Emsal KararlarTrafik Kazası

Faturasız Bakıcı ve Tedavi Gideri – Yargıtay 4. HD 2026/6235

Fatura yoksa gider de yok mudur? Trafik kazasında ağır yaralanan bir çocuğun dosyasında ilk derece mahkemesi bu soruya “evet” yanıtını vermiş; bakıcı tuttuğuna ve tedavi masrafı yaptığına dair belge sunulmadığı için bu kalemleri reddetmişti. Yargıtay ise aynı dosyada, Adli Tıp Kurumu raporunda on iki aya kadar uzayabilen bir iyileşme süresi saptanmışken, belge yokluğunun tek başına ret gerekçesi olamayacağını; geçici bakım ihtiyacının ve belgeye bağlanamayan tedavi giderlerinin hekim bilirkişi aracılığıyla belirlenmesi gerektiğini vurguladı.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 21.05.2026 tarihli ve E.2023/2830, K.2026/6235 sayılı kararıyla, yaralanan davacının bakıcı ve tedavi gideri taleplerine ilişkin temyiz itirazlarını kabul ederek Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin esastan ret kararını ortadan kaldırmış ve Yüksekova 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararını oy birliğiyle bozmuştur. Davalının ve anne-babanın temyiz itirazları ise reddedilmiştir.

Kısa özet: 2014 yılında plakası tespit edilemeyen bir aracın çarptığı çocuk yaya ağır yaralanmıştır. İlk derece mahkemesi sürekli iş göremezlik tazminatını kabul etmiş, bakıcı ve tedavi giderlerini fatura ve belge sunulmadığı gerekçesiyle reddetmiştir. Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Yargıtay, Adli Tıp Kurumu raporunda %42 meslekte kazanma gücü kaybı ve iyileşme süresinin 12 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiğini belirterek geçici dönem bakıcı giderinin ve belgeye bağlanamayan tedavi giderlerinin tıbbi bilirkişi raporuyla belirlenmesi gerektiğine hükmetmiş ve kararı bu yönden bozmuştur.

🚸 Kavşaktaki kaza ve dava edilen kalemler

Karar metninde aktarılan dava dilekçesine göre olay 20.05.2014 tarihinde yaşanmıştır. Yaya konumundaki çocuğa, kimliği belirlenemeyen bir araç çarpmış; çocuk yolun karşısına savrulmuş ve orada bulunan başka bir araca çarpmıştır. Davacı tarafın iddiasına göre bu ikinci aracın da kaza tarihinde geçerli bir sigortası bulunmamaktadır. Dilekçede, hastane raporuna dayanılarak çocukta %90 oranında maluliyet oluştuğu, çocuğun hayatının sonuna kadar bakım ve yardıma muhtaç hâle geldiği ileri sürülmüştür.

Dava, yaralanan çocuk ile anne ve babası adına açılmış ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak şu kalemler istenmiştir:

  • Çocuğun iş göremezliğinden doğan zarar için 4.000,00 TL,
  • Anne ve babanın destekten yoksun kalma zararı için 2.000,00 TL,
  • Sağlık giderleri teminatı kapsamında ve limitlerle sınırlı olmak üzere bakıcı giderleri için 2.000,00 TL,
  • SGK tarafından karşılanmayacak tedavi giderleri için 2.000,00 TL.

Toplam 10.000,00 TL’lik talep, dava tarihinden itibaren faiziyle istenmiştir. Yargılama sırasında 01.12.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebi 225.909,39 TL’ye yükseltilmiştir.

🛡️ Davalının itirazları

Davalıya göre mahkeme görevsizdir ve dava ticaret mahkemesinde görülmelidir; dava açılmadan önce sigortacıya başvuru zorunluluğu yerine getirilmemiştir. Plakası tespit edilemeyen bir aracın kazaya karıştığı iddiası somut delillerle ispatlanmalı, kazaya karışan diğer aracın poliçesinin bulunup bulunmadığı araştırılmalı, kusur oranları belirlenmeli ve kalıcı maluliyet Adli Tıp Kurumundan alınacak raporla saptanmalıdır. Davalı ayrıca sorumluluğunun teminat limiti ve kusur oranıyla sınırlı olduğunu savunmuştur. Karar metninde davalının adı maskelenmiştir.

Plakası tespit edilemeyen veya sigortasız araçların yol açtığı bedensel zararlar bakımından 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 14. maddesi bir güvence mekanizması öngörür. Bu maddeye göre Güvence Hesabına, sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar ve riziko tarihinde geçerli teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için başvurulabilir. Plakası belirsiz bir aracın yayaya çarpmasına ilişkin farklı bir uyuşmazlık için sitedeki plakası belirsiz araç ve Güvence Hesabı yazısına bakılabilir.

⚖️ İlk derece, istinaf ve Yargıtay

İlk derece mahkemesi (Yüksekova 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, E.2017/341, K.2021/740) davayı kısmen kabul etmiştir. Çocuk için 225.909,39 TL sürekli iş göremezlik tazminatı dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınmasına hükmedilmiş; bakıcı ve tedavi gideri talepleri ile anne ve babanın destekten yoksun kalma talepleri reddedilmiştir. Bakıcı ve tedavi kalemlerinin reddi, sağlık giderlerinin faturayla ispatlanmadığı, faturalandırılması olağan olmayan giderler yönünden beyanda bulunulmadığı ve bakıcı hizmetinden yararlanıldığına dair bilgi ve belge sunulmadığı gerekçesine dayanmıştır.

Bölge adliye mahkemesi (Van BAM 4. Hukuk Dairesi, E.2022/424, K.2022/1411), her iki tarafın istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Temyiz aşamasında davacılar; kusur raporunun hatalı olduğunu, faizin olay tarihinden başlaması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerinin reddinin hukuka aykırı olduğunu ve %42 maluliyete karşılık gelen tazminatın eksik hesaplandığını ileri sürmüştür. Davalı ise başvuru şartının eksik olduğunu, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizle yapılması gerektiğini, kusur raporunun denetime elverişli olmadığını, müterafik kusur indirimi yapılmasını ve plakası belirsiz aracın kazaya karıştığının somut delille kanıtlanmadığını savunmuştur.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi uyuşmazlığı; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın karıştığı trafik kazasında yaralanan yayanın sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi gideri talebi ile anne ve babanın destekten yoksun kalma istemi olarak tanımlamıştır. Daire, anne ve babanın ve davalının bütün temyiz itirazlarını, yaralanan davacının ise bakıcı ve tedavi gideri dışındaki itirazlarını yerinde görmemiştir. Bakıcı ve tedavi gideri yönünden ise bölge adliye mahkemesi kararı ortadan kaldırılmış, ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.

📎 Karar metni: Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin kararı, Yargıtay Karar Arama sisteminde doğrulanan hâliyle derlenmiştir; taraf adları ve araç plakaları kaynakta anonimdir.

🩺 Belge yokluğu neden yeterli görülmedi?

Bozma gerekçesinin dayanağı, mahkemenin kendisinin hükme esas aldığı Adli Tıp Kurumu raporudur. 01.09.2021 tarihli raporda davacının %42 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağı ve iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir. Daire bu tespitten iki sonuç çıkarmıştır:

  • Geçici dönem bakıcı gideri: Mahkeme, alanında yetkin bir tıp doktoru bilirkişiden rapor alarak davacının bu hâliyle geçici dönemde bakıma muhtaç olup olmadığını belirlemeli; çıkacak sonuca göre geçici dönem bakıcı giderinin kapsamını saptayıp hüküm altına almalıdır.
  • Belgeye bağlanamayan tedavi giderleri: Mahkeme yine tıbbi bilirkişi raporuyla, çocuğun yaralanmasının şekli ve niteliğine göre yapılması muhtemel ancak belgeye bağlanamayan tedavi giderlerini tespit etmeli; bu zarar kaleminin de belirlenebilir olduğunu gözeterek kapsamını belirlemelidir.

Her iki bakımdan da Daire, yazılı şekilde karar verilmesini “eksik inceleme” olarak nitelendirmiştir. Kararın mesajı açıktır: Ağır bir yaralanmanın varlığı ve iyileşme süresi tıbbi raporla sabitse, bakım ihtiyacı ve olağan tedavi masrafları fatura sunulmadı diye yok sayılamaz; bunların varlığı ve kapsamı bilirkişi incelemesiyle araştırılmalıdır.

📋 Bedensel zarar kalemleri ve ispat

Kararın hukuki zemini, Türk Borçlar Kanunu’nun bedensel zarara ilişkin hükümleridir. 6098 sayılı Kanun’un 54. maddesi bedensel zararları “özellikle” şöyle sayar: tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar. Tedavi giderleri bu listenin ilk sırasında yer alır.

İspat bakımından ise TBK m.50 belirleyicidir. Maddenin birinci fıkrasına göre zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. İkinci fıkra ise önemli bir esneklik getirir: Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler. Karar metni bu maddeye açıkça atıf yapmamaktadır; ancak “belgeye bağlanamayan” giderlerin belirlenebilir bir zarar kalemi olarak kabul edilmesi, bu fıkradaki düşünceyle örtüşmektedir.

Bilirkişiye başvurma zorunluluğu da HMK m.266’ya dayanır. Bu hükme göre mahkeme, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Çocuğun ne kadar süre bakıma muhtaç kaldığı ve hangi tedavilerin olağan olarak gerektiği tıbbi bilgi gerektiren sorulardır.

Bu karar, sürekli bakıcı giderinin hangi teminattan karşılanacağı sorusundan farklıdır; burada mesele teminatın türü değil, belgesiz kalan geçici bakım ve tedavi giderinin nasıl tespit edileceğidir. Sürekli bakıcı gideri ve sağlık teminatı ilişkisi için sitedeki bakıcı gideri hangi teminattan yazısı incelenebilir.

🔎 Kararın uygulamadaki yansıması

Kararın kapsamı dikkatle okunmalıdır. Bozma yalnızca yaralanan davacının bakıcı ve tedavi gideri taleplerine ilişkindir. Davalının TRH 2010 yaşam tablosu, teknik faiz, müterafik kusur, kusur raporu ve plakası belirsiz aracın varlığına yönelik itirazları ile anne ve babanın temyiz itirazları reddedilmiştir.

Uygulama bakımından çıkarılabilecek başlıca noktalar şunlardır:

  1. Maluliyet ve iyileşme süresini gösteren resmî bir tıbbi rapor, bakım ve tedavi ihtiyacının varlığına ilişkin güçlü bir dayanaktır.
  2. Faturası bulunmayan veya faturalandırılması olağan olmayan giderler, tek başına bu nedenle reddedilmemekte; kapsamları tıbbi bilirkişi incelemesine konu edilmektedir.
  3. Geçici dönem bakıcı gideri, sürekli bakıcı giderinden ayrı bir kalem olarak, iyileşme süresi içindeki bakım ihtiyacına göre değerlendirilmektedir.
  4. Bozmadan sonra ilk derece mahkemesinin, bu kalemler için yeni bir tıbbi bilirkişi raporu alması beklenmektedir; sonuçtaki tutarı karar metninden öngörmek mümkün değildir.

❓ Sık sorulan sorular

Bakıcıya ödeme belgesi yoksa bakıcı gideri istenebilir mi?

Bu dosyada ilk derece mahkemesi belge sunulmadığı için talebi reddetmiş, Yargıtay ise iyileşme süresini gösteren tıbbi rapor karşısında geçici dönem bakım ihtiyacının tıp doktoru bilirkişi raporuyla belirlenmesi gerektiğini kabul etmiştir. Sonuç, somut dosyadaki tıbbi tespitlere bağlıdır.

“Belgeye bağlanamayan tedavi gideri” ne anlama geliyor?

Kararda bu ifade, yaralanmanın şekli ve niteliğine göre yapılması muhtemel olan ancak faturayla belgelenemeyen tedavi masraflarını anlatmaktadır. Daire, bu kalemin de belirlenebilir olduğunu ve kapsamının tıbbi bilirkişi raporuyla tespit edilmesi gerektiğini belirtmiştir.

Dilekçedeki %90 maluliyet ile kararda geçen %42 oran neden farklı?

%90 oranı, dava dilekçesinde hastane raporuna dayanılarak ileri sürülen iddiadır. Mahkemenin hükme esas aldığı 01.09.2021 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda ise %42 oranında meslekte kazanma gücü kaybı saptanmıştır. Yargıtay değerlendirmesini bu rapor üzerinden yapmıştır.

Anne ve babanın destekten yoksun kalma talebi ne oldu?

İlk derece mahkemesi bu talebi reddetmiş, bölge adliye mahkemesi istinafı esastan reddetmiş, Yargıtay da anne ve babanın temyiz itirazlarını yerinde görmemiştir. Ret gerekçesinin ayrıntısı incelenen Yargıtay metninde yer almamaktadır.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, diğer içtihatlar ise Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Olaylara ilişkin anlatım, karar metninde aktarılan dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve temyiz sebeplerine dayanır; davacıların, davalının ve araçların kimliği kaynakta anonimdir. İlk derece ve bölge adliye mahkemesi kararlarının tam gerekçeleri incelenen metinde yer almamaktadır. Kanun hükümlerine ilişkin açıklamalar yazıda bilgi amacıyla eklenmiştir. Tıbbi raporları ve talep kalemleri farklı olan dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu