Müfettiş Raporuyla Ek Bildirge – Yargıtay HGK 2026/368

Bir hazır giyim mağazasında 2012 baharında yapılan iş teftişi, 71 işçi için toplam 662.923,20 TL fazla çalışma ücreti hesaplayan bir raporla sonuçlanıyor. Rapor yalnızca işçi alacaklarını değil, Sosyal Güvenlik Kurumunun prim alacağını da harekete geçiriyor: Kurum, eksik bildirilen kazançlar için işverenden ek bildirge istiyor. İşveren ise fazla mesai yaptırmadığını, işçilerin prim kazanmak için mesaiye erken gelip geç çıktığını savunarak bu bildirimin iptalini talep ediyor. Dava on üç yıl boyunca üç bozma ve bir direnme kararından geçiyor. Hukuk Genel Kurulunun yanıtladığı soru şu: Müfettiş raporuna dayanan prim tahakkukunun denetiminde mahkeme, aynı işçilerin açtığı fazla çalışma alacağı davalarının kesinleşmiş sonuçlarını aramak zorunda mı?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 10.06.2026 tarihli ve E.2025/21, K.2026/368 sayılı kararıyla, Ankara 5. İş Mahkemesinin direnme kararını oy birliğiyle bozmuştur. Genel Kurul ayrıca ön sorun olarak, kamu kurumu avukatına kişisel elektronik tebligat adresinden yapılan tebliğin usulsüz olduğuna karar vermiştir.
🔎 Mağazada genel ve kontrol teftişi
Karar metnine göre Bakanlık, bulvar ve caddelerdeki hazır giyim ve ayakkabı mağazalarında çalışanların koşullarını iyileştirmeye yönelik bir teftiş programı yürütmüştür. Konfeksiyon satışı yapılan davacı işyerinde 2012 yılının Mart ve Nisan aylarında genel teftiş yapılmış, tespit edilen eksiklikler için süre verilmiş ve Haziran 2012’de kontrol teftişi gerçekleştirilmiştir.
Kontrol teftişinde şu tablo ortaya çıkmıştır:
- İşveren, 2012 yılının Ocak, Şubat, Mart ayları ile 15 Nisan’a kadar olan dönem için tüm işçilere 130 saat, Mayıs için 90 saat, Haziran için 40 saat fazla çalışma ücretini bordrolara tahakkuk ettirerek ödemiştir.
- Geçmiş yıllara ait fazla çalışma ücretleri için herhangi bir ödeme yapılmamıştır.
- İşyerindeki bekçilere (temizlik işçisi) aylık 108 saat fazla çalışma ücreti ödenmesi gerekirken, dönem için toplam 130 saat üzerinden ödeme yapılarak eksik tahakkuk yapılmıştır.
Bu tespitlerle 31.10.2012 tarihli raporda 71 işçi bakımından toplam 662.923,20 TL fazla çalışma alacağı hesaplanmıştır. İşverene ayrıca 15.620,00 TL idari para cezası verilmiş, bu cezaya sulh ceza mahkemesinde itiraz edilmiştir. SGK ise 24.12.2012 tarihli yazıyla, raporda eksik bildirim yapıldığı belirlenen sigortalılara ait belgelerin bir ay içinde verilmesini istemiştir. Yazı işverene 02.01.2013’te tebliğ edilmiştir.
🗣️ İşverenin itirazları
Davacı şirket, SGK’nın bildirimi ile eklerinin iptalini istemiş ve şu gerekçelere dayanmıştır:
- Bildirimin dayanağı olan müfettiş raporu kendisine tebliğ edilmemiştir.
- İşyerinde 04.03.2008’den beri iki vardiya hâlinde çalışılmaktadır.
- 2012 başından itibaren çalışanların talebiyle maaş artı prim sistemine geçilmiş, işçiler primlerini artırmak için işe erken gelip geç çıkmıştır; bu durum işverenden kaynaklanan bir fazla mesai değildir.
- Prim sistemi üzerinden belirlenen eksik sigorta primleri verilen sürede ödenmiştir.
SGK ise işlemin usul ve yasaya uygun olduğunu savunmuştur.
🔁 Üç bozma ve bir direnme
- 19.09.2013: Ankara 5. İş Mahkemesi, müfettiş tutanağının giriş-çıkış saatlerine göre hazırlandığı ve tanıklarca doğrulandığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir.
- 24.02.2014: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi bozmuştur: Müfettiş raporuna karşı dava açılıp açılmadığı, sigortalıların beyanları ve fazla çalışma alacak davalarının sonuçları araştırılmalı, işyerinin özellikleri gözetilerek bilirkişi incelemesi yaptırılmalıdır.
- 26.01.2017: Mahkeme, işçilerin büyük bölümünün fazla mesai yapmadığını beyan ettiğini belirterek davayı kabul etmiştir.
- 25.09.2017: Daire, 71 çalışanın sözleşme, bordro ve puantaj kayıtları ile bordro tanıklarının beyanları toplanarak bilirkişi raporu alınması gerektiğinden bozmuştur.
- 08.07.2021: Mahkeme yeniden kabul kararı vermiştir. Gerekçede, raporda 2009-2011 yıllarına ilişkin bir tespit bulunmadığı, alacak davalarının bir kısmının reddedildiği ve 5510 sayılı Kanun’un 80. maddesine göre ancak o ay yapılan ödemenin prime esas kazanca dâhil edilebileceği belirtilmiştir.
- 02.03.2022: Daire, bozmaya uyulduğu hâlde gereklerinin yerine getirilmediğini belirterek alacak davası açan işçilerin tek tek belirlenmesi ve kesinleşme şerhli kararların getirtilmesi gerektiğinden bozmuştur.
- 05.07.2022: Mahkeme, kararların ve bilirkişi raporlarının zaten getirtildiğini vurgulayarak direnmiştir.
📮 Ön sorun: UETS’te kime tebligat yapılır?
Esasa geçmeden önce Genel Kurul, SGK’nın temyizinin süresinde olup olmadığını incelemiştir. Direnme kararı, Kurumun Ulusal Elektronik Tebligat Sistemindeki kayıtlı adresine değil, Kurum avukatının hesap sahibi olduğu kişisel elektronik adrese tebliğ edilmişti.
Genel Kurul şu hükümlere dayanmıştır:
- 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.7/a-1, bent 11: İdareleri ve kamu iktisadi teşebbüslerini yargı mercileri nezdinde vekil sıfatıyla temsile yetkili kişilerin bağlı bulunduğu birime tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur.
- Elektronik Tebligat Yönetmeliği m.5/1-ı ve m.9/5: Elektronik tebligat, temsile yetkili kişilerin bağlı bulunduğu birime yapılır; bu kişilerin ayrı bir elektronik tebligat adresinin bulunması kuralın uygulanmasına engel değildir.
Hukuk Genel Kurulunun 24.09.2025 tarihli, 2024/5-570 E., 2025/569 K. sayılı kararıyla da benimsenen bu ilkeler doğrultusunda, avukatın kişisel adresine yapılan tebligat usulsüz sayılmış ve temyiz başvurusunun süresinde olduğu oy birliğiyle kabul edilmiştir. Bu sonuç, kamu idareleri aleyhine yürüyen davalarda kanun yolu sürelerinin hesabı bakımından da önem taşır.
📑 Müfettiş tutanağının ispat gücü
Genel Kurul gerekçesinde iki temel hükme yer vermiştir:
- 5510 sayılı Kanun m.59/2: Kurumun denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurlarının tespit ettiği Kurum alacağını doğuran olay ve işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir; bunların düzenlediği tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir.
- 4857 sayılı İş Kanunu m.92: Çalışma hayatını izleme, denetleme ve teftişe yetkili iş müfettişlerince tutulan tutanaklar aksi kanıtlanıncaya kadar geçerlidir. Aynı fıkraya göre raporların ve tutanakların işçi alacaklarına ilişkin kısımlarına karşı taraflarca otuz gün içinde yetkili iş mahkemesine itiraz edilebilir.
Genel Kurul, iş müfettişlerinin genel denetim, kontrol denetimi ve inceleme denetimi yapabildiğini açıklamıştır. Genel denetim işyerinin tüm çalışma mevzuatına uygunluğunu, kontrol denetimi verilen sürede aykırılıkların giderilip giderilmediğini, inceleme denetimi ise bir kişinin veya kurumun başvurusu üzerine yapılan denetimi ifade eder. Somut dosyada genel teftişi bir kontrol teftişi izlemiştir.
“Aksi sabit oluncaya kadar geçerlilik” kuralı, tutanağın kesin delil olduğu anlamına gelmez; karşı delille çürütülebilir. Ancak bu karşı delil, aynı olgular hakkında verilmiş kesinleşmiş yargı kararları karşısında değerlendirilmelidir.
⚖️ Hukuk Genel Kurulunun bozma gerekçesi
İlk derece mahkemesi, işçilerin bir kısmının fazla çalışma alacağı davalarının reddedildiğini kabul gerekçelerinden biri yapmıştı. Genel Kurul dosyadaki kararları incelediğinde farklı bir tabloyla karşılaşmıştır: Müfettiş raporunda fazla çalışma ücreti ödenmesi gerektiği belirtilen bazı sigortalıların davaları ilk derecede reddedilmiş, ancak bu ret kararları, talebin kabulü gerektiği gerekçesiyle bozulmuş; bozmadan sonra verilen kabul kararları onanarak kesinleşmiştir.
Bu nedenle Genel Kurul, mahkemenin yapması gerekenleri şöyle sıralamıştır:
- Kurumun tahakkuk yaptığı 71 kişiden fazla çalışma ücreti için iş mahkemelerinde alacak davası açanlar belirlenmeli,
- Bu davaların sonuçları kesinleşme şerhleriyle birlikte dosyaya getirtilmeli,
- Alınacak bilirkişi raporunda kesinleşen ilamlar her işçi için ayrı ayrı değerlendirilmeli,
- Çıkacak sonuca göre Kurum işleminin iptal edilip edilmeyeceğine karar verilmelidir.
Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozmasına uyulması gerekirken direnilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Karar, HMK geçici 3. madde atfıyla uygulanan 1086 sayılı HUMK’un 429. maddesi uyarınca bozma olarak verilmiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Karar oy birliğiyle ve kesin olarak verilmiştir.
🧭 İşveren, işçi ve Kurum açısından sonuçlar
Karar, aynı fazla çalışma olgusunun üç ayrı hukuki süreçte karşımıza çıkabildiğini gösteriyor: müfettiş raporuna dayalı idari para cezası, işçilerin bireysel alacak davaları ve SGK’nın prim tahakkuku. Hukuk Genel Kurulu bu süreçleri birbirinden kopuk görmemiş, prim davasında bireysel alacak davalarının kesinleşmiş sonuçlarını belirleyici veri saymıştır.
- İşveren bakımından: Prim sistemiyle çalışmanın işçinin kendi tercihiyle uzadığı savunması, kesinleşmiş alacak ilamlarıyla çeliştiği ölçüde tek başına sonuç doğurmayabilir.
- İşçi bakımından: Bireysel davada kesinleşen fazla çalışma tespiti, prime esas kazancın ve dolayısıyla sigorta kayıtlarının belirlenmesinde de dikkate alınacak bir veri hâline gelir.
- Kurum bakımından: Müfettiş tutanağının karine niteliği korunmakla birlikte, işlemin denetimi işçi bazında ve kesinleşmiş kararlarla yapılır; toplu bir tutar üzerinden sonuca gidilmez.
Fazla mesai ödemelerine ilişkin farklı bir uyuşmazlık, sitede daha önce ele alınan fazla mesai primi iadesinde faiz kararında incelenmişti.
❓ Sık sorulanlar
Ek bildirge nedir ve bu davada neden istendi?
Ek bildirge, Kuruma eksik bildirilen kazanç veya gün sayısının sonradan bildirilmesini sağlar. Bu dosyada SGK, müfettiş raporunda ödenmediği belirlenen fazla çalışma ücretlerinin prime esas kazanca eklenmesi için işverenden 71 sigortalıya ait belgeleri istemiştir.
Tanıkların fazla mesai yapmadıklarını söylemesi neden yetmedi?
Genel Kurul, işçilerin bir kısmının açtığı alacak davalarında fazla çalışma taleplerinin kabul edilip kesinleştiğini tespit etmiştir. Aynı olgu hakkında kesinleşmiş yargı kararları bulunurken, bunlar ayrı ayrı değerlendirilmeden tanık beyanlarıyla sonuca gidilmesi eksik inceleme sayılmıştır.
Avukatın kişisel UETS adresine yapılan tebligat neden geçersiz sayıldı?
Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesi ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği, kamu idaresini temsile yetkili kişilerin bağlı bulunduğu birime tebligat yapılmasını öngörür. Avukatın ayrı bir elektronik adresinin bulunması bu kuralı değiştirmez. Usulsüz tebligat temyiz süresini başlatmadığından SGK’nın temyizi süresinde kabul edilmiştir.
Dava bundan sonra nasıl ilerleyecek?
Dosya ilk derece mahkemesine dönecek; mahkeme 71 kişiden alacak davası açanları, bu davaların kesinleşmiş sonuçlarını belirleyip bilirkişi incelemesi yaptıracak ve bu verilere göre yeniden karar verecektir. Karar metninde yeni yargılamanın sonucu yer almamaktadır.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, benzer kararlar ise Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Olaylara ilişkin anlatım, karar metninde aktarılan taraf iddialarına, müfettiş raporunun özetine ve derece mahkemesi kararlarına dayanır. Karar bozma niteliğindedir; yeniden yapılacak yargılamanın sonucu karar metninde yer almamaktadır. Teftiş türü, alacak davalarının sonuçları ve tebligat durumu farklı olan dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



