Emsal KararlarVergi Hukuku

Aracı Kurum Kredisinde %0 Stopaj – Danıştay VDDK 2025/6

Kredi sözleşmesinde imzası bulunan “kreditör” ile parayı gerçekte sağlayan finans kuruluşu aynı kişi değilse, faiz ödemesinden yapılacak vergi kesintisinde hangisine bakılır? Turizm ve spor tesisi işleten bir anonim şirket, Güney Kore’deki finans kuruluşlarıyla anlaşıp krediyi bu kuruluşların özel olarak kurduğu aracı şirketler üzerinden kullanmıştır. Vergi idaresi faize %10 stopaj uygulamış, şirket ise %0 oranının geçerli olduğunu savunmuştur. Dosya ilk derece, istinaf, Danıştay daire bozması ve ısrar kararından sonra Vergi Dava Daireleri Kuruluna kadar gelmiştir.

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, 05.02.2025 tarihli ve E.2023/338, K.2025/6 sayılı kararıyla, Danıştay Dördüncü Dairesinin bozma kararındaki gerekçeyi benimsemiş; bölge idare mahkemesi vergi dava dairesinin ısrar kararını oyçokluğuyla bozmuştur. Böylece krediyi asıl sağlayan yabancı finans kuruluşları esas alınarak faiz ödemelerine %0 kesinti oranı uygulanması gerektiği yönündeki görüş Kurul düzeyinde teyit edilmiştir.

Kısa özet: Davacı şirket, Güney Kore’de mukim “kreditör aracı kurumlar” ile kredi sözleşmesi imzalamış ve 2019 yılı Mayıs dönemi muhtasar beyannamesini, faiz ödemelerinden kesinti yapılmaması gerektiği yönünde ihtirazi kayıtla vermiştir. Tahakkuk eden kurum (stopaj) vergisinin 176.702,83 TL’lik kısmının kaldırılması istenmiştir. Vergi mahkemesi davayı kabul etmiş, istinaf dairesi kararı kaldırıp davayı reddetmiş, Danıştay 4. Dairesi bu kararı bozmuş, istinaf dairesi ise ısrar etmiştir. Vergi Dava Daireleri Kurulu, krediyi asıl temin edenlerin Kore’de lisanslı finans kuruluşları olduğunu, aracı şirketlerin bu kuruluşlarca yönetildiğini ve risklerin onlarca üstlenildiğini kabul eden Daire gerekçesiyle ısrar kararını bozmuştur.

🔗 Kredinin kuruluş şeması

Karar metnine göre davacı, ihtiyaç duyduğu işletme kredisi için Güney Kore’de mukim finans kuruluşlarıyla anlaşmıştır. Ancak kredi doğrudan bu kuruluşlardan alınmamış; bu amaçla özel olarak kurulmuş Kore’de mukim şirketler (“kreditör aracı kurumlar”) ile kredi sözleşmeleri imzalanmıştır. Davacıya göre bu yolun tercih edilmesinin nedeni, Türkiye’nin uluslararası kredi notunun düşük olmasının doğrudan kredi maliyetini artırmasıdır.

Yapının işleyişi kararda şöyle aktarılmaktadır:

  • Aracı şirketler, Kore’deki finans kuruluşlarına tahvil ihraç ederek kaynak sağlamış ve bu kaynağı davacıya kredi olarak kullandırmıştır.
  • Finans kuruluşları ile aracı şirketler arasında yediemin, hizmet ve tahvil alım sözleşmeleri imzalanmıştır.
  • Bu sözleşmelerle finans kuruluşları; krediye ilişkin hakların kullanımı, nakdin yönetimi, tahvil ihracı sürecinin yönetimi ve aracı şirketlerin ihraç edeceği tahvillerin alım taahhüdü gibi yetkilerle donatılmıştır.
  • Kredi geri ödemeleri ve faizler, sözleşme gereği aracı şirketlere yapılmıştır.

Uyuşmazlık, bu faiz ödemelerinden yapılacak kurumlar vergisi kesintisinin oranına ilişkindir. Davacı, 2019 yılı Mayıs dönemine ait muhtasar beyannameyi ihtirazi kayıtla vermiş; tahakkuk eden verginin 176.702,83 TL’lik kısmının kaldırılmasını ve faiziyle iadesini istemiştir.

📘 Dar mükellefiyette faiz kesintisi

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 30. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendine göre, dar mükellef kurumların Gelir Vergisi Kanunu’nun 75. maddesinin ikinci fıkrasının (1)-(4) numaralı bentleri dışındaki menkul sermaye iratları üzerinden, bu iratları ödeyen veya tahakkuk ettirenlerce %15 oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılır. Aynı maddenin sekizinci fıkrası, Cumhurbaşkanına (olay tarihinden önceki hâliyle Bakanlar Kuruluna) bu oranları gelir unsurları itibarıyla ayrı ayrı belirleme ve sıfıra kadar indirme yetkisi verir.

Kararda aktarıldığı üzere bu yetkiyle çıkarılan 2009/14593 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın eki Kararın 1. maddesinin (5) numaralı bendi iki ayrı oran öngörmektedir:

  • (a) alt bendi – %0: Yabancı devletler, uluslararası kurumlar veya yabancı bankalardan ya da bulunduğu ülkede mutad olarak kredi vermeye yetkilendirilmiş olup yalnızca ilişkili kurumlara değil tüm gerçek ve tüzel kişilere kredi veren kurumlardan alınan kredilerin faizleri.
  • (ç) alt bendi – %10: Diğer faizler.

Taraflar arasında, aracı şirketlerin kendilerinin (a) alt bendinde sayılan nitelikte kurumlar olmadığı ihtilafsızdır. Bu nedenle sonuç, faiz gelirinin sahibi olarak kimin esas alınacağına bağlıdır.

🏛️ İstinaf dairesinin yaklaşımı: Sözleşmenin tarafı esastır

Vergi mahkemesi, kredilerin yabancı bankalar, yurt dışı kredi kuruluşları ve uluslararası kurumlardan sağlanmasını yeterli görerek davayı kabul etmişti. Bölge idare mahkemesi vergi dava dairesi ise farklı düşünmüştür:

  1. Kredi sözleşmeleri davacı ile aracı şirketler arasında imzalanmıştır; faiz bu şirketler adına tahakkuk etmiş ve onlara ödenmiştir. Türkiye’de faiz geliri elde eden dar mükellef kurumlar aracı şirketlerdir.
  2. Aracı şirketlerin kuruluş sözleşmeleri, bunların finans kuruluşlarından bağımsız bir yapılanmayla kurulduğunu; tahvil ve diğer borçlanma araçları çıkarma, fon fazlası yatırımı gibi amaçlar da taşıdığını göstermektedir.
  3. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 8. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, mükellefiyete veya vergi sorumluluğuna ilişkin özel sözleşmeler vergi dairelerini bağlamaz; aracı şirketlerin finans kuruluşlarıyla yaptığı sözleşmeler vergi sorumluluğunu devretmez.
  4. Davacı ile finans kuruluşları arasında doğrudan borç ilişkisini gösteren bir belge de sunulmamıştır.

Bu gerekçelerle istinaf dairesi, faizlere %10 oranının uygulanmasını hukuka uygun bulmuş ve davayı reddetmiştir. Danıştay 4. Dairesinin bozmasından sonra da aynı gerekçeyle ısrar kararı vermiştir.

⚖️ Danıştay 4. Dairesi ve Kurulun yaklaşımı: Krediyi asıl kim verdi?

Danıştay 4. Dairesi, 30.03.2022 tarihli ve E.2020/1018, K.2022/2049 sayılı kararında meseleye ekonomik içerik açısından bakmıştır. Daireye göre %0 oranının uygulanabilmesi için krediyi sağlayan kurumun tüm gerçek ve tüzel kişilere kredi veren nitelikte olması gerekir; somut olayda ise sözleşmeler birlikte incelendiğinde şu tablo ortaya çıkmaktadır:

  • Davacının kullandığı krediyi asıl temin edenler, Güney Kore’de faaliyet gösteren ve “Kore Finansal Yatırım Hizmetleri ve Sermaye Piyasası Kanunu” kapsamında lisans sahibi finans kuruluşlarıdır.
  • Aracı şirketler bu finans kuruluşlarınca yönetilmektedir.
  • Aracı şirketlerin karşılaşacağı tüm riskler finans kuruluşlarınca karşılanmaktadır.
  • Aracı şirketlerin yaptığı iş, finansman teminine aracılık hizmetidir.

Daire, eki Karar uyarınca kredilerin yabancı bankalar, yurt dışı kredi kuruluşları ve uluslararası kurumlardan sağlanmasının yeterli olduğunu, uluslararası kurumlardan temin edilen krediler için bu kurumların yapıları ve ortakları gibi konularda bir sınırlama öngörülmediğini belirtmiş ve faiz ödemelerine %0 kesinti oranının uygulanması gerektiğine hükmetmiştir.

Vergi Dava Daireleri Kurulu ise ısrar kararını incelerken ayrı bir gerekçe yazmamış; Dördüncü Dairenin kararındaki aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar kararının bozulması gerektiğine karar vermiştir. Tetkik hâkimi de bu yönde görüş bildirmiştir. Karar oyçokluğuyla ve kesin olarak verilmiş; yargılama giderleri hakkında yeniden verilecek kararda hüküm kurulacağı belirtilmiştir. Karşı oy, temyiz iddialarının ısrar kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı görüşündedir.

📎 Karar metni: Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun kararı, Adalet Bakanlığı içtihat sisteminde (mevzuat.adalet.gov.tr) yayımlanan metinden alınarak doğrulanmıştır; taraf adları kaynakta anonimdir.

📂 Belgeler ve ispat

İki yaklaşım arasındaki fark, aynı belgelerin farklı okunmasından doğmaktadır. İstinaf dairesi aracı şirketlerin kuruluş sözleşmelerine bakarak bunların finans kuruluşlarından bağımsız olduğunu ve davacıyla finans kuruluşları arasında doğrudan borç ilişkisini gösteren belge bulunmadığını vurgulamıştır. Danıştay 4. Dairesi ise finans kuruluşları ile aracı şirketler arasındaki yediemin, hizmet ve tahvil alım sözleşmelerini kuruluş sözleşmeleriyle birlikte değerlendirerek yönetim, risk ve fon kaynağının finans kuruluşlarında toplandığı sonucuna varmıştır.

Bu yönüyle karar, vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyetinin tespitinde yalnızca kredi sözleşmesinin taraflarına değil, finansman zincirini kuran sözleşmelerin bütününe bakılması gerektiğini gösteren bir örnektir. Davacının ihtirazi kayıtla beyanname vermiş olması da tahakkuka karşı dava açabilmesini sağlamıştır. Sitede faiz stopajına ilişkin farklı bir uyuşmazlık için DİBS faizinde stopaj iadesi, ilişkili kişilerden borçlanmada faiz düzeltmesi için ise örtülü sermaye faizinde karşı taraf düzeltmesi yazılarına bakılabilir.

🌐 Finansman yapıları için sonuçlar

  • Ekonomik gerçeklik öne çıkmıştır: Kurul, krediyi fiilen sağlayan, aracıyı yöneten ve riski üstlenen kurum esas alındığında %0 oranının uygulanabileceğini kabul eden Daire gerekçesini benimsemiştir.
  • Aracı yapının amacı belirleyicidir: Aracı şirketlerin yalnızca finansman teminine aracılık ettiğinin belgelerle ortaya konulması, sonucu etkileyen olgulardandır.
  • VUK 8/3 tartışması: İstinaf dairesinin dayandığı “özel sözleşmeler vergi dairesini bağlamaz” kuralı, Kurul tarafından sonuca etkili görülmemiştir; çünkü uyuşmazlık sorumluluğun devri değil, krediyi kimin sağladığının tespitidir.
  • Oyçokluğu: Kararın oyçokluğuyla verilmesi, sözleşmesel tarafı esas alan yaklaşımın da Kurul içinde savunulduğunu gösterir.

Olay tarihinden sonra 5520 sayılı Kanun’un 30. maddesinin birinci fıkrasına 7524 sayılı Kanun ile (e) ve (f) bentleri eklenmiştir; ancak bu eklemeler elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcılarının ödemeleri ile Cumhurbaşkanınca belirlenecek mal ve hizmet alımlarına ilişkindir, kararın dayandığı (ç) bendi ve sekizinci fıkradaki oran belirleme yetkisi yürürlüktedir. Somut bir finansman yapısında hangi oranın uygulanacağı, ilgili Cumhurbaşkanı kararının o tarihteki metnine ve sözleşme zincirinin içeriğine göre ayrıca değerlendirilir.

❓ Sorular ve cevaplar

Uyuşmazlık neden %0 ile %10 arasında çıktı?

2009/14593 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın eki Karar, yabancı bankalar ve tüm gerçek ve tüzel kişilere kredi veren kurumlardan alınan kredilerin faizlerine %0, diğer faizlere %10 kesinti oranı öngörmektedir. Aracı şirketlerin kendilerinin bu nitelikte olmadığı ihtilafsız olduğundan, sonuç krediyi asıl sağlayanın kim kabul edileceğine bağlı kalmıştır.

Kurul kendi gerekçesini yazdı mı?

Hayır. Vergi Dava Daireleri Kurulu, Danıştay 4. Dairesinin 30.03.2022 tarihli ve E.2020/1018, K.2022/2049 sayılı kararında yer alan aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar kararını bozmuştur. Bu nedenle esas gerekçe Daire kararında yer almaktadır.

İstinaf dairesi hangi gerekçeyle ısrar etmişti?

İstinaf dairesine göre kredi sözleşmeleri ve faiz ödemeleri aracı şirketlerle yapıldığından faiz gelirini elde eden dar mükellefler bu şirketlerdir; şirketler finans kuruluşlarından bağımsız kurulmuştur ve VUK 8/3 uyarınca özel sözleşmeler vergi dairesini bağlamaz. Bu nedenle %10 oranının uygulanması gerektiğini kabul etmişti.

Kararın ardından vergi iade edilecek mi?

Kurul ısrar kararını bozmuş ve yargılama giderleri hakkında yeniden verilecek kararda hüküm kurulacağını belirtmiştir. İade ve faiz konusundaki nihai hüküm, dosyanın gönderildiği bölge idare mahkemesi vergi dava dairesinin bozmaya uygun olarak vereceği yeni karara bağlıdır.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, diğer içtihatlar ise Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun Adalet Bakanlığı içtihat sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Taraf adları ve şirket unvanları kaynakta anonimdir. Karar oyçokluğuyla verilmiş bir bozma kararıdır; nihai sonuç bölge idare mahkemesinin yeniden vereceği karara bağlıdır. Mevzuata ilişkin açıklamalar bilgi amacıyla eklenmiştir; vergi kesintisi oranları dönemin yürürlükteki düzenlemesine göre belirlenir. Farklı olgulara sahip dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu