IBAN–İsim Uyumsuzluğunda Banka – İzmir BAM 11. HD 2026/1031

Bireysel emeklilik veya hayat sigortası primi göndermek isteyen bir müşteri, alıcı adı olarak sigorta şirketini yazar; ancak kendisine verilen IBAN aslında bir şahsa aittir. Para karşı bankaya ulaştığında sistem isim ile hesap numarasının uyuşmadığını fark eder ve işlemi şube havuzuna düşürür. Bundan sonrası, yani havuzdaki paranın kimin talimatıyla ve hangi kontrollerden geçerek serbest bırakılacağı, bankanın sorumluluğunu belirleyen asıl soru hâline gelir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin incelediği dosya, bu sorunun yanıtını bankanın “IBAN doğrulaması yalnızca format kontrolüdür” savunmasıyla birlikte tartışıyor.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 12.06.2026 tarihli ve E.2026/249, K.2026/1031 sayılı kararıyla, alıcı adı ile IBAN uyuşmadığı için şube havuzuna düşen 360.000,00 TL’yi, faksla gelen ve kayıtlı imzayla uyuşmayan sahte bir talimat üzerine telefon teyidi almadan şahıs hesabına aktaran bankanın zarardan sorumlu olduğuna ilişkin ilk derece kararına karşı bankanın istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
💸 Para nereye gitti?
Dava dilekçesine göre davacı, kendi bankasındaki mevduat hesabından davalı banka nezdindeki ve “Hayat ve Emeklilik” şirketi adına olduğu bildirilen bir hesaba 360.000,00 TL göndermiştir. Beklediği poliçe kendisine ulaşmayınca EFT’nin akıbetini araştırmış ve IBAN’ın davalı banka şube personelinden birinin eşine ait olduğunu öğrenmiştir. Davacı, bankanın IBAN ile alıcı ismini kontrol etmesi ve telefonla teyit alması gerektiğini, objektif özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini ileri sürerek tutarın işlem tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsilini istemiştir.
Bankanın kendi anlatımı da olayın akışını netleştirmektedir. Banka uygulamasında, gerçek kişi hesaplarına IBAN ile gelen EFT’lerde lehdarın ad ve soyadının ilk üç karakteri uyuşursa tutar belirli bir limite kadar otomatik olarak hesaba geçmekte; uyuşmazsa tutardan bağımsız olarak işlem şube havuzuna düşmektedir. Dava konusu EFT’de lehdar adı ile IBAN uyuşmadığı için işlem havuza düşmüştür. Hesap sahibi bir gün önceden şubeye 200.000,00 TL çekeceğini bildirmiş, ertesi gün bu tutarı nakden çekmiş, bakiyeyi de başka bir şubedeki hesabına aktarmıştır.
🧭 Tüketici mahkemesinden ticaret mahkemesine
Dosya, esasa ilişkin sonuçtan önce bir görev tartışmasından geçmiştir:
- İzmir 3. Tüketici Mahkemesi, 03/12/2019 tarihli kararıyla, bankanın alıcı ile IBAN arasındaki uyumsuzluğa rağmen eşleştirme teyidi yapmadan ödeme yaptığını belirterek davayı kabul etmiştir.
- İzmir BAM 11. Hukuk Dairesi, 20/01/2023 tarihli ve 2020/703 E., 2023/89 K. sayılı kararıyla, uyuşmazlığın ticari dava sayılan bankacılık işleminden kaynaklandığını, davaya asliye ticaret mahkemesinin bakması gerektiğini belirterek kararı HMK 353/1-a-3 uyarınca kaldırmıştır.
- İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, 05/11/2025 tarihli ve 2023/701 E., 2025/949 K. sayılı kararıyla, havuzdaki paranın sahte imzalı faks talimatı üzerine imza kontrolü ve teyit yapılmadan aktarıldığını tespit ederek 360.000,00 TL’nin 29/09/2016 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar vermiştir.
Bu son karara karşı yalnızca davalı banka istinaf yoluna başvurmuştur. Bankaya yöneltilen davalarda görev sorununun farklı bir görünümü için bankaya karşı davada görev yazısına bakılabilir.
⚖️ Bankanın savunma hattı
Banka hem cevap dilekçesinde hem istinaf aşamasında şu argümanlara dayanmıştır:
- TCMB’nin 2008/6 sayılı Uluslararası Banka Hesap Numarası Hakkında Tebliği’ndeki doğrulama yükümlülüğü yalnızca IBAN’ın formata uygunluğunu kapsar; isim–IBAN uyumunun kontrolünü içermez.
- Bankalar Birliğinin 2009 tarihli IBAN uygulamasına ilişkin yazısında da doğrulama, IBAN’ın belirli bir kişiye ait olduğunun teyidi olarak yorumlanmamıştır.
- Davacı, IBAN’ı sigorta acentesinden almış; daha önce bu kişi aracılığıyla kendisi ve kızı adına bireysel emeklilik poliçeleri düzenletmiştir. Taraflar arasında güvene dayalı bir ilişki bulunduğundan hata davacıya aittir.
- Geçmişe dayalı sigorta ilişkisi bilindiği için havuzdaki tutar hesap sahibine aktarılmıştır; bilirkişi raporları bu ilişkiyi gözetmemiştir.
- Banka kusursuzdur; aksi kabul edilse bile müterafik kusur indirimi yapılmalıdır.
🏦 Dairenin değerlendirmesi
Daire uyuşmazlığı, bankacılık işlemleri sırasında özen yükümlülüğünün ihlali sonucu uğranılan zararın tazmini olarak nitelendirmiştir. Gerekçenin çıkış noktası, TTK 18/2 (önceki 6762 sayılı TTK m.20/2) uyarınca tacirin basiretli iş adamı gibi davranma yükümlülüğüdür. Daire’ye göre bankalardan beklenen basiret ölçüsü herhangi bir tacirden daha ağırdır; bankalar kendilerine tevdi edilen fonları güvenle korumak ve ödemeyi hak sahibine yapmakla yükümlü güven kurumlarıdır, bu nedenle hafif kusurlarından dahi sorumludurlar.
Somut olaya uygulandığında Daire şu tespitleri yapmıştır: alıcı adı olarak “Hayat ve Emeklilik” yazılmasına karşın girilen IBAN bir şahıs hesabına ait olduğundan işlem havuza düşmüştür. Havuzdaki paranın serbest bırakılabilmesi için göndericiden usulüne uygun, teyit edilmiş ve imza kontrolünden geçmiş yazılı talimat alınması gerekirken banka, bir kırtasiyeden faksla gelen ve davacının sistemde kayıtlı imzasıyla uyuşmayan sahte talimata dayanmış, telefonla teyit dahi almadan parayı şahıs hesabına aktarmıştır. Daire bu davranışı ağır bir hizmet kusuru olarak nitelendirmiş ve HMK 353/1-b-1 uyarınca istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Karar oy birliğiyle verilmiş, temyiz yolu açık bırakılmıştır.
🧾 Format kontrolü ile isim kontrolü arasındaki fark
Kararın en öğretici cümlesi şudur: TCMB’nin 2008/6 sayılı tebliğinde yer alan format doğrulama yükümlülüğü, bankaların isim–IBAN uyumunu denetleme ve sahte talimatla işlem yapmama konusundaki genel özen borcunu ortadan kaldırmaz. Bu yaklaşım, mevzuattaki asgari teknik yükümlülük ile sözleşmeden ve tacir sıfatından doğan özen borcunu birbirinden ayırmaktadır.
Dosyanın ilginç yanı, bankanın kendi sisteminin uyumsuzluğu zaten yakalamış olmasıdır. İsim tutmadığı için işlem otomatik olarak hesaba geçmemiş, havuza düşmüştür. Dolayısıyla tartışma, bankanın uyumsuzluğu fark edip etmediği değil, fark ettikten sonra nasıl davrandığı üzerinde yoğunlaşmıştır. Daire’nin gözünde havuz, bir güvenlik aşamasıdır; bu aşamayı aşmak için gereken talimatın gerçekliği sınanmadan paranın serbest bırakılması, sistemin sağladığı korumayı işlevsiz kılmıştır.
Bu yönüyle karar, bankanın kayıtlı imza ile talimattaki imzayı karşılaştırma ve olağan dışı bir talimatı müşteriyle teyit etme beklentisini de içermektedir. Sahte imzalı talimata dayalı ödemelerde bankanın sorumluluğuna ilişkin Yargıtay yaklaşımı için sahte imzalı havale talimatı yazısı, alıcı bankanın özen borcunun başka bir görünümü için ise kapalı hesaba gelen havale yazısı birlikte okunabilir.
🔐 Hatalı IBAN girişi neden kusur sayılmadı?
Bankanın yedek savunması, davacının hatalı IBAN girmesi nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğiydi. Daire bu talebi de karşılamamıştır. Gerekçeye göre davacının hatalı IBAN bilgisi girmiş olması, bankanın sahte faks talimatı üzerine imza kontrolü ve telefon teyidi yapmadan ödeme yapması şeklindeki hizmet kusuru karşısında müterafik kusur olarak nitelendirilemez.
Bu değerlendirmede iki husus belirleyici görünmektedir:
- İlliyet zinciri: Hatalı IBAN, paranın şahıs hesabına otomatik geçmesine yol açmamış, aksine işlemi durdurmuştur. Zararı doğuran son halka, havuzdaki paranın sahte talimatla serbest bırakılmasıdır.
- Kusurun ağırlığı: Daire, bankanın davranışını sıradan bir ihmal değil, ağır hizmet kusuru olarak görmüştür. Ağırlaştırılmış özen yükümlülüğü altındaki bir kurumun bu ölçüde kusuru, göndericinin bilgi hatasını geri plana itmiştir.
Bankanın davacı ile sigorta acentesi arasındaki önceki ilişkiye dayanan savunması da bu çerçevede sonuca etkili görülmemiştir. Tarafların geçmişte iş yapmış olması, gönderici adına düzenlenmiş sahte bir talimatın doğrulanmadan uygulanmasını haklı kılmamıştır.
📌 Uygulamaya yansıması
Karar, sigorta ve bireysel emeklilik ürünleri için yapılan ödemelerin aracı kişiler tarafından yönlendirildiği uyuşmazlıklarda bankanın konumunu açık biçimde ortaya koymaktadır. Gönderici bankanın değil, parayı hesabına alan bankanın sorumluluğu tartışılmış; alıcı bankanın kendi güvenlik mekanizmasının yakaladığı bir uyumsuzluğu nasıl yönettiği belirleyici olmuştur.
İlk derece mahkemesinin kabul kararında faiz, işlem tarihi olan 29/09/2016’dan itibaren yasal faiz olarak belirlenmiş; banka bu konuda ayrı bir istinaf itirazı ileri sürmediğinden Daire’nin gerekçesinde faiz ayrıca tartışılmamıştır. Uyuşmazlığın 2016’dan 2026’ya uzanan süresi, görev konusundaki kaldırma kararının yargılamayı ne ölçüde uzatabildiğini de göstermektedir.
❓ Sık sorulan sorular
Bankalar EFT’de alıcı adını kontrol etmek zorunda mı?
Banka, TCMB tebliğindeki doğrulamanın yalnızca format kontrolü olduğunu savunmuştur. Daire ise bu yükümlülüğün, bankanın isim–IBAN uyumunu denetleme ve sahte talimatla işlem yapmama yönündeki genel özen borcunu ortadan kaldırmadığını kabul etmiştir. Bu dosyada bankanın kendi sistemi de uyumsuzluğu tespit edip işlemi havuza almıştır.
“Şube havuzu” ne anlama geliyor?
Banka anlatımına göre, IBAN ile gelen EFT’de lehdarın ad ve soyadının ilk üç karakteri hesap sahibiyle uyuşmazsa işlem otomatik olarak hesaba geçmez, şubenin kontrolüne düşer. Daire, havuzdaki paranın serbest bırakılması için göndericiden teyit edilmiş ve imza kontrolünden geçmiş yazılı talimat gerektiğini belirtmiştir.
Davacının IBAN’ı acenteden alması sonucu değiştirdi mi?
Hayır. Banka, davacının acenteye güvenerek şahıs IBAN’ına para gönderdiğini ve hatanın kendisine ait olduğunu savunmuş, müterafik kusur indirimi istemiştir. Daire, bankanın sahte faks talimatıyla teyitsiz ödeme yapmasını ağır hizmet kusuru saymış ve hatalı IBAN girişini müterafik kusur olarak değerlendirmemiştir.
Dava neden önce tüketici mahkemesinde görüldü, sonra değişti?
Dava ilk olarak İzmir 3. Tüketici Mahkemesinde görülmüş ve kabul edilmiştir. Daire 2023 yılındaki kararında uyuşmazlığın ticari dava sayılan bankacılık işleminden kaynaklandığını belirterek bu kararı görev yönünden kaldırmış, dosya İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde yeniden görülmüştür.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Ulaşım bilgileri iletişim sayfasında, serinin diğer kararları ise Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin Bedesten sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Değerlendirme, alıcı adı ile IBAN’ın uyuşmadığı, işlemin şube havuzuna düştüğü ve sahte faks talimatıyla serbest bırakıldığı somut bir dosyaya dayanır; talimatın şekli, bankanın yaptığı kontroller ve taraflar arasındaki ilişki farklı olan dosyalarda sonuç değişebilir. Bölge adliye mahkemesi kararları Yargıtay içtihadı niteliği taşımaz ve bu karara karşı temyiz yolu açıktır. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



