Emsal KararlarForex Hukuku

Kayıt Dışı Yatırım Fonu Hesabı – Yargıtay 11. HD 2026/679

Bir müşteri, bankaya yatırdığı paranın şubedeki bir çalışan tarafından “değerlendirildiğini” söyler. Kendisine hesap cüzdanı verilmemiştir; elindeki tek kayıt, çalışanla birlikte tuttuğu bir el pusulasıdır. Çalışan usulsüzlükler nedeniyle tutuklanır; bankanın borcunu ise davada Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) üstlenmiş durumdadır. Müşteri parasının bir kısmını geri aldığını, kalan 19.675,00 TL’nin ödenmediğini ileri sürer. Yıllar süren yargılamanın sonunda ortaya çıkan soru basittir ama ispatı zordur: Banka kayıtlarında görünmeyen, yalnızca el pusulasında izlenen bir “yatırım fonu hesabında” gerçekte ne kadar para kalmıştır?

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 03.02.2026 tarihli ve E.2025/5958, K.2026/679 sayılı kararıyla, bozmaya uyularak verilen ret kararını esas yönünden yerinde bulmuş; yalnızca TMSF lehine hükmedilen yargılama giderindeki hatayı düzelterek kararı düzelterek ve oy birliğiyle onamıştır.

Kısa özet: Davacı, bankaya yatırdığı paraların banka çalışanı tarafından değerlendirildiğini, kendisine cüzdan verilmediğini, 18.000,00 TL’yi geri aldığını ancak 19.675,00 TL’nin ödenmediğini ileri sürerek bu tutarın faiziyle tahsilini istemiştir. Mahkeme, bozmaya uyduktan sonra banka kayıtlarını ve kayıt dışı pusulaları incelemiş; 22.12.1999 itibarıyla faizli bakiyesi 19.675,00 TL olan, tümüyle kayıt dışı tutulan bir yatırım fonu hesabı bulunduğunu, ancak bu hesaptan karşılanmak üzere Aralık 1999’da toplam 21.000,00 TL’nin EFT ile davacıya ödendiğini tespit ederek davayı reddetmiştir. Yargıtay, ret hükmünü onamış; TMSF’nin yatırdığı 3.200,00 TL yargılama giderinin hükümde 346,50 TL olarak gösterilmesini düzelterek kararı onamıştır.

🏦 Davacının anlattığı: Cüzdansız hesap, tutuklanan çalışan

Karar metnine göre davacı vekili, müvekkilinin davalı bankaya yatırdığı paraların diğer davalı banka çalışanı tarafından değerlendirildiğini, müvekkiline hesap cüzdanı verilmediğini ve bu çalışanın yaptığı usulsüzlükler nedeniyle tutuklandığını ileri sürmüştür. Davacı, bankaya güvenerek çalışanla işlem yaptığını ve parasını ona teslim ettiğini, paranın 18.000,00 TL tutarındaki kısmını geri aldığını, kalanının ise ödenmediğini belirtmiş ve 19.675,00 TL‘nin davalılardan faiziyle tahsilini talep etmiştir.

Davalı çalışanın vekili, davacının bankada kayıtlı parasından çok daha fazlasını EFT ve havale yoluyla aldığını savunmuştur. Davalı banka vekili ise davacının banka nezdindeki hesabından alacağının 52.902.646,00 TL, bankanın davacıdan alacağının ise 11.492.116.995,00 TL olduğunu ileri sürmüştür. Karar metni bu tutarların hangi döneme ve para birimine ait olduğunu ayrıca açıklamamaktadır.

Dosyadaki olay, yatırım dolandırıcılığı başlığı altında sıkça karşılaşılan bir kalıba uyar: Para resmî bir banka ürününe değil, banka içindeki bir kişinin yönettiği, kayıtlara yansımayan bir “yatırım” ilişkisine teslim edilir. Benzer bir örnek için sitedeki banka çalışanının getiri vaadi ve bankanın sorumluluğu yazısına bakılabilir.

🧾 El pusulası ve bilirkişi incelemesi

Dosya daha önce Yargıtay’dan bozularak dönmüş, ilk derece mahkemesi (tüketici mahkemesi sıfatıyla görev yapan asliye hukuk mahkemesi) bozma ilamına uymuştur. Karar metni bozma ilamının içeriğini aktarmamakla birlikte, bozmadan sonra yapılan incelemenin banka kayıtları ve kayıt dışı pusulalar üzerinde yoğunlaştığı görülmektedir. Mahkemenin vardığı tespitler şöyle sıralanabilir:

  • Davacının davalı banka nezdinde, tümüyle kayıt dışında tutulan bir yatırım fonu hesabı bulunmaktadır.
  • Bu hesap, banka personeli ve davacı tarafından el pusulasında izlenmiştir.
  • Hesabın 22.12.1999 tarihi itibarıyla faizli bakiyesi 19.675,00 TL’dir; davacının alacak iddiası da bu pusuladaki hesap dökümüne dayanmaktadır.
  • Kayıt dışı yatırım fonu hesabından karşılanmak üzere Aralık 1999’da yapılan EFT’lerle davacıya toplam 21.000,00 TL ödenmiştir.
  • Bilirkişi raporu dosyadaki belge ve makbuzlarla uyumludur.

Bu tespitler üzerine mahkeme, davacının hesabında parasının kalmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Dikkat çekici olan, mahkemenin davacının dayandığı el pusulasını yok saymaması, aksine onu kabul ederek bakiyeyi bu belgeye göre belirlemesidir. Ne var ki aynı belgeye göre bakiye 19.675,00 TL iken, sonraki günlerde yapılan ödemeler 21.000,00 TL’dir; yani ödenen tutar iddia edilen alacağı aşmaktadır.

⚖️ Yargıtay’ın düzeltmesi: Gider kalemi

Hükmü temyiz eden taraf davacı değil, davalı bankanın borcunu üstlenen ve davaya feri müdahil olarak katılan TMSF‘dir. Daire, uyuşmazlığı “mevduat hesabına yatırılan paranın tahsiline ilişkin alacak istemi” olarak nitelendirmiştir.

Yargıtay’ın değerlendirmesi iki katmanlıdır:

  1. Esas yönünden: Bozmadan sonra, bozma kararına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Daire bu bölüme yönelik bir aykırılık saptamamıştır.
  2. Yargılama gideri yönünden: TMSF tarafından 3.200,00 TL yargılama giderinin, dosyadaki 03.07.2023 tarihli tahsilat makbuzundan anlaşıldığı üzere mahkeme veznesine yatırıldığı görülmüştür. Buna rağmen hükümde, davalı çalışan ve TMSF tarafından yapılan toplam 346,50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak TMSF’ye verilmesine karar verilmesi bozmayı gerektirir nitelikte bulunmuştur.

Daire, bu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılama gerektirmediğini belirterek 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi yollamasıyla, 1086 sayılı HUMK’un (5236 sayılı Kanun’la değiştirilmeden önceki) 438/7. maddesine dayanmış; hüküm fıkrasının (5) numaralı bendindeki “346,50 TL” ibaresini çıkararak yerine “3.200,00 TL” yazmış ve kararı bu şekilde düzelterek onamıştır.

📎 Karar metni: Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin kararı, Yargıtay Karar Arama sisteminde doğrulanan hâliyle derlenmiştir; taraf ve çalışan adları kaynakta anonimdir.

🔢 Kayıt dışı hesapta “ne kadar kaldı?” sorusu

Kararın asıl öğretici yanı, kayıt dışı bir yatırım ilişkisinde alacağın hangi belgeyle ve nasıl hesaplandığıdır. Resmî hesap cüzdanı ve banka sistem kaydı bulunmadığında, tarafların elinde kalan el yazısı dökümler önem kazanır. Bu dosyada mahkeme, davacının kendi dayandığı pusulayı esas alarak bakiyeyi tespit etmiş, ardından aynı döneme ait EFT kayıtlarıyla karşılaştırmıştır.

Bu yaklaşımın iki sonucu vardır:

  • Belge, dayanan taraf için de bağlayıcı hâle gelir: Davacı alacağını pusuladaki döküme dayandırdığında, aynı belgenin gösterdiği tarih ve bakiye mahkemenin hesabına da esas olur.
  • Ödemelerin hangi hesaba ait olduğu belirleyicidir: Mahkeme, Aralık 1999’daki EFT’lerin “kayıt dışı yatırım fonu hesabından karşılanmak üzere” yapıldığını tespit etmiştir. Ödemelerin başka bir ilişkiye ait olduğu kanıtlanamadığında, bunlar söz konusu hesaptan yapılmış sayılmıştır.

Davacının “18.000,00 TL’yi aldım” beyanı ile bilirkişinin saptadığı 21.000,00 TL arasındaki fark, karar metninde ayrıca tartışılmamıştır. Metin, bilirkişi raporunun belge ve makbuzlara uygun olduğunu söylemekle yetinmektedir.

🏛️ TMSF’nin dosyadaki konumu

Kararın başlığında TMSF, “feri müdahil/borcu üstlenen” sıfatıyla yer almaktadır. Bankacılık sisteminde fona devredilen bankaların bazı yükümlülükleri TMSF tarafından üstlenilmiş; bu nedenle eski banka müşterilerinin açtığı davalarda fon taraf veya feri müdahil olarak bulunabilmektedir. TMSF’ye devredilen bankalarda mevduat uyuşmazlıklarına ilişkin farklı bir örnek için sitedeki zamanaşımına uğrayan mevduat ve TMSF devri yazısı incelenebilir.

Bu dosyada TMSF esas yönünden kazanan taraftadır; temyizi yalnızca kendisine ödenecek yargılama giderinin eksik gösterilmesine ilişkindir. Yargıtay da temyiz itirazını bu ölçüde kabul etmiştir. Karar, kayıt dışı hesap ilişkisinde bankanın veya fonun sorumluluğunun sınırları hakkında genel bir ilke koymamaktadır; çünkü davacının alacağı, ödemelerle karşılandığı için bu tartışmaya girilmesine gerek kalmamıştır.

🧭 Benzer dosyalar için çıkarımlar

Karar kısa olmakla birlikte, banka içinden yürütülen kayıt dışı “yatırım” ilişkilerine dair birkaç noktayı görünür kılmaktadır:

  1. İspatın ağırlığı belgeye kayar. Resmî kayıt yoksa el pusulası, makbuz ve EFT dökümleri bir arada okunur. Bu dosyada pusula, hem alacağın varlığını hem de sınırını gösteren belge olmuştur.
  2. Kısmi iade iddiası hesabı değiştirebilir. Davacının kendi beyan ettiği iade tutarı ile banka kayıtlarındaki ödemeler farklı çıkabilir; mahkeme bu dosyada bilirkişinin kayıtlara dayanan tespitini esas almıştır.
  3. Bozmaya uyma, sonraki incelemenin çerçevesini belirler. Daire, bozma kararına uyularak yapılan inceleme ve alınan rapor doğrultusunda verilen hükmü esas yönünden onamıştır.
  4. Usul hataları da düzeltilir. Esasa ilişkin sonuç değişmese bile, yargılama gideri gibi kalemlerdeki maddi yanlışlıklar Yargıtay tarafından düzeltilebilmektedir.

Banka çalışanının yetkisini aşan işlemleri nedeniyle bankanın sorumluluğunun tartışıldığı farklı bir dosya için banka çalışanının zimmeti ve boş fiş imzası kararına da bakılabilir.

💬 Merak edilenler

Yargıtay kayıt dışı hesabın varlığını kabul etti mi?

Kayıt dışı yatırım fonu hesabının varlığı ilk derece mahkemesince tespit edilmiştir. Mahkeme, hesabın banka personeli ve davacı tarafından el pusulasında izlendiğini ve 22.12.1999 itibarıyla faizli bakiyesinin 19.675,00 TL olduğunu kabul etmiştir. Yargıtay bu tespitlere dayanan ret hükmünü esas yönünden onamıştır.

Dava neden reddedildi?

Mahkemeye göre, söz konusu hesaptan karşılanmak üzere Aralık 1999’da toplam 21.000,00 TL EFT ile davacıya ödenmiştir. Ödenen tutar iddia edilen bakiyeyi aştığından davacının hesabında para kalmadığı sonucuna varılmıştır.

Yargıtay kararda neyi değiştirdi?

Yalnızca yargılama giderini değiştirmiştir. TMSF’nin 3.200,00 TL yatırdığı tahsilat makbuzuyla sabit olduğundan, hükümdeki “346,50 TL” ibaresi çıkarılarak yerine “3.200,00 TL” yazılmış ve karar düzeltilerek onanmıştır.

Karar, bankanın çalışanından dolayı sorumluluğu hakkında bir ilke koyuyor mu?

Hayır. Davacının alacağı ödemelerle karşılanmış sayıldığından, bankanın veya TMSF’nin çalışanın kayıt dışı işlemlerinden sorumluluğu bu kararda ayrıca tartışılmamıştır.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, diğer içtihatlar ise Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Olaya ilişkin anlatım, kararda aktarılan taraf iddiaları ile ilk derece mahkemesinin tespitlerine dayanır; davacının ve banka çalışanının kimliği kaynakta anonimdir. Karar metninde yer almayan bozma ilamı içeriği ve tutar farklarına ilişkin açıklamalar yorum niteliğindedir. Farklı olgulara sahip dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu