Emsal KararlarForex Hukuku

Dövizin Sözlü Talimatla Bozumu – İst. BAM 12. HD 2025/1847

Döviz hesabında birikimini tutan bir müşteri, bir gün hesabındaki dolarların Türk lirasına çevrildiğini fark eder ve bu işleme yazılı bir talimat vermediğini söyler. Banka ise müşteriyle yıllardır telefon ve mesajlaşma uygulaması üzerinden çalıştığını, imzaların sonradan tamamlandığını ve işlemin müşterinin bilgisi dahilinde yapıldığını savunur. Yazılı talimatın bulunmaması, bankayı tek başına sorumlu kılmaya yeter mi? İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 788.620 ABD dolarlık bir döviz bozumu nedeniyle açılan tazminat davasında bu soruyu yanıtladı.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 13.11.2025 tarihli ve E.2022/2008, K.2025/1847 sayılı kararıyla, döviz hesabındaki paranın Türk lirasına çevrilmesine ilişkin yazılı talimat bulunmasa da işlemin müşterinin sözlü talimatıyla ve bilgisi dahilinde yapıldığının dosyadaki yazışma, ses kaydı ve teftiş raporuyla anlaşıldığını kabul etmiş; ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararını kaldırarak davanın reddine hükmetmiştir.

Kısa özet: Davacının bankadaki vadesiz döviz hesabında bulunan 788.620 USD, 10.07.2018 tarihinde şube görevlisince 4,6640 kur üzerinden 3.678.124 TL’ye çevrilerek vadeli Türk lirası hesabına aktarılmıştır. Davacı, talimatı olmadan yapılan bu işlem nedeniyle zarara uğradığını ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesi, yazılı talimat bulunmadığı için bankayı sorumlu tutmuş, ancak %30 müterafik kusur indirimi yaparak 274.281,01 TL’ye hükmetmiştir. Bölge adliye mahkemesi ise işlemin davacının sözlü talimatıyla yapıldığı sonucuna vararak davayı tümden reddetmiştir.

💱 Hesapta ne oldu?

Karar metnine göre davacının davalı bankanın bir şubesinde vadesiz USD hesabı bulunmaktadır. 10.07.2018 tarihinde bu hesaptaki 788.620 USD, o günkü TCMB kuru olan 4,6640 üzerinden Türk lirasına çevrilmiş ve elde edilen 3.678.124 TL bir vadeli Türk lirası hesabına aktarılmıştır. Davacının vadeli hesabında bulunan 250.000 TL de kapatılarak bu tutara eklenmiş, böylece toplam 3.928.124 TL vadeli mevduat hesabında toplanmıştır.

Vadeli hesabın dönüş tarihi 13.08.2018’dir. Bu tarihte davacıya 65.103 TL net faiz ödenmiş, davacı aynı gün şubeye gelerek bunun 5.000 TL’lik kısmını nakit olarak çekmiştir. Kararda ayrıca, davacının 06.08.2018 tarihinde vadeli hesaptaki parayla yeniden dolar alınmasını sözlü olarak istediği, ancak buna ilişkin yazılı talimat bulunmadığı ve şubenin bu işlemi gerçekleştirmediği belirtilmiştir.

Davacı, 19.01.2021 tarihinde açtığı davada, dövizinin bilgisi ve talimatı dışında düşük kurdan bozulduğunu ve kur farkı nedeniyle zarara uğradığını ileri sürmüş; başlangıçta 10.000 TL talep etmiş, 03.06.2022 tarihli dilekçesiyle dava değerini 391.830,02 TL’ye yükseltmiştir.

🗂️ Tarafların iddia ve savunmaları

Davacı, döviz bozumuna ilişkin yazılı talimatı bulunmadığını, bankanın müşteri hesabı üzerinde yazılı talimat olmadan tasarrufta bulunamayacağını ve bu nedenle zararın tamamından sorumlu olduğunu savunmuştur.

Davalı banka ise farklı bir tablo çizmiştir:

  • Bankada işlemlerin imza, talimat veya sesli kayıt sistemiyle yapılması esastır; ancak yüksek hacimli çalışılan müşterilerle güven esasına dayalı olarak talimat ve imzanın sonradan alınması uygulaması bulunmaktadır.
  • Davacıyla işlemler, teamül hâline gelmiş biçimde mesajlaşma uygulaması yazışmaları ve işlem öncesi telefon görüşmeleriyle yürütülmüştür; davacı 4.000.000 TL’lik mevduatın başka bankaya gönderilmesine ilişkin EFT talimatını dahi fotoğraf olarak mesajla iletmiştir.
  • Davacı, olaydan sonra bankanın müşteri memnuniyeti birimiyle yaptığı görüşmede telefonla verdiği talimatlarla işlem yapıldığını ve kendi isteğiyle bu şekilde çalıştıklarını kabul etmiştir.
  • Davacı, bozumdan sonra şubeye gelip işlem yapmış, vadeli hesabın faizini almış, bu süreçte döviz bozumuna itiraz etmemiştir.

Banka ayrıca yetki, zamanaşımı ve belirsiz alacak davası açılamayacağı yönünde usule ilişkin itirazlar da ileri sürmüştür.

🏛️ İlk derece mahkemesi: sorumluluk var, indirim de var

Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, 19.07.2022 tarihli ve 2021/64 E., 2022/724 K. sayılı kararında ara bir çözüm benimsemiştir. Mahkemeye göre, müşteri imzasının sonradan alınması uygulaması, sorumluluğu üstlenmek kaydıyla bankanın tasarrufudur ve bundan doğan zararlardan banka sorumludur. Bankacılık mevzuatı, müşteri hesapları üzerindeki tasarrufların hesap sahibinin yazılı muvafakati veya talimatına dayanmasını zorunlu kılmaktadır; somut işlemde ise yazılı talimat veya kayıtlı telefondan alınmış bir teyit bulunmamaktadır.

Bununla birlikte mahkeme, bu tür işlemlerin taraflar arasında daha önce de yapılageldiğini, davacının müşteri memnuniyeti birimiyle görüşmesinde işlemden haberdar olduğunu ifade ettiğini ve aradaki süre göz önüne alındığında hesabını kontrol etme yükümlülüğü bulunduğunu dikkate almıştır. Bu nedenle bilirkişi raporunda hesaplanan zarar üzerinden %30 müterafik kusur indirimi yaparak 274.281,01 TL’nin 13.08.2018 tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar vermiştir.

Karara her iki taraf da itiraz etmiştir. Davacı, bilirkişi raporunda tespit edilen 1.701.678,48 TL üzerinden kabul kararı verilmesi gerektiğini ve parasını güven kurumuna teslim eden müşterinin hesabını kontrol yükümlülüğü bulunmadığını savunmuştur. Banka ise bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını ve işlemlerin davacının bilgisi dahilinde yapıldığını ileri sürmüştür.

📎 Karar metni: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin kararı, Bedesten (mevzuat.adalet.gov.tr) üzerinde yayımlanan hâliyle derlenmiştir; taraf adları kaynakta anonimleştirilmiştir.

🏦 Bankanın ağırlaştırılmış sorumluluğu

Daire, değerlendirmesine bankaların sorumluluğuna ilişkin yerleşik ilkeleri hatırlatarak başlamıştır. Kararda yer alan ilkeler şöyle özetlenebilir:

  • Bankalar özel yasa ile kurulan, topladıkları mevduatı özenle korumak zorunda olan güven kurumlarıdır; bu nedenle sorumlulukları ağırlaştırılmıştır ve hafif kusurlarından dahi sorumludurlar. Bu sorumluluğu kaldıran sözleşme hükümleri geçerli değildir.
  • Tacir olan bankalar, TTK 18/2 uyarınca basiretli iş insanı gibi hareket etmek zorundadır ve bankalardan beklenen özen ölçüsü sıradan bir tacirden daha yüksektir.
  • Mevduat, ödünç ve usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. TBK 386 ve TBK 570 çerçevesinde paranın yararı ve hasarı bankaya geçer.
  • Usulsüz işlemle çekilen veya transfer edilen paralar doğrudan bankanın zararıdır; mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam eder.
  • Usulsüz işlemde mevduat sahibinin kusuru varsa banka bu oranda mahsup isteyebilir; ancak müşterinin kusurunu ispat yükü bankadadır.

Bu ilkeler, bankaların talimatsız işlemlerden doğan sorumluluğunda genel çerçeveyi oluşturmaktadır. Ne var ki Daire, somut olayda asıl belirleyici sorunun “işlem talimatsız mı yapıldı?” sorusu olduğunu ve bunun delillerle cevaplanması gerektiğini vurgulamıştır.

🔎 Sözlü talimatın ispatında kullanılan deliller

Daire, 10.07.2018 tarihli döviz bozumuna ilişkin davacının yazılı talimatı bulunmadığını açıkça tespit etmiştir. Ancak bu tespiti, dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirmiştir:

DelilDaireye göre ortaya koyduğu husus
Davacının bankaya gönderdiği şikâyet e-postasıDavacı, şikâyetini 06.08.2018’de verdiği dolar alım talimatının yerine getirilmemesine dayandırmıştır; bozum işleminin bilgisi dışında yapıldığından söz etmemiştir
Mesajlaşma uygulaması yazışması (09.07.2018)Davacı adına hareket eden bir kişi, banka görevlisine hesaptaki dövizin o günkü kurdan bozulup bozulamayacağını sormuştur
Banka teftiş kurulu raporu (07.01.2019)Davacının telefonla verdiği talimatla işlem yapıldığını kabul ettiği, 4.000.000 TL’lik transferin mesajla verilen talimatla yapıldığı, bozumdan sonra şubede işlem yapıp faiz çektiği ve itiraz etmediği tespit edilmiştir
Bilirkişi kök ve ek raporu, müşteri memnuniyeti ses kaydıİşlemin sözlü talimatla, imzalar sonradan tamamlanmak üzere yapıldığı ve davacının bunu bildiği belirlenmiştir

Daire bu delillerden hareketle, döviz bozumunun davacının sözlü talimatıyla gerçekleştirildiği sonucuna ulaşmıştır. Yazılı talimatın neden alınamadığı da açıklanmıştır: davacının 06.08.2018 tarihinde paranın yeniden dövize çevrilmesi yönündeki sözlü talimatı banka görevlisince yerine getirilmeyince, ilk işleme ilişkin yazılı talimatın tamamlanması da sağlanamamıştır.

📌 Daire neden davayı reddetti?

Daireye göre dava konusu işlem davacının bilgisi ve onayıyla yapılmıştır. Bu durumda davacının iddia ettiği zarardan, olayda kusuru bulunmayan bankanın sorumlu tutulması mümkün değildir. İlk derece mahkemesinin müterafik kusur indirimiyle kısmen kabul kararı vermesi doğru görülmemiş; ancak bu hata yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Daire, davalı bankanın istinaf başvurusunu kabul ederek kararı HMK 353/1-b-2 uyarınca kaldırmış ve davanın reddine hükmetmiştir.

Bu sonuç karşısında davacının, kabul edilen tutarın düşüklüğüne yönelik istinaf başvurusu hakkında ayrıca karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Davacı aleyhine 45.000 TL vekâlet ücretine ve Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin davacıdan alınmasına hükmedilmiştir. Karar 13.11.2025 tarihinde oy birliğiyle verilmiş, temyiz yolu açık bırakılmıştır.

🧭 Kararın sınırları

Karar, bankaların talimatsız işlemlerden sorumluluğunu ortadan kaldıran genel bir ilke koymamaktadır. Aksine Daire, bankanın ağırlaştırılmış sorumluluğunu ve müşteri kusurunu ispat yükünün bankada olduğunu açıkça teyit etmiştir. Belirleyici olan, bu dosyada bankanın işlemin müşterinin iradesine dayandığını yazışma, ses kaydı, teftiş raporu ve müşterinin sonraki davranışlarıyla ortaya koyabilmesidir.

Kararın dikkat çeken yönü, ilk derece mahkemesi ile bölge adliye mahkemesinin aynı delillerden farklı sonuçlar çıkarmasıdır. İlk derece mahkemesi yazılı talimat eksikliğini sorumluluğun temeli, müşterinin bilgisini ise yalnızca bir indirim sebebi olarak görmüştür. Daire ise müşterinin bilgisini ve sözlü talimatını, sorumluluğun hiç doğmamasının nedeni olarak kabul etmiştir. Banka talimatlarına ilişkin farklı bir uyuşmazlık için e-postayla sahte SWIFT talimatı yazısına bakılabilir.

Sözlü talimatın ispatlanamadığı, müşterinin işlemden sonra derhal itiraz ettiği veya işlemi bilmediğini gösteren delillerin bulunduğu dosyalarda sonuç farklı olabilir.

💡 Merak edilenler

Yazılı talimat yoksa banka her zaman sorumlu mudur?

Bu kararda hayır. Daire, yazılı talimat bulunmamasına rağmen işlemin müşterinin sözlü talimatıyla ve bilgisi dahilinde yapıldığını dosyadaki delillerden tespit etmiş ve bankayı sorumlu tutmamıştır.

Müşterinin kusurunu kim ispat eder?

Karara göre usulsüz işlemlerde mevduat sahibinin kusurunu ispat yükü bankadadır. Somut olayda banka, müşterinin işlemi bildiğini ve sözlü talimat verdiğini yazışma, ses kaydı ve teftiş raporuyla ortaya koymuştur.

İlk derece mahkemesinin müterafik kusur indirimi neden kaldırıldı?

Daire, işlemin davacının onayıyla yapıldığını kabul ettiği için bankanın kusurunu ve dolayısıyla sorumluluğunu tümden reddetmiştir. Sorumluluk doğmadığından kusur indirimiyle kısmen kabul kararı verilmesi de yerinde görülmemiştir.

Müşterinin işlemden sonraki davranışı neden önemliydi?

Teftiş raporuna göre davacı, döviz bozumundan sonra şubeye gelip işlem yapmış, vadeli hesabın faizini almış ve bu süreçte bozuma itiraz etmemiştir. Şikâyetini de bozuma değil, daha sonraki dolar alım talebinin yerine getirilmemesine dayandırmıştır. Daire bu olguları, işlemin müşterinin bilgisi dahilinde yapıldığını gösteren deliller arasında değerlendirmiştir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim sayfası üzerinden ulaşım bilgilerine, Emsal Kararlar arşivinden serinin diğer yazılarına erişilebilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin Bedesten üzerinde yayımlanan kararından derlenmiştir. Değerlendirme, belirli bir müşteri ile banka arasındaki çalışma teamülüne ve dosyadaki delil durumuna ilişkindir; karar temyiz yolu açık olarak verilmiştir ve talimatın ispatına ilişkin delillerin farklı olduğu dosyalarda sonuç değişebilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu