Emsal Kararlarİş Hukuku

Kameraya Yapılan El Hareketi – Yargıtay 9. HD 2026/2604

Güvenlik kameraları çoğu işyerinde artık duvarın bir parçası gibidir; çalışanlar bir süre sonra onların varlığını unutur. Peki kameranın farkına varan bir işçi, lensin öbür tarafında kimin izlediğini bilerek ona dönük hakaret içerikli bir el hareketi yaparsa ne olur? Karşıda fiziken bir amir ya da işveren bulunmadığı için bu davranış “kimseye yöneltilmemiş bir şaka” mı sayılır, yoksa işverene yönelik bir hakaret mi? Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin onadığı bir kararda, on üç yıla yakın kıdemi olan bir işçinin iş sözleşmesinin tam da bu nedenle sona ermesi tartışıldı ve ilk derece mahkemesi ile istinaf mahkemesi birbirine zıt sonuçlara ulaştı.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 25.03.2026 tarihli ve E.2026/420, K.2026/2604 sayılı kararıyla, işçinin işyeri güvenlik kamerasına dönerek bilinçli biçimde yaptığı hakaret anlamı taşıyan el hareketinin ve yasak alanda mangal yakma eyleminin işverene haklı fesih imkânı verdiğini kabul eden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi kararını oy birliğiyle onamıştır. Böylece işçinin kıdem ve ihbar tazminatı talepleri reddedilmiş oldu.

Kısa özet: Davacı işçi 27.11.2010-13.07.2023 tarihleri arasında çalıştığı işyerinden haksız olarak çıkarıldığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı istemiştir. Kamera kayıtlarına göre işçi, üç çalışma arkadaşıyla birlikte rendering kazan alanında mangal yakmış, kamerayı fark edip arkadaşlarına göstermiş ve ardından kameraya dönük hakaret anlamı taşıyan bir el hareketi yapmıştır. İzmir 23. İş Mahkemesi, hareketin işverene yönelik hakaret kastıyla yapıldığının kanıtlanamadığını belirterek davayı kabul etmiş; İzmir BAM 19. Hukuk Dairesi ise hareketin bilinçli yapıldığını ve işverene hakaret niteliği taşıdığını belirterek kararı kaldırıp davayı reddetmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi bu kararı onamıştır.

🎥 Kamera kaydında görülenler

Uyuşmazlığın merkezinde, davalı işverence dosyaya sunulan ve mahkemece çözümü yaptırılan güvenlik kamerası görüntüleri vardır. Karara yansıyan tespitler şöyle sıralanabilir:

  • 12.07.2023 tarihinde davacı işçi, yanında bulunan üç işçiyle birlikte işyerinin rendering kazan alanında mangal yakmıştır.
  • Bu sırada davacı, güvenlik kamerasını fark ederek yanındakilere göstermiştir.
  • Ardından kameraya dönük olarak, istinaf kararında “sinkaf anlamına gelen” şeklinde nitelenen müstehcen bir el hareketi yapmıştır.
  • Diğer çalışanlar da bu sırada kameraya bakmıştır.
  • İşverenin iddiasına göre mangal yakılan alanda kömür istifi bulunuyordu ve bu durum iş güvenliğini tehlikeye düşürüyordu; ancak ilk derece mahkemesi görüntülerde kömür istifi görülmediğini tespit etmiştir.

İşçinin iş sözleşmesi, olayın ertesi günü olan 13.07.2023 tarihinde sona ermiştir. İşçi, feshin haksız olduğunu ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı talep etmiş; işveren ise feshin haklı nedene dayandığını savunmuştur.

⚖️ Aynı görüntü, iki farklı okuma

Dosyanın öğretici yanı, aynı kamera kaydını izleyen iki mahkemenin farklı hukuki sonuçlara ulaşmasıdır.

İzmir 23. İş Mahkemesi (2023/258 E., 2024/240 K.) davayı kabul etmiştir. Mahkemeye göre:

  • Görüntülerde mangal alanında kömür istifi görülmemiş, tanıklar da kazanın o tarihte montajı yapılmadığı için çalışmadığını söylemiştir; işverenin iş güvenliği iddiası ispatlanamamıştır.
  • İşyerinde mangal yakılması işverence kabullenilmiş bir uygulamadır ve işçinin mola saatlerini aşacak şekilde mangal yaktığı ispatlanamamıştır.
  • Kameraya yapılan uygunsuz el hareketi ahlaka aykırı bir davranış olarak kabul edilebilir ve geçerli fesih sebebi olarak değerlendirilebilir; ancak hareketin işveren veya amirlere karşı hakaret kastıyla yapıldığına dair delil yoktur. Bu nedenle haklı fesih sebebi oluşturmaz.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi (2024/1573 E., 2025/2494 K.) ise ilk derece kararını kaldırmış ve davayı reddetmiştir. Dairenin gerekçesi şu tespitlere dayanır:

  • İşçi, savunmasında menüyü beğenmedikleri için mangal yaptıklarını ve mangal yakma konusunda hatalı olduklarını kabul etmiştir.
  • İşçi el hareketini arkadaşlarıyla aralarında geçen bir diyalog nedeniyle ve bilinçsizce yaptığını söylemiştir; ancak kamerayı fark edip arkadaşlarına göstermesi ve ardından kameraya dönük hareket yapması, hareketin bilinçli olduğunu göstermektedir.
  • İşyeri kamerasına yapılan bu hareket işverene hakaret niteliğindedir.
  • İşçi hem el işaretini hem de yasak olan yerde mangal yakma eylemini savunmasında ikrar ettiğinden fesih haklı nedene dayanmaktadır.

🏛️ Yargıtay’ın onama kararı

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tehlikeli olmayan bir alanda yemek yapıldığını, işi aksatma veya tehlikeye sokma niyeti bulunmadığını, kazanın çalışmadığının tanık beyanları ve görüntülerle sabit olduğunu, işverenin fesihte ölçülü davranmadığını, mola saatlerinde mangal yapılmasının yasaklanmadığını ve kameraya doğru yapılan hareketin aslında iki çalışan arasındaki bir şakalaşmanın parçası olduğunu ileri sürmüştür.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi uyuşmazlığı, iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı noktasında belirlemiş; temyizen incelenen kararın tarafların iddia ve savunmalarına, delillere, hukuki nitelendirmeye ve ispat kurallarına göre usul ve kanuna uygun olduğunu, temyiz nedenlerinin bozmayı gerektirmediğini belirtmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı 6100 sayılı HMK m.370/1 uyarınca 25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle onanmıştır.

📎 Kararın tam metni: Karar, Yargıtay Başkanlığı Yargıtay Karar Arama sisteminde esas ve karar numarasıyla doğrulanmıştır.

🧭 “Karşıda kimse yoktu” savunması neden sonuç vermedi?

4857 sayılı İş Kanunu m.25/II, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hâllerde işverene iş sözleşmesini bildirim süresini beklemeden feshetme hakkı tanır. Maddenin (b) bendi, işçinin işveren yahut aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarf etmesini veya davranışlarda bulunmasını bu hâller arasında sayar.

İlk derece mahkemesi ile istinaf dairesi arasındaki ayrışma, hareketin kime yöneldiği sorusunda düğümlenmiştir:

  • İlk derece yaklaşımı: Hareketin işverene ya da amirlere karşı yapıldığına dair somut delil yoksa, davranış ahlaka aykırı olsa bile haklı fesih değil, en fazla geçerli fesih sebebi olabilir.
  • İstinaf yaklaşımı: İşyeri güvenlik kamerası işverenin denetim aracıdır. İşçinin kamerayı fark edip arkadaşlarına göstermesi ve ardından ona dönük hareket yapması, hareketin kamerayı izleyecek olana, yani işverene yöneltildiğini ortaya koyar.
  • Yargıtay’ın tutumu: Daire, istinaf değerlendirmesini usul ve kanuna uygun bularak onamıştır. Bu, hakaret niteliğindeki davranışın işveren karşıda fiziken bulunmasa da kamera aracılığıyla ona yöneltilebileceği yönündeki değerlendirmenin denetimden geçtiği anlamına gelir.

Burada belirleyici olan hareketin “bilinçli” yapıldığının kabulüdür. İşçinin kamerayı önce fark edip başkalarına göstermesi, hareketin rastlantısal olmadığına ilişkin somut bir olgu olarak değerlendirilmiştir. Kamerayı fark etmeden, kendi aralarında yapılan bir şakanın kayda girmesi gibi farklı bir olgu tablosunda sonucun değişip değişmeyeceği, bu kararın doğrudan cevapladığı bir soru değildir.

İşçinin dijital ortamdaki davranışlarının fesihle ilişkisi daha önce de serinin konusu olmuştu. Kurum dışına dönük paylaşımlara ilişkin sosyal medya paylaşımı ve fesih kararı ile kurum içi yazışmada kullanılan dilin değerlendirildiği e-postada sert eleştiri kararı, bu karara farklı açılardan tamamlayıcı bir bakış sunar.

🔥 Mangal yakma ve iş güvenliği tartışması

Feshin ikinci dayanağı, işçinin rendering kazan alanında mangal yakmasıdır. İşveren bu eylemi, alanda kömür istifi bulunduğu gerekçesiyle iş güvenliğini tehlikeye düşüren bir davranış olarak nitelemiştir. İş Kanunu m.25/II-ı, işçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesini de haklı fesih nedenleri arasında sayar.

Ne var ki ilk derece mahkemesi bu iddiayı ispatlanmış bulmamıştır: Görüntülerde kömür istifi görülmemiş, tanıklar kazanın henüz çalışmadığını beyan etmiştir. İstinaf dairesi ise meseleyi iş güvenliği açısından değil, işçinin yasak olan yerde mangal yakmayı savunmasında ikrar etmesi açısından ele almış ve bu eylemi el hareketiyle birlikte değerlendirmiştir.

Dolayısıyla karar, “mangal yakmak tek başına haklı fesih sebebidir” şeklinde okunmamalıdır. Onanan gerekçede iki eylem birlikte ele alınmış; fesih, el hareketi ile yasak alanda mangal yakma eyleminin birlikte değerlendirilmesine dayanmıştır.

🗂️ Kamera kaydı ve işçinin kendi savunması

Davada ispatın iki temel dayanağı vardır: kamera kaydının çözümü ve işçinin fesih öncesi verdiği savunma. Bu iki delilin kararda nasıl kullanıldığı şöyle özetlenebilir:

  • Kamera kaydı çözümü: Görüntülerin mahkemece çözümü yaptırılmış; işçinin hareketi, hareketin zamanlaması ve kamerayı fark etme anı bu çözüme dayanarak belirlenmiştir.
  • Olay tutanakları: İstinaf dairesi, kamera çözümünün yanında olaya ilişkin tutulan tutanaklara da dayanmıştır.
  • İşçinin savunması: İşçi, el hareketini yaptığını inkâr etmemiş, yalnızca bunun arkadaşlarıyla aralarındaki bir diyalogdan kaynaklandığını ve bilinçli olmadığını söylemiştir. Mangal yakma konusunda ise hatalı olduklarını kabul etmiştir. İstinaf dairesi bu beyanları ikrar olarak değerlendirmiştir.

Kararda, işyerindeki kamera kaydının delil olarak kullanılabilirliğine yönelik ayrı bir tartışma yer almamaktadır; temyiz dilekçesinde de böyle bir itiraz ileri sürülmemiştir. Kayıtların hangi amaçla ve hangi alanda tutulduğu, çalışanların bilgilendirilip bilgilendirilmediği gibi kişisel verilerin korunması hukukuna ilişkin sorular, başka bir dosyada ayrıca gündeme gelebilecek konulardır.

Kararın pratik sonucu açıktır: İşçinin on üç yıla yaklaşan kıdemine rağmen, fesih haklı nedene dayandığı için kıdem ve ihbar tazminatı talepleri reddedilmiştir.

🙋 Sık sorulan sorular

İşveren karşıda değilken yapılan bir hareket hakaret sayılabilir mi?

Bu dosyada istinaf dairesi, işçinin kamerayı fark edip ona dönük hareket yapmasını işverene yönelik hakaret olarak değerlendirmiş, Yargıtay da bu kararı onamıştır. Kararda belirleyici olan, hareketin kameranın farkında olarak ve bilinçli yapıldığının kabul edilmesidir. Her olayda hareketin kime yöneldiği ve ne kastla yapıldığı somut delillere göre ayrıca değerlendirilir.

İlk derece mahkemesi neden işçi lehine karar vermişti?

İlk derece mahkemesi, el hareketini ahlaka aykırı bulmakla birlikte, bunun işverene veya amirlere karşı hakaret kastıyla yapıldığına dair somut delil bulunmadığını belirtmiş ve davranışı en fazla geçerli fesih sebebi olarak görmüştür. Mangal yakma eyleminin de işverence kabullenilmiş bir uygulama olduğunu ve iş güvenliği tehlikesinin ispatlanamadığını değerlendirmiştir.

Haklı fesih ile geçerli fesih ayrımı işçinin alacaklarını nasıl etkiler?

İş Kanunu m.25/II kapsamındaki haklı fesihte işveren bildirim süresine uymak zorunda değildir ve bu bent kapsamındaki fesihlerde kıdem tazminatı doğmaz. Geçerli nedenle fesihte ise bildirim süresi ve kıdem tazminatı gündeme gelir. Bu dosyada ilk derece mahkemesi ile istinaf dairesinin farklı nitelendirmesi, doğrudan kıdem ve ihbar tazminatının kabulü veya reddi sonucunu doğurmuştur.

İşçinin fesih öncesi verdiği savunma yargılamada nasıl kullanıldı?

İstinaf dairesi, işçinin savunmasında el hareketini yaptığını ve mangal yakma konusunda hatalı olduklarını kabul etmesini ikrar olarak değerlendirmiştir. İşçinin “bilinçsizce yaptım” açıklaması ise kamera kaydındaki davranış sırası karşısında kabul görmemiştir. Savunma tutanağı bu dosyada kamera kaydıyla birlikte ispatın temel dayanaklarından biri olmuştur.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, serideki diğer kararlar ise Emsal Kararlar bölümünde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; karar özeti Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin yayımlanmış onama kararından ve karar metninde aktarılan derece mahkemesi gerekçelerinden derlenmiştir. Yargıtay’ın onama kararı, somut dosyadaki delil değerlendirmesine dayanır ve her işyerindeki kamera kaydı ya da davranış için aynı sonucun çıkacağı anlamına gelmez. Her dosya kendi delilleri ve somut olgularıyla değerlendirilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu