Emsal KararlarForex Hukukuİcra Hukuku

Halka Arz Olmazsa İadede Faiz – Yargıtay 11. HD 2026/1753

Halka arz hazırlığındaki bir şirkete dışarıdan yatırımcı olarak giren biri, hisseleri halka arz fiyatının altında almayı ve aradaki farkı kâr olarak yazmayı hedefler. Sözleşmeye bir de güvence eklenir: halka arz belirli bir tarihe kadar gerçekleşmezse ödenen bedel yüzde yirmi fazlasıyla geri verilecektir. Tarih geçer, halka arz olmaz, para da iade edilmez. Yatırımcı icra takibine giriştiğinde iki soru öne çıkar: Yüzde yirmilik fazla, şirketin “zor durumundan yararlanılarak” konmuş fahiş bir ceza mıdır? Ve iade borcu için faiz, halka arz için öngörülen son günden itibaren mi işler?

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 26.03.2026 tarihli ve E.2025/4763, K.2026/1753 sayılı kararıyla, halka arz için öngörülen tarihin iade borcunun vadesi olmadığını, ihtar çekilmediği için borçluların icra takibinden önce temerrüde düşmediğini kabul eden istinaf kararını onamıştır. Karar, sermaye piyasasına açılma aşamasındaki özel yatırım sözleşmelerinde iade taahhüdünün nasıl kurulduğunun sonuçlarını açıkça gösteriyor.

Kısa özet: Davacı yatırımcı, 09.10.2020 tarihli sözleşmeyle halka arz edilecek hisseleri 2,40 TL’den almak üzere şirket hesabına 09.10.2020’de 900.000,00 TL, 12.10.2020’de 1.100.000,00 TL aktarmıştır. Sözleşmeye göre 30.06.2021’e kadar halka arz gerçekleşmezse ödenen bedel %20 fazlasıyla iade edilecekti. İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, gabin (aşırı yararlanma) ve fahiş cezai şart savunmalarını reddederek asıl alacak yönünden itirazın iptaline, 480.000,00 TL icra inkâr tazminatına hükmetmiş; ancak 30.06.2021’in iade için vade olmadığını, ihtar da çekilmediğini belirterek takipten önceki döneme ait işlemiş faiz talebini reddetmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi davacının istinafını reddetmiş, Yargıtay bu kararı kesin olarak ve oy birliğiyle onamıştır.

📑 Halka arz öncesi yatırım sözleşmesinin kurgusu

Karar metninde aktarılan dava dilekçesine göre, davalı şirketin hisselerinin sahibi ve yetkilisi olan diğer davalı, şirketi halka arz etmek amacıyla sermaye artırımına gitmiş ve ihtiyaç duyulan tutarı dışarıdan yatırımcı bularak temin etmiştir. Davacı ile 09.10.2020 tarihinde imzalanan sözleşmeye göre davacı, 2.090.000,00 TL tutarı şirket hesabına aktaracak ve karşılığında halka arz edilecek hisseleri 2,40 TL fiyattan alacaktı. Halka arzda oluşacak fiyatın 3,00 TL civarında olacağı öngörülmüş, aradaki farkın yatırımcının kâr hanesine yazılacağı sözleşmede hüküm altına alınmıştı.

Davacı, taahhüt ettiği tutarın 900.000,00 TL’lik kısmını 09.10.2020’de, 1.100.000,00 TL’lik kısmını 12.10.2020’de şirket hesabına aktarmıştır. Sözleşmeyle bağlantılı olarak davacıya, 2.090.000,00 TL bedelli ve “sözleşmeye teminat” şerhi taşıyan bir çek keşide edilmiş ve diğer davalı şirket tarafından ciro edilerek teslim edilmiştir.

Sözleşmenin 5. maddesinde yatırımcının şirkete katılmasındaki temel motivasyonun halka arz olduğu belirtilmiş ve şu taahhüde yer verilmiştir: “her ne sebeple olursa olsun 30 Haziran 2021 tarihine kadar halka arzın gerçekleşmemesi durumunda, sahip olduğu hisselerin ediniminde ödediği bedelin %20 fazlasının kendisine ödeneceği” ve hisselerin şirket ortağı ya da göstereceği bir yatırımcı tarafından alınacağı. Halka arz gerçekleşmemiş, hisse devri de yapılmamıştır. Davacı; 2.000.000,00 TL ödemenin, 400.000,00 TL tutarındaki %20 fazlanın ve sözleşmedeki vadeden itibaren işlemiş avans faizinin tahsili için icra takibine girişmiş, davalıların itirazı üzerine itirazın iptali davası açmıştır.

🛡️ Şirketin savunması: aşırı yararlanma ve ağır cezai şart

Davalılar sözleşmenin varlığını inkâr etmemiş, ancak sözleşmenin zor koşullar altında ve kendi zararlarına kurulduğunu ileri sürmüştür. Savunmaya göre şirket zor durumdayken borç ararken, birkaç ay için %20 faizle borç verilmiş ve aynı zamanda şirkete ortak olunmuştur; bu nedenle gabin (aşırı yararlanma) bulunduğundan sözleşme geçerlilik kazanmamıştır.

Davalılar ayrıca sözleşmenin 5. maddesinin ikinci fıkrasındaki bir hükme dikkat çekmiştir: Sermaye Piyasası Kurulu’ndan izin alınamaması hâlinde yatırımcı hisselerini şirket ortağına %50 fazlasıyla satabilecekti. Davalılara göre bu hüküm, yatırımcının beklediği yüksek kârlılık ve halka arz olmazsa %20 fazla ile iade kaydı birlikte değerlendirildiğinde, sözleşmenin açıkça yatırımcı lehine kurulduğunu ve aşırı ağır bir cezai şart içerdiğini göstermekteydi. Davalılar, bu kabul edilmezse edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini de talep etmiştir.

TBK m.28, karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlığın zarar görenin zor durumundan, düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılarak gerçekleştirilmesi hâlinde, zarar görene sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirme ya da oransızlığın giderilmesini isteme imkânı tanır. Bu hak, zor durumda kalmada durumun ortadan kalktığı tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulmasından itibaren beş yıl içinde kullanılabilir.

🏛️ İlk derece mahkemesi neyi kabul etti, neyi reddetti?

İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi (2022/843 E., 2023/386 K.) savunmayı iki yönden karşılamıştır:

  • Aşırı yararlanma: Edimler arasında açık bir oransızlık bulunmadığı; davalının dayandığı hususlar dikkate alındığında basiretli tacir ve sözleşme serbestisi ilkeleri gereği savunmaya itibar edilemeyeceği kabul edilmiştir.
  • Cezai şart: Tarafların tacir olduğu, kararlaştırılan cezai şartın sözleşme tarihi itibarıyla davalının iktisaden mahvına sebep olacağının ispatlanamadığı, davalı şirketin sermayesinin 25.000.000,00 TL olduğu belirtilmiştir. Mahkeme ayrıca bedelin peşin yatırıldığını ve bu tarihten itibaren işleyebilecek ticari avans faizi dikkate alındığında dahi cezai şartın fahiş olmadığını değerlendirmiştir.

Bu kabullerle asıl alacak yönünden itirazın iptaline, takibin devamına ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına; asıl alacağın %20’si üzerinden hesaplanan 480.000,00 TL icra inkâr tazminatının davalılardan alınmasına karar verilmiştir. Davalıların kötü niyet tazminatı talebi reddedilmiştir.

Davacının aleyhine olan tek bölüm faizdir. Mahkemeye göre sözleşmedeki 30.06.2021 tarihi, bedelin iadesi için belirlenmiş bir vade değil, halka arz için öngörülen tarihtir; asıl alacak yönünden davalılar temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz talebi yerinde değildir.

📎 Kararın tam metni: Karar, Yargıtay Başkanlığı Yargıtay Karar Arama sisteminde esas ve karar numarasıyla doğrulanmıştır.

⏳ Halka arz tarihi neden vade sayılmadı?

Davacının istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi (2023/1737 E., 2025/824 K.) sözleşmenin 5. maddesini yeniden okumuştur. Daireye göre bu maddede, davacının ödediği paranın hangi tarihte iade edileceği ya da halka arz için belirlenen son tarih olan 30 Haziran 2021’den ne kadar süre sonra ödeme yapılacağı açıklanmamıştır. Davacı, icra takibinden önce davalılara ödeme için bir ihtarname de göndermemiştir. Bu nedenle davalılar takipten önce temerrüde düşmemiş, işlemiş faiz talebinin reddi hukuka uygun bulunmuştur.

Bu yaklaşım TBK m.117’nin iki fıkrası arasındaki ayrıma dayanır:

  • Kural (m.117/1): Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer.
  • İstisna (m.117/2): Borcun ifa edileceği gün taraflarca birlikte belirlenmişse, bu günün geçmesiyle borçlu ihtara gerek olmadan temerrüde düşer.
  • Somut olay: 30.06.2021, halka arzın gerçekleşmesi için konmuş bir koşul tarihi olarak yorumlanmıştır. Bu tarihin geçmesi iade yükümlülüğünü doğurmuş, fakat iade için ayrı bir ifa günü belirlenmediğinden ihtarsız temerrüt sonucunu doğurmamıştır.
  • Sonuç: Faiz, borçluları temerrüde düşüren ilk işlem olan icra takibinden itibaren işletilmiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, ilk derece kararında bir isabetsizlik bulunmadığını ve istinaf başvurusunun HMK m.353/1-b-1 uyarınca esastan reddinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek kararı HMK m.370/1 gereğince kesin olarak ve oy birliğiyle onamıştır.

🔍 İnceleme sınırı: kim neyi temyiz etti?

Kararın emsal değerini tartarken yargılamanın seyri önemlidir. Davalılar da ilk derece kararını istinaf etmiş; ancak süresinde eksik harcı ve gider avansını yatırmadıkları için ilk derece mahkemesinin 31.10.2023 tarihli ek kararıyla istinaf taleplerinden vazgeçmiş sayılmışlardır. Böylece üst derece incelemesi, yalnızca davacının itiraz ettiği faiz bölümüyle sınırlı kalmıştır.

Bu nedenle gabin ve cezai şart savunmalarının reddi, Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay tarafından ayrıca tartışılmamış; bu konudaki değerlendirme ilk derece mahkemesinin gerekçesinde kalmıştır. Yargıtay’ın onaması ise temerrüt ve faiz başlangıcına ilişkin istinaf gerekçesini doğrudan kapsamaktadır.

Tacir borçlular bakımından hatırlatılması gereken bir düzenleme de TTK m.22’dir: Tacir sıfatını taşıyan borçlu, TBK m.182/3’teki hâlde aşırı ceza kararlaştırıldığı iddiasıyla sözleşme cezasının indirilmesini mahkemeden isteyemez. İlk derece mahkemesinin “iktisadi mahva sebep olup olmadığı” ölçütünü tartışması, tacirler arasındaki cezai şart uyuşmazlıklarında bu sınırın uygulamadaki karşılığıdır.

🧾 Sözleşme kurgusundan çıkan sonuçlar

Kararın ortaya koyduğu tablo, halka arz öncesi özel yatırım sözleşmelerinde tarafların birbirinden farklı üç tarih ve edimi aynı cümlede toplamasının yarattığı riskleri gösteriyor:

  • Koşul tarihi ile ifa günü farklıdır: “Şu tarihe kadar halka arz olmazsa iade edilir” ifadesi, mahkemelerce iade borcu için bir vade olarak okunmamıştır. Bu durumda alacaklı bakımından faiz, ihtar veya takip tarihinden başlamaktadır.
  • Yüzde yirmilik fazla, tacirler arasında geçerli sayılmıştır: Somut olayda şirketin sermayesi, bedelin peşin ödenmesi ve ticari faiz ortamı birlikte değerlendirilerek fazla ödemenin fahiş olmadığı sonucuna varılmıştır.
  • Teminat çeki ayrı bir güvencedir: Dosyada 2.090.000,00 TL bedelli teminat çekinin keşide ve ciro edildiği anlatılmaktadır; ancak takip ve dava sözleşmeye dayalı alacak üzerinden yürütülmüştür.

Halka arz vaadinin ceza hukuku boyutunda ele alındığı farklı bir örnek için serideki halka arz vaadiyle dolandırma kararı; sermaye piyasası aracı ihracından vazgeçilmesinin hukuki sonuçları için tahvil ihracından vazgeçilmesi kararı; yatırım bedelinin iadesinde hesaplama yöntemleri için ise yatırım katılım bedelinin iadesi kararı incelenebilir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, serideki diğer kararlar ise Emsal Kararlar bölümünde yer almaktadır.

❓ Sıkça Sorulan Sorular

Halka arz tarihi geçince borçlu kendiliğinden temerrüde düşer mi?

Bu dosyada hayır. Mahkemeler, 30.06.2021 tarihini iade borcunun vadesi değil halka arz için öngörülen tarih olarak kabul etmiştir. Sözleşmede iadenin ne zaman yapılacağı belirtilmediğinden ve ihtar çekilmediğinden, borçlular icra takibinden önce temerrüde düşmemiştir.

Yüzde yirmi fazlasıyla iade kaydı aşırı yararlanma sayıldı mı?

İlk derece mahkemesi edimler arasında açık bir oransızlık görmemiş, tarafların tacir olduğunu ve cezai şartın şirketin iktisadi mahvına yol açacağının ispatlanamadığını belirterek savunmayı reddetmiştir. Davalıların istinafı vazgeçilmiş sayıldığından bu kısım üst derecelerde ayrıca incelenmemiştir.

SPK izni alınamazsa hisselerin %50 fazlasıyla satılması hükmü uygulandı mı?

Bu hüküm, davalıların gabin savunmasında sözleşmenin yatırımcı lehine kurulduğunu göstermek için dayandığı bir düzenlemedir. Takip ve dava, halka arzın gerçekleşmemesi hâlinde öngörülen %20 fazla ile iade taahhüdüne dayanmıştır; %50’lik satış hükmüne dayalı bir talep karar metninde yer almamaktadır.

Yargıtay kararı neden “kesin” olarak verildi?

Daire, Bölge Adliye Mahkemesi kararını HMK m.370/1 uyarınca onamış ve kararın kesin olduğunu belirtmiştir. Bu kararla, takipten önceki döneme ait işlemiş faiz talebinin reddi kesinleşmiştir.

Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır; karar özeti Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yayımlanmış onama kararı ile bu kararda aktarılan ilk derece ve istinaf gerekçelerinden derlenmiştir. Sözleşme yorumu her dosyada kendi metni ve koşullarıyla yapılır. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu