Usulî Kazanılmış Hak: İş Kazası – Yargıtay 10. HD 2026/3103

2005 yılında meydana gelen bir iş kazası, yirmi yılı aşan bir yargılamaya dönüşüyor. Dosya Yargıtay’a defalarca gidip geliyor, kusur oranları değişiyor ve son kararda davacının tazminatı yaklaşık yarıya iniyor. Ancak davalılardan biri önceki kararı hiç temyiz etmemiştir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, bu davalı yönünden davacı lehine usulî kazanılmış hak doğduğunu, dolayısıyla onun sorumlu olduğu tazminatın sonradan azaltılamayacağını belirtiyor ve hükmü düzelterek onaylıyor.
Karar Arama sayfasında “Danıştay tazminata faiz yürütülmesi” araması yapan okuyucular için bağlamı kuralım: Bu karar idari yargıdan değil, Yargıtay’dan; iş mahkemesinde görülen bir iş kazası tazminat davasından doğmuştur. Kararın faizle bağlantısı, Dairenin hükmü yeniden yazarken tazminata faiz yürütülmesinin başlangıcını kalem kalem göstermesidir: maddi ve manevi tazminata kaza tarihinden, tedavi giderine dava tarihinden faiz. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 24.03.2026 tarihli ve E.2025/19429, K.2026/3103 sayılı kararıyla ilk derece mahkemesi kararını oy birliğiyle düzelterek onamıştır.
🦺 Kaza ve yirmi yıllık yargılama
Davacı işçi 19.03.2005 tarihinde iş kazası geçirmiş, kaza sonucunda sürekli iş göremezliğe uğramıştır. Dava 21.06.2006’da açılmış; iş göremezlikten kaynaklanan 340.951,26 TL maddi tazminat, 5.000,00 TL tedavi gideri ve 50.000,00 TL manevi tazminat talep edilmiştir. Davalılar, kazada sorumluluklarının bulunmadığını savunmuştur.
Yargılama sırasında bir davalı, asıl dosyada talep dışı kalan 20.864,05 TL için davacı aleyhine icra takibi başlatmış; bunun üzerine açılan menfi tespit davası asıl dava ile birleştirilmiştir. Böylece dosyada hem tazminat hem de borçlu olmadığının tespiti talepleri birlikte görülmüştür.
⚖️ Bozma kararları ve kusur dağılımı
Dosyanın seyri, kararın neden önemli olduğunu gösterir:
- İlk karar: Davalılara %60, dava dışı bir şirkete %20, işçiye %20 kusur verilmiş; maddi tazminat taleple bağlı kalınarak kabul edilmiş, 206,00 TL tedavi gideri ve 40.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Kapatılan 21. Hukuk Dairesi; olay tarihindeki 4857 sayılı Kanun’un 77. maddesine göre kusurların belirlenmesi, emsal ücret araştırması ve davanın doğru davalı aleyhine yürütülmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur.
- İkinci karar: Benzer sonuç çıkmış; 10. Hukuk Dairesi, olayda baskın kusurun davacıda olduğunu, işçiye %20 kusur verilmesinin hatalı bulunduğunu belirterek yeniden bozmuştur.
- Üçüncü karar: Mahkeme, önceki kararları temyiz etmeyen bir davalı yönünden davacı lehine usulî kazanılmış hak oluştuğunu kabul ederek bu davalıyı 340.951,26 TL maddi tazminat ve 206,00 TL tedavi giderinden sorumlu tutmuştur. Bu davalı üçüncü kararı da temyiz etmemiştir. Daire bu kararı, davalıların asıl işveren ve işveren vekili sıfatıyla sorumluluğu ile vekâlet ücreti ve yargılama giderleri yönlerinden bozmuştur.
- Son karar: Sürekli iş göremezlik oranı %71, işçinin kusuru %60, dava dışı işverenin kusuru %40 kabul edilmiş; davalılar dava dışı işverene düşen kusurdan müteselsilen sorumlu tutulmuştur. Maddi tazminat 180.907,65 TL’ye, tedavi gideri 103,00 TL’ye indirilmiş, manevi tazminat 40.000,00 TL olarak kalmıştır.
Sorun, mahkemenin son kararda indirimi temyiz etmeyen davalıya da uygulamasıdır. Davacı vekili bu noktayı temyiz sebebi yapmış; ayrıca manevi tazminattaki ret vekâlet ücretine ve davalılardan birine ayrı ayrı vekâlet ücreti verilmesine itiraz etmiştir.
🧩 Usulî kazanılmış hak: Dairenin gerekçesi
Daire, bozmaya uyulmasının sonuçlarını şu ilkelerle özetlemiştir:
- Mahkeme bozmaya uyduğunda, bozma ilamında gösterilen araştırma ve incelemeleri bozma gereklerine uygun biçimde yerine getirmek zorundadır.
- Bozmaya uyulması, bozma kararı lehine olan taraf yararına usulî kazanılmış hak doğurur.
- Mahkeme, bozma kapsamı dışında kalarak taraflardan biri lehine oluşmuş usulî kazanılmış hakkı ihlal edecek şekilde hüküm kuramaz.
- Önceki kararı temyiz etmeyen davalı yönünden, o karardaki sorumluluk miktarı davacı lehine kesinleşmiş bir çerçeve oluşturur; sonraki bozma bu davalının sorumluluğunu azaltmanın gerekçesi olamaz.
Bu nedenle Daire, hükmü yeniden yazarken iki davalının sorumluluğunu farklı tutarlara bağlamıştır. Maddi tazminatın tamamı olan 340.951,26 TL, davalılardan birinin sorumluluğu 180.907,65 TL ile sınırlı olmak üzere müştereken ve müteselsilen tahsil edilecektir. Yani temyiz etmeyen davalı tam tutardan, kusur dağılımındaki değişiklikten yararlanan davalı ise indirilmiş tutardan sorumludur. Tedavi giderinde de aynı yapı kurulmuştur: 206,00 TL’nin tamamı, diğer davalı yönünden 103,00 TL ile sınırlı olarak hüküm altına alınmıştır.
Usulî kazanılmış hakkın bozma sonrası yargılamada tutarlara etkisini gösteren başka bir güncel örnek için tedbir nafakası başlangıcında usulî kazanılmış hak yazısına bakılabilir.
🧮 Vekâlet ücretindeki iki hata
Daire, usulî kazanılmış hak dışında iki vekâlet ücreti yanlışlığını da düzeltmiştir:
- Manevi tazminatta ret vekâlet ücreti: Davacı 50.000,00 TL istemiş, 40.000,00 TL kabul edilmiştir. Reddedilen kısım 10.000,00 TL olduğu hâlde davalılar lehine 30.000,00 TL ret vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru bulunmamış; ücret reddedilen miktarı aşmayacak şekilde 10.000,00 TL olarak belirlenmiştir.
- Davası reddedilen davalıya tek ücret: Hakkındaki dava tümüyle reddedilen davalı şirket lehine maddi ve manevi tazminat için ayrı ayrı vekâlet ücreti verilmesi hatalı görülmüş; tek maktu vekâlet ücretine (30.000,00 TL) hükmedilmiştir.
Daire, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama gerektirmediğinden kararı bozmamış; HMK geçici 3. madde delaletiyle HUMK 438/7 uyarınca düzelterek onama yolunu seçmiştir. Bugünkü HMK 370/2 de esas yönünden kanuna uygun olup yalnız kanunun uygulanmasında hata bulunan ve yeniden yargılama gerektirmeyen kararlarda düzelterek onamaya imkân tanır.
📅 Hükümde faiz başlangıçları
Tazminata faiz yürütülmesi açısından Dairenin yeniden kurduğu hüküm, her kalem için ayrı bir başlangıç tarihi göstermektedir:
- Maddi tazminat (iş göremezlik): 19.03.2005 kaza tarihinden itibaren yasal faiz,
- Manevi tazminat: 19.03.2005 kaza tarihinden itibaren yasal faiz,
- Tedavi gideri: 21.06.2006 dava tarihinden itibaren yasal faiz.
Haksız fiil niteliğindeki iş kazalarında zarar olay anında doğduğu için iş göremezlik ve manevi tazminatta faizin kaza tarihinden başlatılması yerleşik uygulamayla uyumludur. Kararda tedavi gideri için dava tarihinin esas alınması ise hükmün bu dosyadaki taleplere göre kurulduğunu gösterir. Faiz başlangıcının ıslahla artırılan kısımlar yönünden nasıl belirlendiğine ilişkin bir başka karar için ıslahla artan tazminatta faiz başlangıcı yazısına bakılabilir.
Birleşen menfi tespit davasında ise talepler farklı sonuçlanmıştır: Davacılardan birinin davası reddedilerek aleyhine 4.172,80 TL kötü niyet tazminatına, diğerinin davası kabul edilerek icra takibine konu alacaktan borçlu olmadığının tespitine ve takibin bu davacı yönünden iptaline karar verilmiştir.
🙋 Sorular ve cevaplar
Usulî kazanılmış hak nedir, bu davada nasıl ortaya çıktı?
Danıştay tazminata faiz yürütülmesi aramasıyla bu karar neden çıkıyor?
Manevi tazminatta ret vekâlet ücreti reddedilen kısımdan fazla olabilir mi?
İş kazasında işçinin kusuru tazminatı nasıl etkiler?
Düzelterek onama ne demektir?
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgilerine iletişim sayfasından, iş hukukuna ilişkin diğer kararlara Emsal Kararlar arşivinden ulaşılabilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan düzelterek onama kararından derlenmiştir. Tarafların kimliği kaynakta anonimdir. Kararda yer alan tutarlar ve tarihler ilgili dosyaya özgüdür. Mevzuata ilişkin açıklamalar bilgi amacıyla eklenmiştir. Farklı olgulara sahip dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



