Zamanaşımlı Mevduatın TMSF Devri – Yargıtay 11. HD 2026/2599

Yurt dışında yaşayan bir müşteri 2009 yılında Türkiye’deki bir bankada euro ve İngiliz sterlini cinsinden iki vadeli hesap açar. Vade sonunda hesapların kendiliğinden yenileneceği söylenmiştir; yıllarca hesaplara dokunmaz. Bir gün bankaya başvurduğunda paranın “zamanaşımına uğradığı” gerekçesiyle Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) devredildiğini öğrenir. Banka, uyarı yazısını göndermiş ama yazı tebliğ edilemeden geri dönmüştür. Uyuşmazlığın düğümü, bankanın bu noktada durup duramayacağı ya da güncel adresi araştırmakla yükümlü olup olmadığıdır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 05.05.2026 tarihli ve E.2025/5537, K.2026/2599 sayılı kararıyla, mevduatı usulüne uygun bildirim yapmadan TMSF’ye devreden bankanın 7.750,99 euro ve 2.239,84 İngiliz sterlinini ödemesine ve icra inkâr tazminatına hükmeden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi kararını, davalı bankanın temyiz itirazlarını reddederek oy birliğiyle ve kesin olarak onamıştır.
💶 Unutulan iki döviz hesabı
Karar metninde aktarılan tespitlere göre davacı, uzun yıllardır yurt dışında yaşamaktadır. 27.03.2009 tarihinde davalı bankada birer ay vadeli bir euro hesabı ve bir İngiliz sterlini hesabı açmıştır. Davacıya göre hesap açılışında yurt dışındaki adresi bankaya bildirilmiş, hesapların vadeli olduğu için vade sonunda kendiliğinden yenileneceği ve herhangi bir işlem yapmasına gerek olmadığı söylenmiştir. Davacı, bu paralara uzun süre ihtiyaç duymadığı için hesaplarda işlem yapmamıştır.
Bankaya başvurduğunda hesaplarındaki 7.750,99 euro ve 2.239,84 İngiliz sterlininin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle TMSF’ye devredildiğini öğrenmiştir. Davacı, kendisine usulüne uygun bir bildirim yapılmadığını ve MERNİS adresinin araştırılmadığını ileri sürmüştür. Bankaya ihtarname gönderilmiş, sonuç alınamayınca icra takibi başlatılmış, banka takibe itiraz etmiş ve takip durmuştur. Dava, bu itirazın iptali ve yüzde yirmi icra inkâr tazminatı istemiyle İstanbul 10. Tüketici Mahkemesinde açılmıştır.
🏦 Bankanın iki savunması
Davalı banka iki eksende savunma yapmıştır:
- Husumet: Mevduat TMSF’ye devredildiğinden davanın bankaya değil, TMSF’ye yöneltilmesi gerekir.
- Zamanaşımı ve kanuni devir: En son talep, işlem veya yazılı talimat tarihinden başlayarak on yıl içinde aranmayan mevduat hesapları zamanaşımına tabidir; davacının mevduatı da bu nedenle 5411 sayılı Kanun’un 62. maddesi gereğince TMSF hesaplarına devredilmiştir ve banka üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmiştir.
Banka ayrıca davanın reddini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
📬 İlk derece mahkemesi: adres araştırılmadan devir olmaz
İlk derece mahkemesinin değerlendirmesi, dosyadaki iki belgenin karşılaştırılmasına dayanmaktadır:
- Müşteri bilgi formu: Davacının imzaladığı formda bir ev adresi beyan edilmiştir. Banka, zamanaşımı nedeniyle şubeye acilen başvurulmasını isteyen ihbar mektubunu bu adrese göndermiş, yazı tebliğ edilemeden iade edilmiştir.
- Tarihçeli yerleşim yeri raporu: Dava dilekçesine eklenen İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü raporuna göre davacının 16.03.2020 tarihli uyarı yazısı tarihindeki adresi yurt dışındaki bir adrestir.
Mahkeme, 5411 sayılı Kanun’un 62. maddesinin üçüncü fıkrasına dayanılarak 01.11.2006 tarihli Resmî Gazete’de “Mevduat ve Katılım Fonunun Kabulüne, Çekilmesine ve Zamanaşımına Uğrayan Mevduat, Katılım Fonu, Emanet ve Alacaklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik”in yayımlandığını, yönetmeliğin 8. maddesi bakımından 01.11.2012 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan düzenlemeye göre uyarı yazısının hesap sahiplerine gönderilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Sonuç cümlesi açıktır: Banka, uyarı yazısını banka kayıtlarındaki adrese tebliğe çıkarmış, tebliğ edilemeyince ilgili hükümlere aykırı davranarak gerekli araştırmayı yapmamış ve yazıyı güncel adrese göndermemiştir. Bu nedenle mevduat, usulüne uygun olmayacak şekilde TMSF’ye devredilmiştir. Mahkeme husumet itirazını reddetmiş, itirazın iptaline ve takibin devamına karar vermiştir. İcra inkâr tazminatı ise konunun yargılamayı gerektirmesi ve davanın mahiyeti nedeniyle reddedilmiştir.
⚖️ Bölge adliye mahkemesi: dövizli alacakta icra inkâr tazminatı
Karar taraf vekillerince istinaf edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, bankanın istinaf başvurusunu reddetmiş, davacının istinafını ise kabul etmiştir. Gerekçe, icra inkâr tazminatına ilişkindir:
- Takip konusu alacak likit, yani belirlenebilir niteliktedir; hesaplardaki tutarlar bellidir.
- Kabul edilen alacak üzerinden davacı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin şartları oluşmuştur.
- Takip yabancı para üzerinden açıldığından tazminat, asıl alacağın takip tarihindeki Türk lirası karşılığı üzerinden hesaplanmalıdır.
Bölge adliye mahkemesi ilk derece kararını kaldırarak yeniden hüküm kurmuş; husumet itirazını reddetmiş, itirazın iptaline ve takibin devamına, alacağın takip tarihindeki karşılığı olan 88.345,13 TL’nin yüzde yirmisi oranında 17.669,02 TL icra inkâr tazminatına hükmetmiştir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesinin ikinci fıkrasına göre itirazın iptali davasında borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu, alacaklının talebi üzerine hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminatla mahkûm edilir. Aynı maddenin son fıkrası, icra inkâr tazminatının tespitinde takip talebinin esas alınacağını öngörmektedir. Bölge adliye mahkemesinin dövizli alacakta takip tarihindeki Türk lirası karşılığını esas alması bu çerçevede okunabilir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi uyuşmazlığı, “zamanaşımına uğrayan mevduatın TMSF’ye devir usulüne uyulmaması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davası” olarak nitelendirmiştir. Daire, bölge adliye mahkemesinin esastan verdiği kararda uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırılık bulunmadığını belirterek kararı HMK m.370/1 uyarınca onamıştır.
📘 Bankacılık Kanunu m.62 ne söylüyor?
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun “Zamanaşımı” başlıklı 62. maddesi üç fıkradan oluşur:
- Bankalar nezdindeki mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklardan hak sahibinin en son talebi, işlemi veya herhangi bir yazılı talimatı tarihinden başlayarak on yıl içinde aranmayanlar zamanaşımına tabidir.
- Zamanaşımına uğrayan her türlü mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklar banka tarafından hak sahibine ulaşılamaması hâlinde, yapılacak ilânı müteakiben Fona gelir kaydedilir.
- Maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurulca belirlenir.
Kararın ağırlık merkezi ikinci fıkradaki “hak sahibine ulaşılamaması hâlinde” ifadesiyle örtüşmektedir. Kanun, on yıllık sürenin dolmasını tek başına yeterli görmemekte; Fona gelir kaydını hak sahibine ulaşılamamasına bağlamaktadır. Somut olayda mahkemeler, eski adrese gönderilip iade edilen tek bir yazıyı “ulaşılamama” için yeterli saymamış; güncel yerleşim yeri bilgisine ulaşmanın mümkün olduğu bir durumda bu araştırmanın yapılmamasını devri usulsüz kılan eksiklik olarak görmüştür.
Husumet bakımından da sonuç bu tespite bağlanmıştır. Banka, para Fona geçtiği için muhatabın TMSF olduğunu savunmuştur. Mahkemeler ise bankanın kendi yükümlülüğünü yerine getirmeden yaptığı devri, bankanın müşteriye karşı sorumluluğunu sona erdiren bir işlem olarak kabul etmemiştir. Dava, bu nedenle bankaya karşı sonuç doğurmuştur. Batık bankalardaki döviz mevduatının farklı bir boyutu için sitede yer alan batık bankada döviz mevduatının kuru kararına bakılabilir.
💱 Yabancı para alacağında faiz
Hem ilk derece mahkemesi hem bölge adliye mahkemesi, asıl alacağa takip tarihinden itibaren alacak tamamen ödenene dek, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un 4/a maddesi gereği Devlet bankalarının euro cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden faiz uygulanmasına karar vermiştir.
3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesine göre sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hâllerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır. Böylece alacak döviz olarak korunmuş, faiz de aynı para birimi esas alınarak belirlenmiştir. Hüküm fıkrasında faiz oranı euro mevduatı üzerinden tarif edilmiştir; sterlin alacağı için ayrı bir oranın belirtilip belirtilmediği karar metninden anlaşılmamaktadır.
❔ Sık sorulan sorular
On yıl işlem görmeyen hesap kendiliğinden TMSF’ye mi geçer?
Bankacılık Kanunu’nun 62. maddesine göre on yıl aranmayan mevduat zamanaşımına tabidir; ancak Fona gelir kaydı, hak sahibine ulaşılamaması ve yapılacak ilândan sonra söz konusu olur. Bu kararda bankanın hak sahibine ulaşmak için yeterli araştırmayı yapmadığı kabul edilmiştir.
Eski adrese gönderilen uyarı yazısı yeterli sayıldı mı?
Hayır. Yazı banka kayıtlarındaki adrese gönderilip tebliğ edilemeden dönmüştür. Mahkeme, bu durumda güncel adresin araştırılması gerektiğini, nüfus kayıtlarında davacının yurt dışındaki adresinin bulunduğunu ve bankanın bu araştırmayı yapmadığını tespit etmiştir.
Para TMSF’ye geçtiyse dava neden bankaya karşı sonuç verdi?
Mahkemeler, bankanın husumet itirazını reddetmiştir. Gerekçe, devrin usulüne uygun yapılmamasıdır: Bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeden yapılan devir, bankanın hesap sahibine karşı ödeme borcunu ortadan kaldıran bir işlem olarak görülmemiştir.
Dövizli takipte icra inkâr tazminatı nasıl hesaplandı?
Bölge adliye mahkemesi, tazminatı asıl alacağın takip tarihindeki Türk lirası karşılığı üzerinden belirlemiştir: 88.345,13 TL’nin yüzde yirmisi olan 17.669,02 TL. İlk derece mahkemesi bu talebi reddetmişti; istinafta alacağın likit olduğu kabul edilmiştir.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, diğer içtihatlar ise Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Olaylara ilişkin anlatım, karar metninde aktarılan dava ve cevap dilekçeleri ile ilk derece ve bölge adliye mahkemesi gerekçelerine dayanır; davacının, bankanın ve adreslerin kimliği kaynakta anonimdir. Yönetmelik hükümlerine ilişkin bilgiler karar metnindeki aktarımla sınırlıdır; kanun hükümlerine ilişkin açıklamalar yazıda bilgi amacıyla eklenmiştir. Bildirim ve adres durumu farklı olan dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



