Kilitsiz Araçtan Teyp Hırsızlığı – Yargıtay CGK 2026/378

Kapısı kilitlenmemiş bir otomobilden teyp sökülüp götürüldüğünde ceza hukuku uygulaması uzun yıllar iki farklı cevap verdi. Bir görüşe göre araç sahibi eşyayı koruma altına almadığı için olay basit hırsızlıktı; diğer görüşe göre teyp, araçla bütünleşmiş ve kullanımı gereği açıkta duran bir eşya olduğundan nitelikli hırsızlık oluşuyordu. Aradaki fark küçük değildir: basit hırsızlıkta ceza bir yıldan üç yıla kadar hapis iken, açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlıkta alt sınır üç, üst sınır yedi yıldır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 17.06.2026 tarihli ve E.2024/133, K.2026/378 sayılı kararıyla, kapısı kilitlenemeyen araçtan oto teybi çalınmasının TCK m.142/1-e kapsamında nitelikli hırsızlık olduğunu kabul etmiş ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazını oy çokluğuyla reddetmiştir. Karar, aynı meseleyi basit hırsızlık olarak gören 2013 tarihli Genel Kurul yaklaşımından ayrılan bir içtihat değerlendirmesi içermektedir.
🌙 Gece devriyesi ve kazalı araç
Karar metnine göre olay 08.02.2015 tarihinde saat 02.00 sıralarında ortaya çıkmıştır. Devriye görevindeki kolluk ekipleri şüphe üzerine bir aracı durdurmak istemiş, ihtara uymayan araç kovalamaca sonucunda yakalanmıştır. Araçta çok sayıda oto teybi, kolon ve hoparlör ele geçirilmiştir. Sürücü koltuğundan inen sanık, ilk görüşmede cadde ve sokaklardaki araçlardan hırsızlık yaptığını söylemiştir.
Çevrede yapılan araştırmada, bir oto tamir iş yerinin önünde park hâlindeki aracın teybinin yerinde olmadığı belirlenmiştir. Diğer eşyanın sahipleri tespit edilememiştir. İş yeri sahibi, aracın birkaç hafta önce tamir için getirildiğini, ön tarafından kazalı olduğu için sürücü kapısının kilitlenemediğini, diğer kapıların ise kilitli olduğunu anlatmıştır. Araç sahibi de çalınan teybin kolluk tarafından kendisine iade edildiğini beyan etmiştir.
Sanık soruşturmada, teybi kapısı açık bir araçtan söktüğünü kabul etmiş; kovuşturma aşamasında ise önceki beyanlarını kabul etmeyerek araçta ele geçirilen eşyayı bit pazarından satın aldığını savunmuştur. Dosyadaki diğer bir sanık hakkında verilen beraat kararı temyiz edilmeden kesinleşmiştir.
📜 Mahkûmiyet, onama ve itiraz
İstanbul Anadolu 44. Asliye Ceza Mahkemesi, 02.06.2016 tarihli kararıyla sanığı TCK m.142/1-e ve 62 uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırmıştır. Sanık müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesi 14.06.2023 tarihinde hükmü oy çokluğuyla onamıştır. Daire üyelerinden ikisi, kapısı kilitli olmayan araçtan teyp çalınmasının TCK m.141/1’deki basit hırsızlık suçunu oluşturduğu görüşüyle karşı oy yazmıştır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 08.11.2023 tarihinde, eylemin basit hırsızlık olduğunu ileri sürerek CMK m.308 uyarınca itiraz yoluna başvurmuştur. Özel Daire 06.12.2023 tarihinde itirazı oy çokluğuyla yerinde görmeyince dosya Ceza Genel Kuruluna gelmiştir.
Genel Kurul uyuşmazlığı, eylemin TCK m.141/1 kapsamında basit hırsızlık mı yoksa m.142/1-e kapsamında nitelikli hırsızlık mı olduğu şeklinde belirlemiştir. Kararda, eylemin basit hırsızlık sayılması hâlinde CMK m.253 uyarınca uzlaştırma kapsamında kalıp kalmadığının da değerlendirilmesi gerekeceği not edilmiştir.
🔐 TCK 142/1-e ile 142/2-h arasındaki çizgi
Kararın teknik zemini iki ayrı nitelikli hâlin birbirinden ayrılmasıdır:
- TCK m.142/1-e: Âdet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık; üç yıldan yedi yıla kadar hapis.
- TCK m.142/2-h: Herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık; beş yıldan on yıla kadar hapis.
Genel Kurul, 142/2-h bakımından madde gerekçesine dikkat çekmiştir: Otomobilde bulunan eşya için muhafaza altına alınma koşulu aranmış, böylece kapıları kilitli olmayan veya camları kapatılmamış bir otomobildeki eşyanın çalınması bu bent kapsamında nitelikli hırsızlık sayılmamıştır. Kilit aksamı bulunsa da kilitleme sistemi aktif değilse “kilitlenmek suretiyle muhafaza” da yoktur.
Ancak Genel Kurula göre bu tespit eylemin basit hırsızlık olduğu anlamına gelmez; eylem gerçekleştirilme şekline göre diğer bentlere uyabilir. Bu noktada 142/1-e devreye girer. Kararda kavramlar şöyle açıklanmıştır:
- Açıkta bırakılmış eşya: Özel alanlar dışındaki cadde, sokak, park, bahçe, tarla ve sahil gibi yerlerde bırakılan eşya. Eşyanın yalnızca açıkta olması yetmez; açıkta bırakılmanın âdet, tahsis veya kullanım gereği olması gerekir.
- Âdet: Toplumda süreklilik ve genellik kazanmış davranış biçimi; kişisel alışkanlıkları kapsamaz.
- Tahsis: Eşyanın belli bir işe özgülenmesi; parktaki banklar gibi.
- Kullanım gereği: Eşyanın amacına uygun kullanılabilmesi ve beklenen işlevi görebilmesi için açıkta durmasının gerekli olması.
🗂️ Genel Kurulun önceki kararları
Kararda, meselenin uygulamada neden tartışmalı kaldığı Genel Kurulun ve Özel Dairelerin önceki kararlarıyla açıklanmıştır:
- CGK, 26.11.2013 (1541-522): Kapıları kilitli tutulmayan araçtaki cep telefonu, oto teybi gibi eşyanın çalınması basit hırsızlık kabul edilmiştir.
- CGK, 05.12.2017 (474-519): Kilitli aracın kapı veya camı zorlanarak içindeki eşyanın ya da düz kontakla aracın çalınması, suç tarihine göre TCK 142/1-b veya 142/2-h kapsamında görülmüş; plaka, yan ayna, silecek, lastik, jant, anten gibi aracın dış kısmındaki eşyanın kullanımı gereği açıkta bırakılan eşya olduğu kabul edilmiştir.
- Motosiklet kararları: Sabit bir noktaya bağlanmadan açık alana park edilen motosikletlerin çalınması bir dönem basit hırsızlık sayılmış, sonra kullanımın yaygınlaşması gerekçesiyle 142/1-e kapsamında değerlendirilmiştir.
- CGK, 21.05.2020 (632-212): Direksiyon kilidi eşyayı muhafazaya yönelik olmadığından elektrikli bisikletin çalınması kullanımı gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık kabul edilmiştir.
Özel Dairelerin uygulaması ise bölünmüştür: Bir kısım kararlarda kilitsiz araçtan teyp çalınması basit hırsızlık, bir kısmında 142/1-e kapsamında nitelikli hırsızlık sayılmış; bir kararda ise teybin araca monteli olup olmamasına göre ayrım yapılmıştır.
🏛️ Ceza Genel Kurulunun vardığı sonuç
Genel Kurul önce sınırı hatırlatmıştır: Yorum, kanunilik ilkesinden kopamaz ve normun amaç ve sınırlarını aşamaz. Bununla birlikte “âdet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya” kavramlarının sosyolojik bir olgu olarak gelişim gösterdiği ve zamanın ihtiyaçlarına göre yorumlanması gerektiği belirtilmiştir.
Bu çerçevede Genel Kurul, 2017 kararındaki dış parçalar değerlendirmesini yerinde bulmuş ve aracın kilitlenmemiş olmasının bu sonucu değiştirmeyeceğini eklemiştir. Oto teybi bakımından ise teknolojik gelişmelerin, kullanım gereği kavramını genişleten düzenlemenin ve sosyolojik değişimin, araç kilitli olmasa da teybin de kullanımı gereği açıkta bırakılan eşya kapsamında değerlendirilmesini zorunlu kıldığı sonucuna varmıştır.
Somut olayda Genel Kurul şu olgulara ağırlık vermiştir:
- Aracın onarım için iş yeri önüne park edilmesi zorunluydu.
- İş yeri sahibi kilitlenebilen kapıları kilitli tutarak gerekli önlemi almıştı.
- Bir kapının teknik olarak kilitlenememesi, aracın tedbirsiz biçimde açıkta bırakıldığı anlamına gelmiyordu.
- Aracı ve içindeki donanımı başka türlü koruma imkânı bulunmuyordu.
- Tamiri süren araçtaki bütünleyici parçanın her defasında sökülüp takılmasını beklemek olanaksızdı; bu durumda eşya beklenen işlevi göremezdi.
Bu gerekçelerle eylemin TCK m.142/1-e’deki nitelikli hırsızlık suçunu oluşturduğu kabul edilmiş, Başsavcılık itirazı REDDEDİLMİŞTİR. Karar 17.06.2026 tarihinde oy çokluğuyla verilmiş; yedi Genel Kurul üyesi, eylemin basit hırsızlık olduğu ve itirazın kabulü gerektiği görüşüyle karşı oy kullanmıştır.
🔎 Kararın uygulamaya yansıması
Kararın en belirgin etkisi, 2013 tarihli Genel Kurul kararının oto teybi bakımından vardığı sonuçtan ayrılmasıdır. Karar, kilitsiz araçtan teyp çalınması olaylarında kapının açık olmasının tek başına eylemi basit hırsızlık yapmayacağı yönünde bir ölçüt ortaya koymaktadır. Bunun ceza miktarı dışında da sonuçları vardır: Kararın kendisinde de işaret edildiği üzere, basit hırsızlık sayılan bir eylemde uzlaştırma gündeme gelebilecekken nitelikli hâlin kabulü bu tartışmayı ortadan kaldırmaktadır.
Öte yandan karar mutlak bir formül koymamıştır. Genel Kurul, somut olayda aracın tamir için zorunlu olarak dışarıda park edildiğini, diğer kapıların kilitli tutulduğunu ve başka koruma imkânının bulunmadığını ayrıca saymıştır. Yedi üyenin karşı oyu da meselenin Genel Kurul içinde tartışmalı olmaya devam ettiğini göstermektedir. Kilitli aracın zorlanması hâlinde ise 2017 kararındaki ayrım ve TCK 142/2-h hükmü ayrıca değerlendirilecektir.
Hırsızlık ile diğer mal varlığı suçları arasındaki nitelendirme sorununun farklı bir örneği için dolandırıcılık mı hırsızlık mı kararına bakılabilir.
💡 Sık sorulan sorular
Kilitsiz araçtan eşya çalmak artık her zaman nitelikli hırsızlık mı?
Basit hırsızlık ile nitelikli hırsızlık arasında ceza farkı ne kadar?
Araç kilitliyken camı kırılarak teyp çalınırsa hangi hüküm uygulanır?
Karar neden oy çokluğuyla verildi?
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında yer almaktadır; ceza hukukuna ilişkin diğer güncel Genel Kurul kararları Emsal Kararlar sayfasından izlenebilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Karar oy çokluğuyla verilmiş olup somut olayda aracın tamir amacıyla dışarıda bırakılması ve diğer kapıların kilitli tutulması gibi olgulara dayanmaktadır. Benzer görünen bir olayda sonuç; eşyanın türüne, araçla bütünleşik olup olmamasına, aracın nerede ve hangi koşullarda bırakıldığına, kilit durumuna ve suç tarihindeki kanun hükmüne göre farklılaşabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.




