Emsal KararlarSigorta Hukuku

İMM Klozunda Yolcuya Manevi Tazminat – Hakem K. 2025/454886

Zorunlu trafik sigortası manevi tazminatı karşılamaz; bu nedenle trafik kazasında yaralanan bir yolcunun manevi zararı çoğu zaman yalnızca sürücü ve işletenden istenebilecek bir kalem olarak görülür. Oysa birçok genişletilmiş poliçede yer alan ihtiyari mali mesuliyet (İMM) teminatı, ayrı bir “manevi tazminat” klozu içerebilir. Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde görülen bu dosyada, başka bir araçta yolcu olarak bulunan ve kazada yaralanan kişi, karşı aracın İMM sigortacısından 300.000 TL manevi tazminat istemiştir. Sigorta şirketi önce tahkimin bu talebe bakamayacağını, ardından emniyet kemeri kullanılmadığını ileri sürmüştür.

Sigorta Tahkim Komisyonu hakemi, 12.09.2025 tarihli ve K-2025/454886 sayılı kararıyla, başvuruyu kısmen kabul ederek 50.000 TL manevi tazminata hükmetmiş, fazlaya ilişkin 250.000 TL’lik talebi reddetmiştir. Karar, bir hakemin muhalefetiyle oy çokluğuyla verilmiştir.

Kısa özet: 04/09/2023 tarihli kazada yolcu olarak yaralanan başvurucu, adli tıp raporuna göre 3 ay geçici iş göremezlik ve %10 sürekli maluliyet tespit edilmesi üzerine, karşı aracın genişletilmiş kasko poliçesindeki İMM manevi tazminat klozuna dayanarak tahkime başvurmuştur. Poliçede manevi tazminat (ölüm ve sürekli sakatlık) için kaza başına 1.250.000 TL limit bulunduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporuna göre sigortalı araç sürücüsü %25, başvurucunun içinde bulunduğu aracın sürücüsü %75 oranında asli kusurludur. Hakem, emniyet kemerinin takılı olmadığının ispatlanamadığını belirterek müterafik kusur indirimini uygulamamış ve 26/02/2025 temerrüt tarihinden itibaren yasal faize hükmetmiştir.

🚗 Kavşakta ani dönüş ve yaralanan yolcu

Hakem kararında aktarılan trafik kazası tespit tutanağına göre 04/09/2023 tarihinde bir sürücü, kavşağı kullanarak dönmek için yolun en sağ şeridinden kavşağa doğru ani dönüş yapmak istediği sırada, aynı yönde sol şeritten seyreden diğer aracın sağ ön yan kısımlarıyla çarpışmıştır. Kaza çift taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlıdır. Başvurucu, bu araçlardan birinde yolcu olarak bulunmaktadır.

Başvurucunun sunduğu 07/02/2025 tarihli adli tıp raporu, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında düzenlenmiştir. Rapora göre iyileşme süresi kaza tarihinden itibaren 3 ay olup bu süre boyunca %100 oranında geçici iş göremezlik söz konusudur; günlük işlevselliğe kavuşma 1 ay sürdüğünden bu dönemde bakıcı ihtiyacı vardır ve sürekli maluliyet oranı %10‘dur. Yazıda tıbbi tanıya ilişkin ayrıntılara yer verilmemiştir.

Başvurucu vekili; müvekkilinin uzun süre tedavi gördüğünü, kazadan sonra araca binmekten çekindiğini ve kaza nedeniyle oluşan arazın mesleki yaşamını etkileyeceğini belirterek 300.000 TL manevi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle tahsilini istemiştir.

🛡️ Sigorta şirketinin itirazları

Aleyhine başvurulan sigorta kuruluşu cevabında şu savunmaları ileri sürmüştür:

  • Manevi tazminat taleplerinin Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde değerlendirilmesi usule aykırıdır; başvuru öncelikle görev yönünden reddedilmelidir.
  • Başvurucunun sunduğu sağlık raporuna itiraz edilmektedir.
  • Manevi tazminat zenginleşme aracı olamaz ve cezalandırma amacı taşımaz.
  • Sorumluluk için sigortalı araç sürücüsünün kusuru ispatlanmalıdır; aleyhe karar verilirse müterafik kusur indirimi yapılmalıdır, çünkü başvurucunun emniyet kemeri kullanıp kullanmadığı belirsizdir.
  • Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesine uygun başvuru yapılmadıysa temerrüt ve faiz sorumluluğu doğmaz.

Hakem, görev itirazını ayrıca reddeden bir paragraf kurmamış; uyuşmazlığı 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik çerçevesinde esastan incelemiştir. Manevi tazminat talebinin, poliçede açıkça yer alan bir teminat klozuna dayandığı dikkate alındığında, uyuşmazlığın bir sigorta sözleşmesinden doğduğu görülmektedir.

📮 Tahkim ön şartı: Hangi başvuru tarihi esas alındı?

Başvurucu sigorta şirketine ilk kez 26/01/2025 tarihinde başvurmuş, ancak bu başvurunun ekinde maluliyet raporu bulunmamıştır. Maluliyet raporu ve manevi tazminatın belirlenmesine yarayacak belgeler 13/02/2025 tarihinde gönderilmiştir.

Hakem, tahkim dava şartı niteliğindeki başvurunun 13/02/2025 tarihinde yapıldığını kabul etmiş; bu tarihten sonra 2918 sayılı Kanun’un 97. maddesinde öngörülen 15 günlük sürenin geçirilerek tahkime başvurulduğunu ve başvurunun usulüne uygun olduğunu belirtmiştir. Başka bir ifadeyle, belgeler eksikken yapılan ilk başvuru değil, eksiklerin tamamlandığı tarih esas alınmıştır. Bu tarih, aşağıda görüleceği gibi temerrüt tarihinin hesabını da belirlemiştir.

📑 Poliçe, kloz ve 1.250.000 TL limit

Kazaya karışan karşı araç, 11/05/2023-11/05/2024 dönemi için genişletilmiş kasko poliçesiyle sigortalıdır. Hakemin poliçe incelemesine göre:

  1. İhtiyari mali mesuliyet teminat limiti 5.000.000 TL‘dir.
  2. Kaza başına manevi tazminat (ölüm ve sürekli sakatlık) teminat limiti 1.250.000 TL‘dir.
  3. Klozlar bölümüne göre manevi tazminat, kaza sonucu ölüm ve sürekli sakatlık hâllerinde, poliçede yazan sigorta bedeliyle sınırlı olmak kaydıyla İMM teminat limitleri içinde hüküm ifade eder.

Sigorta şirketi cevap dilekçesinde limitin 1.200.000 TL olduğunu ileri sürmüş olsa da hakem, poliçe metnine dayanarak manevi tazminat limitinin 1.250.000 TL olduğunu tespit etmiştir. Klozun “sürekli sakatlık” şartı bu dosyada önemlidir: Başvurucunun %10 sürekli maluliyeti, teminatın işlemesi için gereken koşulu karşılamıştır. Geçici iş göremezlikle sınırlı kalan bir yaralanmada aynı klozun uygulanıp uygulanmayacağı, poliçe metnine göre ayrıca değerlendirilmesi gereken bir sorudur. İMM teminatının sınırlarına ilişkin farklı yönleri için sitedeki ZMSS limitini aşan hasarda İMM ve İMM poliçesinde değer kaybı yazıları incelenebilir.

📎 Karar metni: Hakem kararı, Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Karar Dergisi’nin 63. sayısında yayımlanan hâliyle derlenmiştir; taraf, sürücü, bilirkişi ve hakem adları kaynakta “XXX” olarak gizlenmiş olup tıbbi tanı ayrıntıları derlemeye alınmamıştır.

🧮 Kusur, maluliyet ve 50.000 TL takdiri

Hakem, kusur durumunu belirlemek için Sigorta Tahkim Komisyonu sisteminden bir adli trafik bilirkişisi görevlendirmiştir. Rapora göre:

  • İMM sigortalı aracın sürücüsü, 2918 sayılı Kanun’un 52/1-a maddesini ihlal ettiğinden %25 oranında asli kusurludur.
  • Başvurucunun yolcu olarak bulunduğu aracın sürücüsü, aynı Kanun’un 46/2-b, c ve 53/1-b maddelerini ihlal ettiğinden %75 oranında asli kusurludur.

Her iki taraf da rapora itiraz etmiş; hakem itirazları yerinde görmeyerek raporu hükme esas almıştır. Manevi tazminatın hukuki dayanağı olarak Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine atıf yapılmıştır: Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.

Takdirde dikkate alınan unsurlar şunlardır: İMM sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olması, 3 aylık geçici iş göremezlik süresi, %10 sürekli iş göremezlik oranı ve sürücüler arasındaki %25-%75 kusur dağılımı. Bu unsurlar birlikte değerlendirilerek 50.000 TL manevi tazminat takdir edilmiş, fazlaya ilişkin 250.000 TL reddedilmiştir. Kararda, sigortalı sürücünün kusur oranının takdire etkili bir unsur olarak gözetildiği açıkça yazılmıştır.

🔒 Emniyet kemeri iddiası neden indirime yol açmadı?

Sigorta şirketi, başvurucunun emniyet kemeri takmadığını ileri sürerek müterafik kusur indirimi istemiştir. Hakem bu talebi şu gerekçeyle karşılamıştır: Dosyada başvurucunun emniyet kemerinin takılı olup olmadığı anlaşılamamıştır; emniyet kemerinin takılı olmadığı sübuta ermemiştir. Bu nedenle kemer meselesi, manevi tazminatın daha düşük belirlenmesi için başvurucu aleyhine bir sebep olarak değerlendirilmemiştir.

Gerekçe, ispat yükünün kimde olduğuna dair dolaylı bir sonuç taşır: Kemer takılmadığına dayanan indirim talebini ileri süren taraf sigorta şirketidir ve iddia ispatlanamadığında indirim yapılmamıştır. Emniyet kemeri tartışmasının maluliyet değerlendirmesine etkisine ilişkin başka bir hakem kararı için sitedeki yolcunun yüz izi ve emniyet kemeri yazısına bakılabilir.

💡 Faiz türü ve HMK 326/2 tartışması

Temerrüt ve faiz: Hakem, sigorta şirketinin 13/02/2025 tarihli başvurudan itibaren 2918 sayılı Kanun’un 99. maddesi uyarınca 8 iş günü içinde ödeme yapması gerektiğini, yapmadığı için 26/02/2025 tarihinde temerrüde düştüğünü kabul etmiştir. Sigortalı aracın otomobil olduğu ve ticari faaliyet kapsamında kullanıldığının tespit edilemediği gerekçesiyle başvurucunun istediği avans faizi yerine yasal faiz uygulanmıştır.

Yargılama giderleri: Kararın dikkat çeken bölümlerinden biri, HMK 326/2’ye ilişkin değerlendirmedir. Bu hüküm, iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa yargılama giderlerinin haklılık oranına göre paylaştırılmasını öngörür. Hakem kararında, Anayasa Mahkemesinin 25/12/2024 tarihli ve E.2024/29, K.2024/226 sayılı kararıyla bu fıkranın manevi tazminat davaları yönünden iptal edildiği, kararın 14/03/2025 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlandığı ve iptalin dokuz ay sonra, 14/12/2025 tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilmiştir. Hakem, 12.09.2025 karar tarihi itibarıyla hükmün yürürlükte olduğunu kabul ederek giderleri haklılık oranına göre paylaştırmıştır.

Bu doğrultuda toplam 6.287,56 TL yargılama giderinin kabul edilen kısma düşen 1.047,92 TL’si sigorta şirketine yükletilmiş, bakiye başvurucu üzerinde bırakılmıştır. Başvurucu lehine 30.000 TL, sigorta şirketi lehine ise reddedilen kısım üzerinden 6.000 TL avukatlık ücretine hükmedilmiştir. Kararda, karar tarihine göre uygulanacak kuralın belirlenmesi açısından iptal kararının yürürlük tarihine özel olarak dikkat çekilmiştir; aynı uyuşmazlık iptalin yürürlüğe girdiği tarihten sonra karara bağlanmış olsaydı gider dağılımının farklı bir tartışmayı gerektirebileceği anlaşılmaktadır.

Karara karşı, 5684 sayılı Kanun’un 30/12. maddesi uyarınca bildirim tarihinden itibaren 10 gün içinde Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde itiraz yolu açık bırakılmıştır.

❓ Sık sorulanlar

Zorunlu trafik sigortası manevi tazminatı öder mi?

Bu dosyadaki talep zorunlu trafik sigortasına değil, karşı aracın genişletilmiş kasko poliçesindeki İMM teminatına ve bu teminata bağlı manevi tazminat klozuna dayanmaktadır. Hakem kararı, ödemeyi poliçedeki bu kloz çerçevesinde değerlendirmiştir.

Kloz her yaralanmada uygulanır mı?

Bu poliçede kloz, kaza sonucu ölüm ve sürekli sakatlık hâlleriyle sınırlıdır. Başvurucunun %10 sürekli maluliyeti bulunduğundan teminat işletilmiştir. Farklı poliçelerde kloz metni ve limitler değişebilir.

Neden 300.000 TL değil 50.000 TL verildi?

Hakem; 3 aylık geçici iş göremezlik süresini, %10 sürekli maluliyeti ve sigortalı sürücünün %25, diğer sürücünün %75 kusurlu olmasını birlikte değerlendirerek 50.000 TL’yi uygun görmüştür. Manevi tazminat miktarı TBK 56/1 uyarınca olayın özelliklerine göre takdir edilir.

Bu karar kesin mi?

Kararda, bildirim tarihinden itibaren 10 gün içinde Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde itiraz yolunun açık olduğu belirtilmiştir. Dergide yayımlanan metin, itiraz yoluna başvurulup başvurulmadığı hakkında bilgi içermemektedir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, diğer içtihatlar ise Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Karar Dergisi’nde yayımlanan hakem kararından derlenmiştir. Taraf ve sigorta kuruluşu adları kaynakta gizlenmiştir; tıbbi tanı ayrıntılarına yer verilmemiştir. Hakem kararları kural olarak somut uyuşmazlığa özgüdür ve itiraz hakem heyetince değiştirilebilir. Kanun hükümlerine ilişkin açıklamalar bilgi amacıyla eklenmiştir. Farklı poliçe koşullarına ve olgulara sahip dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu