Emsal KararlarForex Hukukuİcra Hukuku

Ertelenen Bonoda İhtiyati Haciz – İst. BAM 14. HD 2026/1127

Yatırım fonlarının portföyünde yalnız paylar ve devlet tahvilleri değil, şirketlerin ihraç ettiği finansman bonoları da bulunur. İhraççı vadesinde ödeme yapamadığında fonun değeri düşer ve bedeli fon yatırımcıları öder. Bu noktada iki yol kesişir: Fonu yöneten portföy yönetim şirketi alacağı güvenceye almak için ihtiyati haciz ister; ihraççı ise bono sahiplerini bir araya getirerek vadeyi erteletir. Sermaye Piyasası Kanunu, borçlanma aracı sahipleri kurulunun (BASK) temerrüt sonrası aldığı değişiklik kararına güçlü bir sonuç bağlamıştır. Peki ertelenen vade de geçtiğinde ve yine ödeme yapılmadığında bu koruma devam eder mi?

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 11.06.2026 tarihli ve E.2026/991, K.2026/1127 sayılı kararıyla, ihtiyati hacze itirazın reddine ilişkin ek karara karşı borçlunun istinaf başvurusunu HMK 353/1-b-1 ve İİK 265/son uyarınca esastan reddetmiştir. Karar oybirliğiyle ve kesin olarak verilmiştir.

Kısa özet: Bir portföy yönetim şirketinin yönettiği fonun varlıkları arasında, 10.01.2025’te ihraç edilen ve 09.01.2026 vadeli finansman bonosu bulunmaktadır. İhraççı vadede 4.000.000,00 TL anapara itfası ile 463.728,00 TL kupon ödemesini, toplam 4.463.728,00 TL’yi ödeyememiştir. Asliye ticaret mahkemesi 19.01.2026’da teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı vermiştir. İhraççı, 30.01.2026 tarihli BASK kararıyla ödemenin 09.04.2026’ya ertelendiğini ileri sürerek itiraz etmiş; ancak yeni vadede de ödeme yapmamıştır. Mahkeme itirazı reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi de SPKn 31/A’nın ihtiyati haciz verilmesini yasaklamadığını ve somut olayda uygulama alanı bulmadığını belirterek istinafı reddetmiştir.

💼 Fon portföyündeki bono ve temerrüt

Karar metnine göre ihtiyati haciz talep eden, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun (SPKn) 35. maddesine göre kurulmuş bir portföy yönetim şirketidir ve fon yatırımcılarının haklarını koruma konusunda temsil yetkisine dayanarak hareket etmiştir. Borçlu şirket 10.01.2025 tarihinde, 09.01.2026 vade tarihli, anapara itfa ödemeli ve taksitli kupon ödemeli bir finansman bonosu ihraç etmiş; bu bononun bir kısmı talep edenin yönettiği fonun varlıkları arasına girmiştir.

Talep edenin anlatımına göre:

  • Bono 09.01.2026 tarihinde muaccel olmasına rağmen fon payına düşen 4.000.000,00 TL anapara itfası ve 463.728,00 TL tutarındaki 4. kupon ödemesi, toplam 4.463.728,00 TL ödenmemiştir.
  • Borçlu şirket, aynı gün kamuya yaptığı açıklamayla ödeme yapamadığını kabul etmiştir.
  • Ödeme yapılmaması nedeniyle fon eksiye düşmüş, 4.000.000 nominal tutar için karşılık ayrılmak zorunda kalınmış ve fon yatırımcıları zarara uğramıştır.
  • Finansman bonosu kambiyo vasfı taşıyan borç doğurucu bir belgedir; alacak teminatsızdır ve borçlunun ödeme gücüne ilişkin ciddi şüpheler bulunmaktadır.

İhtiyati haciz talebi 12.01.2026’da yapılmış, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 19.01.2026 tarihli kararla talebi teminat karşılığında kabul etmiştir.

🗂️ Borçlunun itirazı: “Vade ertelendi”

Borçlu, İİK 265 uyarınca ihtiyati hacze itiraz etmiş ve temel olarak borcun vadesinin BASK kararıyla ertelendiğini, vadesi gelmemiş bir borç için ihtiyati haciz verilemeyeceğini savunmuştur. Dosyadaki 30.01.2026 tarihli karara göre, bononun itfası ve kupon ödemesinin 3 ay ertelenerek 09.04.2026’da yapılması teklifi, elektronik ve fiziki ortamda açılan oylamada oy birliğiyle kabul edilmiştir.

İlk derece mahkemesi 13.04.2026 tarihli ek kararla itirazı reddetmiştir. Gerekçeye göre borçlu, 09.04.2026 tarihinde de ödeme yapamayacağını kamuya bildirmiş; böylece yeni bir vade belirlenmesi durumu ortadan kalkmıştır. Diğer itiraz sebepleri de İİK 265 kapsamında görülmemiştir.

Borçlu istinaf dilekçesinde itirazlarını şöyle genişletmiştir:

  • BASK kararı ihtiyati haciz kararından sonra alınmış olsa da SPK’nın borçlanma aracı sahipleri kuruluna ilişkin Tebliği’nin 9. maddesinde, kararın vadeden veya hacizden önce ya da sonra alınması gerektiğine dair bir sınırlama bulunmamaktadır.
  • Yapılandırma kararı alındığı andan itibaren borçlu aleyhine yürütülen tüm takipler ve ihtiyati hacizler durmalıdır; muacceliyet şartı ortadan kalkmıştır.
  • Mal kaçırma şartı oluşmamıştır.
  • Usulüne uygun çağrıya rağmen toplantıya katılmayan ve diğer bono sahiplerinin çoğunlukla kabul ettiği yapılandırmaya uymayarak tek başına ihtiyati hacze giden alacaklı, alacaklılar arasındaki eşitlik ilkesini zedelemektedir.

⚖️ Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi

Daire önce incelemenin sınırını çizmiştir: İstinaf incelemesi HMK 355 uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzeniyle sınırlıdır. İİK 265 ise ihtiyati hacze itiraz sebeplerini sınırlı olarak sayar; borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata itiraz edebilir. Daire’ye göre borçlunun itirazları borcun varlığına değil, BASK kararıyla borcun vadelendirildiğine ilişkindir.

Bu itirazı değerlendirirken Daire SPKn 31/A maddesine dayanmış ve şu tespitleri yapmıştır:

  • İhtiyati haciz geçici bir koruma tedbiridir; borcun varlığının kesin ispatı gerekmez, İİK 258 uyarınca alacağın varlığına kanaat verecek delillerin sunulması yeterlidir.
  • İhraççı şirketin vadesi gelen ödemeleri yapamayacağına ilişkin kamuya açıklaması bulunmaktadır.
  • Kanun, borçlanma aracının hüküm ve şartlarının değiştirilmesine ilişkin karar alınması hâlinde ihtiyati haciz kararı verilmesini yasaklamamıştır; böyle bir karar üzerine ihtiyati haciz kararının uygulanamayacağını düzenlemiştir.
  • Somut olayda erteleme kararı alınmış olsa da borçlu 06.04.2026 tarihli açıklamasıyla yeni vade olan 09.04.2026’da da ödeme yapamayacağını açıklamış ve bu tarihte ödeme yapılmamıştır. Bu nedenle erteleme kararı uygulama alanı bulmamaktadır.
  • Yeni bir vade belirlendiğine ilişkin belge sunulmamıştır; muaccel alacağın varlığı konusunda kanaat verici deliller mevcuttur.

Bu gerekçelerle İİK 265 koşullarını taşımayan itirazın reddinde hukuka aykırılık görülmemiş ve borçlunun istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Karar, HMK 362/1-f ve İİK 265/son uyarınca kesindir.

📎 Kararın tam metni: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin E.2026/991, K.2026/1127 sayılı ve 11.06.2026 tarihli kararının resmî metnine PDF olarak buradan ulaşabilirsiniz.

🔑 “Verilmez” değil “uygulanmaz”

Kararın en öğretici yönü, SPKn 31/A’nın beşinci fıkrasının lafzına yaptığı vurgudur. Hükme göre temerrütten sonra borçlanma aracının hüküm ve şartları değiştirilirse, temerrüt nedeniyle başlatılmış takipler değişikliğin kabul edildiği tarih itibarıyla durur, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları uygulanmaz, takip muamelesiyle kesilebilen zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlemez. Borçlanma aracından doğan tüm borçlar ifa edildikten sonra duran takipler düşer.

Daire bu düzenlemeyi bir “karar verme yasağı” olarak değil, bir “uygulama engeli” olarak okumuştur. Bu ayrımın iki sonucu vardır:

  • İhtiyati haciz kararı ayakta kalabilir: Geçerli bir BASK kararı, ihtiyati haciz kararını kendiliğinden hükümsüz kılmaz; yalnızca kararın uygulanmasına engel olur. Bu nedenle borçlunun “karar kaldırılmalı” yönündeki talebi İİK 265 çerçevesinde karşılık bulmamıştır.
  • Engel, yapılandırmanın işlemesine bağlıdır: Ertelenen vadede de ödeme yapılmayıp bu durum borçlu tarafından açıklandığında, Daire’ye göre erteleme kararının uygulama alanı kalmamıştır. Yapılandırma, alacaklıyı süresiz biçimde bekletmenin aracı olarak görülmemiştir.

Borçlunun alacaklılar arasındaki eşitlik ve toplantıya katılmama yönündeki itirazlarına kararda ayrıca yer verilmemiştir. Nitelikli çoğunlukla alınan BASK kararlarının olumlu oy vermeyenler için de hüküm ifade ettiği SPKn 31/A/3’te düzenlenmiş olsa da Daire, somut olayda erteleme kararının artık işlemediğini belirleyerek bu tartışmaya girmeden sonuca ulaşmıştır.

📈 Fon yatırımcısı bakımından anlamı

Karar doğrudan bir yatırımcı davası değildir; ancak sonuçları fon katılma payı sahiplerini ilgilendirir. Fonun portföyündeki borçlanma aracı temerrüde düştüğünde alacağın takibi fonu yöneten portföy yönetim şirketi eliyle yürütülür. Bu dosyada talep eden, ödenmeyen bono nedeniyle fonun eksiye düştüğünü ve karşılık ayrıldığını ileri sürmüş, ihtiyati haciz kararı ile alacağı güvenceye alma yoluna gitmiştir.

Kararın satır aralarından çıkan gözlemler şunlardır:

  • Finansman bonosu, kararda kambiyo vasfı bulunan borç doğurucu belge olarak nitelendirilen bir sermaye piyasası aracıdır ve vadesinde ödenmemesi ihtiyati haciz için yeterli kanaat verici delil oluşturabilir.
  • İhraççının kamuya yaptığı ödeme yapamama açıklamaları, hem muacceliyet hem de ertelemenin işlemediği yönündeki değerlendirmede belirleyici delil olarak kullanılmıştır.
  • BASK kararının ihtiyati hacizden sonra alınmış olması tek başına tartışılmamış; sonucu belirleyen, ertelenen vadede de ödemenin yapılmamasıdır.

Borçlanma aracı ödenmeyince aracı kurumun sorumluluğu meselesi için itfa edilmeyen bono ve aracı kurum sorumluluğu yazısına, yatırım hesabına yönelik geçici hukuki koruma örneği için ise MASAK blokesi ve ihtiyati haciz yazısına bakılabilir.

📘 SPKn 31/A hükmü

Borçlanma aracı sahipleri kurulu, SPKn’ye 20.02.2020 tarihli ve 7222 sayılı Kanun’un 28. maddesiyle eklenen 31/A maddesinde düzenlenmiştir. Resmî mevzuat metnine göre maddenin ana hatları şöyledir:

  • İhraççının tedavüldeki borçlanma araçlarının sahipleri BASK’ı oluşturur; her tertip için ayrı kurul oluşturulabilir.
  • Toplantıya çağrı ve karar alma esaslarının izahname ve/veya ihraç belgesinde belirlenmesi zorunludur.
  • Daha ağır nisap öngörülmedikçe karar için ilgili nominal tutarın asgari yarısını temsil eden sahiplerin olumlu oyu şarttır; Kurulca öngörülen nitelikli çoğunlukla alınan kararlar olumlu oy vermeyenler için de hüküm ifade eder.
  • Temerrütten sonra hüküm ve şartların değiştirilmesi hâlinde takipler durur, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları uygulanmaz.
  • Usul ve esasları belirleme yetkisi Sermaye Piyasası Kurulu’na aittir.

🤔 Soru ve cevaplar

BASK erteleme kararı alındıktan sonra ihtiyati haciz kararı kaldırılır mı?

Bu kararda kaldırılmamıştır. Daire, SPKn 31/A’nın ihtiyati haciz kararı verilmesini yasaklamadığını, geçerli bir BASK kararının yalnızca kararın uygulanmasına engel olduğunu belirtmiştir. Ertelenen vadede de ödeme yapılmadığı için erteleme kararının uygulama alanı bulmadığı kabul edilmiştir.

Finansman bonosu ödenmeyince fon adına kim takip yapar?

Bu dosyada ihtiyati haciz talebi, fonu yöneten portföy yönetim şirketi tarafından, fon yatırımcılarının haklarını koruma konusundaki temsil yetkisine dayanılarak yapılmıştır. Mahkeme talebi teminat karşılığında kabul etmiştir.

İhtiyati hacze itirazda borçlu hangi konuları ileri sürebilir?

İİK 265’e göre borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata itiraz edebilir. Daire, bu sınırlı sebepler çerçevesinde değerlendirme yapmış ve ihtiyati haciz için alacağın varlığına kanaat verecek delillerin yeterli olduğunu hatırlatmıştır.

Bu karara karşı temyiz yolu açık mı?

Karar metninde HMK 362/1-f ve İİK 265/son maddeleri gereğince kararın kesin olduğu belirtilmiştir. Karar oybirliğiyle verilmiştir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgilerine iletişim sayfasından, diğer içtihat değerlendirmelerine Emsal Kararlar arşivinden ulaşılabilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin Bedesten (mevzuat.adalet.gov.tr) üzerinden yayımlanan kesin istinaf kararından derlenmiştir. Taraflar, fon ve borçlanma aracının adı kaynakta anonimdir. Karar, ihtiyati hacze itiraz kapsamında verilmiş geçici hukuki korumaya ilişkindir ve alacağın esası hakkında kesin bir tespit içermez. Mevzuata ilişkin açıklamalar resmî mevzuat metninden bilgi amacıyla eklenmiştir. Farklı olgulara sahip dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
🌐 English — international victims of online investment fraud