TRAMER Kaydına Karşı Bilirkişi – Hakem K. 2026/İHK-26252

Trafik kazasından sonra sigorta şirketinin hasar dosyasına bakıldığında, sistemde sigortalı sürücünün “kusursuz” olarak işlendiği görülebilir. Karşı araç sahibi bu kayda rağmen trafik sigortacısından hasar ve değer kaybı istediğinde, sigortacı çoğu zaman aynı kayda dayanarak sorumluluğu reddeder. Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti, 11.10.2025 tarihli bir kazaya ilişkin dosyada bu savunmayı kabul etmemiş; kusurun TRAMER mutabakatıyla değil, tahkim yargılamasında alınan bilirkişi raporuyla belirleneceğini esas almıştır.
Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti, 28.03.2026 tarihli ve 2026/İHK-26252 sayılı kararıyla, trafik sigortacısının TRAMER kaydı, parça iskontosu ve faturasız KDV yönündeki itirazlarının tamamını reddetmiş ve uyuşmazlık hakeminin 89.660,97 TL’lik kabul kararını oybirliğiyle ve kesin olarak yerinde bulmuştur. Karar, Komisyonun Hakem Karar Dergisi’nin 65. sayısında yayımlanmıştır.
🚗 Kaza ve tahkim başvurusu
Başvurucuya ait araç, karşı tarafın zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigortası bulunan araçla 11.10.2025 tarihinde kazaya karışmıştır. Başvurucu, aracında hem onarım gerektiren hasar hem de ikinci el piyasa değerinde düşüş meydana geldiğini, trafik sigortacısına başvurmasına rağmen yeterli ödeme yapılmadığını ileri sürmüştür.
Başvurucu vekili, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 50 TL hasar ve 50 TL değer kaybı tazminatının temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle tahsilini talep etmiş, bilirkişi raporundan sonra talebini artırmıştır.
Sigortacı cevabında şu savunmaları öne sürmüştür:
- Kazada başvurucu %100 kusurludur, sigortalının kusuru yoktur.
- Başvurucunun aracındaki eski hasar kayıtları nedeniyle değer kaybı oluşmamıştır.
- Belirsiz alacak şeklinde başvuruda hukuki yarar yoktur.
- Onarım ve parça faturası sunulmadığından KDV istenemez; parça ve işçilikte iskonto uygulanmalı, hesaplama ZMSS Genel Şartlarına göre yapılmalıdır.
- Vekâlet ücreti, tarifedeki ücretin beşte biri oranında belirlenmelidir.
📄 Uyuşmazlık hakeminin kararı
Uyuşmazlık hakeminin görevlendirdiği bilirkişi önce kusuru, ardından zararı belirlemiştir. Rapordaki tespitler şöyledir:
- Sigortalı araç sürücüsü kazada %60 oranında kusurludur.
- %10 iskontolu orijinal parça bedelleri, muadil parça bedelleri ve işçilik ücretleriyle birlikte toplam hasar KDV hariç 99.529,14 TL, KDV dahil 119.434,97 TL’dir. Sigortalının kusur oranına göre bakiye hasar KDV dahil 71.660,98 TL‘dir.
- Sigortacı değer kaybı için herhangi bir ödeme yapmamıştır. Aracın kaza sırasındaki kilometresi, kullanım şekli, piyasadaki tercih önceliği, işlem gören parçalar ve eski hasarlar gözetilerek değer kaybı 30.000 TL olarak bulunmuş, kusur oranına göre 18.000 TL olarak hesaplanmıştır.
Uyuşmazlık hakemi başvuruyu kabul ederek 71.660,97 TL hasar ve 18.000 TL değer kaybı olmak üzere toplam 89.660,97 TL‘nin 31.10.2025 tarihinden itibaren yasal faiziyle sigortacıdan tahsiline hükmetmiştir. Başvurucunun 455 TL başvuru ücreti ve tebligat gideri, 944,91 TL ıslah ücreti ve 4.500 TL bilirkişi ücretinden oluşan 5.899,91 TL yargılama gideri ile 45.000 TL vekâlet ücreti de sigortacıya yüklenmiştir.
⚖️ Sigortacının üç itirazı
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.30/12’ye göre beş bin TL ve üzerindeki uyuşmazlıklarda hakem kararına karşı, bildirimden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus Komisyon nezdinde itiraz edilebilir ve itiraz, Komisyonun bu amaçla oluşturduğu hakem heyetlerince incelenir. Sigortacı bu yola başvurarak şu itirazları ileri sürmüştür:
- Kusur: TRAMER kaydında sigortalı sürücü kusursuz olarak mutabakata bağlanmıştır; sorumluluk yoktur, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmalıdır.
- Parça ve işçilik: Sigortacıların toplu alımlardan doğan indirim ve alternatif onarım imkânları dikkate alınmalı; anlaşmalı servis bedelleri, eşdeğer parçalar ve ömrünü tamamlamış araçlardan elde edilen parçalar esas alınmalı, orijinal parça bedeli üzerinden sorumluluk yüklenmemelidir.
- KDV: Faturası sunulmayan bakiye hasar için KDV istenemez; KDV ancak hizmetin faturayla ispatı hâlinde söz konusu olabilir.
Heyet, incelemenin Kanun’un 30/12. maddesi uyarınca itiraz konuları ve re’sen dikkate alınacak hususlarla sınırlı olduğunu belirterek itirazları sırayla değerlendirmiştir.
🔍 TRAMER mutabakatı neden yetmedi?
Heyet, kusur itirazını kısa bir gerekçeyle reddetmiştir: Kazaya karışan sürücülerin kusur oranları, uyuşmazlık hakeminin görevlendirdiği bilirkişi tarafından belirlenmiş; rapor gerekçeli, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişlidir. Heyet bu nedenle ne TRAMER kaydını bağlayıcı saymış ne de Adli Tıp Kurumundan yeni bir rapor alınmasına gerek görmüştür.
Gerekçenin kısa olması, kararın ulaştığı sonucu daha belirgin kılmaktadır. Heyet, sigortacının kendi kayıtlarındaki mutabakatı belirleyici saymamıştır. Tahkim yargılamasında kusur, tarafların iddia ve savunmaları ile dosyadaki belgeler üzerinden bilirkişi incelemesiyle tespit edilmiştir. Bilirkişinin sigortalıyı %60, dolayısıyla başvurucuyu %40 kusurlu bulması, tazminatın da bu orana göre indirilmesi sonucunu doğurmuştur. Başka bir deyişle, sigortacının “tam kusur başvurucuda” savunması kısmen karşılık bulmuş, fakat sorumluluğu tamamen ortadan kaldırmamıştır.
Kararda TRAMER kaydının hangi tarihte ve hangi bilgilere dayanarak oluşturulduğuna ya da kaza tespit tutanağının içeriğine dair bir açıklama bulunmamaktadır. Bu nedenle kararın, her TRAMER kaydının yok sayılacağı şeklinde değil, somut dosyada bilirkişi raporunun kayda üstün tutulduğu şeklinde okunması daha doğrudur.
🧾 Parça iskontosu, değer kaybı ve KDV
Parça ve işçilik: Bilirkişi hesabında zaten %10 iskontolu orijinal parça bedelleri ile muadil parça bedelleri birlikte kullanılmıştı. Heyet, Anayasa Mahkemesinin 9.10.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan E.2019/40, K.2020/40 sayılı kararıyla KTK m.90’daki genel şartlara yapılan atıfların iptal edildiğini, bu iptalin bilirkişi rapor tarihinde yürürlükte olduğunu belirtmiştir. Buna göre Borçlar Kanunu’na ve gerçek zarar ilkesine uygun hesaplamada isabetsizlik görülmemiştir.
Değer kaybı: İtirazda değer kaybı hesabına ayrıca karşı çıkılmamıştır. Heyetin aktardığı bilirkişi tespitine göre, hasar öncesi ve sonrası rayiç değerin yetkili servis ve galericilerce geriye dönük olarak belirlenemediği, bu nedenle değerlendirmenin ilan sitelerindeki piyasa verileriyle yapıldığı anlaşılmaktadır. Aracın eski hasarları da bu hesapta gözetilmiştir.
KDV: Heyet, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin bir kararına dayanarak trafik sigortacısının gerçek zarardan sorumlu olduğunu, aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın, onarıma ilişkin fatura olsun ya da olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV’yi de zarar görene ödemek zorunda olduğunu belirtmiştir. Faturasız KDV itirazı bu gerekçeyle reddedilmiştir.
Sitede daha önce trafik sigortasında reel değer kaybı ve kaskoda KDV dahil bakiye hasar kararları incelenmişti. Bu karar, değer kaybı hesabından çok, sigortacının kendi kayıtlarındaki kusur mutabakatının tahkim yargılamasındaki etkisine ışık tutmasıyla onlardan ayrılır.
📚 KTK m.90 ve genel şartların yeri
Heyetin dayandığı iptal kararından sonra KTK m.90, 9.6.2021 tarihli ve 7327 sayılı Kanun’la yeniden değiştirilmiş; bu değişiklikle eklenen cümle ve fıkra da Anayasa Mahkemesinin 29.12.2022 tarihli, E.2021/82, K.2022/167 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Maddenin mevzuat sistemindeki güncel metnine göre zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar KTK’da öngörülen usul ve esaslara tabidir; KTK’da düzenlenmeyen hususlarda Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.
Kararın usule ilişkin yönü de dikkat çekicidir. Sigortacılık Kanunu m.30/15’e göre hakemler yalnızca kendilerine verilen evrak üzerinden karar verir; m.30/12 ise itiraz üzerine verilen kararın kesin olduğunu, kırk bin TL’yi aşan uyuşmazlıklarda temyiz yolunun açık olduğunu düzenler. Bu karar, uyuşmazlığın miktarı itibarıyla kesin olmak üzere verildiğini belirtmektedir; Kanun’daki maktu tutarların Üretici Fiyatları Endeksi artışıyla güncellenebildiği de hatırlanmalıdır.
❓ Merak edilen sorular
Başvurucu hiç kusursuz mu kabul edildi?
Hayır. Bilirkişi sigortalı sürücüyü %60 kusurlu bulduğundan başvurucuya kalan kusur payı %40’tır. Hem hasar hem değer kaybı bu orana göre indirilerek hesaplanmış; 119.434,97 TL’lik toplam hasarın 71.660,98 TL’si, 30.000 TL’lik değer kaybının 18.000 TL’si sigortacıya yüklenmiştir.
Heyet neden Adli Tıp Kurumundan rapor almadı?
Heyet, uyuşmazlık hakeminin aldırdığı kusur raporunu gerekçeli, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli bulmuştur. Yeterli bulunan bir rapor karşısında ikinci bir kusur incelemesine gerek görülmemiş, sigortacının bu yöndeki talebi de itirazla birlikte reddedilmiştir.
Faiz hangi tarihten ve hangi oranda işletildi?
Uyuşmazlık hakemi, başvurucunun avans faizi talebine karşın 31.10.2025 tarihinden itibaren yasal faize hükmetmiştir. Faize ilişkin bu kısım itiraz konusu yapılmadığından İtiraz Hakem Heyetinin değerlendirmesine girmemiştir.
Bu karara karşı temyiz yolu açık mı?
Kararın sonuç kısmına göre karar, uyuşmazlığın miktarı itibarıyla Sigortacılık Kanunu m.30/12 uyarınca kesin olarak verilmiştir. Kanun, belirli miktarı aşan uyuşmazlıklarda ve hakemlerin yetkisini aşması gibi sınırlı hâllerde temyiz yolunu ayrıca düzenlemektedir.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, benzer kararlar ise Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin Hakem Karar Dergisi’nin 65. sayısında yayımlanan 2026/İHK-26252 sayılı kararından derlenmiştir. Olaylara ilişkin anlatım, kararda aktarılan taraf iddiaları ile uyuşmazlık hakeminin ve bilirkişinin tespitlerine dayanır; taraflar ve sigorta şirketi kaynakta anonimdir. Hakem kararları yalnızca ilgili uyuşmazlığın tarafları bakımından sonuç doğurur. Kusur dağılımı, aracın hasar geçmişi ve sunulan deliller farklı olan dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



