Tasarlama ve Yol Gösteren Akraba – Yargıtay CGK 2026/323

Bir kişiyi öldürme kararı ile tetiğin çekildiği an arasında neredeyse bir yıl geçmiştir. Bu sürede fail bıçak aldığını söylemiş, hedefin iş yerini aramış, bulamamış, yine de vazgeçmemiştir. Sonunda bir akrabasını iş yerini göstermeye ikna etmiş, kiraladığı araçla şehre gelmiş, dükkânın çevresinde turlar atmış ve müşterilerin dağılmasını bekledikten sonra ateş etmiştir. Akraba ise o sırada elli metre ötede, direksiyon başında beklemiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun önüne gelen soru iki katmanlıdır: Bu eylem “tasarlayarak öldürme” midir ve direksiyondaki akrabanın sorumluluğu nedir?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 20.05.2026 tarihli ve E.2025/227, K.2026/323 sayılı kararıyla, bölge adliye mahkemesinin direnme kararını her iki uyuşmazlık yönünden isabetsiz bulmuş; failin eyleminin TCK m.82/1-a kapsamında tasarlayarak kasten öldürme olduğunu, iş yerini gösterip faili olay yerine getiren ve olaydan sonra araçla uzaklaştıran sanığın ise TCK m.39/2-c uyarınca yardım eden sıfatıyla sorumlu olduğunu kabul ederek hükümleri oy çokluğuyla bozmuştur.
🗓️ Bir yıllık karar, tek günlük icra
Karar metnine yansıyan olgulara göre fail, eşiyle ilgili öğrendiği bir ilişki nedeniyle maktule karşı yaklaşık bir yıldır husumet beslemektedir. Aile büyüklerinin araya girmesiyle meselenin “tatlıya bağlandığı” konuşulmuş, ancak bazı tanıklar sonradan maktule zarar verileceğine dair sözler duyduklarını anlatmıştır.
Dosyadaki delillerden çıkan zaman çizelgesi şöyledir:
- 2019 yazı: Fail, maktulün çalıştığı yeri bilen akrabasından yardım istemiş; akraba bu talebi geri çevirmiştir. Akrabanın ifadesine göre fail daha sonra kendisini arayarak bıçak aldığını, maktulü öldürmek istediğini ama iş yerini bulamadığını söylemiştir.
- Olay günü (04.08.2020): Fail kiraladığı araçla akrabasını alarak maktulün yaşadığı şehre gelmiştir. Plaka tanıma kayıtları ikisinin aynı araçta bulunduğunu ve olaydan birkaç saat önce dükkânın önünden keşif amaçlı geçtiklerini göstermiştir.
- Bekleyiş: Akraba aracı dükkâna yaklaşık elli metre mesafedeki ara sokağa park etmiştir. Fail dükkânın karşısında on beş-yirmi dakika beklemiş, müşterilerin olmadığı bir anı kollamıştır.
- Fiil: Kamera kayıtlarına göre fail maktule durmaksızın arka arkaya üç el ateş etmiş; otopsiye göre ölüm ateşli silah yaralanmasına bağlı iç kanama ve büyük damar yaralanmasından meydana gelmiştir.
- Sonrası: Fail, akrabanın beklediği araca binmiş ve birlikte olay yerinden ayrılmışlardır. Failin kolluktaki beyanına göre, olaydan üç gün sonra jandarmaya giderek teslim olmuştur.
Fail kollukta maktulü tesadüfen gördüğünü ve anlık öfkeyle ateş ettiğini söylemiş, sonraki aşamalarda savunmasını değiştirmiştir. Akraba ise failin yalnızca “konuşmak” istediğini sandığını savunmuştur.
🔄 Yargılamanın dört turu
Dosya, Ceza Genel Kuruluna ulaşmadan önce uzun bir yol izlemiştir:
- İlk hüküm (19.11.2021): Ağır ceza mahkemesi faili TCK m.81/1 ve haksız tahrik hükmünü düzenleyen m.29/1 uyarınca 18 yıl hapis cezasına, akrabayı ise kasten öldürmeye yardımdan m.39/2-c uyarınca 12 yıl hapis cezasına mahkûm etmiştir.
- İlk istinaf ve temyiz: Bölge adliye mahkemesi failin hükmüne yönelik istinafı esastan reddetmiş, akrabanın hükmünü bozmuştur. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, iştirak ilişkisi bulunan iki sanığın dosyalarının birlikte incelenmesi gerektiği gerekçesiyle bu kararı bozmuştur.
- İkinci istinaf (27.12.2023): Bölge adliye mahkemesi faili TCK m.81/1, 29/1 ve 62/1 uyarınca 15 yıl hapis cezasına mahkûm etmiş, akrabayı ise CMK m.223/2-e uyarınca beraat ettirmiştir.
- Bozma ve direnme: Yargıtay 1. Ceza Dairesi 13.06.2024 tarihinde bu kararı, tasarlama koşullarının oluştuğu ve akrabanın yardım eden olarak sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle bozmuştur. Bölge adliye mahkemesi 22.10.2024 tarihinde önceki hükümlerinde direnmiştir.
CMK m.307/4 uyarınca direnme kararları önce kararına direnilen daireye gönderilir; daire direnmeyi yerinde görmezse dosyayı Ceza Genel Kuruluna gönderir. Bu dosyada da 1. Ceza Dairesi direnmeyi yerinde görmemiş ve uyuşmazlık Genel Kurula taşınmıştır.
🧭 Tasarlamanın ölçütleri ve somut olaya uygulanışı
TCK m.82/1-a, kasten öldürmenin tasarlayarak işlenmesini nitelikli hâl saymakta ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası öngörmektedir. Genel Kurul, önceki kararlarına atıfla şu unsurları sıralamıştır:
- Failin, kişinin yaşam hakkına karşı eylemde bulunmaya sebatla ve koşulsuz karar vermiş olması,
- Karar ile icra arasında makul bir süre geçmesi ve failin bu süre içinde ulaştığı ruhi sükûnete rağmen kararından vazgeçmemesi,
- Fiilin önceden belirlenmiş bir kurgu dâhilinde icra edilmesi.
Genel Kurul bir sınırı da hatırlatmıştır: Fail suç işlemekten vazgeçer, ancak sonra başka bir nedenle ve yeni, ani bir kararla fiili işlerse tasarlamadan söz edilemez. Bu nedenle kararın ne zaman ve hangi düzeyde alındığı, eylemin bu kararlılıktan ne kadar sonra gerçekleştiği delillerle tespit edilmelidir.
Somut olayda Genel Kurul tasarlamayı şu olgulara dayandırmıştır: öldürme kararının olaydan yaklaşık bir yıl önce alınması, bu amaçla silah temin edilmesi, uzun süreye ve ulaşılan sükûnete rağmen karardan dönülmemesi, iş yerini göstermesi için akrabanın ısrarla ikna edilmesi, olay günü iş yerinin çevresinde tur atılması ve maktulün müşterilerinin gitmesinin beklenmesi.
Benzer biçimde, öldürme kastı ile yaralama sonucunda ölüm arasındaki ayrımı inceleyen sopayla ölüm kararı, Ceza Genel Kurulunun manevi unsuru olayın bütün olgularından çıkarma yöntemini başka bir açıdan göstermektedir.
🚗 Direksiyondaki sanık: fail mi, yardım eden mi, masum mu?
İkinci uyuşmazlık, akrabanın konumudur. Genel Kurul burada iştirakin üç biçimini birbirinden ayırmıştır:
- Müşterek faillik (TCK m.37/1): Suçun kanuni tanımındaki fiili birlikte gerçekleştirmek; birlikte suç işleme kararının yanında fiil üzerinde ortak hâkimiyet kurulmasını gerektirir.
- Yardım etme (TCK m.39/2): Fiil üzerinde ortak hâkimiyet yoktur; kişi suç işleme kararını kuvvetlendirmek, yol göstermek, araç sağlamak ya da suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak suretiyle katkı sunar.
- Yan yana faillik: Birlikte suç işleme kararı olmaksızın birbirinden habersiz kişilerin aynı anda aynı suçu işlemesi; burada herkes kendi davranışından sorumludur.
Genel Kurul, iştirak iradesinin suçtan önce ya da suç işlenirken oluşması gerektiğini, suç işlendikten sonra iştirak iradesinden söz edilemeyeceğini vurgulamıştır. Yardım etmeyi müşterek faillikten ayıran temel unsur, kişinin suçun işlenişi sırasında fiil üzerinde ortak hâkimiyetinin bulunmamasıdır.
Somut olayda akrabanın, failin maktulle olan husumetini bildiği ikrar ve tanık beyanlarıyla sabit görülmüştür. Akrabanın; failin kiraladığı araçla birlikte şehre geldiği, iş yerini gösterdiği, maktulün iş yerine gelmesini birlikte beklediği ve faili araçla olay yerinden uzaklaştırdığı kabul edilmiştir. Ancak fiil sırasında failin eylemine fonksiyonel katkı niteliğinde başka bir davranışı bulunmamaktadır. Bu nedenle Genel Kurul, akrabanın müşterek fail değil, suçun icrasını kolaylaştıran yardım eden olduğu sonucuna ulaşmıştır.
⚖️ Karşı oylar ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi
Karar oy çokluğuyla verilmiştir ve karşı oylar iki uyuşmazlıkta farklı yoğunluktadır:
- Tasarlama yönünden: İki üye, failin eyleminin nitelikli değil “basit” kasten öldürme olduğunu, direnmenin isabetli bulunması gerektiğini savunmuştur.
- Yardım yönünden: Bir üye, akrabanın asıl failin eyleminden haberdar olduğunun ve bu fiile iştirak iradesiyle katıldığının kanıtlanamadığını, bu nedenle şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca beraat kararında isabetsizlik bulunmadığını yazmıştır. Dört üye de akrabanın yardım eden sıfatıyla katılmadığı görüşüyle karşı oy kullanmıştır.
Yardım uyuşmazlığındaki beş karşı oy, meselenin delil değerlendirmesine sıkı biçimde bağlı olduğunu göstermektedir: çoğunluk olayın bütününü esas almış, azınlık ise akrabanın “konuşmaya gidiyor” sandığı savunmasının aksinin kesin olarak ispatlanamadığını düşünmüştür.
📐 Nitelendirmenin cezaya yansıması
İki nitelendirme farkının ceza miktarı üzerindeki etkisi büyüktür. TCK m.81/1’e göre kasten öldürmenin cezası müebbet hapis, m.82/1-a’ya göre tasarlayarak öldürmenin cezası ağırlaştırılmış müebbet hapistir.
Yardım edenin cezası da asıl suçun cezasına bağlıdır. TCK m.39/1 uyarınca işlenen suçun ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirmesi hâlinde yardım edene on beş yıldan yirmi yıla, müebbet hapis cezasını gerektirmesi hâlinde on yıldan on beş yıla kadar hapis cezası verilir. Dolayısıyla tasarlamanın kabulü, yalnız asıl failin değil, yardım edenin cezasının alt ve üst sınırlarını da değiştirmektedir.
Genel Kurul, dosyayı CMK m.304/2 uyarınca bölge adliye mahkemesine gönderilmek üzere bozmuştur. Haksız tahrik indirimi gibi diğer hususların yeniden yapılacak yargılamada nasıl değerlendirileceği kararın konusu dışındadır; karar metni bu konuda bir tespit içermemektedir.
❓ Merak edilenler
Öldürme kararı ile eylem arasında ne kadar süre geçerse tasarlama vardır?
Kanunda belirli bir süre yoktur. Ceza Genel Kurulu, failin sükûnetle düşünebilmesine yetecek makul bir sürenin geçmesini ve bu sürede kararından vazgeçmemesini aramaktadır. Bu dosyada süre yaklaşık bir yıldır; ancak belirleyici olan sürenin yanında silah temini, hedefin araştırılması ve fiilin önceden belirlenen kurgu içinde icrasıdır.
Fail “anlık öfkeyle ateş ettim” derse tasarlama ortadan kalkar mı?
Tek başına kalkmaz. Genel Kurul, failin aşamalarda değişen savunmalarını; plaka tanıma kayıtları, kamera görüntüleri, akrabanın ifadesi ve tanık beyanlarıyla birlikte değerlendirmiş, anlık karar savunmasını dosyadaki olgularla bağdaşır bulmamıştır.
Faili olay yerine götüren kişi neden müşterek fail sayılmadı?
Müşterek faillik, fiil üzerinde ortak hâkimiyet gerektirir. Akrabanın ateş etme anında böyle bir katkısı bulunmadığı, iş yerini gösterme, ulaşımı sağlama ve olay yerinden uzaklaştırma davranışlarının ise suçun icrasını kolaylaştıran yardım niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
Bu karardan sonra bölge adliye mahkemesi yeniden direnebilir mi?
Hayır. CMK m.307/4’ün son cümlesine göre direnme üzerine Ceza Genel Kurulunca verilen kararlara karşı direnilemez. Dosya, bozma doğrultusunda yeniden hüküm kurulmak üzere bölge adliye mahkemesine gönderilmiştir.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgilerine iletişim sayfasından, diğer içtihat değerlendirmelerine Emsal Kararlar arşivinden ulaşılabilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Olaya ilişkin anlatım, karar metnindeki olay ve olgular ile sanık savunmalarına dayanır; sanıkların, maktulün ve tanıkların kimliği kaynakta anonimdir. Karar oy çokluğuyla verilmiş olup karşı oy gerekçeleri yazıda özetlenmiştir. Kanun hükümlerine ilişkin açıklamalar bilgi amacıyla eklenmiştir. Delil durumu farklı olan dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



