Emsal KararlarForex Hukukuİdare ve Kamu Personeli Hukuku

Etkin Pişmanlıkta Menfaat Hesabı – Danıştay 13. D 2024/5964

Piyasa dolandırıcılığı iddiasıyla hakkında suç duyurusunda bulunulan bir kişi için 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu, cezadan kurtulmanın ya da cezada indirim almanın bir yolunu tanır: elde edilen menfaatin iki katını Hazineye ödemek. Ancak bu yolun maliyeti, “menfaat” rakamının nasıl hesaplandığına doğrudan bağlıdır. İncelenen dosyada bir şirket yetkilisi, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) etkin pişmanlık için belirlediği yaklaşık 3,44 milyon TL’lik tutarın fazla olduğunu, hesaba esas alınan kazancın gerçekleşmiş değil, kâğıt üzerinde kalmış bir kâr olduğunu ileri sürerek idari yargıya başvurdu. Peki SPK’nın bildirdiği bu tutar idari yargıda tartışılabilir mi ve tartışıldığında hangi ölçüler devreye girer?

Danıştay 13. Dairesi, 25.12.2024 tarihli ve E.2021/4911, K.2024/5964 sayılı kararıyla, SPK Hukuk İşleri Dairesi Başkanlığının 1.720.593,83 TL menfaat üzerinden etkin pişmanlık tutarını belirleyen işlemine karşı açılan davanın reddine ilişkin kararı oy birliğiyle onamıştır.

Kısa özet: SPK, bir gayrimenkul yatırım ortaklığı payında 12.04.2019-03.05.2019 döneminde gerçekleştirilen işlemler nedeniyle bir şirket yetkilisi hakkında 6362 sayılı Kanun m.107/1’deki işlem bazlı piyasa dolandırıcılığı suçundan suç duyurusunda bulunmuştur. Etkin pişmanlık başvurusu üzerine Kurum, 1.720.593,83 TL net realize menfaatin iki katı olan 3.441.187,66 TL’nin Hazineye yatırılabileceğini bildirmiştir. Menfaatin fazla hesaplandığı iddiasıyla açılan dava idare mahkemesince reddedilmiş, istinaf başvurusu reddedilmiş, Danıştay da kararı onamıştır. Kararda, paralel yürüyen ceza davasında menfaatin bilirkişi raporuyla 1.833.873,48 TL olarak belirlendiği de aktarılmıştır.

📈 Suç duyurusundan etkin pişmanlık başvurusuna

Karar metnine göre SPK, bir gayrimenkul yatırım ortaklığının pay piyasasında 12.04.2019-03.05.2019 döneminde gerçekleştirilen işlemleri incelemiştir. İnceleme sonucunda, işlemleri yapan bir limited şirketin yetkilisi olan davacı hakkında, 6362 sayılı Kanun’un 107. maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan işlem bazlı piyasa dolandırıcılığı suçu kapsamında işlem yapılmak üzere Kanun’un 115. maddesi uyarınca Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiştir.

Davacı, etkin pişmanlık hükmünden yararlanmak amacıyla SPK’ya başvurmuştur. SPK Hukuk İşleri Dairesi Başkanlığı bu başvuruya verdiği cevapta şunları bildirmiştir:

  • Suç neticesinde elde edilen net realize menfaat 1.720.593,83 TL’dir.
  • Bu tutarın iki katı olan 3.441.187,66 TL Hazine ve Maliye Bakanlığının e-tahsilat hesabına yatırılabilir.
  • Ödeme belgesi Kurula iletildiğinde, belge Kanun’un 107/3-(a) bendi kapsamında işlem yapılmak üzere suç duyurusu dilekçesiyle birlikte Cumhuriyet Başsavcılığına intikal ettirilecektir.

Davacı, ödenmesi gereken bedelin haksız ve dayanaksız hesaplandığını ileri sürerek bu işlemin iptali için dava açmıştır.

📜 SPKn m.107/3: Ödeme zamanına göre üç ayrı sonuç

6362 sayılı Kanun’un 107. maddesinin birinci fıkrası, sermaye piyasası araçlarının fiyatlarına, fiyat değişimlerine, arz ve taleplerine ilişkin yanlış veya yanıltıcı izlenim uyandırmak amacıyla alım veya satım yapanları, emir verenleri, emir iptal edenleri, emir değiştirenleri veya hesap hareketleri gerçekleştirenleri üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırır. Aynı fıkraya göre adli para cezasının miktarı, suçun işlenmesiyle elde edilen menfaatten az olamaz.

Maddenin üçüncü fıkrası ise birinci fıkradaki suçu işleyen kişinin pişmanlık göstererek, elde ettiği veya elde edilmesine sebep olduğu menfaatin iki katı kadar parayı Hazineye ödemesine bağlı olarak kademeli sonuçlar öngörür. Güncel metinde ödenecek tutarın beş yüz bin Türk Lirasından az olamayacağı da belirtilmiştir:

  • (a) Henüz soruşturma başlamadan önce ödenirse hakkında cezaya hükmolunmaz.
  • (b) Soruşturma evresinde ödenirse verilecek ceza yarısı oranında indirilir.
  • (c) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenirse verilecek ceza üçte biri oranında indirilir.

Bu düzenleme, menfaat rakamını hem etkin pişmanlığın bedeli hem de cezanın alt sınırı bakımından belirleyici kılar. Somut dosyada SPK’nın bildirimi (a) bendine atıf yapmıştır; yani ödemenin soruşturma başlamadan yapılması hâlinde cezaya hükmolunmaması sonucu söz konusuydu.

🧾 Davacının itirazları: “Gerçekleşmemiş kâr” ve masumiyet karinesi

İdare mahkemesi, dosyadaki bilgi ve belgeler ile denetleme raporunu incelemiş; davacının ilgili payın arzını, talebini ve fiyatını tek başına etkilemeye yeterli seviyede piyasa işlemi gerçekleştirdiğini ve bu işlemlerden 1.720.593,83 TL menfaat elde ettiğini “açık” olarak nitelendirmiştir. Menfaatin iki katının Hazineye yatırılması gerektiğini bildiren işlemi hukuka uygun bularak davayı reddetmiştir. Bölge idare mahkemesi de kararı usul ve hukuka uygun bularak istinaf başvurusunu 2577 sayılı Kanun m.45/3 uyarınca reddetmiştir.

Davacı temyiz dilekçesinde şu itirazlara yer vermiştir:

  • Piyasa dolandırıcılığı suçundan açılan ceza davası devam ederken, henüz iddia düzeyindeki fiilin idare mahkemesince “açıkça işlendiği” biçiminde nitelendirilmesi hukuki dayanaktan yoksundur ve masumiyet karinesini ihlal eder.
  • Denetleme raporunda inceleme döneminde ilgili hesapta zarar oluştuğu tespit edilmiştir; menfaatin “realize”, yani gerçekleşmiş olduğu ifadesinin dayanağı yoktur.
  • Raporda, şirket mülkiyetindeki paylar satıldığı takdirde kazanç elde edileceği belirtilmiştir. Bu kâr potansiyel niteliktedir ve payların rapor tarihindeki değerini ifade eder; Kanun’daki “elde edilen menfaat” kavramıyla ilgisi yoktur.
  • Hesaplanan menfaat, payların rapor tarihindeki değeri olarak gösterilen 1.473.120,79 TL’den farklı ve fazladır; bu tutarsızlık, soruşturma öncesi etkin pişmanlık hakkının hukuka aykırı biçimde engellendiğini göstermektedir.

SPK ise kararların hukuka uygun olduğunu savunmuş, Danıştay Tetkik Hâkimi de temyiz isteminin reddi ve kararın onanması yönünde görüş bildirmiştir.

🏛️ Paralel ceza davasında ortaya çıkan rakam

Danıştay 13. Dairesi, hukuki değerlendirmesinde idari dava ile eş zamanlı yürüyen ceza yargılamasının sonucuna yer vermiştir. Karar metnine göre:

  • SPK’nın suç duyurusu üzerine Sermaye Piyasası Kanunu’na muhalefet suçundan asliye ceza mahkemesinde dava açılmıştır.
  • Yargılamada alınan bilirkişi raporunda davacının söz konusu işlemler nedeniyle elde ettiği menfaat 1.833.873,48 TL olarak belirlenmiştir.
  • Asliye ceza mahkemesi davacının piyasa dolandırıcılığı suçunu işlediğini sabit kabul etmiş; m.107/1’in son cümlesi uyarınca adli para cezası elde edilen menfaatten az olamayacağından 1.833.873,48 TL adli para cezasına hükmetmiştir.
  • İstinaf incelemesinde bölge adliye mahkemesi ceza dairesi, bu tutarı “1.833.873,00 TL” olarak düzelterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Daire bu tespitlerin ardından, bakılan davanın davacı tarafından SPK’nın hesapladığı 1.720.593,83 TL’lik menfaatin fazla hesaplandığı iddiasıyla açıldığının açık olduğunu belirtmiştir. Karşılaştırma dikkat çekicidir: Ceza yargılamasında bilirkişi raporuyla belirlenen menfaat, SPK’nın etkin pişmanlık hesabına esas aldığı tutardan daha yüksektir.

✅ Danıştay’ın onama gerekçesi

Daire, bölge idare mahkemesi kararlarının ancak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan sebeplerden birinin varlığı hâlinde bozulabileceğini hatırlatmış; temyiz edilen kararın usul ve hukuka uygun olduğunu, ileri sürülen temyiz nedenlerinin bozmayı gerektirecek nitelikte bulunmadığını belirtmiştir. Sonuç olarak davacının temyiz istemi reddedilmiş, istinaf başvurusunun reddine ilişkin bölge idare mahkemesi kararı onanmıştır. Karar 25.12.2024 tarihinde kesin olarak ve oy birliğiyle verilmiştir.

Danıştay kararında “realize-potansiyel kâr” ayrımı ya da masumiyet karinesi itirazı ayrı başlıklar hâlinde tartışılmamıştır. Onama gerekçesinin ağırlık merkezi, ceza yargılamasında bilirkişi raporuyla belirlenen ve istinafta da korunan menfaat tutarının, davacının “fazla” dediği idari hesabın üzerinde kalmasıdır. Bu durumda idari hesabın davacı aleyhine şişirildiği iddiası dosya kapsamıyla desteklenmemiş görünmektedir.

📎 Kararın tam metni: Danıştay 13. Dairesinin 25.12.2024 tarihli, E.2021/4911, K.2024/5964 sayılı kararının resmî metnine PDF olarak buradan ulaşabilirsiniz.

🆕 Menfaat kavramı ve 2024 değişikliği

Davacının temel argümanı, nakde çevrilmemiş bir kazancın “elde edilen menfaat” sayılamayacağıdır. Bu tartışma, 26.06.2024 tarihli 7518 sayılı Kanun’un 11. maddesiyle 6362 sayılı Kanun’un 103. maddesine eklenen dokuzuncu fıkra bakımından da önem taşır. Bu fıkraya göre 103. ve 104. maddelerde belirtilen menfaat hesaplamalarında; kişinin menfaatin elde edilmesiyle bağlantılı işlemlerde ödediği komisyonlar, vergiler, kredi faizleri, danışmanlık ücretleri ve Kurulca benzer kapsamda görülen diğer maliyetler dikkate alınmaz ve elde edilen menfaatin nakde çevrilip çevrilmediğine bakılmaz. Alım satım işlemlerinde dikkate alınacak fiyatlar ve maliyet yöntemlerine ilişkin esaslar Kurulca belirlenir.

Bu hüküm idari para cezalarına ilişkin 103. ve 104. maddelerdeki menfaat hesabını düzenler; 107. maddedeki etkin pişmanlık tutarı bakımından doğrudan uygulanıp uygulanmayacağı ayrı bir yorum meselesidir. Ayrıca incelenen kararın konusu olan işlemler 2019 yılına aittir. Bununla birlikte değişiklik, sermaye piyasası yaptırımlarında menfaatin gerçekleşmiş kazançla sınırlı tutulmaması yönündeki yasama tercihini açıkça göstermektedir.

Piyasa bozucu işlemlerde menfaatin iki katı üzerinden belirlenen idari para cezasına ilişkin bir başka değerlendirme için vekilin piyasa bozucu işlemi, işlem bazlı piyasa dolandırıcılığının ceza yargılamasındaki görünümü için borsada eşleştirilmiş işlem yazılarına bakılabilir.

💬 Kısa sorular, kısa cevaplar

SPK'nın etkin pişmanlık için bildirdiği tutara karşı idari dava açılabilir mi?

İncelenen dosyada davacı, SPK Hukuk İşleri Dairesi Başkanlığının menfaati ve ödenecek tutarı belirleyen işlemine karşı iptal davası açmış; dava idare mahkemesince esastan incelenerek reddedilmiş, istinaf ve temyiz aşamalarından geçmiştir. Kararlarda davanın incelenemeyeceğine dair bir tespit yer almamaktadır.

Etkin pişmanlık için ödenecek tutar nasıl belirleniyor?

6362 sayılı Kanun m.107/3’e göre kişi, elde ettiği veya elde edilmesine sebep olduğu menfaatin iki katı kadar parayı Hazineye öder; güncel metinde bu tutar beş yüz bin Türk Lirasından az olamaz. Somut olayda SPK, 1.720.593,83 TL menfaatin iki katı olarak 3.441.187,66 TL bildirmiştir.

Ödemenin zamanı sonucu değiştirir mi?

Evet. Ödeme soruşturma başlamadan önce yapılırsa cezaya hükmolunmaz; soruşturma evresinde yapılırsa ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar yapılırsa üçte bir oranında indirilir.

Ceza davasındaki bilirkişi raporu idari davayı nasıl etkiledi?

Danıştay, ceza yargılamasında bilirkişi raporuyla menfaatin 1.833.873,48 TL olarak belirlendiğini, asliye ceza mahkemesinin bu tutarda adli para cezasına hükmettiğini ve istinafta tutarın 1.833.873,00 TL olarak düzeltildiğini aktarmıştır. Bu rakam SPK’nın hesapladığı 1.720.593,83 TL’den yüksek olduğundan, menfaatin fazla hesaplandığı iddiası bozma sebebi görülmemiştir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, diğer karar değerlendirmeleri ise Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Danıştay 13. Dairesinin resmî içtihat kaynağında yayımlanan onama kararından ve kararda aktarılan idari ve cezai yargılama aşamalarından derlenmiştir. Taraflar ve şirket unvanları kaynakta anonimdir. Kanun hükümleri mevzuat.gov.tr’deki güncel metinden aktarılmıştır; olay tarihindeki metin ile güncel metin arasında fark bulunabilir. Menfaat hesabı somut işlemlere ve dosyadaki raporlara göre değişir; farklı olgulara sahip dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Av. Veli Savun

Soru & Cevap · İstanbul Barosu 75235

Bu konuda sorunuz mu var?

Sorunuzu yazın, Av. Veli Savun bu sayfada yanıtlasın. Adınızı yazmanız gerekmez.

Örnek sorular — birine dokunun, kendi durumunuza göre düzenleyin:

Kişisel verileriniz hakkında

Savun Hukuk & Danışmanlık, soru ve yorumunuzu sitede yayımlamak ve yanıtlamak; "beni arasın" seçeneğini işaretlerseniz telefon numaranızı yalnız sizi aramak için işler (6698 s. KVKK m.5/2-c ve f). Rumuzunuz ve metniniz yayımlanır; telefonunuz, IP adresiniz ve metnin temizlenmeden önceki hali yayımlanmaz. Telefon kaydı talebiniz sonuçlandıktan sonra en geç 12 ay içinde silinir. Haklarınız (m.11) için büromuza başvurabilirsiniz.

Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir; avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz ve somut dosyanız için hukuki görüş yerine geçmez. Tüm soru ve cevaplar →

Başa dön tuşu
🌐 English — international victims of online investment fraud