Vazgeçilen Alacaklar ve Karşılıklar

Konkordato veya sulh yoluyla alacağından vazgeçen alacaklı ile borçlu bakımından sonuçlar farklıdır. Borçlu tarafta özel bir üç yıllık rejim uygulanır. Bu yazıda konunun çerçevesi açıklanmaktadır.
📗 Borçlu Tarafında
Vergi Usul Kanunu; konkordato veya sulh yoluyla alınmasından vazgeçilen alacakların, borçlunun defterlerinde özel bir karşılık hesabına alınmasını öngörür.
Bu hesabın, alacaktan vazgeçildiği yılın sonundan başlayarak üç yıl içinde zararla itfa edilmeyen kısmı, üçüncü yılın sonunda kâr hesabına naklolunur. Yani zarar bulunmadığı ölçüde kazanç olarak vergilendirilir.
Not: Borçlu tarafta üç yıllık sürenin takvime bağlanması gerekir; süre sonunda kendiliğinden matraha ekleme sonucu doğar.
📕 Alacaklı Tarafında
Alacaklı bakımından ise vazgeçilen tutarın gider yazılabilmesi, alacağın değersiz alacak şartlarını taşıyıp taşımadığına göre değerlendirilir.
Kanaat verici vesika bulunmaksızın alacaktan vazgeçilmesi, gider kabul edilmemesi ve duruma göre örtülü kazanç dağıtımı eleştirisi doğurabilir; ayrıntı için şüpheli ve değersiz alacaklar yazısına bakılabilir.
🗃️ Belgelendirme
Konkordato projesi ve mahkeme kararı, sulh protokolü, yazışmalar ve tahsil çabalarını gösteren belgeler dosyada bulunmalıdır.
İlişkili kişiler arasındaki vazgeçmeler daha ayrıntılı incelenir; bu bakımdan transfer fiyatlandırması ve grup içi işlemler değerlendirmesi de yapılır.
📌 İlgili Konular
Konu yenileme fonu ve zarar mahsubu başlıklarıyla da bağlantılıdır.
❓ Sıkça Sorulan Sorular
Vazgeçilen alacak borçluda gelir mi?
Özel karşılık hesabına alınır; üç yıl içinde zararla itfa edilmeyen kısım kâra nakledilir.
Süre ne zaman başlar?
Alacaktan vazgeçildiği yılın sonundan başlar.
Alacaklı gider yazabilir mi?
Değersiz alacak şartlarının taşınmasına göre değerlendirilir.
İlişkili kişiden alacakta durum?
Bu tür vazgeçmeler daha ayrıntılı incelenir.
Vazgeçilen alacaklar ve karşılıklar hakkında bilgi almak için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.
Bu makalede yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve güncel mevzuata göre değişiklik gösterebilir. Her somut olay kendine özgüdür; sonuç taahhüdü içermez.



