Nakilde Getirilen Dergiye Engel – AYM 2023/7099

Bir hükümlü, bir ceza infaz kurumundan diğerine nakledilirken yanında altı dergi götürüyor. Dergiler önceki kurumda incelenmiş, üzerlerine inceleme mührü basılmış ve kendisine teslim edilmiş. Yeni kurum ise aynı dergileri vermeyi reddediyor; gerekçe, süreli yayınlara yalnızca bedeli ödenerek kurum aracılığıyla satın alma ya da kurumun dağıtması yoluyla ulaşılabileceği. İnfaz hâkimliği ve ağır ceza mahkemesi bu yaklaşımı yerinde buluyor. Anayasa Mahkemesi ise dergilerin “yeni edinilen yayın” değil, “nakilde birlikte getirilen eşya” olduğunu vurgulayarak ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar veriyor.
Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, 22.07.2026 tarihli ve 2023/7099 başvuru numaralı kararıyla, Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine oybirliğiyle hükmetmiş, yeniden yargılama yapılmak üzere kararın Tarsus 1. İnfaz Hâkimliğine gönderilmesine ve başvurucuya net 20.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar vermiştir. Karar, Kararlar Bilgi Bankasında 22.09.2026 tarihinde yayımlanmıştır.
🚚 Mühürlü dergilerle gelen nakil
Karar metnine göre başvurucu, 18.05.2022 tarihinde Siverek 1 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan Tarsus 2 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledilmiştir. Yanında, “Şiirden” adlı derginin 68, 69, 70 ve 71. sayıları ile “Natama Şiir ve Eleştiri” adlı derginin 33 ve 34-35. sayıları bulunmaktadır.
Yeni kurum, 29.08.2022 tarihli kararıyla bu dergilerin başvurucuya verilmemesine, emanet deposuna kaldırılarak ailesine teslim edilmesine karar vermiştir. Kararda 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 62. maddesine ve alt mevzuata atıf yapılmış; dergilerin içeriğine ilişkin herhangi bir sakınca tespiti ise karar metnine yansımamıştır.
Başvurucunun iddiaları şunlardır:
- Dergiler, nakil geldiği kurumun eğitim kurulunca incelenmiş ve sakıncalı bulunmayarak kendisine teslim edilmiştir.
- Her derginin üzerinde inceleme yapıldığını gösteren mühür bulunmaktadır.
- Dergilerin içeriği edebidir.
- Sonradan ücreti hesabından karşılanmak üzere aynı dergilere abone olma talebinde de bulunmuş, ancak bu talep de karşılanmamıştır.
🏛️ İnfaz hâkimliğinden bireysel başvuruya
Başvurucunun şikâyetini inceleyen Tarsus 1. İnfaz Hâkimliği, 21.11.2022 tarihinde şikâyeti reddetmiştir. Hâkimliğe göre kapalı kurumdaki hükümlü ve tutuklular süreli yayınlara ancak iki yoldan ulaşabilir: bedelini ödeyerek kurum aracılığıyla satın alma veya kurumun dağıttığı yayınlar. Başvurucunun talebi bu iki usulden hiçbirine girmemektedir.
Bu karara yapılan itiraz, Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesince 29.12.2022 tarihinde kesin olarak reddedilmiştir. Başvurucu nihai kararı 04.01.2023’te öğrenmiş ve 11.01.2023’te bireysel başvuruda bulunmuştur. Adli yardım talebi Komisyonca kabul edilmiştir.
Adalet Bakanlığı görüşünde, incelemenin somut olayın kendine özgü koşulları göz önüne alınarak yapılması gerektiği belirtilmiştir.
⚖️ Anayasa Mahkemesinin üç aşamalı denetimi
Mahkeme önce müdahalenin varlığını tespit etmiştir. Tutuklu ve hükümlüler, Anayasa ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ortak koruma alanındaki temel hakların tamamına kural olarak sahiptir. Süreli veya süresiz yayınlara ulaşabilmek, bilgi ve kanaatlere ulaşma özgürlüğünün somut bir görünümüdür. Bu nedenle nakilde getirilen dergilerin verilmemesi, haber veya fikir alma özgürlüğüne, dolayısıyla ifade özgürlüğüne bir müdahaledir.
Ardından müdahale üç ölçüte göre incelenmiştir:
- Kanunilik: 5275 sayılı Kanun’un 62. maddesi müdahalenin hukuki dayanağıdır ve Mahkemenin önceki genel kurul içtihadında da kanunla sınırlama ölçütünü karşıladığı kabul edilmiştir. Bu yönden sorun görülmemiştir.
- Meşru amaç: Kurum düzeni ve güvenliğinin sağlanması, suçun önlenmesi ve hükümlünün ıslahı; Anayasa’nın 26. maddesinin ikinci fıkrasındaki kamu düzeni ve kamu güvenliği kapsamında meşru amaç sayılmıştır.
- Demokratik toplumda gereklilik: İhlal bu aşamada doğmuştur. Müdahalenin zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılaması, amaca elverişli olması, son çare ve en hafif önlem niteliği taşıması gerekir.
62. maddenin metni de bu değerlendirmeyi destekler niteliktedir. Birinci fıkra, hükümlüye mahkemelerce yasaklanmamış süreli ve süresiz yayınlardan bedelini ödeyerek yararlanma hakkı tanır. Üçüncü fıkra ise kurum disiplinini, düzenini veya güvenliğini bozan ya da tehlikeye düşüren, iyileştirme amacını zorlaştıran veya müstehcen içerik taşıyan yayınların verilmeyeceğini düzenler. Yani yasak, yayının içeriğine bağlanmış bir istisnadır; kurumun somut bir içerik tespiti yapmasını gerektirir.
📚 Kilit tespit: yayın değil, eşya
Kararın en belirleyici paragrafı, uyuşmazlığın nitelendirilmesine ilişkindir. Mahkeme, 62. madde ve önceki içtihat dikkate alındığında süreli yayınlara erişimin kural olarak bedeli mahpusça karşılanmak suretiyle ve kurum aracılığıyla mümkün olduğunu kabul etmiştir. Bununla birlikte somut olayda yayınlar başvurucu tarafından ilk kez edinilmemektedir. Başvurucu bunları başka bir kurumdan nakledilirken beraberinde getirmiştir.
Bu nedenle Mahkemeye göre dergiler, başvurucunun nakli sırasında beraberinde getirdiği eşya vasfında kabul edilmeli ve inceleme buna göre yapılmalıdır. Kurum ve yargı mercileri ise meseleyi yalnızca “edinme usulü” penceresinden ele almış, dergilerin 62. maddedeki usule uygun edinilmediğini söyleyip incelemeyi orada bitirmiştir.
Mahkemenin eksik bulduğu noktalar karar metninde şöyle sıralanmıştır:
- Dergilerin önceki ceza infaz kurumunda hangi yolla edinildiği araştırılmamıştır.
- Dergilerin nakil eşya teslim tutanağında yer alıp almadığı incelenmemiştir.
- Önceki kurumun incelemesinden geçtiği ve sakıncasız bulunarak teslim edildiği iddiası değerlendirilmemiştir.
- Dergilerin üzerinde inceleme mührü bulunduğu iddiası hakkında bir değerlendirme yapılmamıştır.
Sonuç olarak idarenin yalnızca kanun maddesine atıfla karar verdiği, yargı mercilerinin de gerekli araştırmayı yapmadan ve ilgili ve yeterli gerekçe göstermeden talebi reddettiği tespit edilmiştir. Bu hâliyle müdahalenin zorunlu bir toplumsal ihtiyaca karşılık geldiği ortaya konulamamış ve Anayasa’nın 26. maddesi ihlal edilmiştir.
Ceza infaz kurumunda bilgiye erişimin başka bir boyutunu inceleyen cezaevinden AİHM sitesine erişim yazısı da aynı ilkeden, yani hükümlünün ifade özgürlüğünün kurum koşullarına rağmen korunduğu fikrinden hareket etmektedir.
🧾 Giderim: yeniden yargılama ve tazminat
Başvurucu ihlalin tespiti, yeniden yargılama ve toplam 20.000 TL maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. Mahkeme şu sonuçlara ulaşmıştır:
- İhlalin sonuçlarının giderilmesi için yeniden yargılamada hukuki yarar ve zorunluluk bulunduğundan kararın bir örneği Tarsus 1. İnfaz Hâkimliğine (E.2022/5624, K.2022/6976) gönderilmiştir.
- Başvurucuya net 20.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
- Maddi zarara ilişkin bilgi veya belge sunulmadığından maddi tazminat talebi reddedilmiştir.
- Ödemenin, başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılması; gecikmede yasal faiz işletilmesi öngörülmüştür.
6216 sayılı Kanun’un 50. maddesine dayanan yeniden yargılama, infaz hâkimliğinin ihlal kararında belirtilen ilke ve gerekçelere uygun yeni bir karar vermesini gerektirir. Dolayısıyla infaz hâkimliğinden beklenen, bu kez dergilerin nakil eşyası olup olmadığını, önceki kurumda nasıl edinildiğini ve içerik bakımından 62. maddenin üçüncü fıkrasına giren bir sakınca taşıyıp taşımadığını araştırmasıdır.
🔎 Kararın infaz uygulamasına yansıması
Karar, ceza infaz kurumlarında sık rastlanan bir durumu, yani nakil sonrası eşyaların yeniden denetimini konu almaktadır. Karardan çıkan başlıca tespitler şöyle özetlenebilir:
- Usul yoksunluğu tek başına gerekçe değildir. Yayının 62. maddedeki edinme yollarından biriyle gelmemiş olması, nakilde getirilen eşya bakımından tek başına ret sebebi sayılmamıştır.
- Önceki kurumun incelemesi dikkate alınmalıdır. Mahkeme, mühür ve eğitim kurulu incelemesi iddialarının hiç değerlendirilmemesini eksiklik olarak görmüştür.
- Yargısal denetim gerekçe ister. İnfaz hâkimliği ve itiraz merciinin “usul ve kanuna uygun” ifadesiyle yetinmesi, ilgili ve yeterli gerekçe sayılmamıştır.
- İçerik denetimi kapanmış değildir. Mahkeme, kurumun içerik yönünden 62. maddenin üçüncü fıkrası kapsamında denetim yapma imkânını ortadan kaldırmamıştır; ihlal, bu denetimin hiç yapılmamasından doğmuştur.
Kararın sınırlarını da not etmek gerekir. Mahkeme dergilerin mutlaka verilmesi gerektiğine hükmetmemiş, yalnızca müdahalenin gerekliliğinin ortaya konulamadığını tespit etmiştir. Abonelik talebinin karşılanmaması iddiası ise kararın değerlendirme bölümünde ayrıca ele alınmamış, inceleme nakilde getirilen dergiler üzerinden yapılmıştır.
❓ Sık sorulanlar
Hükümlüler süreli yayınlara hangi yollarla ulaşabilir?
5275 sayılı Kanun’un 62. maddesi, mahkemelerce yasaklanmamış yayınlardan bedelini ödeyerek yararlanma hakkı tanır. Anayasa Mahkemesi içtihadında, ücretinin hükümlü tarafından karşılanması şartıyla yayının kurumca satın alınması yöntemlerden biri olarak sayılmış; kurum dağıtımı da İnfaz Hâkimliği kararında anılmıştır. Resmî kurumlar ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları gibi belirli kurumların yayınları ise ücretsiz ve serbestçe verilir.
Bu karar, kurumun hiçbir yayını kısıtlayamayacağı anlamına mı geliyor?
Hayır. Mahkeme 62. maddenin kanuni dayanak olduğunu ve kurum güvenliği, suçun önlenmesi gibi amaçların meşru olduğunu kabul etmiştir. Kurum düzenini bozan, iyileştirmeyi zorlaştıran veya müstehcen içerikli yayınların verilmemesi kanunda düzenlenmiştir. İhlal, somut olayda bu yönde bir araştırma ve gerekçe bulunmamasından kaynaklanmıştır.
Nakil eşya teslim tutanağı neden önem taşıdı?
Mahkeme, dergilerin nakil eşya teslim tutanağında yer alıp almadığının araştırılmamasını eksiklikler arasında saymıştır. Dergilerin nakil eşyası olarak kabul edilmesi gerektiği tespitiyle birlikte düşünüldüğünde, bu tutanak yayınların kurumlar arasında hangi statüyle taşındığını gösterebilecek bir belge niteliğindedir.
İhlal kararından sonra dosya nereye gönderildi?
Kararın bir örneği, yeniden yargılama yapılmak üzere Tarsus 1. İnfaz Hâkimliğine gönderilmiştir. Bir örneği de Adalet Bakanlığına iletilmiştir. Yeniden yargılamanın sonucu, ihlal kararındaki ilke ve gerekçeler doğrultusunda infaz hâkimliğince belirlenecektir.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, diğer kararlar ise Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümünün Kararlar Bilgi Bankasında yayımlanan 2023/7099 başvuru numaralı kararından derlenmiştir. Olaylara ilişkin anlatım, karar metnindeki tespitlere ve başvurucu iddialarının özetine dayanır. Karar, somut başvuruya ilişkin bir ihlal kararıdır; yayının içeriği, edinme yolu ve nakil kayıtları farklı olan durumlarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru ve işlemlerden Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



