Ceza HukukuEmsal Kararlar

Cezaevinden AİHM Sitesine Erişim – AYM 2023/6019

Avukatından yüzlerce kilometre uzakta tutulan bir sanık, kendi davasında ve Anayasa Mahkemesindeki dosyalarında kullanmak için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin resmî internet sitesindeki içtihat rehberlerini okumak isterse, ceza infaz kurumu bu talebi “eğitim ve kültürel amaçlı değil” diyerek reddedebilir mi? Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü bu soruyu, Bodrum’daki bir kapalı ceza infaz kurumunda tutuklu bulunan kişinin bireysel başvurusunda yanıtladı. Karar, mahpusların internete erişimi konusunda idareye tanınan geniş takdir yetkisinin hangi noktada denetime tabi olduğunu somut bir örnek üzerinden gösteriyor.

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, 22.07.2026 tarihli ve 2023/6019 başvuru numaralı kararıyla, tutuklu başvurucunun AİHM’in resmî internet sitesine erişim talebinin somut değerlendirme yapılmadan reddedilmesinin Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünü ihlal ettiğine oybirliğiyle hükmetti; yeniden yargılama için dosyayı Bodrum İnfaz Hâkimliğine gönderdi ve net 20.000 TL manevi tazminata karar verdi.

Kısa özet: Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan tutuklu olan başvurucu, devam eden ceza davası ve derdest bireysel başvuruları için AİHM’in içtihat rehberlerine internetten erişmek istedi. Ceza infaz kurumu, infaz hâkimliği ve ağır ceza mahkemesi talebi; bilgisayarın yalnızca eğitim ve iyileştirme amacıyla kullanılabileceği gerekçesiyle reddetti. AYM, talebin neden eğitim ve iyileştirme faaliyeti sayılmadığının ve siteye erişimin kurum güvenliğini nasıl tehlikeye atacağının hiç açıklanmadığını tespit ederek ihlal kararı verdi. Masumiyet karinesine ilişkin şikâyet ise kabul edilemez bulundu.

📨 Talep neydi, nasıl reddedildi?

Başvurucu, başvuru tarihinde Bodrum S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutukludur. 13.10.2022 tarihinde kuruma verdiği dilekçede, hakkındaki ceza yargılamasının sürdüğünü ve Anayasa Mahkemesinde derdest bireysel başvuruları bulunduğunu belirterek, her iki süreçte de yararlanmak üzere AİHM’in resmî internet sitesindeki içtihat rehberine erişmek için internetten faydalandırılmasını istemiştir.

Talebin yargı mercileri önündeki seyri şöyle özetlenebilir:

TarihMerciSonuç ve gerekçe
19.10.2022Ceza İnfaz KurumuRet: internet bağlantılı bilgisayar kullanım amacı eğitim ve kültürel amaçlı değil
21.10.2022Bodrum İnfaz HâkimliğiŞikâyetin reddi: Kanun’da tutukluların eğitim ve iyileştirme dışında bilgisayar ve internetten yararlanabileceğine dair emredici hüküm yok
15.12.2022Bodrum Ağır Ceza Mahkemesiİtirazın kesin olarak reddi: karar usul ve kanuna uygun
17.01.2023Anayasa MahkemesiBireysel başvuru (nihai karar 05.01.2023’te öğrenilmiş)

Başvurucu ayrıca infaz hâkimliği kararından sonra kuruma yeniden başvurarak, internete erişim verilmiyorsa hiç değilse içtihat rehberlerinin internet bağlantısı olmayan bir bilgisayara indirilerek kendisine okutulmasını istediğini, bu ara çözüme olumlu ya da olumsuz hiçbir yanıt verilmediğini ileri sürmüştür. Bu ayrıntı, kararın ölçülülük değerlendirmesinde dolaylı olarak önem taşır: idare, daha hafif bir yolu dahi tartışmamıştır.

📗 5275 sayılı Kanun’un 67. maddesi ne diyor?

Müdahalenin dayanağı, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 67. maddesidir. Maddenin üçüncü fıkrasına göre kapalı ve açık ceza infaz kurumlarında görsel ve işitsel eğitim araçlarının kullanımına ancak eğitim ve iyileştirme programları çerçevesinde, kurum yönetimince belirlenen yerlerde izin verilebilir; eğitim ve iyileştirme programları gerekli kıldığı takdirde denetim altında internetten yararlanılabilir. Aynı fıkra hükümlünün odasında bilgisayar bulunduramayacağını, Adalet Bakanlığının uygun görmesi hâlinde eğitim ve kültürel amaçlı bilgisayarın kuruma alınabileceğini düzenler. Dördüncü fıkra ise bu hakların tehlikeli hâlde bulunan veya örgüt mensubu hükümlüler bakımından kısıtlanabileceğini öngörür.

AYM, bu hükmün kanunla sınırlama ölçütünü karşıladığını ve müdahalenin kurumun düzenini ve güvenliğini sağlama şeklinde meşru bir amaç taşıdığını kabul etmiştir. Dolayısıyla uyuşmazlık, maddenin varlığında değil, somut olaya nasıl uygulandığında düğümlenmiştir.

⚖️ AYM’nin denetim ölçütü: geniş takdir, ama keyfîlik yok

Karar, mahpusların teknik araçlara erişiminde idarenin takdir alanını oldukça geniş çizer. AYM’ye göre:

  • Tutuklu ve hükümlülerin radyo, televizyon ve internet taleplerinin reddi, haber veya fikir alma özgürlüğü yönünden ifade özgürlüğü kapsamında incelenir.
  • Anayasa ve mevzuat, mahpuslar için belirli bir iletişim aracını güvence altına almaz; bilgiye ulaşmayı anlamsız ve imkânsız kılmayan münferit uygulamalarda kurumların geniş takdir yetkisi vardır.
  • Bu takdir; işin teknik boyutu, devletin olanakları, kurumların kapasitesi ve infaz hukukunun gerekleriyle bağlantılıdır.
  • Ancak belirli bir iletişim aracına getirilen kısıtlama tamamen denetimsiz bir alan değildir. AYM, takdirin meşru bir temel olmaksızın, ayrımcı bir nedenle, öngörülemez veya keyfî biçimde kullanılıp kullanılmadığını inceler.

Bu çerçeve, mahpusun “internete erişim hakkı” olduğu anlamına gelmez. Kararın asıl vurgusu, kısıtlamanın kişiye özgü ve somut gerekçeye dayanması gerektiğidir.

📎 Karar metni: Anayasa Mahkemesi kararı, Kararlar Bilgi Bankasında yayımlanan hâliyle derlenmiştir; heyet, raportör ve başvurucu bilgileri ile atıf yapılan kararlardaki kişi adları derlemeye alınmamıştır.

🔍 İhlal sonucuna götüren gerekçeler

AYM’nin değerlendirmesi üç halkada ilerler. İlk halka, talebin niteliğidir. Kanun internete erişimi tamamen yasaklamamakta, eğitim ve iyileştirme programlarının gerekli kıldığı hâllerde denetim altında izin vermektedir. Başvurucunun derdest ceza davası ve bireysel başvuruları ile erişmek istediği sitenin AİHM’in resmî sitesi olması birlikte düşünüldüğünde, Mahkeme talebin neden eğitim ve iyileştirme faaliyeti kapsamına girmediğinin anlaşılamadığını belirtmiştir.

İkinci halka, kaynağın erişilebilirliğidir. Karar, AİHM kararlarının birçoğunun ve Sözleşme haklarına ilişkin içtihat rehberlerinin yalnızca çevrim içi olarak erişilebildiğini, bunlara ulaşmanın sitede arama yapmayı gerektirdiğini not eder. AYM ayrıca AİHM’in Türkiye aleyhine verdiği 9.2.2021 tarihli ve 68550/17 başvuru numaralı kararında, Anayasa Mahkemesi ve AİHM’in resmî sitelerine erişim talebi konusunda aynı yönde tespitte bulunduğunu hatırlatmıştır.

Üçüncü halka, gerekçenin içeriğidir. Ne idare ne de mahkemeler; siteye erişimin neden eğitim ve iyileştirme faaliyeti sayılmadığına ve bu erişimin kurumun düzenini ve güvenliğini nasıl tehlikeye düşüreceğine dair bir değerlendirme yapmıştır. Ağır ceza mahkemesi itirazı ek bir gerekçe göstermeden reddetmiştir. Bu nedenle AYM, başvurucuya özgü somut olgulara dayalı değerlendirme yapılmaksızın siteden yararlanma imkânının elinden alındığını, müdahalenin zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamadığını ve demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olmadığını kabul etmiştir.

Benzer bir yaklaşım, ceza infaz kurumundaki öğrencinin çevrim içi sınav talebinin genel güvenlik gerekçesiyle reddedildiği dosyada da görülmüştü; o başvuruda eğitim hakkı yönünden verilen karar Cezaevinde Çevrim İçi Sınav Yasağı yazısında ele alınmıştır. İki karar birlikte okunduğunda, AYM’nin infaz kurumlarından kalıp gerekçe yerine kişiye özgü bir tartım beklediği görülmektedir.

🏷️ “Hükümlü” ifadesi ve masumiyet karinesi

Başvurucu, tutuklu olmasına rağmen ağır ceza mahkemesinin itiraz kararında “hükümlü” olarak gösterildiğini belirterek masumiyet karinesinin de ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Gerçekten infaz hâkimliği kararında statü “tutuklu” olarak yazılmışken itiraz kararında “hükümlü” ifadesi kullanılmıştır.

AYM bu iddiayı açıkça dayanaktan yoksun bulmuştur. Gerekçeye göre masumiyet karinesi bakımından belirleyici olan, kararı veren makamın kişiye suç isnat edip etmediği ve ceza yargılamasını sorgulayıp sorgulamadığıdır. Ağır ceza mahkemesinin kararında suçlayıcı bir ifade bulunmamakta, yalnızca 5275 sayılı Kanun kapsamında talep değerlendirilmektedir. Bu nedenle statünün yanlış yazılması, tek başına masumiyet karinesinin ihlali sonucunu doğurmamıştır.

🧾 Yeniden yargılama ve tazminat

Karar sonucunda hükmedilenler şunlardır:

  1. Masumiyet karinesine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna,
  2. İfade özgürlüğüne ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna ve Anayasa’nın 26. maddesinin ihlal edildiğine,
  3. Kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere Bodrum İnfaz Hâkimliğine (E.2022/4273, K.2022/4300) gönderilmesine,
  4. Başvurucuya net 20.000 TL manevi tazminat ve 1.480,40 TL harçtan oluşan yargılama gideri ödenmesine.

Yeniden yargılama yükümlülüğü 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesinden kaynaklanmaktadır. Bu aşamada infaz hâkimliğinin yapacağı iş, AYM’nin belirttiği ölçütler çerçevesinde talebi yeniden ele almak, erişimin eğitim ve iyileştirme faaliyeti kapsamında kalıp kalmadığını ve kurum güvenliğine somut bir etkisi olup olmadığını gerekçeli biçimde tartışmaktır. AYM, talebin mutlaka kabul edilmesi gerektiğini söylememiştir; eksik bulduğu şey, gerekçenin kendisidir.

Kararın uygulamaya yansıyan yönü, infaz kurumlarının teknik araç taleplerinde “Kanun izin vermiyor” biçimindeki genel yanıtlarının anayasal denetimde yeterli görülmeyebileceğidir. Özellikle talep, kişinin kendi davasındaki savunmasıyla ve resmî bir yargı kurumunun yayınlarıyla bağlantılı olduğunda, idarenin ve mahkemelerin bu bağlantıyı tartışması beklenmektedir.

❓ Sık sorulan sorular

Bu karar, cezaevindeki herkesin internete erişebileceği anlamına mı geliyor?

Hayır. AYM, mahpusların teknik araçlara erişimi konusunda idarenin geniş takdir yetkisi bulunduğunu ve mevzuatın belirli bir iletişim aracını güvence altına almadığını açıkça belirtmiştir. İhlal sonucu, talebin somut koşullar tartışılmadan ve genel bir gerekçeyle reddedilmesinden kaynaklanmıştır.

AYM neden konuyu ifade özgürlüğü kapsamında inceledi?

Mahkemenin yerleşik yaklaşımına göre mahpusların radyo, televizyon ve internet taleplerinin reddi, haber veya fikir alma özgürlüğünü etkiler. Resmî bir internet sitesine erişimin engellenmesi bilgiye erişim hakkına, dolayısıyla Anayasa’nın 26. maddesindeki ifade özgürlüğüne müdahale olarak nitelendirilmiştir.

Başvurucunun örgüt suçundan tutuklu olması sonucu değiştirmedi mi?

5275 sayılı Kanun’un 67. maddesinin dördüncü fıkrası, örgüt mensubu hükümlüler bakımından bu hakların kısıtlanabileceğini öngörmektedir. Ancak somut dosyada ret kararları bu gerekçeye değil, kullanım amacının eğitim ve kültürel olmadığına dayanmıştır. AYM de idare ve mahkemelerin siteye erişimin kurum güvenliğini nasıl tehlikeye atacağına dair hiçbir değerlendirme yapmadığını tespit etmiştir.

Kararda tazminat dışında hangi sonuç doğdu?

AYM, ihlalin sonuçlarının giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunduğunu belirterek kararın Bodrum İnfaz Hâkimliğine gönderilmesine hükmetmiştir. İnfaz hâkimliğinin, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirttiği ilkelere uygun biçimde yeni bir karar vermesi gerekmektedir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Ulaşım bilgileri iletişim sayfasında, serideki diğer kararlar Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Anayasa Mahkemesinin Kararlar Bilgi Bankasında yayımlanan bireysel başvuru kararından derlenmiştir. Değerlendirme, tutuklu bir başvurucunun AİHM’in resmî internet sitesine erişim talebinin gerekçesiz reddedildiği tek bir dosyaya dayanır; talebin amacı, erişilmek istenen kaynak, kişinin statüsü ve kurumun somut güvenlik koşulları farklı olan dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve işlemlerden Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu