Emsal KararlarSigorta Hukuku

Kısmi Davadan Sonra Bakiye Hasar – Hakem K. 2026/217588

Bir trafik kazasında hasar gören aracın sahibi, karşı tarafın trafik sigortacısına karşı Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurmuş, bilirkişi zararı 70.111,93 TL olarak hesaplamış, ancak talep ıslahla yalnızca 45.000 TL’ye çıkarılmıştı. Kalan 14.762,95 TL için ikinci bir başvuru yapıldığında sigorta şirketi, aynı kaza için önceden karar verildiğini ve ödeme yapıldığını belirterek kesin hüküm itirazında bulundu. Sigorta Tahkim Komisyonu uyuşmazlık hakemi, kısmi davada saklı tutulan bakiye için yeni başvurunun mümkün olduğunu kabul ederek talebi yerinde buldu.

Sigorta Tahkim Komisyonu, 14.04.2026 tarihli ve K-2026/217588 sayılı hakem kararıyla, önceki kısmi başvuruda hüküm altına alınmayan bakiye hasar bedelinin ayrı bir başvuruyla istenebileceğini belirtmiş; 14.762,95 TL tazminatın 17.03.2026 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte sigorta şirketinden tahsiline kesin olarak karar vermiştir. Karar, Komisyonun Hakem Karar Dergisinin 66. sayısında yayımlanmıştır.

Kısa özet: 27.08.2025 tarihli kazada, kusurlu aracın trafik sigortacısına karşı önceki uyuşmazlık dosyasında alınan bilirkişi raporu hasarı iskontolu ve KDV dâhil 70.111,93 TL olarak belirlemiştir. Sigortacının yaptığı 10.348,98 TL ödeme düşüldüğünde 59.762,95 TL bakiye kalmış, ancak talep ıslahla 45.000 TL’ye artırılmış ve bu tutar hüküm altına alınmıştır; sigortacının itirazı da reddedilmiştir. Araç sahibi kalan 14.762,95 TL için yeni başvuru yapınca sigortacı kesin hüküm savunmasında bulunmuştur. Hakem, HMK 109 ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin kısmi dava–ek dava içtihadına dayanarak talebi kabul etmiş, temerrüdü bakiye için yapılan başvurunun ardından başlatmıştır.

🚗 Aynı kaza, iki ayrı dosya

Hakem kararında aktarılan bilgilere göre, başvurana ait araç 27.08.2025 tarihinde, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) sigortası bulunan ve sürücüsü kusurlu olan başka bir araçla çarpışmıştır. Zararın karşılanması için Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan ilk başvuru, kararda açıkça kısmi dava olarak nitelendirilmiştir. İki dosyanın ilişkisi aşağıdaki gibidir:

KalemTutar / tarih
Bilirkişinin belirlediği hasar (iskontolu, KDV dâhil)70.111,93 TL
Sigortacının dava öncesi ödemesi10.348,98 TL
Mahsup sonrası bakiye59.762,95 TL
Islahla artırılıp hüküm altına alınan tutar (16.02.2026)45.000,00 TL, 30.10.2025’ten yasal faiz
Sigortacının itirazının reddi15.03.2026, itiraz hakem heyeti
Bakiye için sigortacıya başvuru04.03.2026
İkinci başvurunun konusu14.762,95 TL bakiye hasar

İkinci başvuruda araç sahibi, bakiye tutarın temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle tahsilini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin sigortacıya yükletilmesini talep etmiştir. Hakem, yargılamayı Sigortacılık Kanunu’nun 30/23. maddesi ve HMK hükümleri çerçevesinde dosya üzerinden yürütmüş, duruşmaya gerek görmemiştir.

🛡️ Sigorta şirketinin kesin hüküm savunması

Sigorta şirketi cevap dilekçesinde, aynı kaza nedeniyle daha önce dava açıldığını ve başvurana 26.03.2026 tarihinde asıl alacak ve ferileriyle birlikte toplam 107.370,66 TL ödeme yapıldığını belirterek başvurunun kesin hüküm nedeniyle reddini istemiştir. Terditli olarak şu savunmalara yer vermiştir:

  • Şirket ancak yasal faizden sorumlu tutulabilir; avans faizi uygulanamaz.
  • Talep kabul edilse bile vekâlet ücreti, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13. maddesi uyarınca Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirlenen ücretin beşte biri oranında olmalıdır.

Dikkat çeken nokta, sigortacının bakiye zararın varlığına veya hesabına yönelik ayrıntılı bir itirazda bulunmamasıdır. Uyuşmazlığın düğüm noktası, önceki dosyada verilen kararın bakiye talebi engelleyip engellemediğidir.

📎 Karar metni: Hakem kararı, Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Karar Dergisinin 66. sayısında yayımlanan hâliyle derlenmiştir; taraf ve plaka bilgileri kaynakta anonimleştirilmiştir.

📐 Hakemin kısmi dava değerlendirmesi

Hakem, önce kısmi davanın tanımını hatırlatmıştır: Davacının aynı hukuki ilişkiden doğan alacağının tamamını değil, belirli bir kısmını talep ederek açtığı dava kısmi davadır. Bunun için alacağın tümünün aynı hukuki ilişkiden doğmuş olması ve şimdilik bir kısmının dava edilmesi gerekir.

Ardından 6100 sayılı HMK’nın 109. maddesine dayanılmıştır. Hükme göre talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda yalnızca bir kısmı dava edilebilir ve dava açılırken kalan kısımdan açıkça feragat edilmedikçe kısmi dava açılması geri kalan kısımdan feragat anlamına gelmez. Hakem, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin iki kararına atıf yapmıştır:

  • E.2023/5213, K.2023/11085: Kısmi davada saklı tutulan alacak bölümü için, kısmi dava karara bağlanmadan önce de sonra da ayrı dava açılabilir.
  • E.2022/101, K.2023/8586: Kısmi davada ıslah ile ek dava açmak, davacıya aynı hak ve olanakları tanıyan seçimlik yollardır; kısmi ıslah, ek dava yoluyla elde edilebilecek haklara daha basit, daha az masrafla ve daha kısa sürede ulaşma imkânı veren bir alternatiftir.

Bu çerçevede hakem, önceki dosyada bilirkişi raporuyla belirlenen 59.762,95 TL bakiyenin yalnızca 45.000 TL’lik kısmının hüküm altına alındığını, somut başvuruda ise geri kalan 14.762,95 TL’nin istendiğini tespit ederek talebi kabul etmiştir.

Kararda kesin hüküm itirazı ayrı bir başlık altında tartışılmamış; ancak kısmi davada saklı tutulan kısım için ayrı dava açılabileceğine ilişkin değerlendirme ve talebin kabulü, itirazın sonuç olarak yerinde görülmediğini göstermektedir. Önceki dosyada hüküm altına alınan 45.000 TL ile ikinci dosyada istenen 14.762,95 TL birbirinden ayrı kısımlar olarak ele alınmıştır.

🧾 Gerçek zarar, iskonto ve KDV üzerine notlar

Hakem, trafik sigortacısının sorumluluğunun kapsamını açıklarken bazı genel ilkeleri de tekrarlamıştır:

  • KTK’nın 85. maddesi uyarınca işleten, aracın işletilmesi sırasında üçüncü kişilere verilen zarardan sorumludur; 91. madde bu sorumluluğun zorunlu sigortayla karşılanmasını öngörür ve zarar görenin sigortacıya doğrudan talep hakkı vardır.
  • Hasar bedelinin hesabında gerçek zarar ilkesi geçerlidir; aracın onarılmış olması ön koşul değildir.
  • Anayasa Mahkemesinin E.2019/40, K.2020/40 sayılı kararıyla KTK 90’daki genel şartlara yapılan atıfların iptal edildiği belirtilmiş, iskonto ve eşdeğer parça yöntemiyle hesaplamanın bu karar karşısında uygulanamayacağı ifade edilmiştir.
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin içtihadına atıfla, onarım faturası olsun ya da olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV’nin de ödenmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Bu noktada bir ayrıntıya dikkat çekmek gerekir: Hakem iskonto uygulanmaması gerektiğini genel ilke olarak belirtmekle birlikte, bakiye tutarı önceki dosyada alınan ve iskontolu hesap içeren bilirkişi raporu üzerinden belirlemiştir. Başvuru da bu tutarla sınırlı tutulduğu için hakem talebi aşan bir hesaplamaya gitmemiştir.

⏱️ Temerrüt, faiz ve vekâlet ücreti

Kararın uygulamada en çok dikkat çekecek kısımlarından biri temerrüt tarihidir. Önceki dosyada 45.000 TL için faiz 30.10.2025’ten başlatılmıştı. Bakiye için ise hakem, araç sahibinin önceki karar kesinleştikten sonra 04.03.2026’da sigortacıya başvurduğunu, sekiz iş günü sonunda 17.03.2026 itibarıyla temerrüdün gerçekleştiğini kabul etmiştir. Trafik sigortalı araç ticari olmadığından avans faizi yerine yasal faiz uygulanmıştır.

Yargılama gideri olarak 1.040 TL başvuru ücreti ve 75 TL tebligat ücreti, toplam 1.115 TL sigortacıya yüklenmiştir. Vekâlet ücreti konusunda hakem, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13. maddesine karşı açılan iptal davasının Danıştay 10. Dairesinin E.2016/422, K.2020/3413 sayılı kararıyla reddedildiğini ve bu kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun E.2021/786, K.2022/579 sayılı kararıyla onandığını hatırlatmıştır. Sigortacılık Kanunu’nun 30/17. maddesi, Yönetmelik ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca başvuran lehine 14.762,95 TL vekâlet ücretine hükmedilmiştir. Hakem, bakiye için önceden başvuru yapıldığı hâlde ödeme yapılmadığını da vekâlet ücretine hükmedilmesinin gerekçesi olarak belirtmiştir.

Uyuşmazlık tutarı Sigortacılık Kanunu’nun 30/12. maddesindeki sınırın altında kaldığından karar kesin olarak verilmiştir.

🆕 HMK 109’a eklenen yeni fıkra

Hakem kararının verilmesinden sonra, 16.07.2026 tarihli 7589 sayılı Kanun’un 20. maddesiyle HMK’nın 109. maddesine dördüncü fıkra eklenmiştir. Yeni fıkraya göre, alacağın yalnızca bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sonuna kadar artırılabilir ve zamanaşımı artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.

Bu düzenleme, kısmi davada talebin aynı dosya içinde artırılmasına ilişkindir. İncelenen kararda ise artırım önceki dosyada zaten yapılmış, geriye kalan kısım ayrı bir başvuruya konu edilmiştir. Hakem kararı, HMK 109/3’teki “açıkça feragat edilmedikçe kalan kısımdan feragat edilmiş sayılmaz” kuralı ile ek dava–ıslah seçimliliğine dayandığı için yeni fıkradan bağımsız bir değerlendirme içermektedir. Trafik sigortasında hasar hesabına ilişkin başka bir hakem kararı için trafik sigortasında reel değer kaybı yazısına bakılabilir.

💬 Sorular ve cevaplar

Aynı kaza için ikinci başvuru neden kesin hüküm engeline takılmadı?

Hakem, ilk başvurunun kısmi dava niteliğinde olduğunu, bilirkişi raporuyla belirlenen bakiyenin yalnızca 45.000 TL’lik kısmının hüküm altına alındığını tespit etmiştir. HMK 109/3 ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesi içtihadına göre saklı tutulan kısım için ayrı dava açılabileceğinden, kalan 14.762,95 TL’lik talep kabul edilmiştir.

Bakiye tutar için faiz hangi tarihten başlatıldı?

Faiz, önceki dosyadaki tarihten değil, bakiye için sigortacıya 04.03.2026’da yapılan başvurudan sekiz iş günü sonrasına denk gelen 17.03.2026 tarihinden başlatılmıştır. Araç ticari olmadığından yasal faiz uygulanmıştır.

Kararda iskontolu hesap neden esas alındı?

Hakem iskonto ve eşdeğer parça yönteminin AYM’nin 2020/40 sayılı kararı karşısında uygulanamayacağını genel ilke olarak belirtmiştir. Ancak bakiye, önceki dosyadaki iskontolu bilirkişi raporuna göre hesaplanmış ve başvuru bu tutarla sınırlı tutulmuştur; hakem talep edilen miktarı esas almıştır.

Bu karara karşı itiraz yolu açık mıydı?

Hayır. Uyuşmazlık tutarı Sigortacılık Kanunu’nun 30/12. maddesinde öngörülen sınırın altında kaldığı için hakem kararı kesin olarak verilmiştir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim sayfasında ulaşım bilgileri, Emsal Kararlar arşivinde ise serinin diğer yazıları yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Karar Dergisinde yayımlanan bir uyuşmazlık hakemi kararından derlenmiştir. Hakem kararları yalnızca ilgili uyuşmazlığın taraflarını bağlar ve Yargıtay içtihadı niteliği taşımaz. Değerlendirme, önceki dosyada kısmi talep olarak ileri sürülen trafik sigortası hasar alacağının bakiyesine ilişkin olup feragat beyanı, ıslah, ödeme tarihleri ve bilirkişi hesabı farklı olan dosyalarda sonuç değişebilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu