Kilitli Kasa Şikâyeti Kesin mi? – Yargıtay 12. HD 2026/3319

Haciz için gidilen iş yerinde borçlu yoktur; orada bulunan üçüncü kişinin vekili, mallar üzerinde istihkak iddiasında bulunur. Alacaklı vekili, kilitli kasanın açılmasını ve kıymetli evrak araştırması yapılmasını ister. Haciz mahallindeki icra müdür yardımcısı kasanın çilingirle açılmasını “ticari sır ve kişisel verilerin gizliliği” gerekçesiyle reddeder. Alacaklının bu işleme karşı yaptığı şikâyet ilk derece mahkemesince reddedilir; bölge adliye mahkemesi ise bu konudaki istinaf itirazlarını, kararın kesin olduğu gerekçesiyle esasa girmeden reddeder. Yargıtay’ın yanıt verdiği soru şudur: Bu tür bir şikâyet hakkında icra mahkemesinin verdiği karar gerçekten kesin midir?
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 11.05.2026 tarihli ve E.2026/630, K.2026/3319 sayılı kararıyla, kilitli yerlerin açılması, kıymetli evrak araştırması ve yedieminlik teklifine ilişkin icra müdürlüğü işlemlerine karşı yapılan şikâyetin İİK’nın 363. maddesinde sayılan istisnalar arasında olmadığını, bu nedenle ilk derece kararının konu itibarıyla kesin olmadığını belirtmiştir. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin kararı oy birliğiyle bozulmuştur.
🔐 Haciz mahallinde ne yaşandı?
Karar metnine göre asıl icra müdürlüğü, borçlular yönünden haciz yapılması için talimat yazmış; haciz Fatsa İcra Müdürlüğünün 2025/199 talimat sayılı dosyasında 18.04.2025 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Borçlulardan biri limited şirkettir; şirket ve diğer borçlunun adları kaynakta anonimdir.
Haciz sırasında yaşanan gelişmeler karar metninde şöyle aktarılmıştır:
- Haciz mahallinde borçlu bulunmamıştır.
- Üçüncü kişinin vekili, mallar üzerinde istihkak iddiasında bulunmuştur.
- Alacaklı vekili, İİK’nın 80 ve devamı maddeleri kapsamında haciz yapılmasını ve mahalde bulunan kasanın açılmasını talep etmiştir.
- İcra müdür yardımcısı, icra müdürünün istihkak iddiasında delil toplama yükümlülüğü bulunmadığı gerekçesiyle evrak araştırma talebini reddetmiştir.
- Kasanın çilingirle açılması talebi, ticari sır ve kişisel verilerin gizliliği kapsamında kaldığı gerekçesiyle reddedilmiştir.
- Kolay paraya çevrilebilecek menkullerin, paranın ve kıymetli evrakın haczi istemi kabul görmemiş; haczin İİK’nın 99. maddesi gereği istihkaklı yapıldığı tutanağa yazılmıştır.
Alacaklı, bu işlemlerin İİK’nın 80/3, 82, 88, 88/3 ve 99. maddelerine aykırı olduğunu ileri sürerek icra mahkemesine şikâyette bulunmuştur. Hacizle ilgili şikâyetler, İİK 79/2 uyarınca istinabe olunan icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesince çözümlenir. İlk derece mahkemesi şikâyeti reddetmiştir.
📂 Bölge adliye mahkemesinin iki yönlü kararı
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 06.11.2025 tarihli ve 2025/842 E., 2025/1175 K. sayılı kararıyla alacaklının istinaf başvurusunu kısmen kabul etmiştir. Daire, ilk derece kararını kaldırarak şikâyeti kısmen kabul etmiş ve 18.04.2025 tarihli haciz tutanağındaki iki işlemi iptal etmiştir:
- Haczin İİK 99’a göre yapıldığına ilişkin tespit,
- Alacaklı vekiline istihkak davası açmak üzere süre verilmesi işlemi.
Alacaklının diğer itirazları bakımından ise ilk derece mahkemesi kararının kesin olduğunu kabul etmiş; sair istinaf itirazlarını HMK’nın 352. ve İİK’nın 363. maddeleri uyarınca usulden reddetmiştir. Alacaklı bu kısma yönelik olarak temyiz yoluna başvurmuştur.
⚖️ Yargıtay’ın iki ayrı sonucu
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, alacaklının temyiz itirazlarını iki grupta incelemiş ve her grup için farklı sonuca ulaşmıştır.
1. İİK 85’in uygulanma biçimi: temyiz reddedildi. Alacaklı, icra memurunun derhal paraya çevrilebilecek, kolay muhafaza edilebilecek ve satılabilecek mallar yerine keyfi biçimde başka menkulleri haczettiğini ileri sürmüştü. Daire, bu şikâyetin İİK 85’in uygulanma biçimine ilişkin bir memur işlemi olduğunu belirtmiştir. İİK 363/1 ve 365/1 hükümleri uyarınca bu konudaki karar kesindir. Bu nedenle bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz başvurusu HMK 352 uyarınca reddedilmiştir.
2. Kilitli yerler, kıymetli evrak ve yedieminlik: bozma. Alacaklının ikinci grup şikâyeti; İİK 80/3 ve 82’ye aykırı olarak kıymetli evrak araştırması ve haciz yapılması ile kilitli yerlerin açılması taleplerinin reddine ve kararda İİK 88/3 olarak anılan yedieminlik teklifinin yapılmamasına ilişkindir. Daire, bu işlemlerin İİK 363’te sayılan işlemlerden olmadığını tespit etmiştir. Dolayısıyla şikâyetin reddine ilişkin ilk derece kararı konu itibarıyla kesin değildir ve istinaf yolu açıktır.
Sonuç olarak bölge adliye mahkemesinin, kararın kesin olmadığını gözeterek alacaklının istinaf nedenlerini esastan incelemesi ve oluşacak sonuca göre karar vermesi gerektiği belirtilmiştir. Karar, İİK 364/2 göndermesiyle uygulanan HMK 373/2 uyarınca bozulmuş; alacaklının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
📜 İİK 363: istinaf yolunun kapalı olduğu haller
Kararın merkezinde İİK’nın 363. maddesi vardır. Madde, icra mahkemesinin bazı kararlarını istinaf denetiminin dışında tutar. Kanun metnine göre istinaf yolu kapalı olan kararlar şunlardır:
- 85. maddenin uygulanma biçimi ve icra dairesince hesaplanan vekâlet ücreti,
- 103. maddenin uygulanma biçimi ve bu maddedeki davetiyenin içeriği,
- yediemin ücreti, yediemin değiştirilmesi ve hacizli taşınırların muhafaza şekli,
- kıymet takdirine ilişkin şikâyet, ihaleye katılım teminatı ve miktarı,
- satışın durdurulması, satış ilanının iptali ve süresinde satış istenmemesi nedeniyle satışın düşürülmesi,
- 263. maddenin uygulanma biçimi, iflas idaresine ilişkin bazı kararlar ve 36. maddeye göre icranın geri bırakılması.
Bu kararlar dışındaki icra mahkemesi kararlarına karşı, maddede öngörülen parasal sınırın aşılması şartıyla istinaf yoluna başvurulabilir. Daire, kanun koyucunun bu maddede istinafa kapalı işlemleri sınırlı sayım yoluyla belirlediğini vurgulamıştır. Sayılanların dışında kalan işlemler bakımından istinaf yolu açıktır ve bölge adliye mahkemesi işin esasını incelemek zorundadır.
Somut olayda dikkat çeken nokta, aynı şikâyet dilekçesinde iki farklı rejimin bir arada bulunmasıdır. Haczedilecek malların seçimi (İİK 85) kesinlik kapsamındadır; maddede “yediemin ücreti” ve “yediemin değiştirilmesi” de sayılmıştır. Ancak Yargıtay, yedieminlik teklif edilmemesine ilişkin işlemi bu istisnalar arasında görmemiş; kilitli yerlerin açılması ve kıymetli evrak araştırması talebiyle birlikte istinafa tabi saymıştır. Kararın yaklaşımı, sınırlı sayılan istisnaların benzerlik yoluyla genişletilmemesi yönündedir.
🗝️ Kilitli yer, kıymetli evrak ve istihkak hükümleri
Daire, şikâyete konu işlemlerle ilgili kanun hükümlerini kararında aktarmıştır:
- İİK 79: İcra dairesi talepten itibaren en geç üç gün içinde haczi yapar; mallar başka yerdeyse haciz, malların bulunduğu yer icra dairesine yazılarak yaptırılır.
- İİK 80/3: Talep hâlinde borçlu kilitli yerleri ve dolapları açmak, eşyayı göstermek zorundadır; bu yerler gerektiğinde zorla açtırılır.
- İİK 80/4: Borçlunun üzerinde para, kıymetli evrak, altın, gümüş veya diğer kıymetli şeyleri sakladığı anlaşılır ve borçlu bunları vermekten kaçınırsa, borçlunun şahsına karşı kuvvet kullanılabilir.
- İİK 88: Haczolunan para, banknot, hamiline senetler ve kıymetli şeyler icra dairesince muhafaza edilir; üçüncü kişinin elindeki taşınırlar, kabulü hâlinde ona yediemin olarak bırakılır.
- İİK 99: Haczedilen mal üzerinde mülkiyet veya ayni hak iddia eden üçüncü kişinin elinde bulunuyorsa, icra müdürü alacaklıya istihkak davası açması için yedi gün süre verir.
Yargıtay, bu hükümlerin somut olaya nasıl uygulanacağına, örneğin kasanın açılmasının ticari sır gerekçesiyle reddedilip reddedilemeyeceğine ilişkin bir değerlendirme yapmamıştır. Bu soruların yanıtı, bölge adliye mahkemesinin istinaf nedenlerini esastan incelemesiyle belirlenecektir. Üçüncü kişi istihkak iddialarında ispat yükünü ele alan organik bağ iddiasıyla istihkak yazısı, haciz mahallindeki üçüncü kişi iddialarının dava aşamasını göstermektedir.
🧩 Kararın uygulamaya etkisi ve sınırları
- Karar, şikâyetin esası hakkında değil, kanun yolu hakkındadır. Kasanın açılması gerekip gerekmediği veya yedieminlik teklifinin zorunlu olup olmadığı konusunda Yargıtay bir sonuca varmamıştır.
- Aynı şikâyet içinde İİK 85’e ilişkin kısım için temyiz yolu kapalı kalmıştır; bu kısım bakımından bölge adliye mahkemesinin kararı kesindir.
- Temyiz yalnız alacaklı tarafından yapılmıştır; İİK 99’a ilişkin tespiti ve istihkak davası süresini iptal eden kısım alacaklı lehine olup Yargıtay incelemesinin konusu olmamıştır.
- İstinaf yolunun açık olması, İİK 363’teki parasal sınırın aşılması şartına bağlıdır; karar metninde bu yönden ayrı bir tartışma yer almamaktadır.
- Ticari sır ve kişisel verilerin korunması gerekçesinin haciz işlemleri karşısındaki ağırlığı, ileride bölge adliye mahkemesinin vereceği kararla netlik kazanabilecek bir konudur.
❓ Sorular ve yanıtlar
İcra mahkemesi kararları kural olarak istinafa tabi midir?
İİK 363’e göre icra mahkemesi kararlarına karşı, maddede sayılan istisnalar dışında ve parasal sınırın aşılması şartıyla istinaf yoluna başvurulabilir. Yargıtay bu kararda istisnaların sınırlı sayıldığını ve sayılmayan işlemler bakımından istinaf yolunun açık olduğunu belirtmiştir.
Hangi mallarının haczedileceğine ilişkin şikâyet neden kesin sayıldı?
Alacaklının, kolay paraya çevrilebilecek mallar yerine başka menkullerin haczedildiğine ilişkin şikâyeti, İİK 85’in uygulanma biçimine ilişkin görülmüştür. İİK 363 bu konudaki kararları istinafa kapattığından, bölge adliye mahkemesi kararı kesin kabul edilmiş ve temyiz başvurusu reddedilmiştir.
Kasanın açılmaması işlemi hukuka aykırı bulundu mu?
Hayır, Yargıtay bu konuda bir değerlendirme yapmamıştır. Daire yalnızca bu işleme ilişkin şikâyet kararının kesin olmadığını ve bölge adliye mahkemesinin istinaf nedenlerini esastan incelemesi gerektiğini belirtmiştir. İşlemin hukuka uygunluğu yeniden yapılacak incelemede tartışılacaktır.
Talimatla yapılan hacizde şikâyete hangi mahkeme bakar?
Kararda aktarılan İİK 79/2 hükmüne göre mallar başka yerde ise haciz, malların bulunduğu yer icra dairesine yazılarak yaptırılır ve hacizle ilgili şikâyetler istinabe olunan icra dairesinin bağlı bulunduğu icra mahkemesince çözümlenir. Bu dosyada haciz Fatsa İcra Müdürlüğü aracılığıyla yapılmış, istinaf incelemesi Samsun Bölge Adliye Mahkemesinde gerçekleşmiştir.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, icra ve iflas alanındaki diğer kararlar ise Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Haciz mahalline ilişkin anlatım, karar metninde aktarılan şikâyet iddiaları ve bölge adliye mahkemesi kararının özetine dayanır. Karar, kanun yoluna ilişkin bir bozma kararıdır; haciz işlemlerinin hukuka uygunluğu hakkında nihai bir hüküm içermez. Şikâyet konusu işlemler, değerler ve istihkak durumu farklı olan dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



