Emsal KararlarSigorta Hukuku

Konut Sigortasında Dahili Su Hasarı – Hakem K. 2025/508241

Banyodaki bir spiral borunun patlaması, birkaç saat içinde parkeleri şişirebilir, tavandaki sıvayı dökebilir ve kapıları kullanılamaz hâle getirebilir. Konut sahibinin ilk sorusu genellikle “poliçem bunu karşılar mı?” olur. Sigorta şirketi ise çoğu zaman hasarın teminat dışında kaldığını ya da belgelerin eksik olduğunu ileri sürer. Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde verilen bir hakem kararı, bu tartışmada ispat yükünün kimde olduğunu, eksik sigortanın tazminata etkisini ve faizin hangi tarihten başlayacağını tek bir dosyada birlikte ele almaktadır.

Sigorta Tahkim Komisyonu uyuşmazlık hakemi, 24.10.2025 tarihli ve K-2025/508241 sayılı kararıyla, konut sigortası poliçesi kapsamında dahili su hasarına ilişkin başvuruyu kabul etmiş; bilirkişinin eksik sigorta indirimi uygulayarak hesapladığı KDV dahil 66.274,20 TL hasar bedelinin 10.04.2025 tarihinden itibaren avans faiziyle sigorta şirketinden tahsiline hükmetmiştir. Hakem, rizikonun teminat dışında kaldığını ispat yükünün TTK m.1409/2 uyarınca sigortacıda olduğunu vurgulamıştır.

Kısa özet: 17.04.2024 tarihinde sigortalı konutun üst katındaki banyoda klozet taharet spiral borusu aşırı tazyik nedeniyle patlamış, akan su zemin parkelerine, iki kapıya, tavan ve duvar sıvalarına zarar vermiştir. Sigortacıya ihbar olaydan 334 gün sonra yapılmış, sigortalının atadığı eksper uzaktan ekspertizle rapor düzenlemiştir. Sigorta şirketi ödeme yapmamış, tahkimde hukuki yarar yokluğu ve teminat dışı hasar savunmalarında bulunmuştur. Hakem bilirkişi incelemesi yaptırmış; bilirkişi %18,18 eksik sigorta oranı saptayarak tazminatı hesaplamıştır. Şirket, teminat dışılığa ilişkin hiçbir belge sunmadığından talep ıslah edilen miktar üzerinden kabul edilmiştir.

💧 Hasar nasıl oluştu?

Başvuru sahibi, konut niteliğindeki taşınmazın maliki olup konutu için davalı sigorta şirketinden 12.07.2023-2024 dönemini kapsayan, deprem bina teminatlı kapsamlı bir konut poliçesi yaptırmıştır. Karar metnine göre olay şöyle gelişmiştir:

  • 17.04.2024 akşamı, tripleks konutun üst katındaki banyoda klozetin taharet spiral borusu aşırı tazyik nedeniyle patlamıştır.
  • Akan su tüm zemine yayılmış, zemin kaplaması parkeler ve iki kapı suyu emerek şişmiş; giriş ve birinci kat tavan ve duvarlarındaki sıvalar kabarıp dökülmüştür.
  • Sigortalı, hasarın Yangın Sigortası Genel Şartları’ndaki dahili su klozu kapsamında kaldığını ileri sürmüştür. Bu kloza göre bina içindeki su borularının, temiz veya pis su tesisatının patlaması, taşması, sızması, tıkanması, kırılması ve donmasının doğrudan sebep olduğu zararlar teminat kapsamındadır.

Başvuru sahibi vekili, 10 TL üzerinden belirsiz alacak olarak başvuruda bulunmuş, avans faizi talep etmiştir. Dosyaya poliçe, tapu, eksper raporu, sigorta şirketine başvuru dilekçesi ve hasar fotoğrafları sunulmuştur.

🛡️ Sigorta şirketinin itirazları

Sigorta şirketi vekili başvurunun reddini istemiş ve şu savunmalarda bulunmuştur:

  1. Hukuki yarar yokluğu: Alacak miktarı baştan belirlenebilir olduğundan HMK m.107 kapsamında belirsiz alacak davası açılamayacağı ileri sürülmüştür.
  2. Teminat kapsamı: Şirketin sorumluluğunun poliçe teminatı ve limitiyle sınırlı olduğu, hasarın teminat altındaki bir rizikodan kaynaklanıp kaynaklanmadığının incelenmesi gerektiği belirtilmiştir.
  3. Temerrüt: Hasara ilişkin gerekli belgeler temin edilemediğinden şirketin başvuru öncesinde temerrüde düşmediği, faizin ancak dava tarihinden istenebileceği savunulmuştur.
  4. Vekâlet ücreti: Kabul hâlinde vekâlet ücretinin asliye hukuk mahkemeleri için öngörülen ücretin beşte biri oranında belirlenmesi gerektiği ileri sürülmüştür.

Hakem, uyuşmazlığın mahiyeti gereği HMK m.429 uyarınca duruşma yapılmasına gerek görmemiş, dosya üzerinden inceleme yapmıştır. Poliçenin varlığı, geçerliliği ve olayın oluşumu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığını, tartışmanın hasar bedeli ve ödeme yapılmaması noktasında toplandığını tespit etmiştir.

📐 Bilirkişi raporu ve eksik sigorta hesabı

Hakem, 06.08.2025 tarihli ara kararla Sigorta Tahkim Komisyonu bilirkişi listesinde kayıtlı bir sigortacı bilirkişiyi görevlendirmiştir. 20.08.2025 tarihli raporda dikkat çeken tespitler şunlardır:

  • Geç ihbar: Hasar tarihi 17.04.2024 olmasına rağmen sigorta şirketine ihbar, 334 gün sonra 17.03.2025 tarihinde yapılmıştır. Sigortalının atadığı eksper 25.05.2025’te uzaktan ekspertiz yöntemiyle raporunu düzenlemiştir.
  • Eksik veri: Eksper raporunda hasarlı parkelerin cins, tip ve sınıf bilgileri yer almamış, hasarlı alanların ölçüleri fotoğraflardan tespit edilememiştir. Bilirkişi, eksper raporundaki metrajları esas alıp ortalama nitelikteki malzemeler üzerinden, hasar tarihi olan Nisan 2024 birim fiyatlarıyla hesap yapmıştır.
  • Eksik sigorta: Poliçede 403 m² olarak kayıtlı konutun sigorta bedeli, %65 enflasyon klozuyla hasar tarihinde 5.737.505,48 TL’ye ulaşmıştır. Yaklaşık 17.400 TL/m² inşaat maliyetiyle sigorta değeri 7.012.200 TL hesaplanmış ve %18,18 eksik sigorta oranı bulunmuştur.
  • %10 toleransı aşıldı: Poliçe özel şartına göre sigorta bedelinin sigorta değerinden %10’a kadar düşük olması hâlinde eksik sigorta hükümleri uygulanmamaktadır. Oran bu eşiği aştığından hesapta eksik sigorta indirimi yapılmıştır.
  • Eksper ücreti: Poliçedeki eksper atama klozuna göre sigortalının atadığı eksperin ücretinin makul kısmı sigortacıya aittir; ancak fatura sunulamadığından bu kalem hesaba katılmamıştır.

Bilirkişi, hasar nedenine ilişkin net tespit imkânı bulunmamakla birlikte sigortalının beyanına ve eksper tespitlerine iştirak ettiğini belirtmiş; teminata konu hasarları 55.228,50 TL (KDV hariç), 66.274,20 TL (KDV dahil) olarak hesaplamıştır. Başvuru sahibi vekili ıslah dilekçesiyle talebini bu tutara yükseltmiş ve 800 TL ek başvuru ücretini ödemiştir. Sigorta şirketinin rapora itirazları yerinde görülmemiştir.

TTK m.1462/1 de eksik sigortayı düzenler: Sigorta bedeli sigorta değerinden az olduğunda ve sigortalı menfaatin bir kısmı zarara uğradığında sigortacı, aksine sözleşme yoksa sigorta bedelinin sigorta değerine oranına göre tazminat öder. Somut dosyada bu oransal indirim, poliçedeki özel şartla birlikte uygulanmıştır.

⚖️ İspat yükü: TTK m.1409/2

Kararın gerekçesinde belirleyici olan kural, TTK m.1409’dur. Birinci fıkraya göre sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan sorumludur. İkinci fıkra ise sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükünü sigortacıya yükler. Hakem ayrıca TTK m.1409 ve 1459’un sebepsiz zenginleşme yasağının sigortacılıktaki yansıması olduğunu ve sigortacının sorumluluğunun “gerçek zarar” ile sınırlı olduğunu belirtmiştir.

Hakem, poliçenin yangın ek teminatları arasında dahili su ve sel-su baskını risklerinin açıkça yer aldığını tespit etmiş; buna karşılık sigorta şirketinin rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin hiçbir bilgi veya belge sunmadığını vurgulamıştır. Gerekçede, aynı ilkeyi uygulayan iki Yargıtay kararına yer verilmiştir:

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 30.03.2021 tarihli, E.2020/1515, K.2021/3052 sayılı kararı (teminat dışılığı ispat yükü altındaki sigortacının yalnızca bilirkişi raporuyla çürütülen eksper raporuna dayandığı bir tarım sigortası dosyası),
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 18.01.2017 tarihli, E.2016/7235, K.2017/212 sayılı kararı (rizikonun gerçekleştiğini sigortalının, teminat dışı kaldığını ise sigortacının ispat edeceğine ilişkin kasko kararı).

Sigorta tahkiminde farklı bir teminat türüne ilişkin başka bir değerlendirme için serideki kaskoda pert aracın bakiye bedeline ilişkin hakem kararı incelenebilir.

🧾 Hüküm ve faiz başlangıcı

Hakem, bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğunu, hesaplamanın riziko tarihindeki kur ve eşya bedelleriyle, poliçedeki tenzil, muafiyet ve eksik sigorta klozları dikkate alınarak yapıldığını kabul etmiştir. Faiz başlangıcı bakımından ise 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.30/13’e dayanmıştır. Bu hükme göre sigortacılık yapan kuruluşun başvuru tarihinden itibaren on beş iş günü içinde yazılı cevap vermemesi Komisyona başvuru için yeterlidir. Başvuru sahibinin talebi sigorta şirketine 17.03.2025’te ulaşmış, şirket ödeme yapmamıştır; hakem, şirketin 10.04.2025 itibarıyla temerrüde düştüğünü kabul etmiştir.

Hüküm fıkrası şöyledir:

  • KDV dahil 66.274,20 TL hasar bedeli talebinin kabulüne, 10.04.2025’ten itibaren işleyecek avans faiziyle sigorta şirketinden tahsiline,
  • 400 TL başvuru ücreti, 55 TL tebligat gideri, 2.745 TL bilirkişi ücreti ve 800 TL ek başvuru ücreti olmak üzere toplam 4.000 TL tahkim yargılama giderinin şirketten alınmasına,
  • AAÜT m.17/2 ve 5684 sayılı Kanun m.30/17 uyarınca 30.000 TL vekâlet ücretinin şirketten tahsiline,
  • 5684 sayılı Kanun m.30/12 uyarınca kararın bildiriminden itibaren 10 gün içinde itiraz yolunun açık olduğuna karar verilmiştir.
📎 Kararın tam metni: Karar, Sigorta Tahkim Komisyonunun resmî internet sitesinde yayımlanan Hakem Karar Dergisi’nin 64. sayısında yer almaktadır (dergi s. 44-51).

🔎 Dosyadan çıkan dikkat noktaları

Karar, yalnızca sonucu itibarıyla değil, gerekçede tartışılan ve tartışılmayan yönleriyle de dikkat çekicidir:

  1. Geç ihbar tazminatı düşürmemiştir: Bilirkişi 334 günlük gecikmeyi tespit etmiş, ancak hakem bu gecikmeye bağlı bir indirim yapmamıştır. TTK m.1446/2’ye göre bildirimin yapılmaması veya geç yapılması tazminatta artışa neden olmuşsa kusurun ağırlığına göre indirim yoluna gidilir; kararda böyle bir artışın varlığına ilişkin bir değerlendirme ya da sigortacı tarafından ileri sürülmüş bir savunma yer almamaktadır.
  2. Eksik sigorta ciddi bir kalemdir: Poliçedeki metrekare ve bedel bilgileri güncel değeri karşılamadığında, %10’luk tolerans aşıldığı anda tazminat oransal olarak azalmaktadır. Bu dosyada oran %18,18 olarak belirlenmiştir.
  3. Belge eksikliği hesaplamayı etkiler: Eksper faturasının sunulamaması nedeniyle eksper ücreti hesaba katılmamış; malzeme niteliği bilinmediğinden ortalama birim fiyatlarla takdiri hesap yapılmıştır.
  4. Temerrüt tarihi: Hakem, faiz başlangıcını 5684 sayılı Kanun m.30/13’teki on beş iş günlük cevap süresine bağlamıştır. TTK m.1427/2 ise tazminatın, gerekli belgelerin verilmesi ve araştırmaların bitmesinden sonra ve her hâlde ihbardan kırk beş gün sonra muaccel olacağını düzenler; kararda bu iki hüküm arasındaki ilişki ayrıca tartışılmamıştır.
  5. Belirsiz alacak savunması sonuç doğurmamıştır: Şirketin hukuki yarar yokluğu itirazı hakkında ayrı bir gerekçe bulunmamakla birlikte hakem, dava şartları bakımından engel görmeyerek esasa girmiştir.

❓ Sık sorulan sorular

Dahili su hasarı konut poliçesinde her zaman teminat altında mıdır?

Bu, poliçenin kapsamına bağlıdır. Bu dosyada poliçenin yangın ek teminatları arasında dahili su riski açıkça sayılmıştır. Hakem, bu nedenle hasarın teminat kapsamında olduğunu kabul etmiş; sigortacının aksini ispat edecek belge sunmadığını tespit etmiştir.

Eksik sigorta indirimi tazminatı ne kadar etkiledi?

Bilirkişi, poliçedeki bedelin güncel sigorta değerinin %18,18 altında kaldığını hesaplamış ve poliçedeki %10 toleransı aştığı için eksik sigorta indirimi uygulamıştır. Hükme esas alınan 66.274,20 TL, bu indirim yapıldıktan sonraki KDV dahil tutardır. Karar metninde indirim öncesi brüt tutar ayrıca belirtilmemiştir.

Sigorta şirketi hangi tarihten itibaren faiz ödeyecek?

Hakem, başvurunun şirkete ulaştığı 17.03.2025 tarihinden itibaren on beş iş günü içinde ödeme yapılmadığını esas alarak temerrüt tarihini 10.04.2025 olarak belirlemiş ve bu tarihten itibaren avans faizine hükmetmiştir. Şirketin faizin dava tarihinden başlaması gerektiği yönündeki savunması kabul görmemiştir.

Bu karar kesin midir?

Karar, 5684 sayılı Kanun m.30/12 uyarınca bildirim tarihinden itibaren 10 gün içinde Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde itiraz yolu açık olarak verilmiştir. Dergide yayımlanan metinde itiraz aşamasına ilişkin bir bilgi yer almamaktadır.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, serideki diğer kararlar ise Emsal Kararlar bölümünde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Karar Dergisi’nde yayımlanan uyuşmazlık hakemi kararından derlenmiştir. Hakem kararları itiraz yoluna tabi olabilir ve Yargıtay kararları gibi içtihat birliği etkisi taşımaz. Tazminat tutarı; poliçe şartlarına, sigorta değerine ve dosyadaki belgelere göre her olayda farklı hesaplanır. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu