Emsal Kararlarİş Hukuku

İş Kazası Tazminatında Kesinlik – Yargıtay 10. HD 2026/5697

Bir belediyenin hizmet alım ihalesi kapsamında çalışan işçi, savunmalara göre kaynak makinesi işiyle bağlantılı bir kazada hayatını kaybediyor. Mirasçılar maddi ve manevi tazminat istiyor; ilk derece mahkemesi davayı kabul ediyor, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurularını reddediyor. Belediyenin temyiz başvurusunda ise Yargıtay 10. Hukuk Dairesi önce şu soruyu soruyor: Temyize konu edilen her talep, tek başına kesinlik sınırını aşıyor mu? Cevap, dört davacının sekiz ayrı tazminat kaleminden yalnızca birinin temyiz edilebilir olmasıdır.

Karar Arama sayfasında “Danıştay tazminata faiz yürütülmesi” araması yapan okuyucular için bağlamı kuralım: Davalılardan biri belediye olsa da uyuşmazlık iş kazasına dayandığı için iş mahkemesinde görülmüş ve Yargıtay’a gelmiştir. Kararın faizle bağlantısı, onanan hükümde maddi ve manevi tazminatların tamamına 24.07.2019 olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesidir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 27.04.2026 tarihli ve E.2025/18708, K.2026/5697 sayılı kararıyla temyiz isteminin bir kısmını miktardan reddetmiş, kalan kısım yönünden bölge adliye mahkemesi kararını oy birliğiyle onamıştır.

Kısa özet: 24.07.2019 tarihli iş kazasında ölen işçinin dört mirasçısı lehine toplam 857.410,05 TL maddi ve 320.000,00 TL manevi tazminata, olay tarihinden yasal faiziyle hükmedilmiştir. Kusur raporunda belediyeye %60, yüklenici şirkete %25, dava dışı bir çalışana %5, işçiye %10 kusur verilmiştir. Yargıtay, HMK 110 uyarınca her davacının her talebinin ayrı dava sayılacağını; 544.000,00 TL kesinlik sınırının altında kalan yedi kalem yönünden temyizin miktardan reddedileceğini belirtmiş, sınırı aşan 754.461,21 TL’lik maddi tazminatı ise onamıştır.

🦺 Kaza ve taraflar

Davacıların murisi, 24.07.2019 tarihinde geçirdiği iş kazasında hayatını kaybetmiştir. Mirasçılar, belediye ile belediyeye işçi temin eden imar şirketine karşı maddi ve manevi tazminat davası açmıştır.

Davalı şirket, belediyenin ihaleleri kapsamında talep edilen işçileri temin etmekle yükümlü olduğunu ve işçinin iş tanımında kaynak makinesi işiyle bağdaşan bir görev bulunmadığını savunmuştur. Belediye ise hizmet alım sözleşmesi ve genel şartname gereği iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinden doğan tüm sorumluluğun yükleniciye ait olduğunu, idarenin kusurunun bulunmadığını ileri sürmüştür.

⚖️ İlk derece ve istinaf kararları

İzmir 21. İş Mahkemesi, 08.11.2022 tarihli bilirkişi raporu ile ıslah dilekçesindeki taleplere bağlı kalarak davayı kabul etmiştir. Hükmedilen tutarlar şöyledir:

  • Birinci davacı: 754.461,21 TL maddi, 80.000,00 TL manevi tazminat,
  • İkinci davacı: 37.755,84 TL maddi, 80.000,00 TL manevi tazminat,
  • Üçüncü ve dördüncü davacılar: her biri için 32.596,50 TL maddi, 80.000,00 TL manevi tazminat.

Tüm tutarlara 24.07.2019 olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilmiş ve davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna karar verilmiştir.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, kusur raporunda işçiye %10, belediyeye %60, yüklenici şirkete %25 ve belediyede elektrik mühendisi olarak çalışan dava dışı bir kişiye %5 kusur verildiğini; kusur ve hesap raporlarının dosya kapsamına uygun ve denetime açık olduğunu, manevi tazminatların hakkaniyete uygun bulunduğunu belirterek her iki davalının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

📎 Kararın tam metni: Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin E.2025/18708, K.2026/5697 sayılı ve 27.04.2026 tarihli kararının resmî metnine PDF olarak buradan ulaşabilirsiniz. Karar, Yargıtay Karar Arama sisteminde de yayımlanmıştır.

🧩 Kesinlik sınırı: Her talep ayrı dava

Belediye; sorumluluğun yükleniciye ait olduğunu, işçinin tam kusurlu bulunduğunu, bakiye ömür, destek payı ve destek süresinin hatalı hesaplandığını, %10 yerine %5 iskonto uygulanmasını ve ek rapor tarihindeki asgari ücretin esas alınmasını kabul etmediğini, manevi tazminatların fahiş olduğunu ileri sürerek temyiz etmiştir. Daire, bu itirazları incelemeden önce temyiz edilebilirlik sorununu çözmüştür:

  • HMK 362 uyarınca miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin bölge adliye mahkemesi kararları temyiz edilemez.
  • Temyize konu miktar sınırın altında kalırsa, HMK 366 atfıyla HMK 352/1-b gereğince temyiz dilekçesi reddedilir.
  • HMK 110’daki dava yığılmasında (objektif dava birleşmesi) her talep ayrı bir davadır ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğurur.
  • Bu nedenle kesinlik sınırı, toplam tutara göre değil, her davacının her talebine göre ayrı ayrı değerlendirilir.

Daire, bölge adliye mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırını 544.000,00 TL olarak esas almıştır. Dört manevi tazminatın her biri (80.000,00 TL) ile ikinci, üçüncü ve dördüncü davacılar lehine hükmedilen maddi tazminatlar bu sınırın altında kaldığından, belediyenin bu kalemlere yönelik temyiz istemi miktardan reddedilmiştir. Toplam tazminat bir milyon TL’yi aşsa da bu sonuç değişmemiştir.

Not olarak eklemek gerekir: 04.06.2025’te yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 20. maddesiyle HMK Ek Madde 1’in ikinci fıkrası değiştirilmiş ve HMK 341, 362 ve 369’daki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarın esas alınacağı düzenlenmiştir. Bu değişikliği uygulayan bir karar için aynı arama ifadesiyle yayımlanan kamulaştırmasız el atmada en yüksek faiz yazısına bakılabilir.

🔍 Esastan incelenen kalem

Kesinlik sınırını aşan tek kalem, birinci davacı lehine hükmedilen 754.461,21 TL maddi tazminattır. Bu kalem yönünden Daire, HMK 371’deki bozma sebeplerinden birinin bulunmadığını; kararın tarafların iddia ve savunmalarına, dayanılan belgelere, hukuki nitelendirmeye, dava şartlarına ve ispat kurallarına göre usul ve kanuna uygun olduğunu belirtmiştir. Belediyenin kusur, iskonto oranı ve asgari ücret esasına ilişkin itirazları yerinde görülmemiş ve karar HMK 370/1 uyarınca onanmıştır.

Kararda dikkat çeken husus, belediyenin hizmet alım sözleşmesine dayanarak sorumluluğu yükleniciye aktarma savunmasının sonuç doğurmamasıdır. Kusur raporunda belediyeye en yüksek oranın (%60) verilmesi istinafta ve temyizde korunmuş; iki davalı zarar görenlere karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmuştur. Davalılar arasındaki iç ilişki ve sözleşmeden doğan rücu meselesi bu davanın konusu değildir.

📅 Faiz olay tarihinden

Tazminata faiz yürütülmesi açısından onanan hüküm sadedir: Maddi tazminatlar (destekten yoksun kalma) ile manevi tazminatların tamamına 24.07.2019 olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilmiştir. Belediye faiz başlangıcını ayrıca temyiz sebebi yapmamıştır. Ölümlü iş kazalarında zarar olay anında doğduğundan faizin olay tarihinden başlatılması, uygulamada yaygın olarak benimsenen bir yaklaşımdır.

Aynı Dairenin, iş kazası tazminatında temyiz etmeyen davalı yönünden usulî kazanılmış hakkı ve kalem kalem faiz başlangıçlarını ele alan kararı için usulî kazanılmış hak ve iş kazası yazısına, destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin başka bir karar için yeniden evlenen eşin destekten yoksun kalma tazminatı yazısına bakılabilir.

🙋 Sorular ve cevaplar

Birden fazla mirasçının açtığı tazminat davasında kesinlik sınırı nasıl hesaplanır?

Bu kararda Yargıtay, HMK 110’daki dava yığılması kapsamında her talebin ayrı bir dava olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle kesinlik sınırı toplam tutara göre değil, her davacının maddi ve manevi tazminat talepleri ayrı ayrı dikkate alınarak değerlendirilmiştir.

Danıştay tazminata faiz yürütülmesi aramasıyla bu karar neden çıkıyor?

Kararda davalılardan biri belediyedir ve hükmedilen tüm tazminatlara olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmüştür. Ancak uyuşmazlık iş kazasından doğduğu için idari yargıda değil iş mahkemesinde görülmüş, temyiz incelemesini Yargıtay 10. Hukuk Dairesi yapmıştır.

Kesinlik sınırının altında kalan karar temyiz edilirse ne olur?

HMK 366 atfıyla HMK 352/1-b uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar verilir. Bu dosyada manevi tazminatlar ile üç davacının maddi tazminatlarına yönelik temyiz istemi bu nedenle miktardan reddedilmiştir.

Hizmet alım ihalesi yapan belediye iş kazasından sorumlu olur mu?

Bu dosyada belediye, sorumluluğun yükleniciye ait olduğunu savunmuş; ancak kusur raporunda belediyeye %60 kusur verilmiş ve belediye yüklenici şirketle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmuştur. Sonuç, somut olaydaki kusur tespitine dayanmaktadır.

İş kazası tazminatına faiz hangi tarihten işler?

Bu kararda onanan hükümde maddi ve manevi tazminatların tamamına 24.07.2019 olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilmiştir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgilerine iletişim sayfasından, iş hukukuna ilişkin diğer kararlara Emsal Kararlar arşivinden ulaşılabilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Tarafların kimliği kaynakta anonimdir. Kararda yer alan tutarlar ve tarihler ilgili dosyaya özgüdür. Mevzuata ilişkin açıklamalar bilgi amacıyla eklenmiştir. Farklı olgulara sahip dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
🌐 English — international victims of online investment fraud