MASAK Blokesinde 7 İş Günü – İstanbul BAM 13. HD 2025/476

Bitcoin satışından elde edilen 791.335,87 TL, kripto para platformundaki hesaptan kişinin kendi banka hesabına aktarılıyor; ancak para birkaç gün sonra kullanılamaz hâle geliyor. Banka, işlemleri şüpheli bularak Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığına (MASAK) bildirimde bulunmuş, Bakanlık makamı da çekim işlemini art arda ertelemiştir. Hesap sahibi bankaya karşı dava açtığında, ilk derece mahkemesi “banka yalnızca talimata uydu” diyerek davayı reddetmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi ise bu gerekçeyi yeterli bulmamıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 20.03.2025 tarihli ve E.2022/1614, K.2025/476 sayılı kararıyla, davacının istinaf başvurusunu kabul ederek İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin ret kararını HMK 353/1-a-6 uyarınca kaldırmış ve dosyayı yeniden inceleme için ilk derece mahkemesine geri göndermiştir. Karar, HMK 362/1-g uyarınca kesin olarak ve oy birliğiyle verilmiştir.
₿ Bitcoin satışından bankaya gelen para
Karar metninde aktarılan iddialara göre davacı, birikimiyle yatırım amacıyla bir kripto para platformu üzerinden Bitcoin satın almış, fiyat yükselince bunları kademeli olarak satarak Türk lirasına çevirmiştir. Platformdaki TL bakiyesini, platformla anlaşmalı olan davalı bankadaki vadesiz hesabına aktarmıştır.
Davacı, 03.09.2020 tarihinde hesabındaki 791.335,87 TL ile internet bankacılığı üzerinden işlem yapmak istediğinde sorunla karşılaşmıştır. Bankanın müşteri hizmetlerinden, hesap hareketlerinde şüpheli işlemler tespit edildiği ve 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun’un 19/A maddesi uyarınca işlem yapıldığı bilgisi verilmiştir.
Davacı 14.02.2021 tarihinde dava açmıştır. Talebi iki kısımdan oluşmaktadır: Hesaba ilişkin muarazanın men’i ve blokaj tarihinden dava tarihine kadar hesaptaki paraya uygulanacak en yüksek banka faizinin maddi zarar olarak tahsili. Davacıya göre bildirim haksızdır; haklı sayılsa bile kanundaki yedi iş günlük süre çok aşılmıştır.
Banka ise bildirimi 5549 sayılı Kanun’un 4. maddesi uyarınca yaptığını, işlemlerin Başkanlığın talimatlarıyla ertelendiğini ve aynı Kanun’un 10. maddesi gereğince hukuki sorumluluğunun bulunmadığını savunmuştur.
🏛️ İlk derece mahkemesi: “talimata uyan banka kusurlu değildir”
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, 12.05.2022 tarihli ve 2021/269 E., 2022/339 K. sayılı kararıyla davayı reddetmiştir. Dosyadaki tespitler şöyle özetlenmiştir:
- Bakanlık makamı 04.09.2020, 21.09.2020, 15.10.2020, 02.11.2020, 06.11.2020, 23.11.2020, 21.12.2020, 29.01.2021 ve 17.05.2021 tarihli olurlarla hesaptaki 791.336,00 TL’lik bakiyenin çekilmesini her seferinde yedi gün süreyle ertelemiştir.
- 17.05.2021’den sonra yeni bir erteleme kararı verilmemiş, banka blokajı kaldırarak parayı iade etmiştir. Davacı vekili de dava açıldıktan sonra ana paranın ödendiğini, taleplerinin faize ilişkin olduğunu beyan etmiştir.
- Mahkemenin aldırdığı bilirkişi raporu, işlemlerin talimatla ertelendiği kabul edilirse bankaya kusur yüklenemeyeceğini; yedi günlük süre dışındaki blokajın haksız olduğu görüşü benimsenirse alacağın 791.335,87 TL asıl alacak ve 58.098,15 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 849.434,02 TL olacağını bildirmiştir.
Mahkeme, blokajın Başkanlığın talimatları ve bankanın yasal yükümlülükleri çerçevesinde uygulandığını, bankanın kendi tasarrufu ile yaptığı bir işlem bulunmadığını ve faiz talep edilemeyeceğini kabul etmiştir.
⚖️ İstinafın kaldırma gerekçesi
Daire, ilk derece kararını üç ayrı eksiklik nedeniyle kaldırmıştır.
1. Bildirimin dayanağı araştırılmamıştır. Banka dokuz kez bildirimde bulunmuş, dokuz kez erteleme kararı verilmiştir. Mahkeme yalnızca bu kararların varlığına dayanmıştır. Oysa bankanın yaptığı bildirimlere ilişkin belgeler dosyaya sunulmamış; mahkeme de bu belgeleri ve davacının tüm hesap hareketlerini getirtmemiştir. Bildirimin herhangi bir maddi delile dayanıp dayanmadığı, İşlemlerin Ertelenmesine Dair Yönetmelik’in 4. maddesindeki koşulları taşıyıp taşımadığı ve haklı olup olmadığı bilirkişi heyetine incelettirilmemiştir.
2. Yedi iş günlük süre tartışılmamıştır. Davacı, dava dilekçesinden itibaren her aşamada erteleme süresinin aşıldığını ileri sürmüştür. Daire, sürenin aşılıp aşılmadığının, aşıldıysa kaç gün aşıldığının, bunun yasal ve haklı bir dayanağının bulunup bulunmadığının hiç incelenmediğini belirtmiştir.
3. Usule ilişkin eksiklikler vardır. Davacı, muarazanın men’i yönünden hesaptaki tutar üzerinden harç yatırmış, ancak zarara ilişkin dava değerini açıklamamış ve bu kısım için harç yatırmamıştır. Mahkeme HMK 31 kapsamında açıklama yaptırmadan yargılamaya devam etmiştir. Ayrıca blokaj yargılama sırasında kaldırılıp bakiye iade edildiğine göre, muarazanın men’i talebinin konusuz kalıp kalmadığı değerlendirilmeden davanın tamamen reddedilmesi de yerinde görülmemiştir.
📜 5549 sayılı Kanun: bildirim, erteleme, koruma
Kararın değerlendirdiği düzenlemeler birbirine bağlı üç halkadan oluşur:
- m.4 – Şüpheli işlem bildirimi: Yükümlüler nezdinde yapılan işlemlere konu malvarlığının yasa dışı yollardan elde edildiğine veya yasa dışı amaçlarla kullanıldığına dair bilgi, şüphe veya şüpheyi gerektirecek bir husus varsa, bu işlemlerin Başkanlığa bildirilmesi zorunludur. Bankalar m.2/d uyarınca yükümlüdür.
- m.19/A – İşlemlerin ertelenmesi: İşleme konu malvarlığının aklama veya terörün finansmanı suçu ile ilişkili olduğuna dair şüphe bulunması üzerine, şüpheyi teyit etmek, işlemi analiz etmek veya sonuçları yetkili makamlara intikal ettirmek amacıyla işlemleri yedi iş günü süreyle askıya almaya veya gerçekleşmesine izin vermemeye Bakan yetkilidir.
- m.10 – Yükümlülerin korunması: Bu Kanun gereğince yükümlülüklerini yerine getiren gerçek ve tüzel kişiler hiçbir şekilde hukuki ve cezai bakımdan sorumlu tutulamaz.
Bankanın savunması m.10’a dayanmaktadır. Dairenin yaklaşımı ise bu korumanın kendiliğinden işlemediğini göstermektedir: Korumadan yararlanmak için bankanın “yükümlülüğünü yerine getirmiş” olması gerekir. Daireye göre bunun anlaşılabilmesi için bildirimin içeriği, dayandığı emareler ve yönetmelikte aranan koşullar incelenmelidir. Erteleme kararının bulunması tek başına sonuca yetmemiştir.
Karar metninde yönetmeliğin 4. maddesinin içeriği de aktarılmıştır. Buna göre erteleme talepli bildirim, şüpheyi destekleyen belge veya ciddi emare bulunması hâlinde, gerekçeleriyle birlikte yapılır. İşlemin olağandışı nitelikte olması, kontroller sonucunda işlem yapanın suçla ilgili olabileceğinin anlaşılması veya işlemin tamamlanmasının el koymayı engelleyecek tehlikeli bir hâl yaratması gibi göstergeler aranır. Yönetmelik hükmüne göre ertelemenin süresi de bildirim tarihinden itibaren yedi iş gününü geçemez.
Karar metni, 670 sayılı KHK’nın 7. maddesinde yedi iş günlük sürenin olağanüstü hâl süresince otuz iş günü olarak uygulanacağına ilişkin hükme de yer vermektedir. Bu hükmün somut olaya etkisi, yeniden yargılamada değerlendirilecek konular arasındadır.
🔍 Yeniden yargılamada araştırılacak konular
Daire, ilk derece mahkemesinin yapacağı işleri sıralamıştır:
- HMK 31 kapsamında davacıya zarara ilişkin dava değeri açıklattırılacak ve Harçlar Kanunu 30 uyarınca eksik harcın tamamlanması için süre verilecektir.
- Bankanın yaptığı bildirime ilişkin tüm belgeler ve davacının tüm hesap hareketleri getirtilecektir.
- Bilirkişi heyetinden; bildirimin maddi delile dayanıp dayanmadığı, yönetmeliğin 4. maddesindeki koşulları taşıyıp taşımadığı ve haklı olup olmadığı konusunda rapor alınacaktır.
- Erteleme kararlarından sonra yedi iş günlük sürenin aşılıp aşılmadığı, kaç gün aşıldığı ve bunun hukuki dayanağı incelenecektir.
- Bankanın eylemi haksız kabul edilirse davacının zararının oluşup oluşmadığı ve miktarı belirlenecektir.
- Muarazanın men’i talebinin konusuz kalıp kalmadığı değerlendirilecektir.
Kararın önemli bir yanı ispat düzenidir. 5549 sayılı Kanun’un 4/2. maddesi, şüpheli işlem bildiriminde bulunulduğunun mahkemeler dışında kimseye açıklanamayacağını öngörür. Bu nedenle hesap sahibi, bildirimin içeriğini kendi imkânlarıyla öğrenemez. Daire, belgelerin mahkemece getirtilmesini zorunlu görerek bu bilgi dengesizliğini yargılama içinde gidermenin yolunu göstermiştir. Bildirimlerin gizliliği korunurken içeriği mahkeme ve bilirkişi denetimine açılmaktadır.
Kripto varlık hesaplarına konulan MASAK blokesinin ihtiyati haciz boyutunu ele alan kriptoda MASAK blokesi yazısı ile uzun süreli hesap blokesini mülkiyet hakkı yönünden inceleyen banka hesabında üç yıllık bloke yazısı, aynı sorunun farklı yönlerini göstermektedir.
🧭 Kararın sınırları
- Daire, bankanın kusurlu olduğuna veya davacının faiz alacağına hükmetmemiştir. Karar, eksik inceleme nedeniyle verilmiş bir kaldırma kararıdır.
- Bilirkişinin hesapladığı 849.434,02 TL, yalnızca “yedi günü aşan blokaj haksızdır” görüşünün benimsenmesi hâlindeki alternatif hesaptır; hükme bağlanmış bir tutar değildir.
- Kararda bankanın m.10 korumasından yararlanamayacağı söylenmemiştir. Korumanın şartlarının dosyadaki belgelerle denetlenmesi gerektiği vurgulanmıştır.
- Uyuşmazlık bankaya karşı açılmış bir hukuk davasıdır. Erteleme kararlarının kendisine karşı idari yargı yolu, bu kararın konusu değildir.
- Paranın kripto varlık satışından gelmesi, kararda bildirimin haklılığı yönünden ayrıca değerlendirilmemiştir; bu da yeniden yargılamada incelenecek konular arasındadır.
❓ Merak edilenler
Banka MASAK talimatına uymuşsa yine de sorumlu tutulabilir mi?
5549 sayılı Kanun’un 10. maddesi, yükümlülüğünü yerine getiren yükümlünün hukuki ve cezai sorumluluğunu kaldırır. Bu kararda Daire, erteleme kararlarının varlığını tek başına yeterli görmemiş; bildirimin maddi dayanağının ve yönetmelikteki koşulların incelenmesini istemiştir. Sorumluluğun bulunup bulunmadığı bu inceleme sonucunda belirlenecektir.
Erteleme süresi kanunda ne kadardır?
19/A maddesine göre Bakan, işlemleri yedi iş günü süreyle askıya alabilir veya aynı süreyle gerçekleşmesine izin vermeyebilir. Bu dosyada dokuz ayrı erteleme kararı verilmiş, son karar 17.05.2021 tarihlidir. Ardışık kararlarla sürenin aşılıp aşılmadığı ve bunun dayanağı, kaldırma kararıyla incelenmesi istenen konulardandır.
Para iade edildikten sonra dava neden devam etti?
Ana para dava sürerken ödenmiş, davacı blokaj süresince paranın kullanılamamasından doğan faiz kaybını talep etmeye devam etmiştir. Daire ayrıca muarazanın men’i isteminin, blokajın kalkması nedeniyle konusuz kalıp kalmadığının ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Bankanın yaptığı bildirimin içeriği hesap sahibine açıklanır mı?
Kanun’un 4/2. maddesi, bildirimde bulunulduğunun denetim elemanları ve yargılama sırasında mahkemeler dışında kimseye açıklanamayacağını düzenler. Daire, bu belgelerin mahkemece getirtilip bilirkişi incelemesine konu edilmesini istemiştir; böylece içerik yargısal denetime açılmaktadır.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, benzer kararlar ise Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Olgulara ilişkin anlatım, karar metninde aktarılan taraf iddiaları ile ilk derece kararının özetine dayanır. Karar bir kaldırma kararıdır; bankanın sorumluluğu ve faiz alacağı hakkında nihai bir hüküm içermez. Bildirimin içeriği, erteleme kararlarının sayısı ve süreleri farklı olan dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



