin dayanak belgeler getirtilmeden hüküm kurulmasını eksik inceleme saymış; bölge adliye mahkemesi kararını ortadan kaldırarak ilk derece mahkemesi kararını oy birliğiyle bozmuştur.

Kısa özet: İki Irak vatandaşı arasında Kütahya 1. Aile Mahkemesinde görülen karşılıklı boşanma davası sonuçlanmış, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Kararı tedbir ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz eden erkek eş, uluslararası koruma başvuru sahibidir; kadının ise dosyada kimlik belgesi yoktur. Taraflar 30.01.2020 tarihinde belediyeye başvurarak evlendiklerini beyan etmiş, ancak dosyaya evlilik belgesi konulmamıştır. Valilikçe 16.06.2020 tarihinde verilen kimlik belgesinde erkeğin medeni hâli “bekâr” görünmektedir. Yargıtay, evliliğe dair belgeler getirtilmeden karar verilemeyeceğini belirterek hükmü bozmuştur.

🧳 Belediye başvurusu ve “bekâr” yazan kimlik

Dosyanın tarafları, ikisi de Irak uyruklu bir kadın ve bir erkektir. Erkek eş Türkiye’de uluslararası koruma başvuru sahibi olarak bulunmaktadır. Kadının ise dosyada kimlik belgesi bulunmadığından, Türkiye’de hangi statüyle kaldığı tespit edilememiştir.

Yargıtay kararında aktarılan bilgilere göre taraflar, belediyeye yaptıkları başvuruyla 30.01.2020 tarihinde evlendiklerini beyan etmiştir. Buna karşın dosyada evliliği gösteren bir evlenme belgesi, aile cüzdanı ya da nüfus kaydı yer almamaktadır.

Tabloyu daha da bulanık hâle getiren belge, erkek eşin kendisinin sunduğu kimlik belgesidir. Bir valilik tarafından 16.06.2020 tarihinde düzenlenen Uluslararası Koruma Başvuru Sahibi Kimlik Belgesinde erkeğin medeni durumu “bekâr” olarak yazılıdır. Belgenin geçerlilik süresi de 16.06.2021 tarihinde sona ermiştir.

📂 Aile mahkemesi, istinaf ve temyizin sınırı

Dava, Kütahya 1. Aile Mahkemesinde karşılıklı boşanma davası olarak görülmüş (2020/407 E., 2022/69 K.); her iki taraf da diğerinden boşanmayı talep etmiştir. Yargıtay ilamında aile mahkemesinin vardığı sonuç ayrıntılı aktarılmamış olmakla birlikte, temyiz dilekçesinin konusu, erkek eş aleyhine tedbir nafakası ve yoksulluk nafakası hükmedildiğini göstermektedir.

Kararın istinaf edilmesi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi (2022/1373 E., 2025/1443 K.) istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Bu karara karşı yalnızca davalı-karşı davacı erkek vekili temyiz yoluna başvurmuş ve temyizini iki noktaya yöneltmiştir:

  • Kendisi aleyhine tedbir nafakasına hükmedilmesi,
  • Kendisi aleyhine yoksulluk nafakasına hükmedilmesi.

Temyiz böylece görünüşte yalnızca nafaka ile sınırlıdır. Ne var ki Yargıtay incelemesine nafakanın miktarından ya da şartlarından değil, çok daha önce gelen bir sorudan başlamıştır: Ortada nafakaya dayanak olacak bir evlilik birliği kanıtlanmış mıdır?

🌍 Yargıtay’ın kurduğu MÖHUK çerçevesi

Daire önce davanın niteliğini belirlemiştir: Tarafların ikisi de yabancı olduğundan dava “yabancılık unsuru” taşımaktadır ve uygulanacak hukuk 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’a (MÖHUK) göre tespit edilecektir (MÖHUK m.1). Kararda bu tespitten sonra sırasıyla şu kurallar hatırlatılmıştır:

  • Evlenme ehliyeti ve şartları, taraflardan her birinin evlenme anındaki millî hukukuna tabidir (MÖHUK m.13/1).
  • Evliliğin şekli, evliliğin yapıldığı ülke hukukuna tabidir (MÖHUK m.13/2). Yargıtay bunu milletlerarası özel hukuktaki “locus regit actum” ilkesiyle açıklamıştır.
  • Evliliğin genel hükümleri, eşlerin müşterek millî hukukuna tabidir; ayrı vatandaşlıkta ortak mutad mesken yoksa Türk hukuku uygulanır (MÖHUK m.13/3).
  • Hâkim, Türk kanunlar ihtilafı kurallarını ve bunların yetkili kıldığı yabancı hukuku re’sen uygular; tarafların bu konuda anlaşmış olması sonuca etkili değildir (MÖHUK m.2/1).
  • Yetkili yabancı hukukun somut olaya uygulanan hükmü Türk kamu düzenine açıkça aykırıysa uygulanmaz; gerekirse Türk hukuku uygulanır (MÖHUK m.5/1).
  • Yetkili hukukun vatandaşlık esasına göre belirlendiği hâllerde vatansızlar ve mülteciler bakımından yerleşim yeri, o yoksa mutad mesken, o da yoksa dava tarihinde bulunulan ülke hukuku esas alınır (MÖHUK m.4/a).

Kararın belki de en çarpıcı cümlesi, evlenmenin şekline ilişkindir. Daireye göre Türkiye’de yapılacak evlenmeler, diplomatik evlenmeler dışında, yalnızca Türk Medeni Kanunu’nun öngördüğü şekli merasime ve Evlendirme Yönetmeliği’ne uyularak yapılabilir. Bu nedenle Türkiye’de bulunan yabancıların kendi millî hukuklarına uygun olsa dahi yaptıkları dinî evlilikler geçersizdir, yok hükmündedir.

🏛️ Bozma: önce evliliğin belgesi

Bu çerçeveyi kurduktan sonra Daire somut olaya dönmüştür. Tarafların belediyeye başvurarak evlendiklerini beyan etmeleri, dosyada evlilik belgelerinin bulunmaması ve erkeğe verilen kimlik belgesinde medeni hâlin “bekâr” yazması birlikte değerlendirilmiştir. Daireye göre mahkemenin yapması gereken iş açıktır:

  • Tarafların evliliklerine dair dayanak belgeler ilgili yerlerden getirtilmelidir,
  • Ortaya çıkacak sonuca göre dava konusu hakkında karar verilmelidir.

Bu yapılmadan, eksik inceleme ve araştırma sonucunda hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı bulunmuştur. Daire bu nedenle istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararını ORTADAN KALDIRMIŞ, ilk derece mahkemesi kararını BOZMUŞTUR. Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde iadesine, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; karar 09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle verilmiştir.

Dikkat çeken nokta şudur: Temyiz yalnız nafaka yönünden yapılmış olmasına rağmen hüküm fıkrasında bozma belirli bir kalemle sınırlandırılmamış, ilk derece mahkemesi kararı bir bütün olarak bozulmuştur. Gerekçe de nafakanın şartlarına değil, bütün hükümlerin dayanağı olan evlilik ilişkisinin belgelenmesine yöneliktir.

📎 Kararın tam metni: Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 09.03.2026 tarihli, E.2025/7884, K.2026/2629 sayılı bozma kararı PDF olarak buradan okunabilir.

📑 Yabancıların nüfus kaydı ve evliliğin ispatı

Yargıtay, evliliğin hangi kayıtlarla izlenebileceğini de kararında göstermiştir. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 8/1 maddesine göre Türkiye’de en az altı ay süreli yabancılara mahsus ikamet izni alan yabancıların yabancılar kütüğüne tescili zorunludur ve bu kütüğe kayıtlı yabancılar her türlü nüfus olayını nüfus müdürlüğüne bildirmekle yükümlüdür. Kanunun 3/ü maddesi nüfus olaylarını doğum, evlenme, boşanma, evlat edinme, tanıma, kayıt düzeltme, soybağının düzeltilmesi ve gaiplik gibi kişisel durumu değiştiren olaylar olarak sayar.

Kararda ayrıca Yabancıların Nüfus Kayıtlarının Tutulması Hakkında Yönetmelik’in 15/1 maddesine yer verilmiştir: Evlenmeye ilişkin belge nüfus müdürlüğüne ulaştığında, her iki kişi de yabancılar kütüğünde kayıtlıysa evlilik yabancılar veri giriş formuyla kayıtlara işlenir ve yabancı kimlik numaraları arasında eş bağı kurulur.

Bu düzenlemeler birlikte okunduğunda, yabancı eşler arasındaki bir boşanma davasında mahkemenin başvurabileceği somut kaynaklar ortaya çıkar:

  • Evlendirme memurluğundaki evlenme dosyası ve düzenlenen belge,
  • Yabancılar kütüğündeki kayıt ve eşler arasında kurulan eş bağı,
  • Göç idaresi kayıtları ve kimlik belgelerindeki medeni hâl bilgisi,
  • Evlilik yurt dışında yapılmışsa o ülkenin usulüne göre düzenlenmiş belge.

Somut dosyada bu kaynakların hiçbiri dosyaya girmemiş, buna karşılık mevcut tek resmî belge evliliği değil bekârlığı göstermiştir. Yargıtay’ın “eksik inceleme” tespiti bu çelişkiden doğmaktadır.

🔍 Kararın uygulamaya yansıması

Karar, uluslararası koruma başvuru sahibi ve geçici koruma altındaki yabancıların aile davaları bakımından önemli bir hatırlatma içerir. Yargıtay’ın açık ifadesiyle Türkiye’de yapılan dinî evlilikler, tarafların millî hukukuna uygun olsa bile yok hükmündedir. Yok hükmündeki bir evlilik üzerine boşanma kararı kurulması ve bu karara bağlı olarak nafakaya hükmedilmesi mümkün olmayacağından, mahkemenin önce evliliğin varlığını belgelerle saptaması gerekir.

Kararın ikinci önemli yönü, hâkimin re’sen araştırma görevidir. MÖHUK m.2/1 uyarınca uygulanacak hukuk tarafların talebine bağlı olmaksızın belirlenir; tarafların evli olduklarını beyan etmeleri ya da karşılıklı boşanma talebinde bulunmaları, mahkemeyi evliliğin varlığını araştırmaktan kurtarmamaktadır.

Üçüncü olarak karar, mülteci statüsünün uygulanacak hukuku etkileyebileceğine işaret eder. Kararda hatırlatılan MÖHUK m.4/a, vatandaşlık esasına göre belirlenen hukuk yerine mülteciler için yerleşim yeri veya mutad mesken hukukunu öne çıkarır. Bu nedenle tarafların statüsünün de belirlenmesi, ileride hangi hukukun uygulanacağını doğrudan etkileyebilir.

Yabancılık unsurlu boşanma davalarına ilişkin farklı görünümler için evliliğin butlanını gerektiren bir sebep varken açılan boşanma davasını ele alan butlan sebebi varken boşanma kararına ve yurt dışında verilen boşanma kararının mirasçı tarafından tanıtılmasına ilişkin yabancı boşanmayı mirasçı tanıtır kararına bakılabilir. Bu dosyanın ayırt edici yönü, sorunun evliliğin geçerliliğinden de önce, evliliğin belgeyle hiç kanıtlanmamış olmasından doğmasıdır.

💬 Sık sorulan sorular

Türkiye'de yabancıların kıydığı dinî nikâh geçerli midir?

Bu kararda Yargıtay, Türkiye’de yapılacak evlenmelerin diplomatik evlenmeler dışında Türk Medeni Kanunu’nun öngördüğü şekli merasime uyularak yapılabileceğini, Türkiye’de bulunan yabancıların kendi millî hukuklarına uygun olsa dahi yaptıkları dinî evliliklerin geçersiz ve yok hükmünde olduğunu belirtmiştir. Dayanak, evliliğin şeklini evliliğin yapıldığı ülke hukukuna bağlayan MÖHUK m.13/2’dir.

Temyiz yalnız nafaka için yapıldığı hâlde karar neden bütünüyle bozuldu?

Yargıtay’ın gerekçesi nafakanın şartlarına değil, bütün hükümlerin dayanağı olan evlilik ilişkisinin belgelenmemiş olmasına yöneliktir. Hüküm fıkrasında bölge adliye mahkemesi kararı ortadan kaldırılmış ve ilk derece mahkemesi kararı belirli bir kalemle sınırlandırılmadan bozulmuştur. Mahkemenin evlilik belgelerini getirterek ortaya çıkacak sonuca göre yeniden karar vermesi istenmiştir.

Kimlik belgesinde 'bekâr' yazması evliliğin olmadığını kanıtlar mı?

Kararda böyle bir sonuca varılmamıştır. Yargıtay, erkeğe verilen uluslararası koruma kimlik belgesindeki “bekâr” ibaresini, dosyada evlilik belgesi bulunmamasıyla birlikte, araştırma yapılmasını gerektiren bir çelişki olarak değerlendirmiştir. Evliliğin var olup olmadığı, ilgili yerlerden getirtilecek belgelere göre belirlenecektir.

Mülteci veya koruma başvurusu sahibi eşlere hangi hukuk uygulanır?

Kararda hatırlatılan MÖHUK m.4/a’ya göre, yetkili hukukun vatandaşlık esasına göre belirlendiği hâllerde, aksine hüküm bulunmadıkça vatansızlar ve mülteciler hakkında yerleşim yeri, bulunmadığı takdirde mutad mesken, o da yoksa dava tarihinde bulunulan ülke hukuku uygulanır. Tarafların statüsü bu nedenle uygulanacak hukukun tespitinde belirleyici olabilir; somut olayda kadının statüsü dosyada tespit edilememiştir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında yer almaktadır; aile hukuku ve yabancılık unsurlu davalara ilişkin diğer değerlendirmeler Emsal Kararlar sayfasından izlenebilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan bozma kararından derlenmiştir. Karar, evliliğin belgelenmesi yönünden eksik inceleme tespitine dayanır; tarafların gerçekten evli olup olmadığı, hangi hukukun uygulanacağı ve nafaka talepleri yeniden yapılacak yargılamada belirlenecektir. Benzer görünen bir uyuşmazlıkta sonuç; evliliğin yapıldığı yere ve biçimine, nüfus ve göç idaresi kayıtlarına, tarafların vatandaşlık ve koruma statüsüne göre farklılaşabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

Avukat Veli Savun

İstanbul Barosu'na kayıtlı avukat (sicil no 75235) ve arabulucu (sicil no 50392). Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2013 mezunu. Savun Hukuk & Danışmanlık'ın kurucu avukatı. Çalışma alanları: forex ve kripto para dolandırıcılığından doğan ceza ve alacak davaları, bilişim, icra ve aile hukuku.

İlgili Makaleler

Av. Veli Savun

Soru & Cevap · İstanbul Barosu 75235

Bu konuda sorunuz mu var?

Sorunuzu yazın, Av. Veli Savun bu sayfada yanıtlasın. Adınızı yazmanız gerekmez.

Örnek sorular — birine dokunun, kendi durumunuza göre düzenleyin:

Kişisel verileriniz hakkında

Savun Hukuk & Danışmanlık, soru ve yorumunuzu sitede yayımlamak ve yanıtlamak; "beni arasın" seçeneğini işaretlerseniz telefon numaranızı yalnız sizi aramak için işler (6698 s. KVKK m.5/2-c ve f). Rumuzunuz ve metniniz yayımlanır; telefonunuz, IP adresiniz ve metnin temizlenmeden önceki hali yayımlanmaz. Telefon kaydı talebiniz sonuçlandıktan sonra en geç 12 ay içinde silinir. Haklarınız (m.11) için büromuza başvurabilirsiniz.

Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir; avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz ve somut dosyanız için hukuki görüş yerine geçmez. Tüm soru ve cevaplar →

Başa dön tuşu
🌐 English — international victims of online investment fraud