Belgesiz Yıllarda Yıllık İzin – Yargıtay 9. HD 2026/1167

Bir devlet hastanesinde on altı yılı aşkın süre, önce servis elemanı sonra aşçı olarak, değişen alt işveren şirketlerin işçisi sıfatıyla çalışan davacı emeklilik nedeniyle ayrılıyor. Dosyaya yalnızca son yıllara ait izin formları geliyor; mahkeme bu belgelerde görünen 110 günü düşüp kalan 192 günlük yıllık izin ücretine hükmediyor. Davacı ise dava dilekçesinde izinlerin hiç kullandırılmadığını değil, “kısıtlı kullandırıldığını” söylemiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, bu beyan karşısında hâkimin davayı aydınlatma ödevi gereği, izin belgesi bulunmayan yıllar için davacının kaç gün izin kullandığına dair beyanının alınması gerektiğini belirterek kararı bozuyor. Aynı kararda kıdem tazminatına faizin hangi tarihten yürütüleceği de ikinci bozma sebebi yapılıyor.
Karar Arama sayfasında “Danıştay tazminata faiz yürütülmesi” araması yapan okuyucular için not edelim: Davalılardan biri Bakanlık olsa da dava iş sözleşmesine dayanan bir işçilik alacağı davasıdır; adli yargıda görülmüş ve Yargıtay’ca incelenmiştir. Bu aramanın karşılığı, kararın kıdem tazminatına faiz yürütülmesinin başlangıcına ilişkin bölümündedir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 12.02.2026 tarihli ve E.2026/428, K.2026/1167 sayılı kararıyla ilk derece mahkemesi kararını oy birliğiyle bozmuştur.
🏥 Olay: Hastane mutfağında on altı yıl
Davacı, Bakanlığa bağlı bir hastane işyerinde 01.04.2007-31.12.2016 arasında servis elemanı, 01.01.2017-02.11.2023 arasında aşçı olarak, ihale ile hizmet alınan alt işverenler nezdinde kesintisiz çalıştığını ileri sürmüştür. Dava; asıl işveren Bakanlığa, son alt işveren şirkete ve ondan önceki alt işveren şirkete karşı açılmıştır. Davacı, emeklilik nedeniyle iş sözleşmesini feshettiğini, yıllık izinlerinin çok kısıtlı kullandırıldığını ve kullanılmayan izinler için ödeme yapılmadığını, haftalık 45 saatin üzerinde ve genel tatillerde çalıştığını belirterek kıdem tazminatı, fazla çalışma, genel tatil, asgari geçim indirimi ve yıllık izin ücreti alacaklarını talep etmiştir.
⚖️ İlk derece ve istinaf kararları
İş mahkemesi sosyal güvenlik kayıtları ve hizmet alım sözleşmeleri üzerinden davacının 01.04.2007’de başlayan çalışmasını 02.11.2023’e kadar kabul etmiş, tazminata esas giydirilmiş brüt ücreti 23.497,33 TL olarak belirlemiştir. Asıl işveren Bakanlık ile son alt işveren şirketin tüm dönemden, bir önceki alt işveren şirketin ise yalnızca kendi dönemi olan 1 ay 27 gün ve devir tarihindeki ücret üzerinden kıdem tazminatından sorumlu olduğu kabul edilmiştir.
Mahkeme, işten çıkışın “emeklilik (yaşlılık) veya toptan ödeme nedeniyle” (kod 8) bildirildiğini, ancak dosyada davacıya ait emeklilik belgesine rastlanmadığını da tespit etmiştir. Yıllık izin bakımından 16 tam yıl hizmete göre 302 gün izin hakkı hesaplanmış, sunulan izin belgelerine göre 110 gün kullanıldığı kabul edilerek bakiye 192 gün için ücret hüküm altına alınmıştır. Tanık anlatımlarına göre haftanın altı günü 10 saat çalışıldığı, ara dinlenme düşüldüğünde haftalık 9 saat fazla çalışma yapıldığı ve genel tatillerde çalışıldığı kabul edilmiştir. Bölge adliye mahkemesi, Bakanlığın İş Kanunu 2/6 uyarınca alt işverenle birlikte sorumlu olduğunu belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
🧩 Yıllık izinde ispat ve aydınlatma ödevi
Bakanlık temyizde, alt işverenlerden gelen belgelerden izinlerin kullandırıldığının anlaşılacağını ileri sürmüştür. Daire’nin değerlendirmesi şu adımlarla ilerler:
- Ücrete dönüşme: İş Kanunu 59’a göre iş sözleşmesi herhangi bir nedenle sona erdiğinde kullanılmayan izin süreleri son ücret üzerinden ödenir. İzin hakkının ücrete dönüşmesi için sözleşmenin sona ermesi yeterlidir; sona erme şekli ve haklı olup olmadığı önem taşımaz.
- İspat yükü: İzinlerin kullandırıldığını işveren ispatlar. Bunun aracı imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belgedir; işveren ayrıca işçiye yemin teklif edebilir.
- Aydınlatma ödevi: HMK 31’e göre hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılması zorunlu olduğunda belirsiz veya çelişkili gördüğü hususlarda taraflara açıklama yaptırabilir, soru sorabilir ve delil gösterilmesini isteyebilir.
- Somut olay: Davacı izinlerin hiç kullandırılmadığını değil, kısıtlı kullandırıldığını ileri sürmüştür. İzin formu bulunmayan 2007-2017 dönemi için davacının kaç gün izin kullandığına dair beyanı alınmadan, o dönemin tamamı kullanılmamış sayılarak hesap yapılmıştır.
- Sonuç: Mahkemenin, davacı asilin belgesiz dönemdeki izin kullanımına ilişkin beyanını alması ve sonucuna göre yıllık izin ücretini belirlemesi gerekir; bu yapılmadan verilen karar bozulmuştur.
Karar, ispat yükü kuralını değiştirmemekte, onu tarafın kendi beyanıyla birlikte okumaktadır. İşveren belge sunamadığı dönemde ispat yükünü taşımaya devam eder; ancak işçinin kendi dilekçesinde “kısıtlı da olsa izin kullandım” demesi, belgesiz yılların hepsinin otomatik olarak kullanılmamış kabul edilmesini engellemektedir. Daireye göre bu belirsizlik, hâkimin soru sorma yetkisiyle giderilmelidir.
💹 Kıdem tazminatına faiz başlangıcı
Kararın “tazminata faiz yürütülmesi” aramasıyla bağlantılı ikinci bozma sebebi faizin başlangıç tarihidir. Daire şu ilkeleri hatırlatmıştır:
- Kıdem tazminatının gününde ödenmemesi hâlinde uygulanacak faiz, mevduata uygulanan en yüksek faizdir.
- Faizin başlangıcı kural olarak fesih tarihidir.
- Yaşlılık, malullük aylığı ya da toptan ödeme almak için ayrılmada işçinin kuruma başvurduğunu belgelemesi şarttır; faiz, bu belgenin işverene verildiği tarihten başlar.
- Dosyada emeklilik başvurusunun ve yasal şartların işverene belgelendiğine dair delil yoksa faiz, arabuluculuk son tutanak tarihinden yürütülür.
Bu dosyada ilk derece mahkemesi de emeklilik belgesine rastlanmadığını tespit etmiş, buna rağmen kıdem tazminatına fesih tarihinden faiz yürütmüştür. Daire bu kabulü isabetsiz bulmuştur. Faiz başlangıcının fesih yerine arabuluculuk son tutanak tarihine kayması, uzun süren davalarda hesaplanan faiz tutarını doğrudan etkileyen bir sonuçtur. Kıdem tazminatının faizine ayrıca faiz yürütülüp yürütülemeyeceği için faize faiz yasağı yazısına bakılabilir.
🔗 Aynı gün verilen ikinci karar
Daire aynı gün verdiği E.2026/433, K.2026/1168 sayılı kararda da emeklilik nedeniyle ayrılan bir hastane işçisi için kıdem faizinin arabuluculuk son tutanak tarihinden başlaması gerektiğini belirtmiş; ayrıca hizmet cetvelindeki işverenlerin Bakanlığın alt işvereni olup olmadığının araştırılmasını istemiştir. İlginç bir karşılaştırma olarak, o dosyada ilk derece mahkemesi yıllık izin bakımından davacının duruşmada beyanını almış ve izin hakkını bu beyana göre belirlemiştir; o dosyada yıllık izin yönü bozma sebebi yapılmamıştır. Ayrıntılar için: emeklilik belgesi ve kıdem faizi.
🙋 Sorular ve cevaplar
İzin belgesi olmayan yıllar için yıllık izin ücretinin tamamı istenebilir mi?
Yıllık iznin kullandırıldığını kim ispatlar?
Danıştay tazminata faiz yürütülmesi aramasıyla bu karar neden çıkıyor?
Emeklilik nedeniyle ayrılmada kıdem tazminatı faizi ne zaman başlar?
Kullanılmayan yıllık izin hangi ücretten hesaplanır?
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgilerine iletişim sayfasından, iş hukukuna ilişkin diğer kararlara Emsal Kararlar arşivinden ulaşılabilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan bozma kararından derlenmiştir. Tarafların kimliği kaynakta anonimdir. Kararda yer alan tutarlar ve tarihler ilgili dosyaya özgüdür. Mevzuata ilişkin açıklamalar bilgi amacıyla eklenmiştir. Farklı olgulara sahip dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



