Okuyucularımızın sorularını Av. Veli Savun yanıtlıyorSorularınızı Av. Veli Savun yanıtlıyorSoru sorun →
Emsal KararlarForex Hukuku

Aracı Kurum Çalışanına Elden Para – Yargıtay 11. HD 2022/820

Yatırımcı, aracı kurumda hesap açtırır ve birikimini değerlendirmesi için parayı, kendisiyle ilgilenen kurum çalışanına elden teslim eder. Aylar sonra hesabını sorduğunda iki haberle karşılaşır: Hesapta para yoktur ve o çalışan işten ayrılmıştır. Kurum ise bu paranın kendisine hiç ulaşmadığını, kayıtlarında görünmediğini ve yatırımcının iddia ettiği tutarı yazılı delille ispat edemediğini savunur. Bu tür dosyalarda tartışma iki soruda düğümlenir: Kayıt dışı kalan para için aracı kurum sorumlu mudur, ve verilen paranın miktarı hangi delillerle ortaya konulabilir?

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 07.02.2022 tarihli ve E.2020/7682, K.2022/820 sayılı kararıyla, aracı kurum çalışanının müşteriden aldığı parayı hesaba aktarmamasından aracı kurumun sorumlu olduğuna hükmeden Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi kararını oy birliğiyle onamıştır. Mahkeme, bozma kararına uyarak verdiği bu hükümde zararın varlığını ve kısmi dava tutarını aşan miktarını, çalışanın ceza yargılamasındaki ikrar niteliğindeki beyanlarına dayandırmıştır.

Kısa özet: Davacı yatırımcı, davalı aracı kurumda hesap açtırdığını, yatırım araçlarında değerlendirilmek üzere kurum çalışanına toplam 233.000 TL (eski parayla 233 milyar TL) verdiğini, ancak bu paranın hesabına geçmediğini ileri sürerek şimdilik 20.000 TL için kısmi dava açmıştır. Aracı kurum, paranın verildiğinin yazılı delille ispat edilmediğini savunmuştur. Mahkeme; çalışanın 2003 yılının Haziran-Temmuz aylarında davacıdan aldığı paraları kurum kayıtlarına geçirmediğini, başka bir müşterinin hesabını havuz hesap gibi kullanarak işlem yaptığını ceza dosyasındaki beyanlarından tespit etmiş, davacının sunduğu kaşesiz ve imzasız portföy belgesini sahte bularak delil dışı bırakmış, buna rağmen zararın 20.000 TL’nin üzerinde olduğunu sabit görerek davayı kabul etmiştir. Yargıtay hükmü onamıştır.

💼 Elden teslim edilen yatırım parası

Dava dilekçesine göre davacı, davalı aracı kurum bünyesinde bir yatırım hesabı açtırmıştır. Hesaptaki varlıkların yatırım araçlarının alım satımında değerlendirilmesi amacıyla davacı, davalı şirketin çalışanına farklı tarihlerde elden toplam 233.000 TL teslim ettiğini ileri sürmüştür. Olayların geçtiği 2003 yılında henüz yeni Türk lirasına geçilmediğinden, bu tutar karar metninde “233 milyar TL” olarak da anılmaktadır.

Davacı bir süre sonra hesabını kontrol etmek için kuruma gittiğinde hesabında para bulunmadığını ve parayı teslim ettiği çalışanın işten ayrıldığını öğrenmiştir. Bunun üzerine aracı kurumun, çalışanının eylemlerinden adam çalıştıran sıfatıyla kusursuz sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000 TL‘nin tahsilini talep etmiştir.

Kararın ilk cümlesinden anlaşıldığı üzere dosya daha önce Yargıtay’a gelmiş ve bozulmuştur; incelenen hüküm, Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin bozmaya uyarak verdiği 23.09.2020 tarihli, 2019/121 E. – 2020/704 K. sayılı kararıdır. İlk bozma kararının içeriği bu metinde yer almamaktadır.

🛡️ Aracı kurumun savunması: yazılı delil yok

Davalı aracı kurum, davacının farklı tarihlerde elden 233.000 TL verdiğini iddia ettiğini ancak bu miktarda parayı verdiğini yazılı delillerle ispatlayamadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Savunmanın odağı, paranın kurum kasasına veya müşteri hesabına girdiğine dair hiçbir kaydın bulunmamasıdır.

Bu savunma, aracı kurum uyuşmazlıklarında sık rastlanan bir çizgiyi temsil eder: Kurum, kendi kayıtlarına yansımayan bir para hareketinden sorumlu tutulamayacağını, çalışanın kişisel ilişkisi içinde yapılan teslimin kurumu bağlamayacağını ileri sürer.

🏛️ Ticaret mahkemesinin tespitleri

Mahkeme bozmaya uyarak yaptığı yargılamada, hukuk dosyasının yanı sıra çalışan hakkında yürütülen ceza yargılamasının delillerini de değerlendirmiştir. Karar metninde sıralanan tespitler şunlardır:

  • Çalışan, ceza yargılaması sürecindeki beyanlarında, 23.06.2003 ile Temmuz 2003 arasında davacıdan aldığı paraları kurum kayıtlarına geçirmediğini kabul etmiştir.
  • Çalışan, başka bir müşterinin hesabını havuz hesabı olarak kullanmış, işlemleri bu hesap üzerinden yapmış ve davacıyı bu şekilde zarara uğratmıştır.
  • Ceza dosyasındaki delillerden, davacı ile çalışanın irade birliği içinde hareket etmedikleri sabit görülmüştür.
  • Bilirkişi raporları, aracı kurumun gönderdiği hesap ekstresi ve kurum müfettişinin raporuna göre davacının hesabı son olarak eksi bakiye göstermiş, hiçbir dönemde 233 milyar TL seviyesine çıkmamıştır.
  • Davacının sunduğu, aracı kurumun kaşe ve imzasını taşımayan 30.07.2003 tarihli müşteri portföy belgesi sahte olduğundan delil vasfı taşımamaktadır.

Mahkeme, uyuşmazlığın davacının hesaba yatırılmak üzere çalışana verdiği paranın miktarı üzerinde toplandığını belirlemiştir. Paranın aracı kurum kayıtlarına işlenmemiş olması sorumluluğu ortadan kaldırmamış; mahkemeye göre çalışanın müşteriden aldığı parayı müşteri hesabına aktarmaması, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 100. maddesi anlamında ağır kusur, 55. maddesi anlamında da haksız fiil oluşturmaktadır. Aracı kurum, bu zarardan yarışan sorumluluk ilkesi uyarınca sorumlu tutulmuştur.

Miktar yönünden mahkeme, çalışanın ikrar niteliğindeki beyanlarının kesin bir rakam içermediğini kabul etmekle birlikte, davacıya verilen zararın dava edilen 20.000 TL’nin üzerinde olduğunun sabit olduğunu belirtmiştir. Sonuçta davanın kabulüne, 20.000,00 TL’nin 30.07.2003 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

⚖️ Yargıtay: delil takdirinde isabetsizlik yok

Kararı davalı aracı kurum temyiz etmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi kısa gerekçesinde iki noktaya dayanmıştır: Mahkemenin uyulan bozma kararı doğrultusunda hüküm kurmuş olması ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmaması. Bu nedenle davalının bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiş, hüküm onanmış ve bakiye 1.024,65 TL temyiz ilam harcının davalıdan alınmasına 07.02.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.

📎 Kararın tam metni: Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 07.02.2022 tarihli, E.2020/7682, K.2022/820 sayılı onama kararı PDF olarak buradan okunabilir.

🔗 Sorumluluğun hukuki temeli

Kararın en dikkat çekici yönü, sorumluluğu tek bir temele dayandırmak yerine sözleşme ve haksız fiil sorumluluğunu birlikte değerlendirmesidir:

  • Sözleşme ilişkisi: Davacı, aracı kurumun müşterisidir ve hesap açılışıyla taraflar arasında bir sözleşme ilişkisi kurulmuştur. Çalışanın müşteriden parayı alıp hesaba geçirmemesi, bu ilişkinin ifasında yardımcı kişinin ağır kusuru olarak görülmüştür. Bugünkü karşılığı, borçlunun yardımcı kişilerin fiillerinden sorumluluğunu düzenleyen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 116. maddesidir.
  • Haksız fiil: Aynı eylem, mülga Borçlar Kanunu’nun 55. maddesi kapsamında adam çalıştıranın sorumluluğunu da doğurmuştur. Bugün bu hüküm, TBK m.66’da yer almaktadır; adam çalıştıran, çalışanın kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür.
  • Yarışan sorumluluk: Aynı olaydan hem sözleşmeye aykırılık hem haksız fiil sorumluluğu doğduğunda zarar gören, iki temele birlikte dayanabilir. Mahkeme aracı kurumu bu ilke uyarınca sorumlu tutmuştur.

Bu yaklaşımda belirleyici olan, paranın kurum kayıtlarına girip girmediği değil, çalışanın parayı kurum adına ve görevi sırasında alıp almadığıdır. Kayıt dışı kalma, çalışanın kusurunun kendisidir; kurumun bu kusuru ileri sürerek sorumluluktan kurtulması kabul görmemiştir. Davacı ile çalışanın irade birliği içinde olmadığının anlaşılması da bu sonuçta önemli rol oynamıştır.

Benzer bir sorumluluk zemininin banka çalışanları açısından görünümü için banka çalışanının getiri vaadi ve şube müdürüne elden verilen döviz kararlarına; aracı kurum çalışanının eylemi nedeniyle kaybolan paylar için kaybolan hisselerin aynen iadesi kararına bakılabilir.

🔎 İspat: ikrar, ekstre ve sahte belge

Dosyanın ispat tablosu, kararı yalnız sorumluluk bakımından değil delil değerlendirmesi bakımından da öğretici kılmaktadır. Elde birbirine ters yönde işaret eden deliller vardır:

Davacı aleyhine görünen deliller: Hesap ekstresi ve müfettiş raporu hesabın hiçbir zaman iddia edilen seviyeye çıkmadığını göstermektedir. Davacının sunduğu portföy belgesi kaşesiz ve imzasızdır ve sahte bulunmuştur. Davacı, 233.000 TL’yi verdiğini doğrudan gösteren bir makbuz ya da dekont da sunamamıştır.

Davacı lehine görünen deliller: Çalışan, ceza yargılamasında davacıdan para aldığını ve bunu kayıtlara geçirmediğini kabul etmiştir. Başka bir müşterinin hesabını havuz hesap olarak kullandığı da anlaşılmıştır.

Mahkeme bu tabloyu şöyle çözmüştür: Ekstrenin para göstermemesi, paranın verilmediğini değil, hesaba aktarılmadığını kanıtlamaktadır; zaten iddia da budur. Sahte portföy belgesi delil dışı bırakılmış, ancak bu durum davacının bütün iddiasını çürütmemiştir. Çalışanın ikrar niteliğindeki beyanları kesin bir rakam içermese de zararın dava edilen kısmi tutarı aştığını göstermeye yeterli görülmüştür. Dava 20.000 TL üzerinden kısmi dava olarak açıldığı için, mahkemenin bütün tutarı kuruşu kuruşuna belirlemesi gerekmemiş; dava edilen miktarın altında kalınmadığının sabit olması yeterli sayılmıştır.

🆕 Bugünkü mevzuat açısından notlar

Olay 2003 yılında gerçekleşmiş, karar mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümlerine göre verilmiştir. 01.07.2012’den bu yana yürürlükte olan TBK’da adam çalıştıranın sorumluluğu 66. maddede, yardımcı kişilerin fiillerinden sorumluluk 116. maddede düzenlenmektedir. TBK m.66, işletme bünyesinde adam çalıştıranın ancak işletmenin çalışma düzeninin zararın doğmasını önlemeye elverişli olduğunu ispat etmesi hâlinde sorumluluktan kurtulabileceğini öngörür. TBK m.116/3 ise kanunla veya yetkili makamların izniyle yürütülebilen mesleki hizmetlerde, borçlunun yardımcı kişilerin fiillerinden sorumlu olmayacağına ilişkin anlaşmanın kesin olarak hükümsüz olduğunu belirtir. Aracılık faaliyeti Sermaye Piyasası Kurulunun izniyle yürütüldüğünden, bu hüküm aracı kurum sözleşmelerindeki sorumsuzluk kayıtları bakımından da önem taşır.

Elden para teslimi günümüzde sermaye piyasası mevzuatının kayıt ve ayrı tutma kurallarıyla sınırlanmış olsa da, onanan yaklaşım kayıt dışı kalan bir teslimde sorumluluğun nasıl kurulabileceğini göstermesi bakımından güncelliğini korumaktadır.

❓ Sık sorulan sorular

Para kurum kayıtlarına geçmediyse aracı kurum yine de sorumlu olur mu?

Bu kararda olmuştur. Mahkeme, paranın kayıtlara işlenmemesini çalışanın ağır kusuru ve haksız fiili olarak nitelendirmiş; aracı kurumu, çalışanının müşteriden aldığı parayı hesaba aktarmamasından doğan zarardan yarışan sorumluluk ilkesiyle sorumlu tutmuştur. Yargıtay bu değerlendirmeyi onamıştır.

Sahte bulunan bir belge bütün davayı düşürür mü?

Bu dosyada düşürmemiştir. Davacının sunduğu kaşesiz ve imzasız portföy belgesi sahte olduğu için delil dışı bırakılmış, ancak zarar çalışanın ceza yargılamasındaki ikrar niteliğindeki beyanlarıyla ispatlanmıştır. Sonuç, diğer delillerin gücüne göre başka bir dosyada farklı olabilir.

Ceza dosyasındaki beyanlar hukuk davasında kullanılabilir mi?

Bu kararda mahkeme, aracı kurum çalışanının ceza yargılaması sürecindeki beyanlarını ve ceza dosyasındaki diğer delilleri hukuk davasında değerlendirmiş, beyanları ikrar mahiyetinde kabul etmiştir. Yargıtay, delillerin takdirinde isabetsizlik görmemiştir.

Hesap ekstresi para göstermiyorsa zarar ispatlanamaz mı?

Bu olayda ekstre ve müfettiş raporu hesabın hiçbir zaman iddia edilen seviyeye çıkmadığını göstermiştir. Ancak iddia zaten paranın hesaba aktarılmadığı yönünde olduğundan, ekstre davacının aleyhine sonuç doğurmamış; zarar başka delillerle, dava edilen 20.000 TL’yi aştığı ölçüde sabit görülmüştür.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında yer almaktadır; aracı kurum ve yatırım hesabı uyuşmazlıklarına ilişkin diğer kararlar Emsal Kararlar sayfasından izlenebilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan onama kararından derlenmiştir. Karar, 2003 yılında gerçekleşen olaylara ve mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümlerine dayanır; Yargıtay incelemesi bozmaya uyma ve delil takdiri ile sınırlı kalmıştır. Benzer görünen bir uyuşmazlıkta sonuç; paranın kime ve hangi sıfatla teslim edildiğine, yatırımcının bilgisine, ceza dosyasının içeriğine, hesap kayıtlarına ve dava türüne göre farklılaşabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

Avukat Veli Savun

İstanbul Barosu'na kayıtlı avukat (sicil no 75235) ve arabulucu (sicil no 50392). Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2013 mezunu. Savun Hukuk & Danışmanlık'ın kurucu avukatı. Çalışma alanları: forex ve kripto para dolandırıcılığından doğan ceza ve alacak davaları, bilişim, icra ve aile hukuku.

İlgili Makaleler

Av. Veli Savun

Soru & Cevap · İstanbul Barosu 75235

Bu konuda sorunuz mu var?

Sorunuzu yazın, Av. Veli Savun bu sayfada yanıtlasın. Adınızı yazmanız gerekmez.

Örnek sorular — birine dokunun, kendi durumunuza göre düzenleyin:

Kişisel verileriniz hakkında

Savun Hukuk & Danışmanlık, soru ve yorumunuzu sitede yayımlamak ve yanıtlamak; "beni arasın" seçeneğini işaretlerseniz telefon numaranızı yalnız sizi aramak için işler (6698 s. KVKK m.5/2-c ve f). Rumuzunuz ve metniniz yayımlanır; telefonunuz, IP adresiniz ve metnin temizlenmeden önceki hali yayımlanmaz. Telefon kaydı talebiniz sonuçlandıktan sonra en geç 12 ay içinde silinir. Haklarınız (m.11) için büromuza başvurabilirsiniz.

Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir; avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz ve somut dosyanız için hukuki görüş yerine geçmez. Tüm soru ve cevaplar →

Başa dön tuşu
🌐 English — international victims of online investment fraud