Ceza HukukuEmsal Kararlar

Olay Yerinde Bulunmak Yardım mı? – Yargıtay CGK 2026/300

Gece yarısı bir motosiklet, parka yürüyen bir grubun yanından bağırışlar arasında geçer, biraz ileride döner ve geri gelir. Kısa bir itişmenin ardından motosikletin arkasında oturan çocuklardan biri, cebinden çıkardığı bıçakla karşısındaki genci göğsünden yaralar; genç hastanede hayatını kaybeder. Bıçağı kullanan çocuk hakkındaki mahkûmiyet kesinleşir. Geriye çözülmesi zor bir soru kalır: Motosikleti süren ve bıçağın asıl sahibi olan diğer iki çocuk, yalnızca orada bulundukları, birlikte geldikleri ve birlikte kaçtıkları için kasten öldürme suçuna yardım etmiş sayılabilir mi?

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 13.05.2026 tarihli ve E.2024/118, K.2026/300 sayılı kararıyla, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin iki suça sürüklenen çocuğu kasten öldürme suçuna yardım eden sıfatıyla mahkûm eden direnme hükümlerini, iştiraklerinin sabit olmadığı gerekçesiyle oy çokluğuyla bozmuştur.

Kısa özet: İlk derece mahkemesi iki suça sürüklenen çocuğu beraat ettirmiş, bölge adliye mahkemesi duruşma açarak beraati kaldırmış ve birini TCK 39/2-b, diğerini TCK 39/2-c kapsamında yardım eden olarak cezalandırmıştır. Yargıtay 1. Ceza Dairesi beraat gerektiğini belirterek bozmuş, bölge adliye mahkemesi direnmiştir. Ceza Genel Kurulu; tarafların birbirini tanımadığını, tartışmanın ani geliştiğini, fail ile önceden kurulmuş bir fikir ve irade birliğinin kanıtlanamadığını, çocuklardan birinin motosikletten hiç inmediğini, bıçağın kavgadan önce incelemek için verildiğine ilişkin savunmanın çürütülemediğini tespit ederek yardım edenlik şartlarının oluşmadığına karar vermiştir.

🌙 Gece yarısı yaşanan olay

Ceza Genel Kurulunun kabul ettiği oluşa göre olay 07.06.2020 tarihinde, saat 24.00 sıralarında Antalya’da iki bina arasındaki alanda yaşanmıştır. Olay tarihinde on altı yaşında olan suça sürüklenen çocuk, parkta karşılaştığı ve önceden tanıdığı on beş yaşındaki inceleme dışı suça sürüklenen çocuk ile on üç yaşındaki diğer suça sürüklenen çocuğu kullandığı motosikletin arkasına bindirerek dolaşmaya çıkmıştır.

Maktul ve arkadaşları parka yürürken inceleme dışı çocuğun gruptaki kızlara bağırması üzerine tepki gösterilmiş, motosiklet geri dönmüştür. Kabul edilen oluşta şu ayrıntılar öne çıkar:

  • Motosikleti kullanan on altı yaşındaki çocuk motosikletten inmemiştir.
  • Diğer iki çocuk motosikletten inerek maktul ve arkadaşının yanına gitmiştir.
  • İnceleme dışı çocuk ile maktul arasındaki itişme sırasında bu çocuk üzerinden çıkardığı bıçakla maktulün göğsüne bir kez vurmuş, darbe kalbe isabet etmiştir.
  • Motosikleti kullanan çocuğun söylemesi üzerine üçü birlikte olay yerinden kaçmış, gömleği yırtılan inceleme dışı çocuğa evden bir tişört verilmiştir.
  • Suçta kullanılan bıçak, olaydan sonra on üç yaşındaki çocuk tarafından evine gelen görevlilere teslim edilmiştir.

Kilit nokta bıçaktır. On üç yaşındaki çocuk, bıçağı olaydan önce arkadaşına verdiğini ve geri almadığını savunmuş; inceleme dışı çocuk ise kovuşturma aşamasında ilk kez bıçağın kendisine “Al, vur!” denilerek verildiğini ileri sürmüştür.

🔁 Beraatten direnmeye uzanan yargılama

Dosya, birbirine zıt kararlarla dört kez el değiştirmiştir:

  1. İlk derece: Antalya Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi 05.01.2021 tarihli kararıyla iki suça sürüklenen çocuğun kasten öldürme suçundan CMK 223/2-e uyarınca beraatine hükmetmiştir.
  2. İstinaf: Katılanlar vekilinin istinafı üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi duruşma açmış, 08.09.2021 tarihli kararıyla beraat hükümlerini kaldırmıştır. On üç yaşındaki çocuk TCK 81/1, 39/2-b, 31/2 ve 62 uyarınca 5 yıl, on altı yaşındaki çocuk TCK 81/1, 39/2-c, 31/3 ve 62 uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezasına mahkûm edilmiştir.
  3. Temyiz: Yargıtay 1. Ceza Dairesi 26.10.2022 tarihli kararıyla, iştirake dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığını, koşulları oluşmadan yardım eden sıfatıyla mahkûmiyet kurulduğunu belirterek hükümleri bozmuştur.
  4. Direnme: Bölge adliye mahkemesi 15.02.2023 tarihli kararıyla olayın ani gelişmediğini, çocukların faili motosikletle olay yerine getirdiklerini, bıçağı verdiklerini ve birlikte kaçtıklarını, failin bu destekten güç aldığını kabul ederek önceki hükümlerinde direnmiştir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı onama istemiş; CMK m.307 uyarınca dosyayı inceleyen 1. Ceza Dairesi 06.02.2024 tarihinde direnmeyi yerinde görmeyerek dosyayı Ceza Genel Kuruluna göndermiştir.

📎 Karar metni: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun kararı, Yargıtay Karar Arama sisteminde doğrulanan hâliyle derlenmiştir; suça sürüklenen çocukların, maktulün ve tanıkların adları kaynakta anonimdir.

⚖️ Ceza Genel Kurulunun değerlendirmesi

Uyuşmazlık, iki çocuğun faile TCK m.39 uyarınca yardım eden sıfatıyla iştirak edip etmediğidir. Kurul çoğunluğu olguları iki çocuk yönünden ayrı ayrı ele almıştır.

Motosikleti kullanan çocuk yönünden: Tanıkların birbiriyle uyumlu ilk beyanları ve teşhis tutanaklarına göre bu çocuk olay anında motosikletten hiç inmemiş, maktul ve arkadaşlarının yanına gitmemiş, kavgaya sözlü ya da fiili olarak karışmamıştır. Olaydan sonra gömleği yırtılan arkadaşına kendi tişörtünü vermesi de aniden gelişen bir kasten öldürme suçuna iştirak iradesini göstermeye yetmemiştir.

Bıçağın sahibi olan çocuk yönünden: Failin bu çocuğun bıçağı verip kendisini azmettirdiğine ilişkin iddiası ilk kez mahkemede dile getirilmiş, tanıklar ve diğer çocuk tarafından doğrulanmamıştır. Buna karşılık bıçağın maktul ve arkadaşlarıyla karşılaşılmadan, kavga ortamı oluşmadan önce incelemek için verildiğine dair savunma, motosikleti kullanan çocuğun beyanıyla teyit edilmiştir.

Kurul ayrıca tarafların birbirini tanımadığını, tartışmanın ani geliştiğini ve fail ile iki çocuk arasında önceden bir fikir ve irade birliği kanıtlanamadığını; kavgaya dâhil olmayan çocukların failin suç işlemesini engellemek bakımından bir sorumluluklarının da bulunmadığını vurgulamıştır.

Sonuçta direnme gerekçesi isabetli bulunmamış, hükümler iştirakin sabit olmadığının gözetilmemesi nedeniyle bozulmuş ve dosya CMK m.304/2 uyarınca bölge adliye mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmiştir. Dört Ceza Genel Kurulu üyesi direnme kararının isabetli olduğu görüşüyle karşı oy kullanmıştır.

🧩 Yardım etmenin kanuni çerçevesi

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 39. maddesinin ikinci fıkrası, yardım eden sıfatıyla sorumluluğu üç bentte toplar: (a) suç işlemeye teşvik etmek, suç işleme kararını kuvvetlendirmek veya fiilin işlenmesinden sonra yardımda bulunacağını vaat etmek; (b) suçun nasıl işleneceği hususunda yol göstermek veya fiilin işlenmesinde kullanılan araçları sağlamak; (c) suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak. Bölge adliye mahkemesi bıçağın sahibi çocuğu (b), motosikleti kullanan çocuğu (c) bendi kapsamında değerlendirmişti.

Kararın gerekçesi, yardım etmeyi müşterek faillikten ayırarak başlar. TCK m.37/1’e göre suçun kanuni tanımındaki fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri fail olarak sorumludur. Ceza Genel Kurulu, müşterek faillik için birlikte suç işleme kararı ile suçun işlenişi üzerinde birlikte hâkimiyet şartlarının birlikte aranması gerektiğini hatırlatmıştır. Fiili gerçekleştirmeyen suç ortağı ise TCK m.40’taki bağlılık kuralı uyarınca sorumlu olur; bu maddeye göre suça iştirak için kasten ve hukuka aykırı işlenmiş bir fiilin varlığı yeterlidir.

Gerekçeden çıkan sonuç şudur:

  • Bir aracın daha önce verilmiş olması, o aracın suçun işlenmesi için sağlandığı anlamına kendiliğinden gelmez; aracın hangi amaçla ve ne zaman verildiği ispatlanmalıdır.
  • Faili olay yerine götürmek ve birlikte uzaklaşmak, önceden kurulmuş bir irade birliği gösterilmedikçe icrayı kolaylaştıran yardım sayılmamıştır.
  • Kavgaya hiç karışmamak ve olay anında motosikletten inmemek, iştirak iradesinin yokluğuna ilişkin güçlü olgular olarak değerlendirilmiştir.

Aynı maddenin farklı bir bendinin uygulandığı, tasarlanarak işlenen bir öldürmede yol gösteren akrabanın durumu için sitedeki tasarlama ve yardım eden sorumluluğu kararı karşılaştırılabilir.

🔎 Şüpheden sanık yararlanır ilkesi

Kararın ikinci dayanağı ispat hukukudur. Ceza Genel Kurulu, masumiyet karinesinin uzantısı olan ve Latince “in dubio pro reo” olarak ifade edilen şüpheden sanık yararlanır ilkesine geniş yer ayırmıştır. Gerekçeye göre bu ilke, suçun işlenip işlenmediği, sanık tarafından işlenip işlenmediği ya da gerçekleştirilme biçimi konusunda doğan şüphede de geçerlidir.

Gerekçeye göre mahkûmiyet herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık ispata dayanmalıdır; delillerin bir kısmı göz ardı edilerek ulaşılan yüksek bir ihtimal yetmez.

Bölge adliye mahkemesi, bıçağın geri alınmamasını hayatın olağan akışına aykırı bulup buradan yardım çıkarmıştı. Ceza Genel Kurulu bu çıkarımı, tanıkların ilk beyanları ve savunmayı doğrulayan anlatım karşısında şüpheyi yenecek güçte görmemiştir.

🆕 Yaş küçüklüğünde 2026 değişikliği

Bölge adliye mahkemesinin hükümlerinde iki çocuğun yaşına göre TCK m.31’in ikinci ve üçüncü fıkraları uygulanmıştı. TCK m.31/2, fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmuş olup on beş yaşını doldurmamış ve algılama ile yönlendirme yeteneği bulunan çocuklar için; m.31/3 ise on beş yaşını doldurmuş olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar için cezada indirim öngörür.

Mevzuat metninde yer aldığı üzere, 8/8/2026 tarihli 7593 sayılı Kanun’un 2. maddesiyle TCK m.31’e dördüncü fıkra eklenmiştir. Bu fıkraya göre kusurun ağırlığı, amaç ve saik, işleniş şekli veya önceki kasıtlı suç mahkûmiyeti gözetilerek, kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarında on beş-on sekiz yaş grubuna üçüncü fıkra uygulanmayabilir; on iki-on beş yaş grubuna ise ikinci fıkra yerine üçüncü fıkra uygulanabilir.

Ceza Genel Kurulu kararı bu değişiklikten önce verilmiştir ve değişikliği değerlendirmemektedir; iştirak sabit görülmediğinden ceza miktarı da tartışılmamıştır.

❓ Sık sorulan sorular

Faille birlikte olay yerinden kaçmak yardım etmek sayılır mı?

Bu kararda tek başına sayılmamıştır. TCK m.39/2-a, fiilden sonra yardımda bulunmayı vaat etmeyi yardım hâlleri arasında sayar; ancak dosyada böyle bir vaadin varlığı kanıtlanamamıştır. Ceza Genel Kurulu, önceden kurulmuş bir fikir ve irade birliği ortaya konulamadığı için birlikte uzaklaşmayı iştirak için yeterli görmemiştir.

Suçta kullanılan bıçak başka birine ait olduğunda ne değişir?

Bıçağın sahibi olmak kendiliğinden araç sağlamak anlamına gelmemiştir. Belirleyici olan, bıçağın suçun işlenmesi amacıyla verilip verilmediğidir. Somut olayda bıçağın kavga ortamı oluşmadan önce incelemek için verildiğine ilişkin savunma başka bir beyanla teyit edilmiş, aksi yöndeki iddia doğrulanmamıştır.

Kararla çocuklar hakkında beraat kesinleşti mi?

Hayır. Ceza Genel Kurulu direnme hükümlerini bozmuş ve dosyayı CMK m.304/2 uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi etmiştir. Yeni hükmü bölge adliye mahkemesi kuracaktır.

Karar oy birliğiyle mi verildi?

Hayır, oy çokluğuyla verilmiştir. Dört Ceza Genel Kurulu üyesi, bölge adliye mahkemesinin direnme kararının isabetli olduğu düşüncesiyle karşı oy kullanmıştır. Karşı oyun ayrıntılı gerekçesi incelenen metinde yer almamaktadır.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, diğer içtihatlar ise Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Olaya ilişkin anlatım, Ceza Genel Kurulunun kabul ettiği oluşa ve karar metninde aktarılan beyanlara dayanır; suça sürüklenen çocukların, maktulün ve tanıkların kimliği kaynakta anonimdir. Karşı oy gerekçesinin ayrıntısı incelenen metinde yer almamaktadır. TCK m.31’e ilişkin değişiklik bilgisi mevzuat metninden eklenmiş olup kararda değerlendirilmemiştir. Delil durumu farklı olan dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu