Emsal Kararlarİdare ve Kamu Personeli Hukuku

Disiplinde Tekerrür ve Tebliğ – Danıştay 12. D 2025/5307

Bir memur aynı disiplin fiilini ikinci kez işlediğinde idare, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’ndaki tekerrür kuralı gereği bir derece ağır ceza uygulayabilir. Kademe ilerlemesinin durdurulmasını gerektiren bir fiilde bu, doğrudan Devlet memurluğundan çıkarma anlamına gelir. Bu kadar ağır sonucu olan bir kuralda asıl soru şudur: İlk ceza ilgiliye ne zaman bildirilmiş olmalıdır ve bildirimin ispatı nasıl yapılır? Danıştay Onikinci Dairesi, ceza infaz kurumunda görevli bir memurun meslekten çıkarılmasına ilişkin davada bu soruyu ilk cezanın tebliğ tarihi üzerinden yanıtlamıştır.

Danıştay 12. Dairesi, 27/11/2025 tarihli, E.2023/4765, K.2025/5307 sayılı kararıyla, tekerrüre esas alınan ilk disiplin cezasının memura 09/07/2007 tarihinde tebliğ edildiğini, ikinci fiilin ise 08-12/02/2009 tarihlerinde işlendiğini tespit ederek tekerrür şartlarının oluştuğuna hükmetmiş; işlemi iptal eden bölge idare mahkemesi kararını bozmuştur. Karar kesin olarak ve oybirliğiyle verilmiştir.

Kısa özet: Ceza infaz kurumunda görevli memur, 2006 yılında 6 gün özürsüz göreve gelmediği için iki yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezası almış; ceza dava açılmadan kesinleşmiştir. 2009 yılında 5 gün daha özürsüz ve kesintisiz göreve gelmemiştir. İdare tekerrür hükmünü uygulayarak Devlet memurluğundan çıkarma cezası vermiştir. İdare mahkemesi davayı reddetmiş, bölge idare mahkemesi ise ilk cezanın ikinci fiilden önce usulüne uygun tebliğ edilmediği gerekçesiyle işlemi iptal etmiştir. Danıştay, ilk cezanın 09/07/2007’de tebliğ edildiğini ve ikinci fiilin bu tarihten sonra işlendiğini esas alarak bölge idare mahkemesi kararını bozmuştur.

🗓️ Olay: iki ayrı devamsızlık, iki ayrı soruşturma

Davacı, bir kapalı ceza infaz kurumunda görev yapan Devlet memurudur. Karar metnindeki kronoloji şöyledir:

  • 20-25/04/2006: Davacı 6 gün süreyle özürsüz ve kesintisiz olarak göreve gelmemiştir. Bu fiil nedeniyle 657 sayılı Kanun’un 125/1-D-(b) maddesi uyarınca iki yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verilmiştir.
  • 09/07/2007: Davalı idareye göre ilk ceza davacıya bu tarihte tebliğ edilmiştir. Ceza, yargı yoluna başvurulmadığı için kesinleşmiştir.
  • 08-12/02/2009: Davacı bu kez 5 gün süreyle özürsüz ve kesintisiz olarak göreve gelmemiştir.
  • 29/05/2009: Muhakkik raporunda eylem sabit görülmüş, disiplin amiri kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verilmesi için dosyayı Adalet Bakanlığı Disiplin Kuruluna göndermiştir.
  • 04/09/2019 onaylı işlem: Önceki kesinleşmiş ceza nedeniyle tekerrür hükümlerinin uygulanması teklifiyle dosya Yüksek Disiplin Kuruluna sunulmuştur.

Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu, tekerrür hükmünü uygulayarak davacının 657 sayılı Kanun’un 125/1-D-(b) maddesi ve aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca Devlet memurluğundan çıkarılmasına karar vermiştir. Davacı bu işlemin iptali, yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle ödenmesi ve sosyal haklarının iadesi istemiyle dava açmıştır.

🏛️ İdare mahkemesi ve bölge idare mahkemesi

İdare Mahkemesi davayı reddetmiştir. Mahkemeye göre 2009 yılındaki devamsızlık sabittir; davacının ileri sürdüğü mazeret kabul edilemez. İlk ceza 10/09/2007 tarihinde kesinleşmiş ve özlük dosyasından silinme süresi dolmadan aynı fiil tekrar işlenmiştir. Bu nedenle tekerrür şartları oluşmuş, bir derece ağır ceza olan meslekten çıkarma cezasının verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Bölge İdare Mahkemesi ise istinaf başvurusunu kabul ederek ilk derece kararını kaldırmış ve işlemi iptal etmiştir. Gerekçesi şudur:

  • Davacı, ilk cezadan 16/09/2010 tarihli ifade tutanağı ile haberdar olmuşsa da bu tutanak usulüne uygun bir tebliğ olarak kabul edilemez.
  • Tutanaktaki ifadelere göre davacı ilk cezayı 02/07/2007 ile 16/09/2010 arasında bir tarihte öğrenmiştir; ancak bunun dava konusu işleme esas alınan eylemden önce olduğu kabul edilemez.
  • İlk ceza, ikinci eylemden önce ne tebliğ edilmiş ne de davacı tarafından öğrenilmiştir; dolayısıyla tekerrüre esas alınamaz.

Bölge idare mahkemesi bu gerekçeyle yoksun kalınan ekonomik ve sosyal hakların yasal faiziyle davacıya ödenmesine de hükmetmiştir. Davalı Bakanlık, ilk cezanın 09/07/2007 tarihinde tebliğ edildiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir. Danıştay Tetkik Hâkimi de temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerektiği görüşündedir.

📘 657 sayılı Kanun’da tekerrür: özel ve genel

657 sayılı Kanun’un 125. maddesinin, disiplin cezalarının sayıldığı bentlerden sonra gelen fıkrası şöyledir: “Disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre içinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanır. Aynı derecede cezayı gerektiren fakat ayrı fiil veya haller nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü uygulamasında bir derece ağır ceza verilir.”

Danıştay bu hükmü iki ayrı kurum olarak okumuştur:

  1. Özel tekerrür (birinci cümle): Önceki fiil ile sonraki fiilin aynı nitelikte olması ve aynı tür cezayı gerektirmesi aranır. İkinci işlenişte bir derece ağır ceza uygulanır.
  2. Genel tekerrür (ikinci cümle): Aynı derecede cezayı gerektiren fakat mahiyeti farklı fiillerde, bu cezaların üçüncü uygulamasında bir derece ağır ceza verilir.

Somut olayda her iki fiil de 125/1-D-(b) bendinde yer alan “özürsüz ve kesintisiz 3-9 gün göreve gelmemek” fiilidir; yani özel tekerrür söz konusudur. Kademe ilerlemesinin durdurulmasının bir derece ağırı ise Devlet memurluğundan çıkarmadır.

Tekerrürün zaman sınırı, cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin süredir. Kanun’un 133. maddesine göre uyarma ve kınama dışındaki cezalar için memur, cezanın uygulanmasından 10 sene sonra silinme isteminde bulunabilir. Olayda ilk ceza 2007’de kesinleşmiş, ikinci fiil 2009’da işlenmiştir.

🔍 Danıştayın değerlendirmesi: tebliğ tarihi belirleyici

Kararın merkezinde, tekerrürün amacından hareketle kurulan bir ölçüt bulunmaktadır. Danıştay’a göre tekerrür, uyması gereken düzenleme ve yasaklara uymamakta ısrar eden kamu görevlisinin ağırlaştırılmış ceza ile cezalandırılmasını amaçlar. Israrın varlığı için ise memurun önceki cezadan haberdar olması gerekir. Bu nedenle kararda şu şartlar sayılmıştır:

  • Önceki tarihte işlenen bir fiil nedeniyle ceza verilmiş olması,
  • Bu cezanın fiili işleyen tarafından bilinir hâle gelmesi, yani ilgiliye bildirilmesi,
  • Bildirimden sonra aynı veya benzer fiilin, 125. maddede belirtilen süreler içinde yeniden işlenmesi,
  • Sonuç olarak sonraki fiilin, önceki fiilden ve bu fiil nedeniyle verilen cezanın tebliğ tarihinden sonra işlenmiş olması.

Danıştay, uyuşmazlıkta ilk cezanın davacıya 09/07/2007 tarihinde tebliğ edildiğini ve dava açılmadığından cezanın kesinleştiğini tespit etmiştir. İkinci fiil 08-12/02/2009 tarihlerinde, yani tebliğden yaklaşık bir buçuk yıl sonra gerçekleşmiştir. Bu durumda tekerrür şartları oluşmuştur ve meslekten çıkarma cezasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık yoktur.

Bölge idare mahkemesinin 16/09/2010 tarihli ifade tutanağını esas alan değerlendirmesi, Danıştay’ın tespit ettiği 09/07/2007 tarihli tebliğ karşısında isabetli bulunmamıştır. Daire, 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesi uyarınca temyiz istemini kabul ederek bölge idare mahkemesi kararını bozmuş ve dosyayı yeniden karar verilmek üzere aynı daireye göndermiştir.

📎 Kararın tam metni: Karar, Adalet Bakanlığı içtihat veri tabanında (mevzuat.adalet.gov.tr) ve Bedesten sisteminde yayımlanmıştır. Metinde taraf adları kaynakta anonimleştirilmiştir.

🩺 Mazeret iddiası ve akrabalık derecesi

Dosyada tartışılan bir diğer husus, 2009 yılındaki devamsızlığa ilişkin mazeret iddiasıdır. İlk derece mahkemesinin aktardığına göre davacı, dayısının bir üniversite hastanesinin nöroloji servisinde yattığını, bakacak kimsesi olmadığını ve hastane işlemlerini takip etmek için işe gelmediğini ileri sürmüştür.

Ancak yapılan araştırmada hastanede yatan kişinin aslında davacının babaannesinin yeğeni olduğu, davacının belirttiği gibi 2. derece değil 5. derece yakını olduğu anlaşılmıştır. İdare mahkemesi, 5. derece yakına refakat edilmesinin özür olarak değerlendirilemeyeceğini ve devamsızlığın sabit olduğunu kabul etmiştir. Bölge idare mahkemesi ve Danıştay kararları tekerrür şartı üzerinde yoğunlaşmış; fiilin sübutu yönündeki bu tespite ayrıca bir itiraz değerlendirmesi yapılmamıştır.

Disiplin sürecinin usul boyutuna ilişkin farklı bir örnek için serideki disiplinde savunma istem yazısına ilişkin Danıştay kararı incelenebilir.

📌 Kararın ortaya koyduğu ölçütler

  1. Kesinleşme tek başına yetmez: Tekerrür için ilk cezanın kesinleşmiş olması yanında, ikinci fiilden önce ilgiliye tebliğ edilmiş olması aranmaktadır. Danıştay, bu şartı tekerrürün “ısrar” amacıyla ilişkilendirmiştir.
  2. Tebliğ tarihinin ispatı belirleyicidir: Bölge idare mahkemesi ile Danıştay arasındaki farklılık, ilk cezanın hangi tarihte bildirildiğine ilişkin değerlendirmeden kaynaklanmıştır. Tebliğin ikinci fiilden önce yapıldığı tespit edildiğinde tekerrür şartı karşılanmış sayılmıştır.
  3. Özel tekerrürde ikinci fiil yeterlidir: Aynı nitelikteki fiilin silinme süresi içinde ikinci kez işlenmesi bir derece ağır ceza için yeterlidir; üçüncü uygulama şartı yalnızca farklı fiillerde (genel tekerrür) aranır.
  4. Uzun süren disiplin süreci: Olayda ikinci fiil 2009’da işlenmiş, tekerrür teklifini içeren işlem 2019 tarihlidir; Danıştay kararı ise 2025 yılında verilmiştir. Kararda, disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına ilişkin bir değerlendirme yer almamaktadır.
  5. Sonuç kesindir: Karar kesin olarak verilmiş olup dosya, Danıştay’ın bozma gerekçesi doğrultusunda yeniden karar verilmek üzere bölge idare mahkemesine gönderilmiştir.

Kamu görevlileriyle ilgili başka bir güncel karar için serideki güvenlik soruşturmasında HAGB kararına ilişkin Danıştay 12. Daire kararı da incelenebilir.

❓ Sık sorulan sorular

Kademe ilerlemesinin durdurulması cezası tekerrürde neye dönüşür?

657 sayılı Kanun’daki ceza sıralamasında kademe ilerlemesinin durdurulmasının bir derece ağırı Devlet memurluğundan çıkarmadır. Bu dosyada da aynı fiilin tekerrürü nedeniyle meslekten çıkarma cezası verilmiş ve Danıştay bu işlemi hukuka uygun bulmuştur.

İlk ceza tebliğ edilmeden ikinci fiil işlenirse tekerrür uygulanır mı?

Danıştay’ın bu kararda benimsediği ölçüte göre tekerrür için sonraki fiilin, önceki cezanın ilgiliye tebliğ tarihinden sonra işlenmiş olması gerekir. Tebliğden önce işlenen fiiller bakımından bu şart gerçekleşmiş olmaz. Somut olayda ise tebliğin ikinci fiilden önce yapıldığı kabul edilmiştir.

Bir disiplin cezası ne kadar süre tekerrüre esas alınabilir?

Tekerrür, cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre içinde uygulanır. 657 sayılı Kanun’un 133. maddesine göre uyarma ve kınama cezalarında 5 sene, diğer cezalarda (Devlet memurluğundan çıkarma hariç) 10 sene sonra silinme istenebilir; kademe ilerlemesinin durdurulması cezasında ayrıca disiplin kurulunun mütalaası alınır.

Bu kararla memurluktan çıkarma kesinleşti mi?

Danıştay, işlemi iptal eden bölge idare mahkemesi kararını bozmuş ve dosyayı yeniden karar verilmek üzere aynı daireye göndermiştir. Nihai sonuç, bölge idare mahkemesinin bozma sonrası vereceği karara bağlıdır; yayımlanan metinde bu aşamaya ilişkin bilgi yer almamaktadır.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, serideki diğer kararlar ise Emsal Kararlar bölümünde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Danıştay 12. Dairesinin mevzuat.adalet.gov.tr üzerinde yayımlanan kararından derlenmiştir. Disiplin uyuşmazlıklarında sonuç; fiilin niteliğine, önceki cezaların tebliğ ve kesinleşme tarihlerine ve dosyadaki belgelere göre her olayda farklılık gösterebilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu