Emsal KararlarSigorta Hukuku

Yeraltı Suyu Hasarında Sel Klozu – Hakem K. 2025/441409

Yaz aylarında bastıran sağanak yağış, bahçedeki toprağı yumuşatıyor; birkaç gün sonra evin giriş katında parkeler kabarıyor, duvarlarda lekeler beliriyor. Konut sahibi poliçesinde su baskınına karşı teminat bulunduğunu düşünerek sigorta şirketine başvuruyor. Şirketin eksperi ise hasarın tesisattan değil, binanın çevresinde drenaj bulunmamasından ve zeminden sızan sudan kaynaklandığını, bunun da poliçede karşılığı olmayan bir “izolasyon hasarı” olduğunu belirtiyor. Sigorta Tahkim Komisyonu hakeminin önüne gelen soru, aslında hangi teminatın merceğiyle bakıldığı sorusudur: Hasar “dahili su” olarak mı, yoksa “sel-seylap” olarak mı değerlendirilmeli?

Sigorta Tahkim Komisyonu hakemi, 03.09.2025 tarihli ve K-2025/441409 sayılı kararıyla, yeraltı suyunun neden olduğu hasarın poliçedeki sel-seylap klozu kapsamında kaldığını kabul etmiş; poliçedeki muafiyeti düştükten sonra kalan 10.095,80 TL tazminatın yasal faiziyle birlikte sigorta kuruluşundan tahsiline kesin olarak karar vermiştir. Karar, Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Karar Dergisinin 63. sayısında yayımlanmıştır.

Kısa özet: Konut paket sigortasıyla teminat altına alınan bir meskende 05.07.2023 tarihinde yağışa bağlı su hasarı oluşmuş, sigorta kuruluşu hasarın drenaj eksikliğinden kaynaklanan ve teminat dışı kalan bir hasar olduğunu belirterek ödeme yapmamıştır. Hakemin atadığı yangın branşında sigorta eksperi bilirkişi, hasarın yeraltı suyu nedeniyle oluştuğunu ve dahili su yerine sel-seylap klozuna göre değerlendirilmesi gerektiğini tespit etmiştir. Klozun “yeraltı sularının doğrudan sebep olacağı zararlar teminata ilave edilmiştir” hükmüne dayanılarak hasar teminat kapsamında görülmüş; 52.700 TL hasardan 42.604,20 TL sel-seylap muafiyeti düşülmüş ve 10.095,80 TL’ye hükmedilmiştir.

🌧️ Zeminden su alan konut

Karar metnine göre başvuranın meskeni, sel, su baskını ve dahili su gibi rizikolara karşı bir konut paket sigorta poliçesiyle teminat altına alınmıştır. Başvuran vekili, 05.07.2023 tarihindeki yağış sonucunda evin toprak zemininin yumuşadığını, bahçedeki ağaçların zarar gördüğünü, evin tahliye borusunun patladığını ve yağışın da etkisiyle konutu su bastığını ileri sürmüştür. Vekile göre olay beklenmedik nitelikteydi ve sigortalı daha önce böyle bir durumla karşılaşmamıştı.

Sigorta kuruluşuna 03.08.2023 tarihinde hasar ihbarında bulunulmuş, şirket eksper atamış ve ödeme talebini reddetmiştir. Bunun üzerine başvuran, belirsiz alacak olarak ve bilirkişi raporundan sonra artırılmak üzere şimdilik 100 TL tazminatın yasal faiziyle tahsili için Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurmuştur. Başvuruya poliçe, ekspertiz raporu, onarım teklifleri ve tapu senedi gibi belgeler eklenmiştir.

🛡️ Sigorta kuruluşunun ret gerekçesi

Sigorta kuruluşu cevabında ekspertiz raporuna dayanmıştır. Raporda sigortalının parke değişimi, boya, seramik ve tesisat işçiliği için iki ayrı firmadan 115.000 TL ve 109.000 TL tutarında teklif sunduğu, tadilat firmasının gönderdiği görüntülerden binanın giriş katında zeminden su aldığının anlaşıldığı ve yapılan çalışmanın binanın dört tarafının kazılarak drenaj sistemi kurulmasına ilişkin olduğu belirtilmiştir. Onarım firması yetkilisiyle de hasarın tesisattan değil drenaj sisteminden kaynaklandığı konusunda mutabık kalındığı aktarılmıştır.

  • Teminat yokluğu: Şirkete göre hasar, drenaj eksikliği nedeniyle suyun zeminden içeri sızmasıyla oluşan bir izolasyon hasarıydı ve poliçede bunu karşılayan bir teminat bulunmuyordu.
  • İstisna klozu: Şirket ayrıca “her ne sebeple olursa olsun yeraltı sularının riziko mahalline sirayeti nedeniyle meydana gelen hasarlar”ın teminat dışında olduğunu öngören bir kloza dayanmıştır.
  • Terditli savunmalar: Kabul hâlinde KDV hariç bedel üzerinden hüküm kurulmasını, poliçedeki muafiyetin uygulanmasını, ticari faiz yerine dava tarihinden yasal faiz işletilmesini ve vekâlet ücretinin tarifedeki tutarın beşte biri olarak belirlenmesini istemiştir.

🔬 Bilirkişi incelemesi ve yakın sebep

Hakem önce 24.06.2025 tarihli ara kararla taraflardan belge istemiştir. Başvurandan binanın mimari projesi, olay dönemine ait mahalle bazında yağış miktarını gösteren meteoroloji raporu ve patladığı ileri sürülen tahliye borusuna ilişkin tespit, fotoğraf ve videolar talep edilmiş; sigorta kuruluşundan da ekspere gönderilen görüntüler istenmiştir. Kararda sigorta kuruluşunun herhangi bir belge sunmadığı, başvuranın ise istenen belgelerin bir kısmını sunduğu belirtilmiştir.

Ardından 08.07.2025 tarihli ara kararla yangın branşında belgeli bir sigorta eksperi bilirkişi olarak görevlendirilmiş ve kendisinden üç soruya cevap vermesi istenmiştir: hasarın yakın sebebi nedir, bu sebebe göre poliçedeki dahili su ve sel-su baskını klozları kapsamında teminata giren bir hasar var mıdır ve zararın tutarı nedir? Bilirkişi olay yerinde onarım aşamasında da fotoğraf çekmiş; 19.07.2025 tarihli raporunda hasarın yeraltı suyu nedeniyle oluştuğunu, şirket eksperinin olayı dahili su teminatı açısından değerlendirdiğini, oysa poliçede yer alan sel-seylap klozuna göre değerlendirmenin daha uygun olduğunu bildirmiştir.

Taraf itirazları üzerine alınan 11.08.2025 tarihli ek raporda, ilk rapordaki hasar toplamının sehven yanlış yazıldığı belirtilerek toplam hasar 52.700 TL olarak düzeltilmiş; konutta dahili su hasarına ilişkin iz ve emare bulunmadığı, drenaj ve yalıtım ihtiyacının konutun yeraltı suyu almaması için olduğu ve hasarın oluş şeklinin sel-seylap kapsamında değerlendirildiği tekrar edilmiştir. Sigorta kuruluşu ek rapora karşı beyanda bulunmamış, başvuran ise talebini 10.095,80 TL’ye yükseltmiştir.

🔎 Dahili su mu, sel-seylap mı?

Kararın merkezindeki tespit, aynı su hasarının hangi teminat başlığı altında inceleneceğinin sonucu doğrudan belirlemesidir. Şirket eksperi olayı dahili su teminatı açısından ele aldığında, hasar tesisattan kaynaklanmadığı için teminat dışı görünmüştür. Bilirkişinin aktardığı poliçe metnine göre ise sel-seylap klozunun 5. bendi, Yangın Sigortası Genel Şartları hükümleri saklı kalmak kaydıyla, “her ne sebeple olursa olsun yeraltı sularının, riziko konusu kıymetlerde doğrudan sebep olacağı zararlar”ı teminata ilave etmektedir.

Hakem, tarafların ek rapora itirazı bulunmadığını da gözeterek ek rapora iştirak etmiş ve meskende meydana gelen hasarın oluş şeklinin sel-seylap kapsamında olduğunu, dolayısıyla poliçe teminatı dahilinde kaldığını kabul etmiştir. Kararda, sigorta kuruluşunun cevabında dayandığı “yeraltı suları teminat dışıdır” ifadeli kloz ayrıca tartışılmamış; sonuç, bilirkişinin poliçede tespit ettiği sel-seylap klozu metnine dayandırılmıştır. Sigortacının sorumluluğunun ise TTK’nın 1409. ve 1459. maddeleri uyarınca “gerçek zarar” ile sınırlı olduğu vurgulanmıştır.

Konut sigortalarında suyun kaynağının teminatı nasıl etkilediğine dair farklı örnekler için sitedeki dahili su hasarında ispat yükü ve dahili suda tesisat alt limiti yazıları incelenebilir.

📎 Karar metni: Hakem kararı, Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Karar Dergisinin resmî internet sitesinde yayımlanan 63. sayısındaki metinden aktarılmış ve karar numarası bu yayında doğrulanmıştır; taraf ve kurum adları kaynakta gizlenmiştir.

🧮 Muafiyet, faiz ve vekâlet ücreti hesabı

Teminat kapsamı belirlendikten sonra tazminatın miktarı, poliçedeki sel veya su baskını muafiyetine göre hesaplanmıştır. Karar metninde aktarılan hesap şu şekildedir:

  1. Muafiyet kuralı: Poliçeye göre sel ve su baskını teminatında her bir hasarda bina, muhteviyat ve ortak alan tesisatı gruplarının her biri için sigorta bedelinin %2’si oranında tenzili muafiyet uygulanır; ancak toplam muafiyet 1.500 EUR ile sınırlıdır.
  2. Uygulama: Enflasyonlu bina sigorta bedeli 2.237.461,64 TL olup %2’si 44.749,23 TL etmektedir. Muafiyet üst sınırı 1.500 EUR olduğundan, 28,4028 TL/EUR kuru üzerinden 42.604,20 TL muafiyet düşülmüştür.
  3. Sonuç: 52.700 TL hasardan 42.604,20 TL muafiyet tenzil edilerek ödenebilir tazminat 10.095,80 TL olarak belirlenmiştir.
  4. Temerrüt: Başvuranın belgelerle birlikte ilk başvuru tarihi tespit edilemediğinden, TTK 1427 çerçevesinde şirket eksperinin incelemesini tamamlayıp raporunu kapattığı 24.10.2023 tarihi temerrüt tarihi kabul edilmiş ve bu tarihten itibaren yasal faize hükmedilmiştir.
  5. Vekâlet ücreti: Hakem, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrar kazanmış uygulamasına ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13. maddesine atıfla başvuran lehine maktu tutar gözetilerek beşte bir oranında ücrete hükmedilmesi gerektiğini belirtmiş; ücretin kabul edilen miktarı geçemeyeceği kuralı uyarınca 10.095,80 TL vekâlet ücretine karar vermiştir.

Ayrıca 800 TL başvuru ücreti, 2.745 TL bilirkişi ücreti ve 55 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 3.600 TL yargılama giderinin sigorta kuruluşundan alınmasına hükmedilmiştir. Karar, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30/12. maddesi gereği kesin olarak verilmiştir. Muafiyetin hesaplanmasında farklı bir sorunun ele alındığı su hasarında yenilenen mutfak ve eksik sigorta yazısı da konuyla birlikte okunabilir.

🙋 Akla gelen sorular

Yeraltı suyunun verdiği zarar konut sigortasında karşılanır mı?

Bu, poliçenin içeriğine bağlıdır. Bu kararda poliçedeki sel-seylap klozu, yeraltı sularının riziko konusu kıymetlerde doğrudan sebep olacağı zararları teminata ilave ettiği için hasar teminat kapsamında görülmüştür. Farklı kloz içeren poliçelerde değerlendirme farklı olabilir.

Eksper raporunda 'teminat dışı' denmesi hakemi bağlar mı?

Bu dosyada bağlamamıştır. Hakem, yangın branşında belgeli bir sigorta eksperini bilirkişi olarak görevlendirmiş; bilirkişi, şirket eksperinin hasarı dahili su açısından değerlendirdiğini, oysa sel-seylap klozuna göre incelenmesi gerektiğini tespit etmiştir. Hakem bilirkişi ek raporunu esas alarak hasarı teminat kapsamında kabul etmiştir.

Hasar 52.700 TL iken neden yalnızca 10.095,80 TL'ye hükmedildi?

Poliçede sel ve su baskını teminatı için sigorta bedelinin %2’si oranında, toplamda 1.500 EUR ile sınırlı bir tenzili muafiyet öngörülmüştür. Bina sigorta bedelinin %2’si üst sınırı aştığından 1.500 EUR karşılığı olan 42.604,20 TL muafiyet olarak düşülmüş, kalan 10.095,80 TL’ye hükmedilmiştir.

Faiz hangi tarihten itibaren işletildi?

Başvuranın belgelerle sigorta kuruluşuna ilk başvuru tarihi dosyadan belirlenemediğinden hakem, şirket eksperinin incelemesini tamamlayıp raporunu kapattığı 24.10.2023 tarihinde sigorta kuruluşunun temerrüde düştüğünü kabul etmiş ve bu tarihten itibaren yasal faize hükmetmiştir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim kanalları iletişim sayfasında, diğer içtihat değerlendirmeleri ise Emsal Kararlar bölümünde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Karar Dergisinde yayımlanan bir hakem kararından derlenmiştir. Taraflar, sigorta kuruluşu ve hakem kimlikleri kaynakta gizlenmiştir. Hakem kararı, somut poliçenin klozlarına ve dosyadaki bilirkişi raporlarına dayanan bireysel bir uyuşmazlık kararıdır; poliçe şartları farklı olan dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu