Emsal Kararlarİcra Hukuku

MASAK Blokesi ve El Koyma – Ankara BAM 21. HD 2026/431

Yurt dışından gelen 81.118,25 TL, cep telefonu alım satımıyla uğraşan bir hesap sahibinin vadesiz hesabına geçiyor; ancak para hiçbir zaman kullanılamıyor. Banka hesabı 5549 sayılı Kanun’un 19/A maddesi kapsamında incelemeye alıyor, hesap sahibi ise “uluslararası chargeback kurallarına göre bu para bana iade edilmeliydi” diyerek önce bankaya, sonra BDDK’ya, en sonunda mahkemeye başvuruyor. Dava açıldıktan aylar sonra MASAK’ın mali tespit raporu ve sulh ceza hâkimliğinin el koyma kararı dosyaya giriyor. Uyuşmazlığın düğüm noktası şu soruya dönüşüyor: Bloke konulduğu gün henüz bir soruşturma yokken, sonradan gelen el koyma kararı bankanın işlemini haklı kılar mı?

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 09.04.2026 tarihli ve E.2023/1160, K.2026/431 sayılı kararıyla, Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin davayı reddeden kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunu HMK 353/1-b.1 uyarınca esastan reddetmiştir. Karar oy birliğiyle verilmiş, temyiz yolu açık bırakılmıştır.

Kısa özet: Banka, hesaptaki 81.118,25 TL’ye şüpheli işlem bildirimi kapsamında bloke koymuştur. Hesap sahibi blokenin kaldırılmasını, paranın ödenmesini ve 881,75 TL menfi zararın tazminini istemiştir. Yargılama sırasında MASAK’ın mali tespit raporu, hesaptaki işlemlerin yasa dışı bahisle ilgili olabileceğini belirtmiş; sulh ceza hâkimliği de hesaba CMK 128 ve 7258 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca el koymuştur. Daire, ceza soruşturması, mali tespit raporu ve el koyma kararı karşısında blokenin konulduğu tarihte de haklı olduğunun anlaşıldığını, bankanın 5549 sayılı Kanun’dan doğan yükümlülüğünü yerine getirdiğini kabul etmiştir.

📱 Telefon ticareti ve yurt dışından gelen para

Karar metninde aktarılan dava dilekçesine göre davacı, banka hesabı üzerinden toplam 81.118,25 TL tutarında işlem yapmış, satın aldığı hizmetin yerine getirilmediğini ileri sürerek ödemenin iadesini istemiştir. Davacıya göre taraflar arasındaki sözleşme ve uluslararası chargeback (ters ibraz) kuralları gereği iade edilmesi gereken bu tutar yurt dışından hesabına gelmiş, ancak banka farklı gerekçeler göstererek paraya bloke koymuştur.

Davacı, cep telefonu alım satımı yaptığını, blokeli tutarı ticari işinde sermaye olarak kullanamadığını ve bu yüzden zarara uğradığını belirtmiştir. Talep üç kalemden oluşmaktadır:

  • Hesap üzerindeki blokenin kaldırılması,
  • Bloke edilen 81.118,25 TL’nin ödenmesi,
  • 881,75 TL menfi zararla birlikte toplam 82.000,00 TL’nin, zararın oluşmasından itibaren TL’ye uygulanan en yüksek mevduat faiziyle tahsili.

Banka ise 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun’un 4. maddesi gereğince ilgili kurumlara bildirim yaptığını, kanunun kendisine yüklediği görevi yerine getirdiğini, blokenin keyfi olmadığını ve menfi zarar iddiasının dayanaktan yoksun olduğunu savunmuştur.

🗓️ Tarihlerin sırası

Davacının istinaf itirazlarının merkezinde zamanlama bulunduğu için dosyadaki tarihleri bir arada görmek yararlıdır. Karar metninden çıkan sıra şöyledir:

  1. 17.07.2020: Banka, bedeller satış karşılığıysa fatura veya belge iletilmesini istemiştir.
  2. 27.07.2020: Davacı, ihtarnameyle chargeback kuralları çerçevesinde işlemin yedi gün içinde sonlandırılmasını ve blokenin kaldırılmasını istemiştir.
  3. 11.09.2020: BDDK’ya yapılan şikâyet üzerine banka, hesabın 19/A maddesi kapsamında incelemeye alındığını ve incelemenin sürdüğünü bildirmiştir.
  4. 24.11.2020: Dava, Ankara 10. Tüketici Mahkemesinde açılmıştır. Görevsizlik kararı üzerine dosya asliye ticaret mahkemesine gönderilmiştir.
  5. 08.04.2021: MASAK, hesaptaki işlemlerin yasa dışı bahisle ilgili olabileceği kanaatine vararak mali tespit raporunu Cumhuriyet başsavcılığına göndermiştir.
  6. 12.04.2021: Ankara 8. Sulh Ceza Hâkimliği, hesaba CMK 128 ve 7258 sayılı Kanun’un “5/son” maddesi uyarınca el konulmasına karar vermiştir.
  7. 28.03.2023: İlk derece mahkemesi davayı reddetmiştir.
  8. 09.04.2026: Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

🏛️ İlk derece kararı ve istinaf itirazları

İlk derece mahkemesi, hesaba hâkim kararıyla el konulduğunu, bankanın kanuni görevini yerine getirdiğini ve iade ile tazminat şartlarının oluşmadığını kabul etmiştir. Yargılamada alınan bankacı bilirkişi raporu ise blokenin hukuka uygunluğunun takdirini mahkemeye bırakmıştır.

Davacı vekilinin istinaf itirazları başlıca şu noktalarda toplanmıştır:

  • Bloke 2020 yılında konulmuş, savcılık soruşturması ise 2021 yılında başlamıştır. Bloke tarihinde ortada bir soruşturma yoktur.
  • 19/A maddesindeki yedi günlük inceleme süresi fazlasıyla aşılmış, blokenin sürdürülmesi hakkın kötüye kullanılmasına dönüşmüştür.
  • Soruşturmada henüz olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir; dosya bekletici mesele yapılmalıydı.
  • Uluslararası chargeback kuralları yargılamada hiç irdelenmemiştir.

⚖️ Dairenin gerekçesi

Daire, öncelikle uyuşmazlığın çerçevesini belirlemiştir: Davacının hesabının bulunduğu ve 81.118,25 TL’ye bloke konulduğu konusunda ihtilaf yoktur. Tartışma, blokenin haksız olup olmadığı, haksızsa davacının menfi bir zararının bulunup bulunmadığı ve hesaptaki paranın bankadan istenip istenemeyeceği noktalarındadır.

Daireye göre bloke, 19/A maddesi uyarınca şüpheli işlemlerin bildirilmesi kapsamında konulmuştur. Bu bildirim üzerine hazırlanan mali tespit raporunun başsavcılığa gönderilmesiyle ceza soruşturması başlamış ve savcılığın talebiyle hesaba el konulmuştur. Kararın belirleyici cümlesi şudur: Gelinen aşamada yapılan ceza soruşturması, MASAK mali tespit raporu ve sulh ceza kararı karşısında, bankanın koyduğu blokenin bloke tarihindeki haklılığı anlaşılmış olup bloke işlemi 19/A maddesi uyarınca bankanın yasal yükümlülüğünün gereğidir.

Bu nedenle Daire, hesaba keyfi bir bloke konulmadığını ve davacının bankadan alacak ya da tazminat isteme koşullarının oluşmadığını kabul eden ilk derece kararında isabetsizlik görmemiştir. Davacı aleyhine 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL’nin mahsubuyla bakiye 552,10 TL harç alınmasına hükmedilmiştir.

Gerekçede yedi günlük sürenin aşılması ve bekletici mesele itirazları ayrıca tartışılmamış; sonraki ceza muhakemesi işlemleri, bloke tarihindeki şüphenin doğrulanması olarak okunmuştur.

📎 Karar metni: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin kararı, Yargıtay Karar Arama sisteminde doğrulanan hâliyle derlenmiştir; taraf ve banka adları kaynakta anonimdir.

📚 Kararın dayandığı hükümler

  • 5549 sayılı Kanun m.4: Yükümlüler nezdinde yapılan işlemlere konu malvarlığının yasa dışı yollardan elde edildiğine veya yasa dışı amaçlarla kullanıldığına dair bilgi, şüphe veya şüpheyi gerektirecek bir husus varsa bu işlemlerin Başkanlığa bildirilmesi zorunludur. İkinci fıkraya göre bildirimde bulunulduğu, denetim elemanları ve yargılama sırasında mahkemeler dışında, işleme taraf olanlar dâhil kimseye açıklanamaz.
  • 5549 sayılı Kanun m.19/A: Malvarlığının aklama veya terörün finansmanı suçuyla ilişkili olduğuna dair şüphe üzerine, şüpheyi teyit etmek, işlemi analiz etmek veya sonuçları yetkili makamlara intikal ettirmek amacıyla işlemler yedi iş günü süreyle askıya alınabilir ya da gerçekleşmesine izin verilmeyebilir. Bu yetki Bakana aittir ve bakan yardımcısına devredilebilir.
  • 5549 sayılı Kanun m.10: Kanun gereğince yükümlülüklerini yerine getiren gerçek ve tüzel kişiler hiçbir şekilde hukuki ve cezai bakımdan sorumlu tutulamaz.
  • CMK m.128: Somut delillere dayanan kuvvetli şüphe hâlinde banka veya diğer mali kurumlardaki her türlü hesaba hâkim kararıyla el konulabilir.
  • 7258 sayılı Kanun m.5: Spor müsabakalarına dayalı bahis veya şans oyunlarıyla bağlantılı olarak para nakline aracılık etmek (c bendi) suç olarak düzenlenmiş; ek fıkrayla bu suçlar bakımından CMK 128’deki hak ve alacaklara el koyma tedbirinin uygulanabileceği öngörülmüştür.

Daire, bildirim, MASAK analizi ve hâkim kararıyla el koymadan oluşan zincirin son halkasına bakarak ilk halkadaki işlemin haklılığını tespit etmiştir.

🧩 Benzer MASAK kararlarından farkı

Sitede daha önce ele alınan MASAK blokesinde yedi iş günü yazısındaki İstanbul BAM 13. HD kararında Daire, bildirime ilişkin belgeler getirtilmeden ve yedi iş günlük sürenin aşılıp aşılmadığı incelenmeden verilen ret kararını kaldırmıştı. O dosyada para sonradan iade edilmiş, uyuşmazlık blokaj süresince yoksun kalınan faize dönüşmüştü ve hesaba el koyma kararı bulunmuyordu.

Ankara BAM 21. HD kararındaki dosya ise farklı bir delil tablosu içerir:

  • MASAK’ın mali tespit raporu dosyadadır ve işlemlerin yasa dışı bahisle ilgili olabileceği kanaatini içerir.
  • Hesaba hâkim kararıyla el konulmuştur; para hâlâ ceza muhakemesi tedbiri altındadır.
  • Talep, faizden çok paranın kendisinin ve menfi zararın tahsiline yöneliktir.

Chargeback iddiası bakımından da chargeback reddinde banka sorumluluğu yazısındaki dosyadan ayrılır: Orada kart hamili teslim edilmeyen ürünler için itiraz sürecinin işletilmesini tartışıyordu; burada ise ters ibrazla geldiği ileri sürülen paranın kendisi şüpheli işlem incelemesine konu olmuştur.

🆕 CMK 128/A ile gelen askıya alma yetkisi

Bu davadaki bloke, 5549 sayılı Kanun’un 19/A maddesine dayanmaktadır. 24.12.2025 tarihli 7571 sayılı Kanun’la CMK’ya eklenen 128/A maddesi ise ayrı bir mekanizma getirmiştir. Bu hükme göre TCK 142/2-e’deki nitelikli hırsızlık, 158/1-f ve l’deki nitelikli dolandırıcılık ile 245. maddedeki banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarının işlendiğine dair makul şüphe varsa, banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı suçta kullanılan hesabı kırk sekiz saate kadar askıya alabilir.

Askıya alma hesap sahibine bildirilir; hesap sahibi kaldırılması için başsavcılığa başvurabilir ve savcı yirmi dört saat içinde karar verir. Askıya alma kararı veren gerçek ve tüzel kişiler hukuki bakımdan sorumlu tutulmaz (m.128/A-6). Yasa dışı bahis suçları bu maddenin saydığı suçlar arasında değildir; bu tür şüphelerde 5549 sayılı Kanun’daki bildirim ve erteleme düzeni ile CMK 128 önemini korumaktadır.

❓ Sorular ve yanıtlar

Bloke konulduğunda soruşturma yoksa banka yine de haklı sayılabilir mi?

Bu kararda Daire, bloke tarihinden sonra hazırlanan mali tespit raporunu ve verilen el koyma kararını, bloke tarihindeki şüphenin haklılığını gösteren deliller olarak değerlendirmiştir. Davacının “bloke anında soruşturma yoktu” itirazı bu nedenle sonuca etkili görülmemiştir. Farklı delil durumu olan dosyalarda değerlendirme değişebilir.

Chargeback kuralları bankanın iade borcunu doğurmaz mı?

Davacı, uluslararası chargeback kuralları gereği paranın kendisine ödenmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Daire bu kuralların içeriğine girmemiş; hesaptaki tutarın şüpheli işlem incelemesine ve ardından hâkim kararıyla el koymaya konu olmasını belirleyici saymıştır. El koyma devam ettiği sürece bankanın bu parayı serbestçe ödemesi de mümkün değildir.

Menfi zarar talebi neden reddedildi?

Menfi zarar talebi, blokenin haksız olduğu varsayımına dayanıyordu. Daire blokeyi 19/A kapsamındaki yasal yükümlülüğün sonucu saydığı için haksız bir eylem bulunmadığını kabul etmiş, 881,75 TL’lik menfi zarar ile ana para talebini birlikte reddetmiştir. 5549 sayılı Kanun’un 10. maddesi de yükümlülüğünü yerine getiren yükümlüyü hukuki sorumluluktan korur.

Karar kesinleşmiş midir?

Hüküm fıkrasına göre gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay’da temyiz yolu açıktır. Karar metninde kesinleşme şerhi bulunmamaktadır.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, benzer kararlar ise Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Olaylara ilişkin anlatım, karar metninde aktarılan taraf iddiaları, dosyadaki belgelerin özeti ve ilk derece kararına dayanır. Karar istinaf aşamasında verilmiş olup temyiz yolu açıktır; ceza soruşturmasının sonucu karar metninde yer almamaktadır. Bloke süresi, bildirimin dayanağı ve el koyma kararının bulunup bulunmaması farklı olan dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu