Emsal KararlarSigorta Hukuku

Değer Kaybı İMM Dışında mı? – Yargıtay 4. HD 2026/4020

Trafik kazasında zorunlu mali sorumluluk sigortasının araç başına limiti tükendiğinde sıra ihtiyari mali mesuliyet (İMM) teminatına gelir. Peki poliçeye konulan “her türlü değer kaybı talebi teminat haricidir” kaydı geçerli midir? Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 13.04.2026 tarihli ve E.2023/6994, K.2026/4020 sayılı kararıyla bu kaydın geçerliliğini kabul eden hükmü oy çokluğuyla onamıştır.

Kararın değeri, iki karşı oyla birlikte okunduğunda ortaya çıkmaktadır: aynı poliçe kaydı, bir görüşe göre sözleşme özgürlüğünün sonucu, diğerine göre kanunun emredici hükmüne aykırıdır.

Kısa özet: 23.01.2022 tarihli kazada hasar gören araç için, kazaya karışan aracın zorunlu trafik sigortası poliçesinde maddi-araç başına limit 58.412,68 TL tutarındaki ödemeyle tükenmiştir. Davacı, değer kaybı zararını kasko poliçesindeki 250.000,00 TL limitli İMM klozundan talep etmiştir. Poliçede “her türlü değer kaybı, kazanç kaybı talepleri teminat haricidir” kaydı bulunduğundan dava reddedilmiş; istinaf başvurusu esastan reddedilmiş ve Daire 13.04.2026 tarihinde oy çokluğuyla onamıştır.

🚦 Kaza ve talep

Karara göre davacıya ait araç ile davalı şirket tarafından kasko sigortası ile sigortalanan araç 23.01.2022 tarihinde bir trafik kazasına karışmış; davacının aracı hasar görerek değer kaybına uğramıştır.

Kazaya sebebiyet verdiği ileri sürülen aracın zorunlu trafik sigortası bakımından maddi-araç başına poliçe limiti, 01.06.2022 tarihinde yapılan 58.412,68 TL tutarındaki ödemeyle tükenmiştir. Davacı bu nedenle değer kaybı zararını, kasko poliçesindeki İMM klozu kapsamında davalı kasko sigortacısından talep etmiş; dava belirsiz alacak davası olarak açılmıştır.

📄 İMM klozu ve teminat dışı kaydı

Kasko sigorta poliçesinde İMM limiti 250.000,00 TL olarak belirtilmiştir. Poliçedeki kloz, sigortalı aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafik Kanunu ile umumi hükümlere göre aracın işletenine düşen hukuki sorumluluğu, poliçede teminat kapsamında olmak şartıyla zorunlu trafik sigortası limitlerinin üzerinde kalan kısmı bakımından poliçede yazılı limitlere kadar temin etmektedir.

Klozun son cümlesinde ise “her türlü değer kaybı, kazanç kaybı talepleri teminat haricidir” ifadesi yer almaktadır.

⚖️ İlk derece mahkemesinin gerekçesi

Mahkeme, zorunlu trafik sigortacısının genel şartlar uyarınca sorumlu olduğu bir zarar kaleminin poliçe limitinin tükenmesi nedeniyle ondan talep edilemediği hâllerde kasko poliçesindeki İMM klozunun devreye gireceğini; ancak zarar kaleminin İMM klozunda teminat harici bırakılmış olması hâlinde bu sonucun değişeceğini belirtmiştir.

Karara göre İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 28. maddesi, genel şartlara ve bunlara ilişkin klozlara aykırı düşmeyen özel şartlar konulabileceğini öngörmektedir. Somut olayda klozla değer kaybı taleplerinin teminat dışında bırakılması bu çerçevede geçerli sayılmış ve dava reddedilmiştir.

📎 Kararın tam metni: Karar, Yargıtay Başkanlığı Yargıtay Karar Arama sisteminde esas ve karar numarasıyla doğrulanmıştır.

🧩 Temyiz sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kanunun emredici hükümleri gereği sigorta sözleşmesinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarın azaltılması sonucunu doğuran hâllerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceğini, genel şartların kanunun emredici hükümlerine aykırı olduğunu, özel şartların da genel şartlara ve kanuna aykırı olamayacağını, değer kaybının araçta oluşan doğrudan ve gerçek zarar olduğunu ve İMM Genel Şartlarında teminat dışında kalan hâllerin sınırlı olarak sayıldığını ileri sürmüştür.

Daire çoğunluğu, temyiz olunan kararı tarafların iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uygulanması gereken hukuk kurallarına ve yargılama ile ispat kurallarına göre usul ve kanuna uygun bulmuş; temyiz sebeplerini bozmayı gerektirecek nitelikte görmemiştir.

🗣️ Karşı oy: KTK 95 ve 100. maddeler

İki üye tarafından yazılan karşı oyda, İMM sigortasının bir trafik kazasında üçüncü kişilerin uğradığı zararların zorunlu mali sorumluluk sigortası limitlerini aşan kısmını karşılamak amacıyla yapılan bir teminat türü olduğu; ihtiyari olmakla birlikte uygulama koşulları itibarıyla zorunlu sigortayı takip ettiği vurgulanmıştır.

Karşı oyda dayanak yapılan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 95. maddesine göre sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hâller zarar görene karşı ileri sürülemez. Aynı Kanun’un 100. maddesi ise 95. maddenin ihtiyari mali sorumluluk sigortasında da uygulanacağını düzenlemektedir.

Karşı oy sahiplerine göre davacı, poliçenin tarafı olmayan üçüncü kişi konumundadır; bu nedenle genel şartlara ve poliçe kapsamına bakılmaksızın değer kaybı alacağının ödenmesi gerekir.

📌 Sonuç

Daire, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına, 13.04.2026 tarihinde iki üyenin karşı oyları ve oy çokluğu ile karar vermiştir.

Trafik sigortası uygulamasının diğer görünümleri için serideki rücu ve münhasırlık şartına ilişkin karar ile değer kaybı hesabında reel yöntem hakem kararı incelenebilir.

Bu karara konu türden bir uyuşmazlık hakkında detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Serideki diğer kararlar Emsal Kararlar bölümünde yer almaktadır.

❓ Sıkça Sorulan Sorular

İMM teminatı ne zaman devreye giriyor?

Kararda, zorunlu trafik sigortacısının genel şartlar uyarınca sorumlu olduğu bir zarar kaleminin poliçe limitinin tükenmesi nedeniyle ondan talep edilemediği durumlarda kasko poliçesindeki İMM klozunun devreye gireceği belirtilmiştir.

Poliçedeki “değer kaybı teminat haricidir” kaydı geçerli sayıldı mı?

Dosyada ilk derece mahkemesi bu kaydı, İMM Genel Şartlarının 28. maddesindeki özel şart imkânı çerçevesinde geçerli saymış ve davayı reddetmiştir. Daire çoğunluğu kararı usul ve kanuna uygun bularak onamıştır.

Karşı oyda hangi kanun hükümlerine dayanılmış?

Karşı oyda 2918 sayılı Kanun’un 95. maddesindeki, tazminat yükümlülüğünü kaldıran veya azaltan hâllerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceğine dair kural ile bu hükmün ihtiyari mali sorumluluk sigortasında da uygulanacağını öngören 100. madde esas alınmıştır.

Karar oy birliğiyle mi verildi?

Hayır. Onama kararı iki üyenin karşı oylarıyla ve oy çokluğu ile verilmiştir; bu nedenle uygulamada tartışmanın sürdüğü bir alandır.

Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır; karar özeti ilgili Yargıtay 4. Hukuk Dairesi kararının yayımlanmış metninden aktarılmıştır ve her somut olay kendi delilleriyle değerlendirilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu