Eksi Bakiyede İtirazın İptali – Yargıtay 11. HD 2026/4368

Vadeli işlem ve opsiyon piyasasında kaldıraçlı pozisyonlar, teminatın tamamını eritip hesabı eksiye düşürebilir. Bu noktadan sonra uyuşmazlık artık borsa ekranında değil, icra dairesinde ve mahkeme salonunda sürer: Aracı kurum eksi bakiyeyi müşteriden ister, müşteri ödemez, icra takibine itiraz edilir ve kurum itirazın iptali davası açar. Müşterinin en sık başvurduğu savunmalardan biri de “Ben o sözleşmeyi imzalamadım, elektronik imzam yok” itirazıdır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 08.09.2026 tarihli ve E.2025/7067, K.2026/4368 sayılı kararıyla, aracı kurumun 209.219,78 TL’lik eksi bakiye alacağı için açtığı itirazın iptali davasını kabul eden ilk derece kararına yönelik istinaf başvurusunu esastan reddeden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi kararını oy birliğiyle ve kesin olarak onamıştır. Karar, gerekçesinde istinaf dilekçesinde ileri sürülmeyen hususların temyizde dikkate alınamayacağını ayrıca vurgulamıştır.
📲 Platformdan açılan hesap ve eksi bakiye
Dava dilekçesine göre davalı yatırımcı, sermaye piyasasında işlem yapmak amacıyla davacı aracı kurum nezdinde hesap açtırmıştır. Hesaba ilişkin sermaye piyasası işlemleri çerçeve sözleşmesi elektronik yöntemle imzalanmıştır. Yatırımcı, kurumun internet üzerinden işlem yapılmasına imkân veren işlem platformunu kullanmış, bazı emirlerini de telefonla iletmiştir.
İşlemler ağırlıklı olarak vadeli işlem ve opsiyon pazarında gerçekleşmiştir. Aracı kurumun iddiasına göre bu işlemler sonucunda hesap 209.219,78 TL eksi bakiyeye düşmüştür. Kurum, çerçeve sözleşmenin “temerrüt, hesap bakiyesi açığı, teminat ve teminatın nakde çevrilmesi” başlıklı 9. maddesine dayanmıştır. Bu maddeye göre portföy hesabı eksi bakiyeye düşerse, eksi bakiyenin karşılığı müşteri tarafından nakden ödenecektir.
Yatırımcı ödeme yapmayınca aracı kurum icra takibi başlatmış, yatırımcı takibe itiraz etmiştir. Kurum bunun üzerine itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı talebiyle dava açmıştır.
✍️ “Sözleşmeyi imzalamadım” savunması
Yatırımcı vekilinin cevap dilekçesi, uyuşmazlığın asıl ilginç tarafını oluşturur. Savunmaya göre:
- Yatırımcı, aracı kurum nezdinde hesap açmamış ve usulüne uygun bir sözleşme imzalamamıştır.
- Yatırımcı yalnızca kurumun iştiraki olan dava dışı bir bankada mevduat hesabı açmış, bu hesaba ilişkin sözleşmeyi imzalamıştır.
- Daha sonra kurum tarafından telefonla aranmış, telefonuna yüklenecek uygulama ile sermaye piyasası işlemi yapmak isteyip istemediği sorulmuş; istediğini bildirince kendisine gönderilen şifrelerle işlemleri gerçekleştirmiştir.
- Çerçeve sözleşmenin eki olan risk bildirim formları, müşteri beyanı ve masraf tarifesi imzalanmamıştır.
- Geçerli bir yatırım sözleşmesi için müzakere, önceden inceleme imkânı, el yazısıyla tevsik ve imza gerekir; müşteri aleyhine ve emredici hükümlere aykırı şartlar geçersizdir.
- Yatırımcı ne elektronik imza ne de mobil imza kullanmıştır; elektronik ortamda atıldığı ileri sürülen imza kabul edilmemektedir.
Savunmanın dikkat çekici yanı, yatırımcının işlemleri kendisine gönderilen şifrelerle bizzat gerçekleştirdiğini kabul etmesidir. Uyuşmazlık böylece “işlemleri kim yaptı?” sorusundan çok, “sözleşme ilişkisi ve eksi bakiyeden sorumluluk nasıl kuruldu?” sorusuna kaymaktadır.
⚖️ Tüketici mahkemesinden Yargıtay’a
Davaya ilk derecede Antalya 4. Tüketici Mahkemesi (E.2023/333, K.2024/273) bakmıştır. Mahkeme, sermaye piyasası konusunda bilgisi bulunan bilirkişiden rapor almış ve bu rapor doğrultusunda aracı kurumun toplam 213.690,78 TL alacağı bulunduğunu belirterek davanın kabulüne karar vermiştir.
Davalı yatırımcının istinaf başvurusu üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi (E.2024/1880, K.2025/772), ilk derece kararını usul ve yasaya uygun bularak istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi uyuşmazlığı “sermaye piyasası işlemlerinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemi” olarak nitelendirmiştir. Daire, ilk derece kararında bir isabetsizlik bulunmadığını ve istinaf dilekçesinde ileri sürülmeyen hususların temyiz incelemesinde dikkate alınamayacağını belirterek, HMK 353/1-b(1) uyarınca verilen esastan ret kararını HMK 370/1 gereğince onamıştır. Karar 08.09.2026 tarihinde kesin olarak ve oy birliğiyle verilmiştir; alınmadığı anlaşılan 14.597,22 TL temyiz ilam harcı ile 3.608,50 TL temyiz başvuru harcının davalıdan alınmasına hükmedilmiştir.
🧭 Kararın hukuki çerçevesi
Kısa gerekçeli bir onama kararı olsa da dosya, eksi bakiye uyuşmazlıklarının hangi hukuki kalıplar içinde çözüldüğünü açıkça gösterir:
- Dava türü İİK 67’dir: Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat ederek itirazın iptalini dava edebilir. İtiraz haksız bulunursa borçlu, talep üzerine hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatıyla sorumlu tutulabilir.
- Alacağın kaynağı çerçeve sözleşmedir: Aracı kurum talebini sözleşmenin eksi bakiyenin nakden ödenmesini öngören 9. maddesine dayandırmıştır.
- Miktarın belirlenmesi teknik bir iştir: İlk derece mahkemesi, işlem kayıtları ve hesap hareketleri üzerinden alacağı sermaye piyasası alanında bilgili bilirkişi raporuyla tespit etmiştir.
- Uyuşmazlık tüketici mahkemesinde görülmüştür: Bireysel yatırımcı ile aracı kurum arasındaki bu davada ilk derece yargılamasını tüketici mahkemesi yapmış, görev konusu temyizde bozma sebebi yapılmamıştır.
- Yargıtay denetimi sınırlıdır: İstinafta dile getirilmeyen itirazlar temyiz aşamasında ilk kez incelenmemiştir.
Bu tabloyla birlikte okunduğunda, eksi bakiye alacağının tahsili için açılan itirazın iptali davalarında aracı kurumun sözleşme ve kayıtlarla alacağını ispat yükü altında olduğu, yatırımcının savunmalarının ise derece mahkemelerinde somut biçimde tartışılmasının belirleyici olduğu görülmektedir.
🔍 İspatta belirleyici olan kayıtlar
Karar metni, ilk derece mahkemesinin elektronik imza savunmasını hangi delillerle değerlendirdiğini ayrıntılı biçimde aktarmamaktadır; kabul kararının bilirkişi raporuna dayandığı belirtilmekle yetinilmiştir. Bununla birlikte dosyadaki iddia ve savunmalar, benzer davalarda hangi kayıtların öne çıktığını göstermektedir:
- Sözleşme kuruluş kayıtları: Çerçeve sözleşmenin elektronik ortamda hangi yöntemle onaylandığı, kimlik doğrulama adımları ve onay zamanı.
- Erişim ve şifre kayıtları: Platforma giriş, şifre gönderimi ve emir iletim kayıtları. Bu dosyada yatırımcı, işlemleri kendisine gönderilen şifrelerle yaptığını cevap dilekçesinde kendisi ifade etmiştir.
- Telefon emir kayıtları: Emirlerin bir kısmının telefonla iletildiği ileri sürülmüştür.
- Hesap ekstreleri ve teminat hareketleri: Eksi bakiyenin hangi işlemlerden, hangi tarihte doğduğu ve sözleşmedeki teminat hükümlerinin nasıl işletildiği.
- Risk bildirim formları ve ekler: Yatırımcı bu belgeleri imzalamadığını savunmuştur; bu belgelerin varlığı veya yokluğu, ileri sürülen sorumluluk ve kusur tartışmalarında önem taşıyabilir.
Bu kararda yatırımcının ileri sürdüğü savunmalar ilk derece ve istinaf aşamalarında sonuç doğurmamış, Yargıtay da istinaf incelemesini usul ve yasaya uygun bulmuştur.
📌 İstinaf dilekçesinin sınırlayıcı etkisi
Kararın usul hukuku bakımından en net mesajı, gerekçedeki şu tespittir: istinaf dilekçesinde ileri sürülmeyen hususlar temyiz incelemesinde dikkate alınamaz. Bu yaklaşım, HMK 355’in istinaf incelemesini istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlayan düzenlemesiyle birlikte düşünüldüğünde anlam kazanır. Bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılığı kendiliğinden gözetebilir; ancak bunun dışındaki itirazlar, istinaf aşamasında dile getirilmemişse temyizde ilk kez incelenmemektedir.
Sermaye piyasası uyuşmazlıklarında sözleşmenin geçerliliği, bilgilendirme yükümlülükleri, işlemlerin talimata dayanıp dayanmadığı ve bilirkişi hesabı gibi birden çok tartışma alanı bulunur. Bu karar, söz konusu itirazların hangi aşamada ve ne kapsamda ileri sürüldüğünün Yargıtay denetiminin sınırlarını doğrudan etkilediğini göstermektedir.
Eksi bakiye konusundaki farklı uyuşmazlıklar için sitemizdeki VİOP eksi bakiye alacağında görevli mahkeme ve eksi bakiyede tasfiye edilmeyen hesap kararlarına ilişkin yazılar da incelenebilir.
❓ Sık sorulan sorular
Aracı kurum eksi bakiyeyi hangi yolla talep etti?
Elektronik ya da mobil imza kullanılmadığı savunması neden sonucu değiştirmedi?
Bilirkişinin bulduğu tutar neden takipteki tutardan farklı?
Temyiz aşamasında yeni bir itiraz ileri sürülebilir mi?
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında yer almaktadır; sermaye piyasası ve icra hukukuna ilişkin diğer kararlar Emsal Kararlar sayfasında derlenmektedir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan onama kararından derlenmiştir. Kararın gerekçesi kısa olup ilk derece ve istinaf kararlarının ayrıntılı değerlendirmesi metinde yer almamaktadır; Yargıtay incelemesi istinafta ileri sürülen sebeplerle sınırlı kalmıştır. Benzer görünen bir uyuşmazlıkta sonuç; sözleşmenin kurulma biçimine, kimlik doğrulama ve emir kayıtlarına, risk bildirim belgelerine, bilirkişi hesabına ve itirazların hangi aşamada ileri sürüldüğüne göre farklılaşabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.




