Okuyucularımızın sorularını Av. Veli Savun yanıtlıyorSorularınızı Av. Veli Savun yanıtlıyorSoru sorun →
Emsal KararlarForex Hukukuİdare ve Kamu Personeli Hukuku

YTM Ödemesinde Borsa Fiyatı Farkı – Danıştay 13. D 2024/3416

Kaydileştirme döneminde teslim edilmeyen fiziki hisse senetleri, kanun gereği Yatırımcı Tazmin Merkezine (YTM) geçmiş ve 2013 yazında borsada satılmıştır. Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra senet sahipleri bedellerini geri isteyebilmiştir; ancak başvuru ile ödeme arasında geçen aylarda hisse fiyatı neredeyse ikiye katlanırsa, yatırımcı aradaki farkı da isteyebilir mi? Yoksa ödeme, yıllar önceki satış tutarı ile bunun neması üzerinden mi yapılır? Danıştay Onüçüncü Dairesi bu soruyu, hem YTM işlemine hem de ödeme yöntemini belirleyen Yönetmelik hükmüne karşı açılan davada cevaplamıştır.

Danıştay 13. Dairesi, 18.09.2024 tarihli ve E.2018/1411, K.2024/3416 sayılı kararıyla, ilk derece mahkemesi sıfatıyla baktığı davada YTM Yönetmeliğinin 9. maddesinin birinci fıkrasındaki ödeme kuralını ve bu kurala dayanan YTM işlemini hukuka uygun bulmuş, davayı oybirliğiyle reddetmiştir. Karara karşı Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde 30 gün içinde temyiz yolu açık tutulmuştur.

Kısa özet: Fiziki payları süresinde kaydileştirilmediği için YTM’ye intikal eden ve satılan yatırımcı, 02.05.2017’de YTM’ye başvurmuş; YTM Yönetim Kurulu 06.12.2017’de satış bedeli, kâr payı ve nemadan oluşan 83.989,03 TL’nin ödenmesine karar vermiş, 11.12.2017’de nema eklenerek 84.368,83 TL ödenmiştir. Yatırımcı, ödeme günündeki borsa fiyatının başvuru dönemine göre çok yükseldiğini ileri sürerek farkı istemiş, talep reddedilmiştir. Danıştay, Yönetmelik hükmünün 6362 sayılı Kanun’un geçici 10. maddesine uygun olduğunu ve YTM işleminde hukuka aykırılık bulunmadığını kabul etmiştir.

📜 Kâğıt senetten YTM’ye: kanuni arka plan

Kararın “Maddi olay ve hukuki süreç” bölümü, sorunun kökenini ayrıntılı biçimde aktarır. Mülga 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’na 4487 sayılı Kanun ile eklenen 10/A maddesi sonrasında menkul kıymetler Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) nezdinde kayden izlenmeye başlamış; borsada işlem gören şirketlerin paylarında kaydi sistem 28.11.2005 tarihinden itibaren uygulanmıştır. Bu tarihten sonraki bedelli ve bedelsiz sermaye artırımlarında fiziki senet basılmamış, yalnız kaydi pay ihraç edilmiştir.

Fiziki senetlerin belirli süre içinde ihraççıya, yetkili aracı kuruluşa veya MKK’ya teslimi zorunlu tutulmuştur. 6111 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ve ardından 6362 sayılı Kanun’un 13. maddesinin dördüncü fıkrası, kayden izlemenin başladığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmeyen sermaye piyasası araçlarının YTM’ye intikal edeceğini ve üç ay içinde satılacağını öngörmüştür.

Anayasa Mahkemesi 22.10.2015 tarihli, E.2015/29, K.2015/95 sayılı kararıyla bu kuralın ilgili kısımlarını, mülkiyet hakkını sınırsız ve süresiz olarak ortadan kaldırdığı ve telafi edici bir tazmin mekanizması öngörmediği gerekçesiyle Anayasa’nın 13. ve 35. maddelerine aykırı bulmuş; karar 12.11.2015 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Bunun üzerine Kanun’a geçici 10. madde eklenmiş, YTM’ye intikal eden araçlardan satılmamış olanların aynen, satılmış olanların ise Kurulca belirlenen esaslara göre hesaplanacak satış tutarları üzerinden nakden ödenmesi kabul edilmiştir. Ödeme usulü, 07.09.2016 tarihli ve 29824 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan YTM Yönetmeliği ile düzenlenmiştir.

🧾 Dosyadaki tarihler ve tutarlar

Davacının elindeki bir otomotiv şirketine ait fiziki paylar teslim edilmediği için 31.12.2012 itibarıyla doğrudan YTM’ye intikal etmiş ve Borsa İstanbul’da resmi müzayede yoluyla satılmıştır. Davacının kendi hesabına göre bedelsiz artırımlarla güncellenmiş 1.653,1261 adet pay, 11.07.2013 – 19.08.2013 arasında ortalama 28,63 TL’den satılmıştır.

  • 02.05.2017 ve 31.10.2017: Davacı, Yönetmelik çerçevesinde ödeme veya kaydi payların hesabına aktarılması için YTM’ye başvurmuştur.
  • 06.12.2017: YTM Yönetim Kurulu, satış bedeli, kâr payı ve nema toplamı olan 83.989,03 TL‘nin ödenmesine karar vermiştir.
  • 11.12.2017: Ödeme gününe kadar nema işletilerek davacının hesabına 84.368,83 TL aktarılmıştır.
  • 21.12.2017: Davacı, başvuru döneminde 38-42 TL aralığında olan pay fiyatının ödeme döneminde 62 TL’ye çıktığını belirterek zararının ödenmesini istemiştir.
  • 22.12.2017: YTM, başvuruların sıra, sayı ve süreç durumuna göre sonuçlandırıldığını, başvuru tarihinde ödeme yapılsaydı tutarın 79.504,80 TL olacağını belirterek talebi reddetmiştir.

⚖️ Yatırımcının ve idarelerin tezleri

Davacı, YTM’nin zamanında ödeme yapması hâlinde aynı parayla iki kat pay alabileceğini, kabaca 34.715,00 TL hak kaybına uğradığını ileri sürmüştür. Ona göre hisse senedi adi bir emtia değil, kıymetli evraktır; yıllar önceki satış değerinin esas alınması mülkiyet hakkını ihlal eder. Davacı ayrıca başvuru ile ödeme arasında azami bir süre öngörülmediğini, 2014’ten sonraki kâr paylarının gerçek hak sahibine değil payları satın alana ödendiğini ve Anayasa’nın 125. maddesindeki sorumluluk ilkesine rağmen eksik bir düzenleme yapıldığını savunmuştur. Bu nedenle ödemenin, satış ve ödeme anındaki değerlerden yüksek olanı üzerinden yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.

Sermaye Piyasası Kurulu, davanın süresinde açılıp açılmadığının incelenmesini istemiş; esasa ilişkin olarak Yönetmeliğin sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayandığını, iptal kararıyla YTM’nin mülk edinmesinin edim dışı sebepsiz zenginleşmeye dönüştüğünü, aynen iade mümkün değilse “objektif zenginleşme tutarı”nın ödeneceğini, varsayımsal yatırım kârının YTM’ye yüklenemeyeceğini savunmuştur. YTM de süre itirazında bulunmuş; iptal kararından sonra 459 yatırımcıya toplam 7.105.990,33 TL ödendiğini, yüzlerce başvurunun aynı anda geldiğini ve hak sahipliği ile tutar tespiti için geçmişe dönük çok sayıda verinin toplanması gerektiğini belirtmiştir. Danıştay Savcısı da davanın reddi yönünde görüş bildirmiştir.

🏛️ Dairenin gerekçesi

Daire, davalı idarelerin usule ilişkin itirazlarını geçerli görmeyerek esasa geçmiştir. Gerekçe iki ayrı işlem üzerinden kurulmuştur.

Yönetmelik hükmü yönünden: Yönetmeliğin 9. maddesinin birinci fıkrası, satışı yapılmış araçlar için satış tutarlarının, satış tarihine kadar hesaplanacak bedelsiz paylar ile Hazine’ye intikal edenler hariç kâr payı tutarları dikkate alınarak, nemasıyla birlikte hak sahibine ödeneceğini düzenler. Daire, bu kuralın Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçesi doğrultusunda yürürlüğe konulan geçici 10. maddeye uygun olduğunu ve Kurulun kendisine verilen görev ve yetki çerçevesinde kaldığını kabul etmiştir. Kanun, satılmış araçlar için ödemenin satış tutarları üzerinden ve YTM’nin fiilen elde ettiği getiriye isabet eden nemalarla yapılacağını açıkça belirlemiştir.

YTM işlemi yönünden: Daire, başvuruların sıra, sayı ve sürecin tamamlanması gözetilerek sonuçlandırıldığını, piyasa hareketleri nedeniyle tam tersi bir durumun da gerçekleşebileceğini vurgulamıştır. Başvuru tarihinde sonuçlansaydı ödenecek tutarın 79.504,80 TL olacağı, oysa nema işletilerek 84.368,83 TL ödendiği dikkate alınarak ret işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

📎 Kararın tam metni: Danıştay 13. Dairesinin 18.09.2024 tarihli, E.2018/1411, K.2024/3416 sayılı ret kararı PDF olarak buradan okunabilir.

🔍 Kararın yatırımcı açısından okunuşu

  • Aynen iade ile nakdi ödeme ayrımı: YTM’de satılmadan duran araçlar aynen iade edilir; satılmış olanlarda ödeme nakdidir ve satış tutarına bağlıdır.
  • Ödemenin bileşenleri: Satış tutarı, satış tarihine kadar bedelsiz paylar, kâr payları ve YTM’nin fiilen elde ettiği getiriye isabet eden nema birlikte hesaplanır.
  • Başvuru ile ödeme arasındaki fiyat artışı: Bu dosyada ayrı bir zarar kalemi sayılmamıştır; Daire, fiyatların düşebileceğini de hatırlatmıştır.
  • Satıştan sonraki kâr payları: Savunmaya göre 2013 satışından sonra dağıtılan kâr payları payların yeni sahibine aittir; Daire, bu itirazı da içeren Yönetmelik kuralını bir bütün olarak hukuka uygun bulmuştur.
  • Kesinleşme: Karar, ilk derece sıfatıyla verildiği için İdari Dava Daireleri Kurulu denetimine açıktır; temyiz sonucu yayımlanan metinden anlaşılmamaktadır.

Karar, Anayasa Mahkemesinin öngördüğü “telafi edici mekanizma”nın, yatırımcının kaçırdığı piyasa fırsatını değil, YTM’nin elde ettiği değeri iade etmeye yönelik kurulduğunu göstermektedir. Davacının mülkiyet hakkına dayalı itirazları, Kanun’un geçici 10. maddesinin açık lafzı karşısında sonuç doğurmamıştır.

🗂️ Dosyada belirleyici olan belgeler

Daire ve Danıştay Savcısının değerlendirmesinde öne çıkan belgeler şunlardır: davacının şirkete verdiği teslim tutanağı, MKK’nın hak kaybı tarihlerine ilişkin duyuruları, şirketin bedelsiz sermaye artırımlarından gelen pay sayısı, YTM Yönetim Kurulunun 06.12.2017 tarihli ödeme kararı, 24.11.2017 itibarıyla hesaplanan nema tutarı ve 11.12.2017 tarihli ödeme kaydı. YTM’nin “başvuru tarihinde ödeme yapılsaydı” varsayımıyla yaptığı 79.504,80 TL’lik karşılaştırma, davacının fark talebinin reddinde belirleyici olmuştur.

Aynı sorunun özel hukuk boyutu için kaydileştirilmeyen hisse bedelinin ihraççıdan değil YTM’den istenmesi kararına; YTM’ye devrin zamanaşımı yönü için vefat eden müşterinin hesabındaki kıymetler kararına bakılabilir. Bu dosyanın ayırt edici yönü, Yönetmeliğin ödeme formülünün doğrudan iptal davasına konu edilmiş olmasıdır.

❓ Merak edilenler

YTM'ye geçen hisseler satılmamışsa ne olur?

Geçici 10. madde, YTM’ye intikal eden ve ilgili mevzuat uyarınca satışı yapılmamış sermaye piyasası araçlarının hak sahibine aynen ödeneceğini öngörür. Bu dosyadaki paylar 2013’te satıldığı için nakdi ödeme kuralı uygulanmıştır.

Ödeme tutarına neden güncel borsa fiyatı esas alınmadı?

Kanun, satılmış araçlar için ödemenin satış tutarları ve YTM’nin fiilen elde ettiği getiriye isabet eden nemalar üzerinden yapılacağını belirlemiştir. Daire, Yönetmeliğin bu çerçeveye uygun olduğunu kabul etmiş; güncel fiyat esasının Kanun’da yer almadığını gözetmiştir.

Başvurunun yedi ay sürmesi ayrı bir hak doğurdu mu?

Bu kararda doğurmamıştır. YTM, yüzlerce başvurunun aynı anda geldiğini ve hak sahipliği tespitinin zaman aldığını savunmuş; Daire, başvuruların sıra ve sayısı gözetilerek sonuçlandırıldığını ve ödeme gününe kadar nema işletildiğini dikkate almıştır.

Bu karar kesinleşmiş midir?

Karar metninde, tebliğden itibaren 30 gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolunun açık olduğu belirtilmiştir. Temyiz edilip edilmediği ve sonucu yayımlanan metinden anlaşılmamaktadır.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında yer almaktadır; sermaye piyasası ve yatırımcı haklarına ilişkin diğer kararlar Emsal Kararlar sayfasından izlenebilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Danıştay 13. Dairesinin Bedesten (mevzuat.adalet.gov.tr) üzerinden yayımlanan ilk derece kararından derlenmiştir. Karar, belirli bir şirketin 2013’te satılan payları ile 2017’deki başvuru ve ödeme tarihlerine dayanır ve İdari Dava Daireleri Kurulu denetimine açıktır. Benzer görünen bir uyuşmazlıkta sonuç; payların satılıp satılmadığına, satış ve başvuru tarihlerine, bedelsiz pay ve kâr payı hesabına ve YTM kayıtlarına göre farklılaşabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

Avukat Veli Savun

İstanbul Barosu'na kayıtlı avukat (sicil no 75235) ve arabulucu (sicil no 50392). Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2013 mezunu. Savun Hukuk & Danışmanlık'ın kurucu avukatı. Çalışma alanları: forex ve kripto para dolandırıcılığından doğan ceza ve alacak davaları, bilişim, icra ve aile hukuku.

İlgili Makaleler

Av. Veli Savun

Soru & Cevap · İstanbul Barosu 75235

Bu konuda sorunuz mu var?

Sorunuzu yazın, Av. Veli Savun bu sayfada yanıtlasın. Adınızı yazmanız gerekmez.

Örnek sorular — birine dokunun, kendi durumunuza göre düzenleyin:

Kişisel verileriniz hakkında

Savun Hukuk & Danışmanlık, soru ve yorumunuzu sitede yayımlamak ve yanıtlamak; "beni arasın" seçeneğini işaretlerseniz telefon numaranızı yalnız sizi aramak için işler (6698 s. KVKK m.5/2-c ve f). Rumuzunuz ve metniniz yayımlanır; telefonunuz, IP adresiniz ve metnin temizlenmeden önceki hali yayımlanmaz. Telefon kaydı talebiniz sonuçlandıktan sonra en geç 12 ay içinde silinir. Haklarınız (m.11) için büromuza başvurabilirsiniz.

Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir; avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz ve somut dosyanız için hukuki görüş yerine geçmez. Tüm soru ve cevaplar →

Başa dön tuşu
🌐 English — international victims of online investment fraud