Zabıtaya Kaba Söz Hakaret mi? – Yargıtay CGK 2026/172

İzinsiz kurulduğu söylenen bir festival alanı, tebligat yapmaya gelen zabıta memurları, uzayan bir tartışma ve bu tartışmanın ortasında söylenen tek bir cümle: “Eşek gibi bekleyeceksiniz.” Söz, Yargıtay’ın iki ayrı dairesinde ve sonunda Ceza Genel Kurulunda farklı biçimlerde yorumlanmıştır. Bir görüşe göre bu ifade yalnızca kaba ve nezaket dışı bir hitaptır; diğer görüşe göre ise görevini yapan kamu görevlisinin onur, şeref ve saygınlığını hedef alan bir hakarettir. Dosyada ikinci bir soru da gündeme gelmiştir: Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçunda duruşmasız ve indirimli bir usul olan basit yargılama uygulanabilir mi?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 11.03.2026 tarihli ve E.2025/341, K.2026/172 sayılı kararıyla, sözün hakaret suçunu tüm unsurlarıyla oluşturduğunu kabul ederek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazını oy çokluğuyla kabul etmiş, sanığın beraati gerektiği gerekçesiyle verilen Özel Daire bozma kararını kaldırmıştır. Kurul ayrıca, suçun nitelikli hâlleriyle birlikte iki yıllık üst sınırı aşabilmesi nedeniyle bu suçta basit yargılama usulünün uygulanamayacağına hükmetmiştir.
🎪 Festival alanında yaşanan tartışma
Olay, Elazığ’da belediye binasının arka tarafındaki boş arazide geçmektedir. Sanığın yönetim kurulu üyesi olduğu bir derneğin sponsorluğunda bu alanda kahve ve çikolata festivali düzenlenmek istenmiştir. Belediye zabıta memurları alana giderek gerekli izin alınmadığı için festivalin yapılamayacağını, iznin saat 19.00’a kadar alınması gerektiğini tebliğ etmiştir. Gün içinde zabıta görevlileri ile dernek yöneticileri arasında birkaç kez tartışma yaşanmıştır.
13.02.2019 tarihli CD inceleme tutanağına göre, festivali organize eden dernek başkanı görevlilere “Müsaade et, on dakika bekle” demiş, zabıta memuru da beklediğini söylemiştir. Bunun ardından sanık, görevlilere hitaben “Eşek gibi bekleyeceksiniz” demiştir. Şikâyetçilere göre izin belgesi akşama kadar getirilmeyince alan kolluk ile birlikte mühürlenmiştir.
Sanık ise festival hazırlıklarının valilikten alınan izinle yapıldığını, zabıta görevlilerine izin alındığını bildirdiklerini, tartışma sırasında kimseye hakaret etmediğini savunmuş ve suçlamayı kabul etmemiştir.
🗣️ Mahkûmiyet, istinaf ve Özel Dairenin bozması
Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı 17.01.2019 tarihli iddianameyle sanık hakkında TCK m.125/1, 125/3-a, 125/4 ve 43/2 uyarınca kamu davası açmıştır. Yargılama şu aşamalardan geçmiştir:
- İlk derece: Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesi 31.10.2019 tarihli ve 87-1353 sayılı kararıyla sanığı kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçundan 8.840 TL adli para cezası ile cezalandırmış ve cezayı taksitlendirmiştir.
- İstinaf: Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi 09.12.2019 tarihli ve 158-148 sayılı kararıyla istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
- Temyiz: Yargıtay 4. Ceza Dairesi 01.10.2024 tarihli ve 35627-11531 sayılı kararıyla, sözün muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmadığını, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı bir hitap tarzı niteliğinde kaldığını belirterek beraat gerektiği gerekçesiyle hükmü oy çokluğuyla bozmuştur.
Dairenin iki üyesi karşı oy kullanmıştır. Karşı oya göre sözler kamu görevlisi olan şikâyetçilerin şeref ve saygınlığını rencide edici boyuttadır; kamu görevlileri siyasetçilerden farklı olarak kendilerini kamuoyu denetimine açmamıştır ve görevleri gereği güven ve saygınlıklarına yönelik aşağılayıcı saldırılara karşı daha fazla korunmalıdır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 29.04.2025 tarihinde karşı oydaki gerekçelerle itiraz yoluna başvurmuştur. 4. Ceza Dairesi 20.05.2025 tarihli ve 4088-9359 sayılı kararıyla itirazı yerinde görmeyince dosya, CMK m.308 uyarınca Ceza Genel Kuruluna gelmiştir.
🧭 Ceza Genel Kurulu: Söz neden hakaret sayıldı?
Kurul önce TCK m.125’in yapısını ortaya koymuştur. Hakaret; bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat etmek ya da sövmek suretiyle işlenir. Suçun kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz (m.125/3-a); alenen işlenmesi hâlinde ceza altıda biri oranında artırılır (m.125/4). Kamu görevlisine yönelik hâlin kabulü için fiilin görevle illiyet bağı taşıması gerekir.
Kurul, ifade özgürlüğünü düzenleyen Anayasa m.25-26 ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi m.10 çerçevesini ayrıntılı biçimde aktarmış, şu tespitleri yapmıştır:
- Ne tür hareketlerin şeref ve itibarı ihlal edici olduğu, bireyin özel duyarlılığına göre değil, toplumda hâkim olan ortalama düşünüş ve anlayışa göre belirlenir; basit bir saygısızlık hakaret olarak nitelendirilemez.
- Kamusal yetki kullanan görevlilerin eleştiriye karşı hoşgörü sınırı sivillere göre daha geniştir.
- Bununla birlikte korunmaya değer ifadenin demokratik toplumdan beklenen hoşgörüyü hak eden bir amaca hizmet etmesi, güncel bir toplumsal tartışmaya ya da kişinin kendini gerçekleştirmesine katkı sunması beklenir.
- Her somut olayda tarafların görev, sıfat ve konumları gözetilerek TCK m.26/1 kapsamında hakkın kullanılması niteliğinde bir hukuka uygunluk sebebi bulunup bulunmadığı değerlendirilmeli; şeref ve saygınlığı koruma hakkı ile ifade özgürlüğü arasında adil denge kurulmalıdır.
Somut olayda Kurul, dernek başkanının “on dakika bekle” talebine zabıta memurunun beklediğini söylemesine rağmen sanığın “Eşek gibi bekleyeceksiniz” dediğinin dosya içeriğine uygun biçimde kabul edildiğini belirtmiştir. Kurula göre bu söz; kişinin kendini gerçekleştirmesine ya da güncel bir toplumsal tartışmaya katkısı bulunmayan, gerek lügat anlamı gerekse bağlamı, söylenme amacı ve olayın geçtiği sosyal çevrede algılanan anlamı itibarıyla demokratik toplumdan beklenen hoşgörü kapsamında değerlendirilemeyecek bir ifadedir. Eylem doğrudan muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide etmeye yönelmiş olup kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçunu tüm unsurlarıyla oluşturmaktadır. Bu konuda beş Kurul üyesi karşı oy kullanmıştır.
📜 İkinci mesele: Basit yargılama usulü
Suçun oluştuğu kabul edilince Kurul, sanığın basit yargılama usulü bakımından hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinin zorunlu olup olmadığını ayrıca tartışmıştır. 7188 sayılı Kanun’la getirilen CMK m.251’e göre asliye ceza mahkemesi, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda, duruşma günü belirlenmeden önce bu usule karar verebilir. Usul duruşmasızdır, mahkûmiyette sonuç ceza dörtte bir indirilir.
Kanunda, iki yıllık sınırın belirlenmesinde suçun nitelikli hâllerinin hesaba katılıp katılmayacağına dair açık bir hüküm yoktur. Kurul, karşılaştırma için şu düzenlemelere işaret etmiştir:
- TCK m.66/3, dava zamanaşımında daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâllerin gözetileceğini açıkça düzenler.
- 5235 sayılı Kanun m.14 ise mahkemenin görevinin belirlenmesinde ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenlerin gözetilmeyeceğini öngörür.
- CMK m.251’de bu iki yoldan hiçbiri açıkça seçilmemiştir.
Kurul çoğunluğuna göre ceza yargılamasının temeli aleni duruşmadır; basit yargılama bu kuralın istisnasıdır ve istisnai normlar geniş yorumlanamaz. Bu nedenle iki yıllık tavan, suçun temel ve nitelikli şekline göre belirlenmeli; nitelikli hâl uygulandığında tavan iki yılı aşıyorsa yargılama genel hükümlere göre yapılmalıdır. Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı alenen hakarette TCK m.125/1’deki temel cezanın üst sınırı iki yıl ise de m.125/3-a ve 125/4’teki nitelikli hâllerin uygulanmasıyla tavan iki yılın üzerine çıkabileceğinden basit yargılama usulü uygulanamaz. Dolayısıyla sanığın bu yönden durumunun yeniden değerlendirilmesine gerek yoktur.
Sonuçta Kurul, Başsavcılık itirazını kabul etmiş, 4. Ceza Dairesinin bozma kararını kaldırmış ve dosyayı uygulamanın denetlenmesi için Özel Daireye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi etmiştir. Birinci uyuşmazlık 04.03.2026, gündemden çekilen ikinci uyuşmazlık 11.03.2026 tarihli müzakerede oy çokluğuyla karara bağlanmıştır.
⏱️ Karşı oyların dayandığı görüş
Basit yargılama meselesinde bir Kurul üyesi ayrıntılı, dört üye de benzer gerekçelerle karşı oy kullanmıştır. Karşı oyun ana hatları şöyledir:
- İki yıllık sınırın temel şekle göre mi, nitelikli hâllerle birlikte mi belirleneceği konusunda sınırlayıcı bir kanun hükmü bulunmamaktadır.
- Sonuç cezada dörtte bir indirim öngören CMK m.251/3, doğrudan maddi ceza hukukuna ilişkin bir hüküm içerdiğinden düzenleme karma nitelik taşır; bu da lehe kanunun uygulanması ilkesini gündeme getirir.
- Usul, sanığın zımni rızasına dayanır; itiraz yolu ve itiraz üzerine verilen hükme karşı genel kanun yolları açıktır.
- Bir suçun temel şekli ile nitelikli şekilleri aynı suç sayıldığından (TCK m.43/1), nitelikli hâlin uygulanma imkânı tek başına basit yargılamaya engel olmamalıdır.
🧩 Kararın uygulamaya etkisi
Karar, iki ayrı alanda ölçü koymaktadır. Birincisi, kamu görevlisine yönelik sözlerde “kaba söz” ile “hakaret” arasındaki çizgidir. Kurul, kamu görevlilerinin eleştiriye daha fazla katlanması gerektiğini kabul etmekle birlikte, eleştiri değeri taşımayan ve doğrudan aşağılamaya yönelen bir benzetmeyi ifade özgürlüğünün koruması altında görmemiştir. Sözün söylendiği an da belirleyici olmuştur: Görevli beklemeyi kabul etmişken sarf edilen söz, eleştiri olarak görülmemiştir.
İkincisi, basit yargılama usulünün kapsamıdır. Kurul çoğunluğunun yaklaşımına göre iki yıllık sınır hesaplanırken suçun nitelikli hâlleri de dikkate alınmaktadır. Sitede daha önce ele alınan basit yargılama hükmünün zamanaşımına etkisi kararıyla birlikte okunduğunda, Kurulun bu usulü farklı yönleriyle ayrı ayrı netleştirdiği görülmektedir. Hakaret suçunun yargılama sırasında sarf edilen sözlerle ilişkisi için dilekçede hakaret ve iddia-savunma dokunulmazlığı kararına da bakılabilir.
❓ Merak edilenler
Kamu görevlisine söylenen her kaba söz hakaret suçu oluşturur mu?
Bu suçta basit yargılama usulü neden uygulanamadı?
Ceza Genel Kurulu kararıyla dava kesin olarak sona erdi mi?
Kurul kararı oy birliğiyle mi verildi?
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında yer almaktadır; ceza yargılamasına ilişkin diğer güncel değerlendirmeler Emsal Kararlar sayfasından izlenebilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Karar oy çokluğuyla verilmiş olup dosya, uygulamanın denetlenmesi için Özel Daireye gönderilmiştir. Hakaret suçunda sözün suç oluşturup oluşturmadığı; ifadenin içeriğine, söylendiği ortama, tarafların sıfat ve konumuna ve olayın tüm koşullarına göre değerlendirilir; benzer görünen bir olayda sonuç farklı olabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.




