Emsal KararlarForex Hukuku

Fon Temini Ücreti İadesi – İzmir BAM 17. HD 2026/581

Yurt dışından kredi veya fon bulunacağı vaadiyle şirketlerden peşin ödeme alınması, finans dünyasında sık karşılaşılan bir modeldir. Ödemeyi yapan şirket, beklediği finansmana ulaşamadığında ilk iş olarak ödediği her kuruşu geri istemeye yönelir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin incelediği dosya, aynı sözleşmeye dayanan iki ödemenin hukuki kaderinin neden farklı olduğunu açıkça göstermektedir: Biri “danışmanlık ücreti” olarak kalırken, diğeri “limit performans ücreti” sayılmış ve iadesine karar verilmiştir.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 05.03.2026 tarihli ve E.2022/1887, K.2026/581 sayılı kararıyla, danışmanlık bedelinin iadesine ilişkin asıl davanın reddini ve limit performans ücretinin iadesine ilişkin birleşen davanın kabulünü yerinde bulmuş; her iki tarafın istinaf başvurusunu oy birliğiyle esastan reddetmiştir.

Kısa özet: Bir şirket, 10.07.2015 tarihli Finansal Danışmanlık Hizmet Sözleşmesiyle yurt dışından finansman temini için danışmanlık hizmeti almış; 15.000 Euro + KDV danışmanlık bedeli ile 15.000 USD karşılığı 45.075 TL tutarında ikinci bir ödeme yapmıştır. Finansman sağlanamayınca iki ödemenin iadesi için ayrı davalar açılmış ve davalar birleştirilmiştir. İlk derece mahkemesi, sözleşmede kaynak sağlama garantisi verilmediği ve danışmanın kredi temini için girişimlerde bulunduğu gerekçesiyle danışmanlık bedelinin iadesini reddetmiş; mali kaynak sağlanamazsa iadesi kararlaştırılan limit performans ücretinin ise iadesine hükmetmiştir. Bölge adliye mahkemesi bu sonucu onaylamıştır.

🌍 Sözleşme, iki ödeme ve beklenen finansman

Karar metnine göre davacı şirket ile davalı şirket arasında 10.07.2015 tarihinde “Finansal Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi” imzalanmıştır. Davalı, sözleşme hükümleri çerçevesinde davacıya müşavirlik ve finansal danışmanlık hizmeti sunmayı, özellikle fon tedariki ve finansman temini konusunda destek vermeyi üstlenmiştir. Davacının edimi ise 15.000 Euro + KDV ödemekti.

Dosyada iki ayrı para hareketi bulunmaktadır:

ÖdemeTarih ve tutarSözleşmedeki niteliği
Birinci ödeme (asıl dava)10.07.2015 – 15.000 Euro karşılığı 44.575,50 TL ve 7.912,08 TL ek tutar; toplam 52.487,58 TLFinansal danışmanlık hizmet bedeli
İkinci ödeme (birleşen dava)22.09.2015 – 15.000 USD karşılığı 45.075 TLLimit performans ücreti; mali kaynak sağlanamazsa iade edilecek

Birinci ödemedeki 7.912,08 TL’lik kısım, davacıya göre kur farkı, davalıya göre ise KDV tutarıdır. Davacının anlatımına göre ikinci ödeme, sağlanacak krediler için yurt dışında bir bankada açılacak hesaba yatırılmak üzere teminat niteliğinde gönderilmiştir. Beklenen finansman gelmeyince davacı, 13.12.2016 tarihli ihtarnameyle ödemelerin iadesini istemiş; sonuç alamayınca iki ayrı alacak davası açmıştır. İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesindeki dava, aynı sözleşme hükümlerinin incelenecek olması nedeniyle İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesindeki asıl dava ile birleştirilmiştir.

📑 Şirketin talebi ve danışmanın itirazları

Davacı şirket, davalının sözleşmeyle üstlendiği edimleri hiç yerine getirmediğini, bu konuda bir girişimde dahi bulunmadığını, buna rağmen aldığı bedelleri iade etmediğini ve sebepsiz zenginleştiğini ileri sürmüştür.

Davalı danışmanlık şirketinin savunması ise şu noktalarda toplanmıştır:

  • Sözleşmenin 7. maddesi gereği herhangi bir başarı garantisi verilmemiştir; sözleşme sonuç odaklı bir taahhüt içermemektedir.
  • Sözleşmenin ücret bölümünde, yatırımcı ilgisi sağlanmazsa danışmanlık ücretinin geri ödemeye tabi olmayacağı ayrıca belirtilmiştir.
  • İşin doğası gereği yapılması gereken hizmetler verilmiş, davacı ise güncel bilgi ve belge sağlama yükümlülüğünü yerine getirmemiştir.
  • İkinci ödeme, davacının bilgisi ve talimatıyla yaklaşık 37 dakika sonra dava dışı bir kişiye aktarılmıştır; bu ilişkiyi düzenleyen sözleşmenin tarafı davalı değildir. Bu nedenle iade talebinin muhatabı, paranın asıl gönderildiği kişidir.

🔍 Bilirkişi kurulu ve ilk derece kararı

İlk derece mahkemesi, mali müşavir, bankacılık işlemleri ve hesap konularında bilirkişilerden oluşan üç kişilik kurulun 26.01.2022 tarihli raporunu ve 12.05.2022 tarihli ek raporunu hükme esas almıştır. Mahkeme, sözleşme maddelerinin titizlikle irdelendiği bu rapora itibar ettiğini belirtmiştir.

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 31.05.2022 tarihli ve 2017/763 E., 2022/432 K. sayılı kararıyla:

  • Asıl dava reddedilmiştir. Sözleşmenin 7. maddesinde kaynak sağlama garantisi verilmemiştir; ödenen tutar masrafların karşılanması amacıyla verilmiş bir ücret niteliğindedir ve davalı, davacı ile dava dışı şirketler için yurt dışından kredi temini girişimlerinde bulunmuştur.
  • Birleşen dava kabul edilmiştir. 45.075 TL’nin 22.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Mahkemeye göre bu bedel sözleşmede limit performans ücreti olarak nitelendirilmiş, ek sözleşmenin 7. maddesinde mali kaynak sağlanamazsa iadesi kararlaştırılmış ve kaynak sağlanmadığı taraflarca da kabul edilmiştir.

Mahkeme, paranın sonradan üçüncü bir kişiye gönderilmesinin davalı şirketi iade yükümlülüğünden kurtarmayacağını, sözleşmenin taraflar arasında imzalandığını ve davalının bu bedel yönünden davacı aleyhine sebepsiz zenginleştiğini kabul etmiştir.

🏛️ Bölge adliye mahkemesinin değerlendirmesi

Kararı her iki taraf da istinaf etmiştir. Davacı, faturanın davalının defterlerine işlenmiş olmasının işin yapıldığını göstermeyeceğini, kredi garantisi verilmemiş olmasının hizmet ifa edilmeden bedelin elde tutulmasını haklı kılmayacağını ileri sürmüştür. Davalı ise işletme sermayesi yönetim hesabı (WCMA) kredi sözleşmesinin dikkate alınmadığını ve ödemenin davacının talimatıyla dolaylı olarak üçüncü kişiye yapıldığını savunmuştur.

Daire, ispat yüküne ilişkin genel çerçeveyi TMK 6, HMK 190 ve HMK 200 üzerinden çizmiştir. Kural olarak her taraf, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür; ispat yükü kendisine düşen taraf bunu yerine getiremezse davayı kaybeder. Daire bu bağlamda Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-936 E., 2021/1090 K. sayılı kararına da atıf yapmıştır.

Sonuç olarak, denetime elverişli bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda karar verildiği belirtilerek her iki tarafın istinaf başvurusu HMK 353/1-b-1 uyarınca esastan reddedilmiştir. Karara karşı, tebliğden itibaren iki hafta içinde Yargıtay yolu açık bırakılmıştır.

📎 Karar metni: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi kararı, Bedesten (mevzuat.adalet.gov.tr) sisteminde yayımlanan hâliyle derlenmiştir; taraf ve şirket adları kaynakta anonimleştirilmiştir.

📉 Neden danışmanlık bedeli iade edilmedi?

Asıl davanın reddinde belirleyici olan, sözleşmenin “sonuç” değil “çaba” vaat etmesidir. Daire, ilk derece mahkemesinin şu tespitlerini yerinde bulmuştur:

  • Davalı şirketin kredi temini için girişimde bulunduğu,
  • Yatırımcıyı belirlediği,
  • İşlemleri takip ettiği,
  • Bu suretle sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirdiği ve sebepsiz zenginleşmediği.

TBK 77’ye göre sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için zenginleşmenin haklı bir sebebe dayanmaması gerekir. Bu dosyada danışmanlık bedeli, ifa edildiği kabul edilen bir hizmet sözleşmesinin karşılığı olarak görülmüştür. Finansmanın sonuçta sağlanamamış olması, kaynak sağlama garantisi bulunmayan bir sözleşmede tek başına iade sonucunu doğurmamıştır.

💱 Limit performans ücreti neden iade edildi?

İkinci ödemede ise tablo farklıdır. Burada iade koşulu bizzat sözleşmede yazılıdır: Mali kaynak sağlanamazsa bedel iade edilecektir. Daire, birleşen dava yönünden şu üç olgunun birlikte bulunduğunu vurgulamıştır:

  • Bedel sözleşmede limit performans ücreti olarak nitelendirilmiştir.
  • Mali kaynak sağlanamazsa iadesi taraflarca kararlaştırılmıştır.
  • Mali kaynak sağlanmadığı tarafların kabulündedir ve iade yapılmamıştır.

Davalının, paranın kısa süre içinde dava dışı bir kişiye aktarıldığı ve asıl muhatabın o kişi olduğu yönündeki savunması sonucu değiştirmemiştir. İlk derece mahkemesinin ifadesiyle, sözleşme taraflar arasında imzalanmış olup paranın sonradan başka bir kişiye gönderilmesi, davalı şirketi iade yükümlülüğünden kurtarmamaktadır.

🧭 Uygulamaya yansıyan noktalar

Karar, yurt dışı kredi veya fon temini vaadiyle yapılan ödemelerin iadesine ilişkin uyuşmazlıklarda sözleşme metninin belirleyici rolünü ortaya koymaktadır:

  • Ödemenin adı önemlidir: Aynı sözleşmede yer alan “danışmanlık ücreti” ile “limit performans ücreti” farklı sonuçlara bağlanmıştır.
  • Garanti yoksa sonuç beklenemez: Kaynak sağlama garantisi verilmeyen bir danışmanlık sözleşmesinde, gösterilen çabanın ispatı ücretin iadesini engelleyebilmektedir.
  • Yazılı iade koşulu güçlüdür: Sözleşmede iade şartı açıkça düzenlenmiş ve şart gerçekleşmişse, paranın sonradan üçüncü kişiye aktarılması karşı tarafı sorumluluktan kurtarmamıştır.
  • Bilirkişi raporunun ağırlığı: Hem ilk derece mahkemesi hem bölge adliye mahkemesi, denetime elverişli kurul raporunu esas almıştır.

Kararın hiçbir yerinde danışman şirket hakkında bir dolandırıcılık tespiti yer almamaktadır; uyuşmazlık tümüyle sözleşme ve sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde çözülmüştür. Finansman ve yatırım süreçlerinde danışmanlık ücretine dayalı farklı bir uyuşmazlık için halka arz danışmanı ve bono yazısına göz atılabilir.

❔ Soru ve cevaplar

Kredi bulunamadıysa danışmanlık ücreti otomatik olarak iade edilir mi?

Bu kararda edilmemiştir. Sözleşmede kaynak sağlama garantisi bulunmadığı ve danışmanın kredi temini için girişimde bulunduğu, yatırımcıyı belirlediği ve işlemleri takip ettiği kabul edildiğinden danışmanlık bedelinin iadesi talebi reddedilmiştir.

Limit performans ücreti hangi gerekçeyle geri ödenecek?

Sözleşmede mali kaynak sağlanamaması hâlinde bu bedelin iade edileceği kararlaştırılmış, kaynak sağlanmadığı taraflarca kabul edilmiş ve iade yapılmamıştır. Bu nedenle 45.075 TL’nin 22.09.2015 tarihinden itibaren avans faiziyle iadesine hükmedilmiştir.

Paranın üçüncü bir kişiye aktarılmış olması sonucu değiştirdi mi?

Hayır. Sözleşme davacı ile davalı arasında imzalandığından, paranın davalı hesabına geldikten sonra dava dışı bir kişiye gönderilmesi davalının iade yükümlülüğünü ortadan kaldırmamıştır.

Karar kesinleşmiş midir?

Karar metnine göre bölge adliye mahkemesi kararına karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık bırakılmıştır; kaynakta kesinleşmeye ilişkin bir bilgi bulunmamaktadır.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim sayfasında ulaşım bilgileri, Emsal Kararlar arşivinde ise serinin diğer yazıları yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin Bedesten sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Değerlendirme, yurt dışından finansman temini amacıyla yapılan bir danışmanlık sözleşmesindeki iki ödemenin iadesine ilişkin olup karara karşı temyiz yolu açık bırakılmıştır; sözleşme hükümleri, iade koşulları ve hizmetin ifasına ilişkin deliller farklı olan dosyalarda sonuç değişebilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu