Emsal Kararlarİcra Hukuku

Traktör Haczinde Satış Süresi – Yargıtay HGK 2026/280

Bir traktöre konulan haciz, alacaklı satış istemediği için düşmüşse, borçlunun “bu araç çiftçiliğim için zorunludur” diyerek açtığı haczedilmezlik şikâyeti ne olur? Satış isteme süresi altı ay mı, bir yıl mı? 7343 sayılı Kanun’la getirilen bir yıllık süre, haczin konulduğu gün yürürlükte olan kanuna göre mi, yoksa o ilde elektronik satışa geçilip geçilmediğine göre mi belirlenir? Şikâyet açılmış olması, alacaklının süresini kendiliğinden durdurur mu? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, İİK’nın geçici 18. maddesindeki geçiş kuralını merkeze alarak bu soruları birlikte cevaplamıştır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 29.04.2026 tarihli ve E.2025/707, K.2026/280 sayılı kararıyla, satış isteme süresinin bir yıl olduğunu kabul ederek Özel Daire bozmasına direnen ilk derece mahkemesi kararını oy birliğiyle ve kesin olarak bozmuştur.

Kısa özet: Genel haciz yoluyla ilamsız takipte borçlunun traktörüne 18.03.2022 tarihinde haciz konulmuş, alacaklı ancak 29.11.2022 tarihinde satış istemiştir. Borçlu 19.09.2022 tarihinde çiftçi olduğunu ileri sürerek haczedilmezlik şikâyetinde bulunmuştur. Kurul, takibin yapıldığı ilde elektronik satış uygulamasına 02.01.2023 tarihinde geçildiğini, haciz bundan önce konulduğu için 7343 sayılı Kanun öncesindeki altı aylık sürenin uygulanacağını belirtmiştir. Şikâyet, satış isteme süresini kendiliğinden durdurmadığından haciz, mahkemenin karar tarihinden önce kalkmıştır. Bu nedenle şikâyetin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekir.

🚜 Traktör, çiftçilik iddiası ve geç gelen satış talebi

Alacaklı, borçlu aleyhine genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatmış ve 17.03.2022 tarihinde borçlu adına kayıtlı traktöre haciz konulmasını talep etmiştir. İcra müdürlüğü talebi 18.03.2022 tarihinde kabul etmiş, haciz aynı gün trafik sicil kaydına işlenmiştir.

Borçlu, 19.09.2022 tarihinde tedbir talepli bir dilekçeyle icra mahkemesine başvurmuş; kendisinin ve ailesinin geçimini çiftçilikle sağladığını, bu nedenle traktörün haczedilemeyeceğini ileri sürerek haczin kaldırılmasını istemiştir. Mahkeme, takibin durdurulması talebini reddetmiştir. Alacaklı vekili ise 29.11.2022 tarihinde satış talebinde bulunmuştur.

Borçlunun dayandığı hüküm İİK’nın 82. maddesinin birinci fıkrasının 4. bendidir. Bu bende göre borçlu çiftçi ise kendisinin ve ailesinin geçimi için zaruri olan arazi, çift hayvanları, nakil vasıtaları ve diğer eklenti ile ziraat aletleri haczolunamaz.

🛤️ Beş durakta yargılama

MerciSonuçGerekçe
İcra Hukuk Mahkemesi (17.11.2022, E.2022/10, K.2022/20)Şikâyetin reddiBorçlu fiilen çiftçilik yapmamaktadır; 2022 yılında Çiftçi Kayıt Sisteminde kaydı yoktur, son kaydı 2021 yılına aittir
Bölge Adliye Mahkemesi (28.12.2023, E.2023/476, K.2023/3298)İstinafın esastan reddi (oy çokluğu)Borçlunun fiilen çiftçilik yapmadığı sabittir
Yargıtay 12. HD (23.09.2024, E.2024/2411, K.2024/7574)BozmaSatış isteme süresi altı aydır; haciz karar tarihinden önce düşmüştür; şikâyet konusuz kalmıştır
İcra Hukuk Mahkemesi (E.2024/9, K.2025/5)DirenmeHaciz tarihinde İİK 106 uyarınca süre bir yıldır; haciz kalkmamıştır
Hukuk Genel Kurulu (29.04.2026, E.2025/707, K.2026/280)Direnme kararının bozulması (oy birliği, kesin)Elektronik satışa geçişten önce haczedilen malda eski altı aylık süre uygulanır

Kurul, direnme kararını İİK’nın 364/2. maddesinin göndermesiyle HMK’nın 371. maddesi uyarınca bozmuş; dosyanın HMK 373/1 gereğince ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin bölge adliye mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.

📎 Karar metni (PDF): Hukuk Genel Kurulu kararı, Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan hâliyle derlenmiştir; taraf adları kaynakta anonimdir, metindeki doktrin atıfları kısaltılmıştır.

📜 Geçici madde 18: süre neye göre belirlenir?

Kurulun ilk tespiti, haczedilmezlik şikâyetinin bir ön koşula bağlı olduğudur. İİK’nın 82/1-4. maddesine dayanılarak şikâyette bulunulabilmesi için şikâyet tarihinde hukuken geçerli bir haczin bulunması gerekir. Bu nedenle mahkeme önce İİK’nın 106 ve 110. maddeleri uyarınca haczin kalkıp kalkmadığını belirlemelidir. İİK’nın 110. maddesine göre bir malın satılması kanuni süre içinde istenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar.

Asıl uyuşmazlık, kanuni sürenin ne olduğudur. Kurul iki metni karşılaştırmıştır:

  • 6352 sayılı Kanun ile değişik İİK 106/1: Haczolunan mal taşınır ise hacizden itibaren altı ay, taşınmaz ise bir yıl içinde satılması istenebilir.
  • 7343 sayılı Kanun ile değişik İİK 106/1: Alacaklı veya borçlu, hacizden itibaren bir yıl içinde haczolunan malın satışını isteyebilir.

İlk derece mahkemesi, haciz tarihi olan 18.03.2022’de 7343 sayılı Kanun’un yürürlükte olduğunu esas alarak bir yıllık süreyi uygulamıştı. Kurul ise yürürlük tarihinin tek başına yeterli olmadığını, 7343 sayılı Kanun’la İİK’ya eklenen geçici 18. maddenin özel bir geçiş düzeni kurduğunu vurgulamıştır.

Karar metninde aktarıldığı üzere geçici 18. maddenin ikinci fıkrasına göre 106. madde dahil sayılan maddelerde yapılan değişikliklerin uygulanmasına, Adalet Bakanlığınca belirlenen il veya ilçelerde başlanır ve değişikliklerin hangi il veya ilçede ne zaman uygulanacağı Bakanlığın resmî internet sitesinde duyurulur. Aynı fıkranın 1 numaralı bendine göre uygulamaya geçilen yerlerde geçiş tarihinden sonra haczedilen mallar hakkında yeni hükümler, geçiş tarihinden önce haczedilen mallar hakkında ise değişiklikten önceki hükümler uygulanır.

Kurul bu düzenlemeden şu ilkeyi çıkarmıştır:

  • İİK 106’nın sürelere ilişkin yeni hâlinin uygulanabilmesi için o yerde elektronik satış uygulamasına geçilmiş olması gerekir.
  • Geçiş tarihi, Adalet Bakanlığının duyurusuyla belirlenir.
  • Satış isteme süresi bakımından haciz tarihi esas alınır.
  • Henüz elektronik satışa geçilmemiş yerlerde taşınır mallar için hacizden itibaren altı aylık eski süre uygulanır.

Kurul ayrıca taşınırın usulüne uygun haczedilmiş sayılması için icra müdürlüğünce haciz kararı verilmesinin yeterli olduğunu, sicile şerh verilmesinin zorunlu olmadığını belirtmiştir. Bu nedenle sürenin başlangıcı, sicil kaydının tarihi değil haciz kararının verildiği tarihtir.

⏸️ Şikâyet satış süresini durdurur mu?

Direnme kararına karşı ileri sürülebilecek bir başka düşünce, borçlunun şikâyeti devam ederken alacaklıdan satış istemesinin beklenemeyeceğiydi. Kurul bu düşünceyi kabul etmemiştir.

İİK’nın 22. maddesi açıktır: Şikâyet, icra mahkemesince karar verilmedikçe icrayı durdurmaz. Kurul, satış isteme süresinin hangi hâllerde duracağının kanunda ayrıca gösterildiğini hatırlatmıştır. Örneğin istihkak davası sırasında satış isteme süreleri işlemez (İİK 97/8), menfi tespit davasında ihtiyati tedbirle takip durdurulmuşsa haciz ve satış isteme süreleri de durur (İİK 72/2-3), taksitle ödeme hâlinde de süre durur (İİK 111/1).

Somut dosyada borçlunun tedbir talebi reddedilmiştir. Kurula göre tedbir kararı verilmedikçe haczedilmezlik şikâyetine başvurulması satış isteme süresini kendiliğinden durdurmaz; şikâyet, alacaklının satış talebine engel değildir. Kurul bu yaklaşımı, şikâyetin zaman kazanmak amacıyla kötüye kullanılmasını önleme amacıyla da açıklamıştır.

🗓️ Takvim üzerinde hesap

Kurul ve Özel Dairenin tespitleri birlikte okunduğunda hesap şu şekilde kurulmuştur:

  1. Haciz kararı: 18.03.2022.
  2. Takibin yapıldığı ilde elektronik satışa geçiş: 02.01.2023 tarihinden itibaren ilanı yapılacak artırmalar. Haciz bu tarihten önce olduğundan eski hüküm uygulanır.
  3. Satış isteme süresi: Taşınır mal için altı ay. Özel Daire kararına göre sürenin son günü olan 18.09.2022 Pazar gününe rastladığından süre ertesi gün sona ermektedir.
  4. Şikâyet tarihi: 19.09.2022. Bu tarihte haciz henüz kalkmamıştır.
  5. İlk derece mahkemesinin karar tarihi: 17.11.2022. Bu tarihe kadar satış istenmediğinden haciz kalkmıştır.
  6. Satış talebi: 29.11.2022, yani altı aylık sürenin dışında.

Sonuç olarak şikâyet açıldığı gün geçerli bir haciz bulunduğu için başvuru “fuzuli” sayılmamış, ancak inceleme sırasında haciz kalktığı için şikâyet konusuz kalmıştır. Bu durumda mahkemenin çiftçilik iddiasını incelemesine gerek kalmaz; şikâyetin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekir. Özel Daire bozma kararında yargılama giderlerinin HMK’nın 331/1. maddesi uyarınca tarafların şikâyet tarihindeki haklılık durumuna göre belirlenmesi gerektiğini de belirtmişti.

🆕 Önceki Kurul kararından farkı

Haczedilmezlik şikâyetinin geçerli bir haczin varlığına bağlı olduğu ilkesi Kurulun önceki kararlarında da yer almıştır. Bu ilkenin satış avansı ve geçici 18. maddenin üçüncü fıkrası bakımından uygulandığı bir dosya için satış avansı eksikse haciz düşer (HGK 2025/712) yazısına bakılabilir. O dosyada belirleyici olan, tarifeye göre giderlerin süresinde yatırılıp yatırılmadığıydı.

HGK 2026/280’in getirdiği katkı ise farklıdır: Kurul, satış isteme süresinin uzunluğunun 7343 sayılı Kanun’un yürürlük tarihine göre değil, ilgili ilde elektronik satış uygulamasına geçiş tarihine göre belirleneceğini açıkça ortaya koymuş ve haczedilmezlik şikâyetinin bu süreyi kendiliğinden durdurmadığını belirtmiştir. Süresinde satış istenmemesinin ihale aşamasındaki sonucuna ilişkin bir Özel Daire kararı için süresinde satış istenmezse ihale yazısı incelenebilir.

💡 Soru ve cevaplar

Kurul, borçlunun çiftçi olup olmadığına karar verdi mi?

Hayır. Haciz inceleme sırasında kalktığı için şikâyet konusuz kalmıştır. Kurula göre bu durumda şikâyetin esası, yani traktörün İİK 82/1-4 kapsamında haczedilemez olup olmadığı incelenmeden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmelidir.

7343 sayılı Kanun’dan sonra konulan her hacizde süre bir yıl mıdır?

Kurulun yorumuna göre hayır. Yeni bir yıllık sürenin uygulanması için haczin, ilgili il veya ilçede elektronik satış uygulamasına geçildikten sonra konulmuş olması gerekir. Geçişten önce haczedilen taşınırlarda eski altı aylık süre uygulanır.

Süre, haczin sicile işlendiği günden mi başlar?

Kurul, taşınırın usulüne uygun haczedilmiş sayılması için icra müdürlüğünün haciz kararının yeterli olduğunu, sicile şerhin zorunlu olmadığını belirtmiştir. Satış isteme süresi bakımından başlangıç, haciz kararının verildiği tarihtir. Bu dosyada iki tarih aynı gündür.

Şikâyet sırasında tedbir kararı verilseydi sonuç değişir miydi?

Kurul, İİK 22 uyarınca icra mahkemesinin icranın geri bırakılmasına karar verebileceğini ve satış isteme süresinin hangi hâllerde duracağının kanunda düzenlendiğini belirtmiştir. Bu dosyada tedbir talebi reddedildiği için böyle bir durma söz konusu olmamıştır; tedbir kararı verilen bir dosyanın nasıl değerlendirileceği bu kararın konusu değildir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Ulaşım bilgileri iletişim sayfasında, icra ve iflas hukukuna ilişkin diğer karar yazıları Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Değerlendirme, elektronik satışa geçişten önce haczedilen bir traktöre ilişkin haczedilmezlik şikâyeti dosyasına dayanır; haciz tarihi, geçiş tarihi, tedbir kararı ve satış talebi farklı olan dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu