Ceza HukukuEmsal Kararlar

Adli Tatil ve Başsavcılık İtirazı – Yargıtay CGK 2026/205

Yargıtay ceza dairesinin onama kararı, temmuz ayının son haftasında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına ulaşıyor; aleyhe itiraz ise eylül sonunda yapılıyor. Kararı veren daire, adli tatildeki duran süreler de eklense bir aylık sürenin çoktan geçtiğini düşünerek itirazı süre yönünden reddediyor. İtirazın asıl konusu ikinci kez tekerrürdür; ancak Ceza Genel Kurulu önce şu soruyu yanıtlamıştır: Adli tatilde teslim alınan bir karara karşı itiraz süresi ne zaman başlar?

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 01.04.2026 tarihli ve E.2023/558, K.2026/205 sayılı kararıyla, adli tatil içinde Başsavcılığa teslim edilen karara karşı aleyhe itiraz süresinin 1 Eylül’den itibaren başladığını, bu nedenle 29.09.2023 tarihli itirazın süresinde olduğunu kabul etmiş; 10. Ceza Dairesinin süre ret kararını oy birliğiyle kaldırarak itiraz nedenlerinin önce Daire tarafından incelenmesi için dosyayı geri göndermiştir.

Kısa özet: İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesi, sanığı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan hapis ve 25.000 TL adli para cezasıyla cezalandırmış, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine hükmetmiştir. İstinaf başvurusu esastan reddedilmiş, Yargıtay 10. Ceza Dairesi de temyizi esastan reddetmiş; ancak ilk mükerrirliğin 765 sayılı eski TCK’nın 416. maddesine göre oluştuğunu, bu nedenle ikinci kez tekerrür şartlarının bulunmadığını ve bu hususun infaz aşamasında gözetilebileceğini açıklamıştır. Başsavcılık bu açıklamaya itiraz etmiş, Daire itirazı süre aşımı gerekçesiyle reddetmiştir. Ceza Genel Kurulu, tekerrür meselesine girmeden süre konusunu Başsavcılık lehine çözmüştür.

🔁 Arka plan: İkinci kez tekerrür tartışması

Dosyanın esasını oluşturan mesele, sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağıdır. İlk derece mahkemesi 06.04.2021 tarihli ve 398-189 sayılı kararında TCK’nın 188/3-4(a), 62, 52, 53, 54 ve 58. maddelerini uygulamış ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar vermiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesi, 17.06.2021 tarih ve 1420-1829 sayı ile istinaf başvurularını esastan reddetmiştir.

Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 21.06.2023 tarih ve 17305-5827 sayılı kararında temyiz istemini esastan reddetmekle birlikte önemli bir açıklama yapmıştır. Daireye göre ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için ilk mükerrirliğin 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi kapsamında oluşması gerekir. Somut olayda ilk mükerrirlik, 765 sayılı eski TCK’nın 416. maddesine göre önceki cezanın artırılması suretiyle uygulanmıştır. Bu nedenle ikinci defa mükerrirlere özgü infaz rejiminin şartları oluşmamıştır ve bu durum infaz aşamasında gözetilebilir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 29.09.2023 tarihli itirazında iki şey ileri sürmüştür:

  • Ceza Genel Kurulunun önceki kararlarında belirtildiği gibi ikinci kez mükerrirlik için ilk suçun 01.06.2005 tarihinden önce işlenmiş olması önemli değildir; sanığın önceki ilamları suç ve kesinleşme tarihleri itibarıyla ikinci kez mükerrirliğe esas oluşturmaktadır.
  • İkinci kez mükerrirliğin şartları gerçekten oluşmuyorsa, bu kısım hükümden çıkarılarak düzeltme kararı verilmeliydi; hükmü onayıp meseleyi infaza bırakmak infazda tereddüt yaratmaktadır.

Ceza Genel Kurulu bu tartışmaya girmemiş, yalnızca itirazın süresi ve inceleme sırası hakkında karar vermiştir.

📅 Tarihler tek tek: Teslim, tatil, itiraz

Karardaki olgular, sürenin nasıl hesaplanacağını somut olarak göstermektedir:

  • 21.06.2023: 10. Ceza Dairesinin onama kararı.
  • 18.07.2023: Kararın elektronik imza aşamasının tamamlanması.
  • 20.07.2023: Adli tatilin başlangıcı (CMK 331/1).
  • 25.07.2023: Kararın, fiziki dosyadaki barkodların okutulmasıyla Başsavcılığa teslimi.
  • 01.09.2023: Adli tatilin bitişi ve yeni adli yılın başlangıcı.
  • 29.09.2023: Başsavcılığın sanık aleyhine itirazı.

10. Ceza Dairesi, 01.11.2023 tarih ve 16557-9301 sayılı kararında itirazın 30 günlük süreden sonra yapıldığını kabul ederek itirazı süre yönünden reddetmiş ve dosyayı Yargıtay Birinci Başkanlığına göndermiştir. Ceza Genel Kurulu ise teslimin adli tatil içinde gerçekleştiğini, bu durumda bir aylık sürenin hiç işlemeye başlamadığını değerlendirmiştir.

📎 Kararın tam metni: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.04.2026 tarihli, E.2023/558, K.2026/205 sayılı kararının resmî metnine PDF olarak buradan ulaşabilirsiniz.

📏 Adli tatilde sürelere ilişkin yerleşik kurallar

CMK’nın 331. maddesine göre ceza işlerini gören makam ve mahkemeler her yıl 20 Temmuz ile 31 Ağustos arasında çalışmaya ara verir; adli tatile rastlayan süreler işlemez ve bu süreler tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır. Kurul, bu hükmün uygulanmasında istikrar kazanmış üç kuralı sıralamıştır:

  • Tatilden önce tebliğ: Karar tatilden önce tebliğ edilmiş ve işlemeye başlayan süre tatil içinde sona eriyorsa, süre tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzar.
  • Tatil içinde tebliğ: Karar adli tatilde tebliğ edilmişse tebligat geçerlidir; ancak süre işlemeyeceğinden 1 Eylül’den itibaren baştan işlemeye başlar. Kurul bu konuda 14.02.1934 tarihli ve 47-1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile 16.09.2014 tarihli Kurul kararına dayanmıştır.
  • Savcılık süreleri: Bu kurallar Cumhuriyet savcıları için öngörülen süreler bakımından da geçerlidir.

Kurul, CMK 308’deki aleyhe itiraz süresinin hak düşürücü nitelikte olduğunu ve Özel Daire ilamının UYAP ortamında Başsavcılığa geldiği, fiziki dosyadaki barkodların da okutulduğu tarihte başladığını yerleşik kararlarına atıfla tekrar etmiştir. Sürenin başlangıcındaki barkod ölçütü için Başsavcılık itiraz süresinin başlangıcı yazısına bakılabilir. İncelenen kararın katkısı, bu başlangıç anının adli tatile denk gelmesi hâlinde sonucun ne olacağını netleştirmesidir.

🔒 Tutuklu işlerde de süre işlemez

Kararın en kapsamlı bölümü, tutuklu işlerin adli tatildeki durumuna ayrılmıştır. CMK 331/3’e göre tatil süresince bölge adliye mahkemeleri ve Yargıtay yalnızca tutuklu işler ile Meşhud Suçların Muhakeme Usulü Kanunu kapsamındaki işleri inceler. Uygulamada bu hükümden yola çıkılarak, adli tatilde görülen tutuklu işlerde sürelerin işlemeye devam ettiği yorumu yapılmıştı.

Ceza Genel Kurulu bu yorumu benimsememiştir. Gerekçenin özü şudur:

  • CMK 331/4, adli tatilde sürelerin işlemeyeceğine dair genel bir kural koymuştur ve kanunda tatilde görülen işler için bir istisna yoktur.
  • Tutuklu işlerin tatilde görülmesi, hürriyet ve güvenlik hakkı ile makul sürede yargılanma hakkının korunması için getirilmiş bir güvencedir; bu güvencenin tutuklu sanığın kanun yoluna başvuru süresini kısaltacak şekilde yorumlanması düşünülemez.
  • Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de usul kurallarının uygulanmasında hem aşırı şekilcilikten hem de aşırı esneklikten kaçınılması gerektiğini vurgulamaktadır.
  • Anayasa Mahkemesi, 06.01.2026 tarihli ve 2021/37483 başvuru sayılı kararında, tutuklu işlerde adli tatilde sürenin işlediği yorumunun öngörülemez olduğunu ve mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğini kabul etmiştir.

Kurul ayrıca 12. ve 8. Ceza Dairelerinin 2025 tarihli kararlarının da bu yönde geliştiğini belirterek, CMK 331/4’ün tutuklu ya da tutuksuz ayrımı yapılmaksızın tüm işlerde uygulanacağı sonucuna ulaşmıştır. Anayasa Mahkemesinin anılan kararının değerlendirmesi için tutuklu işte adli tatilde temyiz yazısına bakılabilir.

🏛️ Daire incelemeden Kurul inceleyemez

Sürenin hesabı netleştikten sonra Kurul, ikinci ön soruna geçmiştir. CMK 308/2 ve 3’e göre itiraz üzerine dosya önce kararına itiraz edilen daireye gönderilir; daire itirazı mümkün olan en kısa sürede inceler, yerinde görürse kararını düzeltir, görmezse dosyayı Ceza Genel Kuruluna gönderir. Kurula göre kararına itiraz edilen daire tarafından incelenip sonuca bağlanmayan bir itirazın Ceza Genel Kurulunca incelenmesi mümkün değildir.

Somut olayda 10. Ceza Dairesi, itiraz nedenlerinin yerinde olup olmadığını hiç değerlendirmemiş, yalnızca süre aşımı gerekçesiyle dosyayı göndermiştir. Bu nedenle Kurul, ikinci kez tekerrür meselesini kendisi çözmek yerine şu kararı vermiştir:

  • 10. Ceza Dairesinin 01.11.2023 tarihli ve 16557-9301 sayılı kararının kaldırılmasına,
  • İtiraz nedenlerinin yerinde olup olmadığı konusunda CMK 308/3 uyarınca karar verilmek üzere dosyanın 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Başsavcılığa tevdiine.

🆕 Güncel mevzuatla birlikte okumak

Karar, itirazın yapıldığı 2023 yılındaki CMK 308 metnine göre verilmiştir; o tarihte süre “ilamın verildiği tarihten itibaren bir ay” idi. Mevzuat bilgi sistemindeki güncel metne göre 7589 sayılı Kanun’un 17. maddesiyle CMK 308/1 değiştirilmiş; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı artık yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları dışındaki tüm daire kararlarına karşı, dosyanın kendisine teslim edildiği tarihten itibaren üç ay içinde itiraz edebilmektedir. Sanık lehine itirazda süre aranmaması kuralı korunmuştur. CMK 331’in adli tatile ilişkin hükmü ise aynı kalmıştır; dolayısıyla süre uzamış olsa da adli tatilde teslim edilen dosyalarda sürenin 1 Eylül’den başlayacağı yönündeki değerlendirme önemini korumaktadır.

Esasa ilişkin tartışma bakımından da güncel metin dikkat çekicidir. 10. Ceza Dairesinin 2023 tarihli kararında aktarılan 5275 sayılı Kanun’un 108/3 hükmüne göre ikinci defa tekerrür hâlinde hükümlü koşullu salıverilmiyordu. Güncel metinde ise ikinci defa tekerrür hükümleri uygulandığında birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağı, 7550 sayılı Kanun’la eklenen cümleyle süreli hapis cezalarında koşullu salıverilme oranının dörtte üç olacağı ve ikinci defa tekerrürün hükümde belirtileceği düzenlenmektedir. Ayrıca 108/2’ye eklenen cümleyle, ikinci defa tekerrür hâlinde tekerrür nedeniyle eklenecek miktara ilişkin sınır uygulanmamaktadır.

💬 Soru – cevap

Adli tatilde Başsavcılığa teslim edilen karara itiraz süresi ne zaman başlar?

Ceza Genel Kuruluna göre adli tatil içinde yapılan teslim geçerlidir, ancak tatilde süreler işlemediği için aleyhe itiraz süresi tatilin bittiği 1 Eylül’den itibaren baştan işlemeye başlar. Bu dosyada 25.07.2023’te teslim alınan karara 29.09.2023’te yapılan itiraz süresinde kabul edilmiştir.

Tutuklu işlerde adli tatilde süreler işler mi?

Kararda, CMK 331/4’teki “adli tatile rastlayan süreler işlemez” kuralının tutuklu ya da tutuksuz ayrımı yapılmaksızın tüm işlerde uygulanacağı belirtilmiştir. Kurul bu sonuca varırken Anayasa Mahkemesinin 2021/37483 sayılı bireysel başvuru kararına ve 12. ile 8. Ceza Dairelerinin kararlarına da yer vermiştir.

Ceza Genel Kurulu neden ikinci kez tekerrür meselesini çözmedi?

CMK 308/3 uyarınca itiraz önce kararı veren daire tarafından incelenmelidir. 10. Ceza Dairesi itiraz nedenlerini değerlendirmeden yalnızca süre yönünden ret kararı verdiği için Kurul, bu kararı kaldırmış ve itiraz nedenlerinin önce Daire tarafından incelenmesine karar vermiştir.

Bu kararda 10. Ceza Dairesi tekerrür hakkında ne demişti?

Daire, ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için ilk mükerrirliğin 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesine göre oluşması gerektiğini, somut olayda ilk mükerrirliğin 765 sayılı eski TCK’nın 416. maddesine göre uygulandığını ve bu nedenle şartların oluşmadığının infaz aşamasında gözetilebileceğini açıklamıştı. Başsavcılık bu görüşe itiraz etmiştir; mesele henüz sonuçlanmamıştır.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, diğer karar değerlendirmeleri ise Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Sanığın kimliği kaynakta anonimdir. Ceza Genel Kurulu ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hakkında karar vermemiş, dosyayı itiraz nedenlerinin incelenmesi için Özel Daireye geri göndermiştir; bu incelemenin sonucu bilinmemektedir. Mevzuata ilişkin açıklamalar bilgi amacıyla eklenmiştir. Farklı olgulara sahip dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
🌐 English — international victims of online investment fraud